{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/796 <br>KARAR NO\t: 2024/997<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP \t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK<br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/11/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/264 E.  -  2020/256 K.<br><br>DAVACI\t: ... \t  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/11/2020 tarih ve 2019/264 E. - 2020/256 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili,  müvekkilinin uzun süredir \"...\" ibareli tescilli markalar ile Türkiye çapında eğitim öğretim verdiğini, franchise ilişkileri kurduğunu, müvekkili markalarının 41 ve 43.sınıflarda tescilli olduğunu, itiraza konu “...” ibareli markanın ise 16, 38 ve 41.sınıflarda tescil edilmek istendiğini, bu başvurunun müvekkili markalarına ayırt edilemeyecek kadar benzediğini, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin \"...\" ibareli markalarının tanınmış olduğunu, başvurunun kötüniyetli yapıldığını ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, marka tescil başvurusuna itirazın reddine ilişkin YİDK'nin 2019-M-4049 sayılı kararın iptaline, marka tescil edilmiş ise iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, başvuru konusu marka ile itiraz konusu markaların tertip tarzı, yazım stilleri, ihtiva ettikleri farklı şekil ve renk unsurlarının markalar arasında karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığını,  davalının “...” ibaresini “...”, “...” ve “...” kelime unsurları ve pek çok renk ve şekil unsuru ile birlikte bambaşka bir kompozisyon ve içerikle kullandığını, markaların bütünsel algılamada  benzerlik taşımadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Diğer davalı vekili,  müvekkilinin ve \"...\" ailesinin 1972 yılından bu yana yurtiçinde ve yurtdışında \"...\", \"...\", \"...\" olarak yaptığı yatırımlar ve kurduğu kurum ve kuruluşlar ile pek çok  sektör ile birlikte eğitim sektöründe faaliyette bulunduğunu, müvekkilinin markalarına verdiği önem sebebiyle  belli bir bedel ödeyerek “...” ibareli 2010/59045 tescil sayılı markayı devir aldığını, müvekkili markalarının tanınmışlık kriterlerini sağladığını, markalar arasında tescil talebinin reddini gerektirecek herhangi bir benzerlik, iltibas yaratma durumu ve/veya ayniyetin bulunmadığını, iştigal konusu aynı olan markalarda “...” ibaresi dışında hiçbir benzerlik bulunmadığını, hitap edilen tüketicinin bilinçli olduğunu savunarak, davanın  reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının itiraza mesnet markalarından 2011/56739 numaralı ... ...+şekil markasının davalının başvuru tarihinde henüz 5 yıllık süresinin dolmamış olması nedeni ile kullanmama defi kapsamında kalmadığı, davacının itiraza mesnet markalarından 2011/16447 numaralı ... ...+şekil markasının ve 2008/6844 numaralı ...+şekil markasının başvuru tarihinde 5 yıllık süresinin dolmuş olması nedeni ile defi kapsamında kaldığı,    2011/16447 numaralı ... ...+şekil markasının ve 2008/6844 numaralı ...+şekil markasının SMK 19/2 maddesi kapsamında kulanım ispatına yönelik sunulu bilgi ve evrakın 41. sınıf yönünden ciddi kullanımı ortaya koyduğu, ancak 16 ve 38. sınıflar yönünden ciddi kullanımın ortaya konulamadığı, bu kapsamda davacının itiraza mesnet markaları ile davalının markası arasında 41. sınıf yönünden, 16/03, 04, 05 ve 38/ 01, 03 mal ve hizmet sınıfları yönünden benzerlik mevcut ise de diğer sınıflar yönünden benzerlik bulunmadığı, davalının markalarının esas ve ayırt edici unsurunun \"...\" ve davacı markalarının esas ve ayırt edici unsurunun \"...\" ibaresi olduğu,  dikkatli kişilerden oluşan alıcı kitlesine hitap eden 41. sınıf ve seçici olmayan tüketicilere hitap eden 16 ve 38. sınıf mal ve hizmetler yönünden taraf markaları arasında iltibas ihtimali bulunmadığı, benzer mal ve hizmet sınıfları yönünden iltibas ihtimali bulunmadığına göre benzer olmayan mal ve hizmet sınıfları yönünden iltibasın varlığından bahsetmenin mümkün olmadığı, kötüniyetin ispat olunamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde;  müvekkili şirket adına tescilli \"...\", \"... ...\", \"... ...\" markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olan \"...\" ibareli markanın tescilinin, tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimaline neden olacağını, \"...” ibareli markaların müvekkili tarafından eğitim ve öğretim alanında uzun yıllardır Türkiye çapında kullanıldığını, bilinen, sevilen ve tanınan markalar haline geldiğini, itiraza konu markada \"...\" ibaresinin aynen yer aldığını ve yine bir eğitim ve öğretim faaliyeti için tescil edilmeye çalışıldığını, müvekkilinin de eğitim sektöründe tanınmış olduğunu, bu durumun haksız rekabete yol açacağını, başvurunun kötüniyetli olduğunu, bilirkişi raporunda benzer olan emtia sınıfları açısından karıştırılma ihtimalinin bulunduğu belirtildiği halde raporun aksi yönde karar verildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre \"...+ şekil\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu başvurunun asli unsurunun \"...\" ibaresi, davacının itiraza mesnet markalarının asli unsurunun ise \"...\" ibaresi olduğu, bir bütün olarak dava konusu başvurunun, davacı markalarından yeterince farklılaştığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacı markalarının tanınmış olmalarının tescil engeli oluşturmayacağı, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/05/2024<br><br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e276d13366a355a5","SID":"32f6b8f19b0e9bf9"}}