{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/72 Esas <br>KARAR NO: 2024/813 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2019/69 Esas -  2021/484 Karar <br>TARİHİ:15/12/2020<br>DAVA: Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 31/12/2018<br>KARAR TARİHİ: 17/06/2021<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 3  .ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN<br>2019/541 ESAS-  2020/1054 KARAR SAYILI DAVASINDA; <br>DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 09/05/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  Davacı Banka Vekilinin İstanbul Anadolu ( l Asliye Ticaret Mahkemesine hitaben düzenlediği dava dilekçesinde özetle: \"... Kredi Borçlularının 29.08.2014 tarihinde imzaladıkları Kefalet Tahhütnamesi ile ... icra borçlularının dosyalardan çekeceği 300.000,00- TL tutarındaki kredinin 240.000,- TL. 'sına kadarlık kısmına kefil olmayı kabul ettiğini, bunun üzerine İpekhan davalı Bankanın Kırıkkale Şubesinden 09.09.2014 tarihinde 300.000,00- TL kredi kullandığını, diğer borçluların ise sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıkları, Kredi sözleşmesinin imzaliinmasından önce ...'nin 15575 sayılı ve ... kefalet no'lu Geri Ödeme Kefalet mektubunu imzalayarak bankaya verdiğini, bu kefalet mektubuna göre ...'nin kerdi borçlularının krediden doğan sorumluluklarını yerine getirmemeleri durumunda kefaleti oranında doğcn borcu müteselsil kefil ve müşterek borçlu sıfatıyla nakden ve defaten ödeyeceğini beyan eltiğini, davalı Banka Kredi sözleşmesi hükümlerine dayanarak Kırıkkale ...Noterliğinin 11.10.2016 tarih ve ... yevm. nolu ihtarnamesini keşide ederek kredinin ödenmesini talep ettiğini, süresinde ödeme yapılmaması üzerine 22.11.2016 tarihinde İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi taşlattığını. Ardından bankanın ...'ye gönderdiği 28.11.2016 tarihli yazı ile ...'den kredi sözleşmesinden doğan borcu kefaleti oranında ödemesini talep ettiğini, ...'nin de davalı bankadan gelen yazı üzerine 30.11.2016 tarihinde borcun 123.102,63 TL'lık bölümünü ödediğini, yetki itirazı üzerine İzmir ....İcra Müdürlüğü dosyası İst.... İcra Müdürlüğüne tevzi edilerek ... E. numa'asını aldığını, diğer taraftan \" kredi sözleşmesi\" nin borçlular ... tarafından davalı Bankaya ödenerek devralınan borcun (Yani 123.102,63 TL'lık borcun) belli bir bölümünü ...'ye ödemeyediklerini, bu nedenle ...'nin 06.12.2016 tarihinde kredi sözleşmesinin borçluları arasındaki hesabı kat ettiğini ve kredi sözleşnesinin borçluları aleyhine Çorum ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası İle icra takibi başlattıkları, Müvekkillerinin borcun ödenen kısmına ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettikleri, Aynı borç için hem davalı Bankanın hem de ...'nin ayrı ayrı ve mükerrer olarak müvekkilleri aleyhine takip başlattıkları, Davalı Bankanın Müvekkilleri aleyhine başlattığı takibin kötü niyetli olduğu, açıkladıkları nedenlerle İst.Anadolu ....İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı İcra Dosyası ile müvekkilleri aleyhine yapılmış olan i ;ra takibine konu borcun 123.102,63 TL'lık kısmı ile bu miktara ilişkin işlemiş faizlerin müvekkillerine ait olmadığının tespitine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiği..\" iddiasında bulunmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,  davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle \" Müvekkil Banka ile ... arasında aktedilen Kefalet Protokolü kapsamında ...'nin kefaletine atfen borçlu şirkete, Davacı/borçluların müşterek ve müteselsil kefaleti ile 300.000,- TL tutarında ...No'lu kredi tesis edilerek kullandırıldığ , Kefalet Protokolünün A/5-13 Maddesinde ... kefaletiyle kullandırılan kredilerin temerrüdü ile birlikte, kerdi verene kefalet sorumluluğunu ifada bulunduğu ölçüde, kredi ve renin haklarına halef olur, Kefalet Protokolünün D/4.2.1 maddesine göre \" Kurumun Kullandırılan kredilerin temerrüdü halinde, kurumdan alacağı dahil kanuni takip işlemleri kredi veren tarafından yürütülür.\" denildiğini, yine kefalet Protokolünün D/4.2.3 maddesin n \" Kurumun (KGF) kredi verene karşı kefaletinin tazmininden doğan alacağı tamanren tahsil edilinceye kadar yararlanıcı ve kefilleri aleyhine başlatılmış bulunan kaıuni takibi sürdürmek kredi verenin yükümlülüğündedir.\" denildiğini, ...nun kefaletiyle kullandırılan kredi borcuna karşılık ... tarafından davacı bankaya 123.102,63 TL tutarında ödeme yapıldığını, kefalet Protokolü kapsamında, tazmin edilen işbu bedelin davacılardan tahsil edilmesinde sözleşmesel olarak yetkili ve sorumlu pozisyonunda bulunduğu, yani bankanın tazmin edilen bedel bakımından takibe devam etme yükümlülüğünün bulunduğunu. Bankanın davacının iddia ettiği gibi ...'nin ödediği tutar kadarından leragat edecek olursa ... ile akdedilen protokol gereği yasal olarak sorumluluğunun doğacağını, müvekkili Bankanın aksi şekilde işlem yapamadığını. Açıklanan nedenlerle dsvanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 15/12/2020 tarih 2019/69 Esas -  2021/484 Karar sayılı kararında;\"Dava, esas dava açısından : Kredi sözleşmesine dayalı İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibin 123.102,63 TL'lik kısmı açısından borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası ; birleşen dava açısından ise esas davaya konu takibe dayanak teşkil eden kredinin ... garantörlüğünde kullandırılması sonucunda ... tarafından bankaya yapılan ödemelerden sonra birleşen dava davalılarının iş bu ödemeler nedeniyle ...na yapmış olduğu ödemelerin mahsubu ile başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyasına yapılan itiraza yönelik itirazın iptali davasıdır. İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/12/2020 tarih ve 2019/541-2020/1054 E.K sayılı birleştirme kararı ile dosyamız ile birleştirildiği ve dosyanın dosyamız içerisine gönderildiği gönderildiği görüldü. İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının dosyamız içerisine celp edildiği görüldü. 12/11/2019  tarihli ara karar ile  dosyanın  bir bankacılık  konusunda uzman bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve  23/12/2020  tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi kök raporunda özetle; 1.Dosya içeriğinde yer alan İcra Dosyalarının Tetkikinden ...nca müteselsil kefil olarak temin edilen ve üdenen kısım tutarında , diğer bir ifade ile aynı alacak İçin hem Davalı Bankanın Hemde ...nun İcra Takibine geçtiği, 2.Hazine Destekli kefaletlerde takip işlemleri krediyi kullandıran Bankalarca yürütülmekte olup, konumuz olayda ... Tarafından Davacılar aleyhine Çorum ...İcra Dairesinin ... E. Sayılı Dosyası üzerinden 97.496,53 TL toplam alacak üzerinden takip yürüttüğünden Kefaletin ... kaynağından karşılandığı anlaşılmaktadır. 3.Davacı Banka Kefalet Protokolıınun D/4.2.1 maddesine göre \"Kurumun Kullandırılan kredilerin temerrüdü halinde, kurumdan alacağı dahil kanunbfakip işlemleri kredi veren tarafından yürütülür. \" denildiğini. Yine kefalet ProtcftcAnün D/4.2.3 maddesinin \" Kurumun (...) kredi verene karşı kefaletinin tazmininden doğan alacağı tamamen tahsil edilinceye kadar yararlanıcı ve kefilleri aleyhine başlatılmış bulunan kanuni takibi sürdürmek kredi verenin yükümlülüğündedir.\" demek suretiyle ta kip yükümlülüğünün kendisinde olduğunu savunmakla birlikte açıklandığı üzere bu husus Hazine Destekli Kefaletler için geçerli olduğu, Belirtilen Nedenlerle Çorum ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı Dosyası üzerinden, Davalı ... Tic. Ltd. Şti ile Davacılar aleyhine, 27.12.2017 tarihinde ilamsız ödeme emri ile giriştiği takipte 76.257,78 TL asıl alacak, 1.338,74 TL akdi faiz, 19.900,01 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 97.496,53 TL'lık Tutar üzerinden icra takibi yapıldığından Davacı Banka tarafından aynı alacakla ilgili İst.Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı Dosyasında 97.496,53 TL tutarında mükerrer takip yapıldığı, 4.Tarafların masraf, vekalet ücreti, tazminat ve benzeri diğer taleplerinin Sayın Başkanlığınızın takdirleri içinde kaldığı sonucuna varılmıştır.\" şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.Mahkememizin 08/09/2020 celse tarihli duruşmada \"... A.Ş ile ... Bankası A.Ş arasında düzenlenen kefalet protokolü 13. Maddesi uyarınca kredinin tamamen kapatılmaması nedeniyle ...nun halefiyet hakkını kullanamayacağı varsayımı ve Banka'nın takibe devamda hukuki yararı olduğu varsayımı, Çorum ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına binaen açılan itirazı iptali davasında verilen usulden red kararı sonrası İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibe yapılan itiraz nedeniyle İstanbul Anadolu 3 ATM'de 2019/541 Esas sayılı dosya üzerinden yürütülen itirazın iptali davasının mükerer takip yapılmadığı varsayımı gözönüne alındığında tarafların alacak borç miktarı hususunda ek rapor alınmasına\" şeklinde ara karar kurulmuş olup, dosya ek rapor alınmak üzere 08/09/2020 tarihinde bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi ek raporunu12/10/2020 tarihinde mahkememize sunmuştur. Bilirkişi ek raporunda özetle; 1. ... Tarafından yapılan 123.102,63 TL'lık ödeme düşüldükten sonra, aşan kısım üzerinden kredi borcunun hesaplanması halinde;22.11.2016 İcra takip tarihi itibariyle Davacıların borcunun 32.862,90 TL olduğu, 2. ... Tarafından Yapılan Tahsilatın Kredi Borcundan Mahsup edilmemesi halinde Davacıların 22.11.2016 İcra takip tarihi itibariyle Borcunun; 152.569,12 TL asıl alacak, % 17,75 oranın üzerinden 3.234,68 TL temerrüt faizi, 161,73 TL faizin % 5 BSMV'si olmak üzere 155.803,80 TL olduğu, 3- Davacı Bankanın TCMB azami faiz oranları genelgesine Göre Talep ettiği % 48 oranında Temerrüt Faiz oranının Uygulanması halinde Davacıların 22.11.2016 İcra takip tarihi itibariyle Borcunun; 152.569,12 TL asıl alacak, 8.747,30 TL temerrüt faizi, 437,36 TL faizin % 5 BSMVsi olmak üzere 161.753,78 TL olduğu ,4.Dava tarihi itibariyle hesaplama yapılmasının istenmesi halinde; Dava Dışı ... ve Davalı Banka Şubesinden Krediye ilişkin hesap ekstrelerinin ve Dava tarihine kadar yapılan tahsilatları gösterir dekont ve belgelerin, ...ndan (KURUM) kefaletin Kurum Kaynağından kullandırılıp kullandırıl madiği, ödenen tutarla itgili Takip yükümlülülüğünün Kimin uhdesinde olduğu, hususlarının sorularak cetbedilmesi gerektiği, 5.Tarafların hukuki nitelikteki talepleri ile masraf, vekalet ücreti, tazminat ve benzeri diğer taleplerinin Sayın Başkanlığınızın takdirleri içinde kaldığı, sonucuna varılmıştır.\" şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür. Mahkememizin 28/01/2021 celse tarihli duruşmasında \"Bilirkişi ... birleşen dosya açısından: esas dosya içerisinde yer alan 20/11/2020 tarihli kgf müzekkere cevabında belirtilen ödemeler kgf nin bankaya ödediği 123.102,63 TL den mahsup edildikten sonra ortaya çıkacak bedel asıl alacak kabul edilerek birleşen dosyada takip tarihi itibariyle ve dava tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz miktarının ne olduğu hususunda yeniden rapor alınmasına, Bilirkişi ...  esas dosya açısından menfi tespit talep edilen 123.102,63 TL nin İstanbul anadolu ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında hangi miktarda işlemiş faize isabet ettiği hususunda ek rapor alınmasına, bilirkişiye yeniden rapor ve ek rapor için 1.250,00 TL ücret takdirine, ücretin 1.000,00 TL lik kısmını birleşen dosya davacısı ... tarafından kalan 250,00 TL lik kısmını ise esas dosya davacıları tarafından 2 haftalık süre içerisinde karşılanmasına,\" şeklinde ara karar kurulmuş olup dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi yeni raporunda özetle; <br>A. ASIL DOSYA YÖNÜNDEN:1.Sn. Mahkemece, Esas dosya ( 2019/69 Asıl Dosya) açısından, menfi tespit talep edilen 123.102,63 TL'nin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün .. esas sayılı dosyasında hangi miktarda işlemiş faize isabet ettiği hususunda ek rapor alınması görevi tevdi edilmiş olup; Hem İcra Takip Tarihi itibariyle hem de İcra Takip Tarihinden sonraki bir Tarihte KGF'dan tahsilat yapılmış olduğundan Dava Tarihi İtibariyle hesaplama yapıldığı,2.Davalı Bankanın İst.Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı Dosyası üzerinden 22.11.2016 İcra Takip tarihi itibariyle ; 152.569,12 TL asıl alacak, 3.234,68 TL işlemiş faiz ve 161,73 TL Faizin % 5 Gider vergisi olmak üzere toplam 155.965,53 TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, 3.Davalı Bankanın ise İst.Anadolu .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı Dosyası üzerinden 22.11.2016 İcra Takip tarihi itibariyle ; 152.569,12 TL asıl alacak, 9.778,77 TL işlemiş faiz ve 488,94 TL Faizin % 5 Gider vergisi olmak üzere toplam 162.836,83 TL alacak talebinde bulunmuş olup talebin tespitlerimi aşan kısmının yerinde olmadığı kanaatine varıldığı, 4.Mükerrer Takip ve Tahsilat yapılmaması açısından, ... Tarafından 30.11.2016 tarihinde yapılan 123.102,63 TL'lık ödeme düşüldükten sonra, aşan kısım üzerinden Dava Tarihi itibariyle kredi borcunun hesaplanması gerektiği,5.Davalı Bankanın 31.12.2018 Dava tarihi itibariyle Davacılardan olan alacağının ; 32.862,90 TL asıl alacak, 12.945,86 TL İşlemiş temerrüt Faizi, 647,29 TL Temerrüt faizinin % 5 BSMV'si olmak üzere toplam 46.456,05 TL olduğu <br>B. BİRLEŞEN DOSYA YÖNÜNDEN 1.Davacı Şirketin, İst.Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı Dosyası üzerinden 24.04.2019 İcra Takip tarihi itibariyle ALACAĞININ; 75.299,63 TL asıl alacak, 44.309,40 TL İşlemiş Faizler olmak üzere 119.609,03 TL olduğu, 2.Davacı Şirketin ise 24.04.2019 İcra Takip tarihi itibariyle ; 76.257,78 asıl alacak, 1.338,74 TL işlemiş akdi faiz ve 43.015,65 TL İşlemiş Temerrüt olmak üzere toplam 120.612,17 TL alacak talebinde bulunmuş olup talebin tespitlerimi aşan kısmının yerinde olmadığı,3.Birleşen Dava Yönünden, Davacı Şirketin, 05.07.2019 Dava tarihi itibariyle Davalılardan olan alacağının ; 75.299,63 TL asıl alacak, 47.867,31 TL İşlemiş Faizler olmak üzere 123.166,94 TL olduğu,4.Davacı Şirketin 24.04.2019 İcra Takip Tarihinden tahsiline kadar 75.299.63 TL asıl alacak üzerinden % 22,5 temerrüt faizi talep edebileceği, 5.Tarafların hukuki nitelikteki talepleri ile masraf, vekalet ücreti, tazminat ve benzeri diğer taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı, sonucuna varılmıştır.\" şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür. Eldeki dosya yönünden öncelikli olarak açıklanması gereken husus ... garantörlüğünde kredi borçluları tarafından kredi alacaklısı bankadan kullandırılan kredilerin mahiyetidir. ... A.Ş 1993 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile kurulmuş olup, ana faaliyet alanı teminat yetersizliği içinde olan KOBİ'lere finansmana erişimlerini kolaylaştırma için kredi kullanım sırasında müteselsil kefalet sağlayarak kredi kullanmalarını kolaylaştırmaktır.Temerrüt durumunda teminatların nakde çevrilmesinde ve kanuni takibe ilişklin işlemler kredi verenler tarafından yürütülür.Kredi verenlerin nakde çevrilen teminatlar ve takip neticesinde elde ettiği tahsilat tazmin edilen kefalet oranında ...na aktarılır. ... tarafından yapılan ödeme olması halinde banka icra takibine devam ederek tahsil ettiği bedelden tazmin edilen kefalet miktarını ... A.Ş'ye aktarır.Ancak bu belirtilen hususlar, ...nun bankaya ödemiş olduğu bedeli ,kredi borçlularından tahsile girişmediği durumlar için geçerlidir.Ancak eldeki dosya incelendiğinde kredi borcu nedeniyle ... tarafından birtakım ödemeler kredi alacaklısı bankaya yapılmış ve kredi borçluları tarafından ...na yapmış olduğu ödemeler nedeniyle birtakım ödemeler yapılmış akabinde ... tarafından kredi borçlularının ...na yapmış olduğu ödemeye ilişkin bakiye kısmı ... tarafından kredi borçluları aleyhine takibe konulmuştur.Dolayısıyla hem kredi alacaklısının yapmış olduğu takipte ...nun kredi borçlularının borcu için bankaya yapmış olduğu ödemeler takibe konu edilmiş hem de birleşen dosyada yer alan takipte olduğu şekliyle bu alacak kısmı bizzat ödemeyi yapan ... tarafından kredi borçlularından tahsil edilmek için takibe girişilmiştir.Dolayısıyla ... tarafından kredi alacaklısına yapılan ödemeler nedeniyle bizzat ... tarafından kredi borçlularından ödeme talep edilmemiş olsa idi kredi alacaklısı bankanın ... tarafından yapılan ödemelerin de tazmini için kredi borçlularına takip yapabileceği ve elde ettiği -tahsil ettiği miktar doğrultusunda ...na aktarılacağı kabul edilecek idi.Ancak uyuşmazlığın esası ile yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda ... tarafından kredi borçlularına yönelik bizzat takip yapılması nedeniyle ... tarafından bankaya ödenen bedelin tazmini ve tahsili hususunun ... tarafından yapılabileceği kanaatine varılmıştır. Esas dava yönünden ...nun kredi borcu açısından bankaya 123.102,63 TL ödemiş olduğu tarafların kabulünde olup bu konu yönünden çekişme bulunmamaktadır.Çekişme iş bu ödemenin kim tarafından talep edilebileceği yönündedir.Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda ... tarafından bizzat tahsile girişilmese idi kredi alacaklısı bankanın takiple yetkili olduğu kabul edilecek idi.Ancak yukarıda da belirtildiği üzere ...nun bankaya ödediği bedeli kredi borçlularından bizzat tahsile girişmesi nedeniyle bu alacak kalemi yönünden artık bankanın takiple yükümlü olmadığı ve bu bedelin tazmin yükümlüsünün ... olduğu kabul edilerek esas dava açısından menfi tespit talep edilen bedel yönünden kabul kararı verilmiştir. Birleşen dava yönünden ise hükme esas alınabilecek yeterli teknik nitelikte bilirkişi raporunda yer alan hesaplamada her ne kadar işlemiş faizler toplamı birlikte yazılmış ise de raporda 6.sayfada yer alan hesaplamaya ilişkin tabloda görüleceği üzere akdi faiz tutarının 646,29 TL olduğu ve işlemiş temerrüd faizi tutarının talep edilenden yüksek olmasına rağmen taleple bağlılık ilkesi gereğince talep miktarınca 43.015,65 TL olduğu görülmekle iş bu alacak kalemleri yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Birleşen dava yönünden ... tarafından yapılan ödemenin borçlularca bilindiği ve borçluların kendileri tarafından ...na yapılan ödemelerin de yine taraflarınca bilindiği görülmekle asıl alacağın likit ve belirlenebelir olduğu kanaatine varılarak asıl alacak yönünden icra-inkar tazminatına hükmedilmiştir. Yukarıda belirtilen gerekçeler ışığında esas davanın kabulüne,birleşen davanın ise kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.\"gerekçesi ile, \"Esas dava açısından davanın kabulü ile, dosyamız davacılarının İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında dosyamız davalısı ... Bankası A.Ş.' ye 123.102,63 TL borçlu olmadığının tespitine, Birleşen dava yönünden A) davanın kısmen kabulü ile, davalıların İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 76.257,78 TL asıl alacak + 646,29 TL akdi faiz tutarı + 43.015,65 TL temerrüt faiz tutarı alacağı olmak üzere toplam 119.919,72 TL üzerinden iptali ile kabul edilen asıl alacağa yıllık %22,50 oranında faiz işletilerek takibin devamına, B)Likit ile belirlenebilir asıl alacak tutarı olan 76.257,78 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiş ve asıl davada verilen karara karşı asıl davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacıların işbu davayı açmadan önce arabuluculuk müessesesine başvurmadıklarını; öncelikle davanın bu sebeple dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerekirken hatalı olarak davanın esası hakkında hüküm kurulmasına itiraz ettiklerini, 6102 sayılı TTK.’nın 5/A maddesi gereğince ticari davalarda dava şartı olarak arabuluculuk müessesesi getirildiğini; dava dilekçesi ile birlikte taraflarına tebliğ edilen ilk derece mahkemesinin tensip zaptında dava tarihi olarak gösterilen 07.01.2019 tarihi itibariyle davacının dava açmadan önce arabuluculuk müessesine gitmesi gerektiğini, bu nedenle, ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Davacının işbu menfi tespit davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığını; davacının davasının bu yönüyle de dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, İİK.72.maddesine göre hukuki yarar menfi tespit davası için dava şartı olduğunu; davacının menfi tespit davası açmasında hukuki yararının olmadığını; çünkü borçlu/davacılar İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile yaptıkları icra takibine itiraz ettiklerini ve sözkonusu icra takibin durduğunu; bu aşamada öncelikle davacı/borçlunun menfi tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını; dolayısıyla davacının davasının dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerekirken esas hakkında incelemeye geçilerek davanın kabulüne karar verilmesine itiraz ettiklerini, Dava dışı ... (...) “... A.Ş.” unvanı altında ticari faaliyette bulunmakta olup, başta Bankalar olmak üzere diğer finans kuruluşlarının 3.şahıslara vermiş oldukları kredilere Kefalet Taahhüdünde bulunmakta, dolayısıyla 3.şahıs kredi lehtarlarının borçlarını zamanında kreditör (Bankalar ve diğer finans kuruluşları) kuruluşlara ödememeleri durumunda, dava dışı ..., taahhüt ettiği kefalet limiti kapsamında sorunlu kredi borçlarını kefalette bulunduğu Bankalara ödemekte olduğunu, akdedilen Kefalet Taahhütnamesi çerçevesinde aracılık eden Müvekkili Bankanın ... adına kefillere rücu etme hakkı bulunmakta olduğunu, Müvekkili Banka ile  ... A.Ş.arasında akdedilen Kefalet Protokolü kapsamında ...’nin kefaletine atfen borçlu şirkete, davacı/borçluların müşterek ve müteselsil kefaleti ile 300.000.-TL tutarında ... nolu kredi tesis edilerek kullandırıldığını, kefalet protokolünün A/5-13 maddesinde ”Kurum (...),müteselsil kefaletiyle kullandırılan kredilerin temerrüdü ile birlikte ,kredi verene kefalet sorumluluğunu ifada bulunduğu ölçüde,kredi verenin haklarına halef olur.”, kefalet protokolünün D/4.2.1.maddesinde ise “Kurumun (...) kullandırılan kredilerin temerrüdü halinde,kurumdan alacağı dahil kanuni takip işlemleri kredi veren tarafından yürütülür.” düzenlemesinin bulunduğunu, yine kefalet protokolünün D/4.2.3.maddesinde “Kurumun (...) kredi verene karşı kefaletinin tazmininden doğan alacağı tamamen tahsil edilinceye kadar yararlanıcı ve kefilleri aleyhine başlatılmış bulunan kanuni takibi sürdürmek kredi verenin yükümlülüğündedir.” denildiğini, ...nun kefaletiyle kullandırılan kredi borcuna karşılık ... tarafından davacı Bankaya 123.102,63.-TL tutarında ödeme yapıldığını; yine protokolde açık olduğu üzere işbu ödemenin ... A.Ş. tarafından yapılmasının ŞARTInın da müvekkili Bankaca icra takibine geçilmesi olduğunu; ... A.Ş.'nin tazmin şartının takip talebi ve ödeme emri belgelerinin tazmin talep ekranına yüklenmesi olduğunu; dolayısıyla Müvekkili Bankanın kefalet protokolü kapsamında, tazmin edilen işbu bedelin davacılardan tahsil edilmesinde sözleşmesel olarak yetkili ve sorumlu pozisyonunda bulunduğu, yani Müvekkili Bankanın tazmin edilen bedel bakımından takibe devam etme yükümlülüğünün bulunduğunu, dolayısıyla asıl olarak Müvekkili Bankanın, davacının iddia ettiği gibi takipten ...‘nin ödediği tutar kadarından feragat edecek olursa ... ile akdedilen protokol gereği yasal olarak sorumluluğunun doğacağını; yani Müvekkili Bankanın aksi şekilde işlem yapamadığını; davacının taraflarına yönelttiği kötüniyet iddialarının açıklanan tüm bu  sebeplerle tamamen haksız ve dayanaksız olup, davacıların işbu davayı açmaları sebebiyle davacı/borçluların suiniyetinin varlığının araştırılması gerektiğini,  Davacı tarafından açılan işbu menfi tespit davasına ...nun da dahil edilmesi taleplerinin ilk derece mahkemesince \"... A.Ş'nin davaya konu icra takip dosyasında taraf sıfatının olmadığı\" gerekçesi ile hatalı olarak reddedildiğini ve adeta dava konusu uyuşmazlığın açıklığa kavuşturulmasının engellendiğini,  dava konusu uyuşmazlığın Müvekkili Banka'nın ... A.Ş.'den tazmin ettiği bedeli davacılardan tahsile girişmesinde hatalı olup olmadığı noktasında toplanmakta olduğunu;  tazmin şartı olarak davacılar aleyhine takip başlatılması zorunlu olduğundan ve bu takip şartı ... A.Ş. İle akdedilen protokollerde açık olduğundan Müvekkili Banka'nın bir hatası ve aykırı işlemi bulunmadığını; işbu davanın Müvekkili Bankaya değil ... A.Ş.'ye yöneltimesi gerektiğini; ilk derece mahkemesince ... A.Ş'ye davanın ihbarı taleplerinin reddedilmesi dava konusu olayın açıklığa kavuşmasını engellemiş olup salt bu nedenle dahi kararın ortadan kaldırılmasını talep ettiklerini, ...nun borçlu hakkında 27.12.2017 tarihinde açmış olduğu icra takibinin müvekkili bankanın 22.11.2016 tarihli takibinden sonra açıldığını, davacının işbu davayı taraflarına yöneltmesinin dayanaksız bulunduğunu,  müvekkili Banka tarafından 22.11.2016 tarihinde borçlular ...Tic.Ltd.Şti.,...  Ltd.Şti.ve ... Tic.Ltd.Şti.hakkında 22.11.2016 tarihinde İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçilmiş olup, borçlular ... Ltd.Şti.ve ...ın takibe itirazı üzerine borçluların yetki itirazının kabul edildiğini ve takibin yetkili icra müdürlüğü olan İstanbul Anadolu ....İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasına gönderildiğini; ... Ltd.Şti.ve ...  hakkında İstanbul Anadolu ....İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra dosyasının borca itiraz üzerine durduğunu, takip sırasında ... A.Ş.'nin başka bir takibi olduğu bilinmemekte olup, taraflarına belirtilen takipten işbu dava sırasında haberdar olunduğunu; davacının öncelikle işbu davaya ...nu da yöneltmesi gerekmekte iken taraflarına yöneltmesinin hatalı olup ilk derece mahkemesince ... A.Ş'ye davanın ihbarı taleplerinin de reddedilmesinin hatalı olduğunu; ilk derece mahkemesince ön kabul ile hareket edilmiş yalnızca hatalı tespit ve kanaate dayalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesis edildiğini ve ... A.Ş.'ye müzekkere yazılarak dava konusu somut uyuşmazlığın dahi açıklığa kavuşturulmadığını, İleri sürerek, yukarıda arz ve izahına çalışılan ve dairemizce re'sen nazara alınacak nedenlerle; ilk derece mahkemesince menfi tespit davasının kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılmasına, nihayetinde haksız ve dayanaksız olarak açılan davanın usul ve esas yönünden reddine, davacı/borçlular aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı/borçlulara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl dava; davacılar aleyhine davalı banka tarafından başlatılan ilamsız icra takibinde  ... tarafından bankaya yapılan ödeme tutarınca bankaya borçlu olunmadığının tespitine, birleşen dava; davacı ... tarafından davalılar aleyhine başlatılan ilamsız icra takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kabulüne birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, asıl davada verilen karara karşı davalı banka vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi asıl dava çerçevesinde yapılmıştır. Asıl davada davacılar; ...'nun dava dışı ... Şirketi'nin bankalardan kullanacağı kredilere 240.000,00-TL limitle kefil olduğunu, davacıların da 04/09/2014 tarihli kefaletname ile  Fon'un bankalara ödeme yapmak durumunda kalması kredi borçlusundan doğacak alacağına 240.000,00-TL limitle müteselsil kefil olduklarını,  dava dışı ... Şirketi'nin davacı banka ile 09/09/2014 tarihli 1.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzaladığını, davacıların bu sözleşmeye de 09/09/2014 tarihinde 1.250.000,00-TL limitle müteselsil kefil olduklarını, genel kredi sözleşmesi kapsamında davacı bankanın ... Şirketi'ne 10/09/2014 tarihinde 300.000,00-TL Fon'un kefaletiyle taksitli ticari kredi kullandırıldığını, kredilerin geri ödenmediği gerekçesi ile dava dışı kredi lehdarı ve diğer kefiller ile davacılar aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile 22/11/2016 tarihinde ilamsız takip başlatıldığını, bu arada davalı bankanın başvurusu üzerine Fon tarafından bankaya 30/11/2016 tarihinde 123.102,63-TL ödeme yapıldığını, davacılar tarafından yetkiye ve borca itiraz edildiğini, icra müdürlüğünde yetki itirazlarının kabul edildiğini, davacılar yönünden dosyanın tefrik edilerek yetkili İstanbul Anadolu İcra Dairelerine gönderildiğini ve İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün  ... esasına kaydedildiğini, bu dosyada yeniden düzenlenen ödeme emrini taraflarına tebliği üzerine takipte, borcun ... tarafından ödenen 123,102.63 TL'lik kısmına ve 30/11/2016 tarihinden itibaren ödenen tutara işletilmiş olan faize itiraz edildiğini, bankanın ısrarla Fon tarafından ödenen tutar düşülmeksizin takibe devam ettiğini, öte yandan ...'na davacılar tarafından kefaletname gereği farklı tarihlerde toplam 47.803,00-TL ödeme yapıldığını, Fon'un bu ödemeleri mahsup ederek davacıların da içerisinde bulunduğu kefaletname borçluları aleyhine Çorum ... İcra Müdürlüğü'nün  ... Esas sayılı takip dosyası ile bankaya ... Şirketi'ne kefaleten ödenen tutarın tahsili için ilamsız takip başlattığını, böylece aynı tutar için hem bankanın hem de Fon'un mükerrer takip yaptığını, oysa bankaya Fon tarafından yapılan ödeme tutarında borcun sona ermiş olduğunu ileri sürerek, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibinde, davacıların davalıya  Fon tarafından yapılan 123.102,63-TL ödeme ile bu tutarın işlemiş faizleri yönünden borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.Mahkemece taraf delilleri toplanmış, icra dosyası, Çorum ... İcra Müdürlüğü'nün  ... Esas Sayılı takip dosyası, ... ile davacılar arasındaki kefaletname, genel kredi sözleşmesi kat ihtarı ve tebliğ şerhi, davalı banka ile Fon arasındaki protokol, Fon ile Banka arasındaki yazışmalar dosya arasına alınmış, dosya bankacı bilirkişiye tevdii edilerek dosya üzerinden rapor tanzim ettirilmiş, tarafların itirazları üzerine Çorum 4 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/24 Esas, 2018/313 Karar Sayılı dosyası, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ve  İstanbul Anadolu 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/541 esas sayılı dava dosyası UYAP üzerinden celbedilerek ek rapor aldırılmış, yargılama sırasında İstanbul Anadolu 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2019/541 esas sayılı dava dosyasının iş bu dava ile birleştirilmesine karar verilmiş, bunun üzerine mahkemece aynı bilirkişiden birleşen dosya yönünden ek rapor aldırılmış ve  Fon tarafından yapılan ödeme olması halinde bankanın icra takibine devam ederek tahsil ettiği bedelden tazmin edilen kefalet miktarını Fon'a aktarması için, Fon'un   bankaya ödemiş olduğu bedeli kredi borçlularından tahsile girişmemiş olması gerektiği, oysa Fon tarafından davacılardan aralarındaki kefaletnameye istinaden tahsilat yapıldıktan sonra davacılar aleyhine doğrudan takibe girişildiği, Fon'un bankaya ödediği bedeli davacılardan   bizzat tahsile girişmesi nedeniyle, kendisine ödenen bedel bakımından bankanın takiple yükümlü olmadığı gerekçesi ile asıl davada menfi tespit isteminin kabulüne, davacıların davalı bankaya dava konusu takipte 123.102,63-TL borçlu olmadıklarının tespitine, birleşen davada ise hükme esas almaya uygun bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile davalılar tarafından Fon tarafından başlatılan dava konusu takibe itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir. Asıl davada davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davacıların menfi tespit davası açmadan TTK'nun 5/A bendi uyarınca zorunlu arabuluculuğa başvurmadıklarından davanın usulden reddi gerektiği, davacıların itirazı üzerine takip durduğundan, davacıların menfi tespit davası açmakta hukuki yararları bulunmadığı,  davalı ile ... arasındaki protokolün A/5.13, D/4.2.1 ve D.2.3 maddeleri uyarınca, davalı bankanın Fon tarafından ödeme yapılsa dahi alacak tamamen tahsil edilinceye dek takibe devam etme ve tahsil ettiği bedel içerisinden Fon'un alacağını ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, aksi halde Fon karşısında bankanın yükümlülüğü doğacağını, ayrıca Fon tarafından başlatılan takibin davalı banka tarafından başlatılan takipten sonra olduğunu ve banka tarafından bu dava ile öğrenildiği, mahkemece Fon'un davaya dahil edilmesi taleplerinin reddediliği, ihbar taleplerinin karşılanmadığı yönündedir.  01/01/2019 tarihinde yürürlüğe 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2. Maddesi uyarınca, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Eldeki dava menfi tespit istemine ilişkin olup, Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2022/6480 Esas ve  2023/6418 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, konusu bir miktar paranın ödenmesi olmayan menfi tespit davaları TTK'nun 5/A maddesi kapsamında olmadığı gibi, dava tarihinin 31/12/2018 olduğu ve dava tarihi itibariyle anılan düzenlemenin henüz yürürlüğe girmediği de nazara alındığında, davalı yanın aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.  Asıl davada davalı vekilinin, 18/02/2020 tarihli celsede; davaya ...'nun dahil edilmesini talep ettiği, mahkemece, davanın icra takibine yönelik menfi tespit davası olduğu ve ...'nun icra takibinde alacaklı olmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verildiği, bunun dışında davalı vekilinin ayrıca davanın ihbarı talebi bulunmadığı, davada taraf olmayan birinin sonradan davaya dahil edilmesine HMK kapsamında yasal olanak da bulunmadığı anlaşılmakla, davalı yanın buna yönelik istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır. Asıl davada davacılar tarafından takibe itiraz dilekçesi iş bu menfi tespit davasına konu meblağ yönünden 05/10/2018 tarihinde takibe itiraz edilmiş ve takip itiraz edilen kısım yönünden durmuş ise de;  31/12/2018 dava tarihi itibariyle henüz davalı tarafından açılmış bir itirazın iptali davası bulunmadığı,  Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin  2023/3013 esas, 2024/1107 Karar sayılı, yine  2021/8554 esas, 2023/547 karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere;  borçlunun itirazı ile ilamsız icra takibinin durması üzerine, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi uyarınca  henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davası açılmadan önce de borçlu davacı tarafın menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğu, davalı yanın aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece ...'na yazılan yazıya verilen 20/11/2020 tarihli yazı cevabından, dava konusu krediye verilen kefaletin hazine destekli kefalet değil, özkaynak destekli kefalet olduğu belirtilmiştir. Davalı banka ile ... arasındaki dosyaya mübrez kefalet  ptorokolünde Hazine destekli krediler ile özkaynak destekli krediler ayrı ayrı düzenlenmiştir. Protokolün A bölümünde özkaynak kefaletlerine ilişkin kredi veren kurum ile fon arasındaki ilişkiler düzenlenmiş olup, bölümün 5.13 maddesi, \"Kurum, müteselsil kefaletiyle kullandırılan kredilerin temerrüdü ile birlikte, kredi verene kefalet sorumluluğunu ifada bulunduğu ölçüde, kredi verenin haklarına halef olur. Ancak Kurum bu halefiyet hakkını, kefaleti ile kullandırılan kredi tamamen kapatılmadığı ve kredi verenin yararlanıcı ve/veya risk grubu üzerindeki alacağını tamamen tahsil ettiğini bildirmediği sürece kullanmayacağını beyan ve taahhüt eder.\" düzenlemesini içermektedir. Porotokolün B bölümünde hazine kefaletlerine ilişkin kredi veren kurum ile fon arasındaki ilişkiler düzenlenmiştir. Bu bölümde özkaynak destekli kefaletlere ilişkin yukarıdakine benzer bir halefiyet hükmü bulunmamaktadır. Protokolün C bölümünde Kurum ile kredi veren arasındaki portföy garanti sistemi düzenlenmiş, Protokolün D bölümünde ise  Kurum kefaletleri ile kullandırılan kredilerin tazmin, takip ve tahsilat süreçlerine ilişkin Kurum ve kredi veren arasındaki ilişkiler kararlaştırılmıştır. Bu bölümün 4 üncü maddesi ve alt maddelerinde hazine destekli kefaletlerde tazmin, takip ve tahsilat süreçlerine ilişkin genel usul ve esaslar düzenlenmiş olup, davalı yanın istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü; 4.2.1. maddedeki “Kurumun kullandırılan kredilerin temerrüdü halinde, kurumdan alacağı dahil kanuni takip işlemleri kredi veren tarafından yürütülür.” düzenlemesi ile 4.2.3. maddedeki “Kurumun kredi verene karşı kefaletinin tazmininden doğan alacağı tamamen tahsil edilinceye kadar yararlanıcı ve kefilleri aleyhine başlatılmış bulunan kanuni takibi sürdürmek kredi verenin yükümlülüğündedir.” düzenlemeleri hazine destekli kefaletler için geçerlidir. Oysa anılan bölümün 5 inci ana maddesi ve alt maddelerinde düzenlenen özkaynak  destekli kefaletlerde tazmin, takip ve tahsilat süreçlerine ilişkin genel usul ve esaslar arasında, kredi veren kurum olan bankaya Fonun kefaletinin tazmininden doğan alacağı tamamen tahsil edilinceye kadar kredi lehdarı ve kefiller aleyhine başlatılmış bulunan kanuni takibi sürdürmek  yükümlülüğü yüklenmemiştir. Yapılan tüm bu saptamalar çerçevesinde, ... tarafından kefil olunan dava konusu kredinin özkaynak destekli kefalet olduğu, davalı ile fon arasındaki protokolde yer alan ve TBK'nun 596/1 maddesine paralel düzenleme nedeniyle özkaynak destekli krediden doğan kefalet yükümlülüğünü yerine getiren Fon'un ifa ölçüsünde bankanın haklarına halef olduğu ve bankanın alacağını ifası ölçüsünde sona erdirdiği, Fon'un gerek sözleşme hükmü, gerek TBK'nun 596/1 maddesi, gerekse 04/09/2014 tarihli kefaletname gereği, bankaya karşı kendisi dışında sorumluluğu bulunan diğer borçlulara yani kredi lehdarı ve müteselsil kefillere başvurabileceği, Fon'un davalı bankaya kendi aralarındaki iç ilişkide halefiyet hakkını alacak tamamen tahsil edilinceye dek kullanmayacağını taahhüt etmiş olmasının, banka alacağının kefil sıfatıyla Fon'un ifası ölçüsünde sona erdirdiğine ilişkin hukuki sonucu değiştirmeyeceği, davalı yanın aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince alınan 06/04/2021 tarihli son raporda bankacı bilirkişi tarafından davacı bankanın 22/11/2016 takip tarihi itibariyle 152.569,12-TL asıl alacak, 3.234,68-TL işlemiş faiz, 161,73-TL BSMV olmak üzere toplam 155.965,53-TL alacağının olduğu, ... tarafından 30/11/2016 tarihinde yapılan 123.103,00-TL önce faiz ve masraflardan mahsup edildiğinde, davalı bankanın 30/11/2016 tarihi itibariyle 32.862,90-TL asıl alacağının kaldığı, dava tarihine dek bakiye asıl alacak üzerinden yıllık %17,75 oranında temerrüt faizi işletildiğinde, davalı bankanın dava tarihi itibariyle alacağının 32.862,90-TL asıl alacak, 12.945,86-TL işlemiş temerrüt faizi toplamı 46.456,05-TL olduğu belirtilmiştir. Buna göre davacıların davalıya dava tarihi itibariyle 119.706,22-TL asıl alacak, 3.234,68-TL işlemiş faiz, 161,73-TL BSMV olmak üzere toplam 123.103,00-TL borçlu olmadıkları anlaşılmış olup, mahkemece asıl davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, asıl davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine  karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl davada davalı ... Bankası A.Ş'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.409,14-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 2.102,29-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.306,85‬-TL'nin asıl davada davalı ... Bankası'ndan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"927a6c68aba434e4","SID":"55e49b7cbc3f7e72"}}