{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/27 <br>KARAR NO: 2024/839 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ : 22/10/2020 <br>DOSYA NUMARASI : 2018/1117 Esas 2020/703 Karar <br>DAVA: Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ : 16/05/2024 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... idaresine sunulması gereken teminat mektubunun verilmesi ve proje ile ilgili inşaat finansmanı sağlanması amacıyla, davalı banka ile 23.06.2015 tarihli “KREDİ TEKLİF MEKTUBU” / “KREDİ ÖZEL ŞARTNAMESİ” imzalanmıştır. Sözleşme gereği 50.000.000,00 TL. NAKİT, 170.000,00 TL. GAYRİ NAKİT (Teminat Mektubu) olarak 220.000.000,00 TL. kredi limiti tanınmış, teminat mektubu için kefalet teminatı öngörülmüştür.9 ... idaresine hitaben düzenlenen 23.06.2015 tarihli ve 167.782.000,00 TL. Iık Kesin ve Süresiz Teminat Mektubu komisyon oranı sözleşmedeki “TEMİNAT MEKTUBU KOMİSYONU\" başlığı ile özel olarak düzenlenmiştir. (EK. Temiant Mektubu örneği) Sözleşmenin 4. Maddesi;“Yıllık %0,3 (Bindeüç) + BSMV. (İlk yılda3 ayda bir tahsilat yapılacak, ilk yıl sonunda kalan 3 yıl için PEŞİN KOMİSYON alınacaktır.\"Maddesine göre 23.06.2015, 23.09.2015, 23.12.2015 ve 23.06.2016 tarihlerinde 3’er aylık teminat mektup kom isy on lan zamanında Ödenmiş, 23.09.2016 tarihinde 3 yıllık PEŞİN KOMİSYON tutarı 1.585.539,90 TL. bankaya ödenmiştir. (EK. 3. ödeme dekontları)Banka komisyon oranlarını %2'ye çıkrmış olduğunu ve Peşin ödenmiş olan KASIM 2018, ARALIK 201, OCAK 2019 dönemlerine ilave olarak da 748.727,18 TL, komisyon ödenmesini, aksi hakle müvekkil şirket hakkında işlem yapılacağını bildirmiştir. (EK. Ankara .... Noterliği 09.11.2018 tarih ve ... yev, No.lu ihtarnamesi)Sözleşmeye aykın, ahde vefa kuralını hiçe sayan, dürüstlük ve iyi niyet kurallarına tamamen aykırı talebin haksızlığı izahtan varestedir.Davalı banka tarafından haksız ve sözleşmeye aykırı olarak KASIM 2018, ARALIK 201, OCAK 2019 aylarına ait olarak müvekkil şirketten khaksız biçimde ödenmesi istenilen 748.727,18 TL. Teminat mektubu Komisyon tutarı ve 23.09.2019 tarihine kadar bankaca talep edilebilecek teminat mektubu komisyon tutarları hakkında icratakibî yapılmamasına/durdurulmasına yöneiik olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine,Davaya konu sözleşme ve bankanın haksız talep ve işlemleriyle ilgili her türlü tazminat ve fazlaya ilişkin haklanmız saklı kalmak kaydıyta, menfi tespit talebimizin kabulüne,Yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.  Davalı banka vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı île banka arasında 10,06,2015 tarihinde TEMEL BANKACILIK SÖZLEŞMESİ ve 23.06.2015 tarihinde GENEL KREDİ SÖZLEŞMESİ imzalanmıştır.Davacı dava dışı  ... A Ş. ve bu iki şirketin ouşturduğu iş ortaklığı 23.06.2015 tarihinde TEMEL VARSAYIMLAR” başlıklı teminat mektubunu tanzim ederek müvekkil bankaya ibraz etmiştir.Davacı ile banka arasındaki iş ilişkisi yukandaki dokümanlar çerçevesinde düzenlenmektedir.Davacı gayrinakdi kredi olan teminat mektubunu alabilmek için, aşağıda özetlenen şartları sağlamakla mükelleftir. ...’ta ... A.Ş, (...) hesabı açılarak, Proje ye iNşkin satış bedelleri bu hesaba yatırılacaktır. . . Nu madede iş bu projenin ayrılmaz bir koşuludur. Adi Ortaktık Hesabı ... Bankla açılacak, ... ile yapılacak sözleşme gereğince paylaşım oranlarına göre adi Ortaklıca kalacak kısmı pursantaj oranlan uyarınca hakediş olarak adi ortaklık hesabına gelecek, hak ediş usulü gereleck tüm bedeller bu hesapta bloke edilecektir. Projeye ilişkin ... hitaben düzernlenecek teminat mektubunun ... alınması ile mektup süresinden bağımsız, projenin tüm nakit akışının ...’dan geçirilmesinde tarafalar mutabık kalmıştır. Diğer bankalaradan yapılan KONUT KREDlLerl POS karşılığı vb. tüm satış bedelleri İlgili bankada hesaba yatmasının ardından en geç 3 işgünü içerisinde ... hesaplanna gönderilecektir. Borçlu ve adli ortaklık, nakit akışına ilişkin gerçekleşmeler, proje süresi boyunca her yıl HAZİRAN ve ARALIK ay sonlarında kontrol edilecek olup, borçlunun ... hesaplarından geçirmeyi taahhüt ettiği, nakit akışını diğer bankaya aktarması durumunda, nakdi ve gayrinakdi tüm kredi bakiye toplamı üzerinden %2 oran İle hesaplanacak ceza komisyonu ve BSMV. Nin masraf, vergi KKDF. Gibi mali yükümlülüklerinin banka tarafından hiçbir ihtar, ihbar veya mahkeme hükmüne gerek olmaksızın tahsil edileceğini, bu hususta herhangi bir itirzı olmadığım gayrikabifi rucu kabul, beyan ve taahhüt etmiştir. Teminat mektubu Komisyon oram teminat mektubu bedelinin yıllık %0,3 + BSMV. Ofrak kabul edilmiştir. Davacı teklif mektubunda bulunan bu şartlara ek olarak davacı İle imzalanan GKS.nin Gayrinakdi Kredilere işlişkin düzenlemeleri ise özetle; GKS'nin 10.1. md. ‘... Aynı şekilde banka komisyon oranlanm da müşteriye önceden itibarda bulunmak suretiyle dilediği tutarda/oranda değiştirebilir. .. Müşteri bankanın ilk talebi üzerine uygulamaya başladığı yeni faiz/ Komisyon oranlan ile daha önce uygulanmış düşük faiz arasındaki farkları ve bunun gider vergileri ile fon kesintilerini bankaya derhal ve defaten ödemeyi kbul ve taahhüt eder.’23.06.2015 tarihli teklif mektubu davacının özgür iradesi ile şartiannı belkirlediği ve bankaya çalışma şamarını ilettiği metindir.23.06.2015 tarihli GKS.ise davacının basiretli tacir olarak banka ile akdettiği sözleşmedir.Şeklinde koşullar belirlendikten sonra davacı firmaya konu 167.782.000,00 TL. ilk Teminatr mektubu verilmiştir. Davacı sözleşmelere aykırı davranmıştır.167.782.000,00.-TL tutarlı kesin ve süresiz teminat mektubunun, bankacılık teamüllerinin çok altında bir komisyon oranı ile davacıya teslim edilmesinde, “... ile yapılacak sözleşme gereğince paylaşım oranlarına göre Adi Ortaklık’a kalacak kısmı pursantaj oranları uyarınca hakkediş olarak Adi Ortaklık hesabına gelecek, hakkediş usulü gelecek tüm bedeller bu hesapta bloke edilecektir.” ve “... Bank’ta ... A.Ş. (...) hesabı açılarak, Projeye ilişkin satış bedelleri bu hesaba yatırılacaktır.” şartlarının gerçekleşmesi ön koşuldur. Aksi halde, sadece kefalet teminatı ile kullandırılan gayrinakdi krediye ilişkin bu düşük komisyon oranı piyasa koşullarının oldukça altında ve müvekkil banka zararınadır.Münakid sözleşmeler ve ekleri tahtında davacının nakit akışını takip eden müvekkil banka, davacının 28.09.2018 tarihinde elektronik posta yoluyla ilettiği üç adet “... Yenimahalle İstasyon Arsa Satış Gelir Paylaşımı İşi İnşaat İlerleme Durum Tespit Tutanağı/Ödemeler İcmal Sayfası” belgesinde, ... A.Ş. tarafından davacı şirketin dahil olduğu İş Ortaklığı’na Temmuz, Ağustos ve Eylül 2018 ayları için ödenmesi gereken hakkediş bedellerinin Bankamız yerine başka banka hesaplarına gönderildiğini tespit etmiştir. Bu husus davacının basiretli tacir olarak imzaladığı sözleşmeler, teklif mektupları ve eklerine açıkça aykırı ve temerrüt sebebidir. Bu minvalde, Ankara ... Noterliği’nin 26.10.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacının bu uygulamaya son vermesi ve ... A.Ş. tarafından davacı şirketin dahil olduğu İş Ortaklığı’na Temmuz, Ağustos ve Eylül 2018 ayları için ödenen hakkediş bedellerinin sözleşmelere uygun şekilde Bankamız hesaplarına aktarılması talep edilmiştir. Haklı talebe rağmen davacı sözleşmeye ve hukuka aykırı davranışlarında direngen davranmaya devam etmiş ve Ankara ... Noterliği 05.11.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeye aykırı davranışlar sergilediğini ikrar etmiştir. Bu ihtarname üzerine, müvekkil banka iyiniyetli olarak Ankara ... Noterliği’nin 09.11.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tekrar davacıyı uyarmış, hukuksuz uygulamalarına son vermesini talep etmiş ancak sözleşme ve hukuk zeminine çekmeye çalıştığı davacı huzurdaki haksız davayı ikame ederek menfi tespit talebinde bulunmuştur.Haksız ve usule aykırı davanın reddini,Vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 22/10/2020 tarih ve 2018/1117 Esas 2020/703 Karar sayılı kararı ile; \" Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, alacağın varlığı ve miktarı yönünden dosya bilirkişiye  tevdi edilmiş aldırılan 26/04/2019 tarihli raporda \"  Sözleşme borçlusu Davacı firmanın ve projeyi üstlenen dava dışı Adi ortaklık imzalanmış “23.06.2015 tarihli “Kredi teklif mektubu' 1 “kredi özel şartnamesi\" içeriği teminatlar & taahhütler ve kredi limitinin kullanımına ilişkin şartlar”başlık altı maddelerinde şart koşutu olan;“ borçlunun ... hesaplarından geçirmeyi taahhüt ettiği, nakit akışını diğer bankaya aktarması durumunda, nakdi ve gayrinakdi tüm kredi bakiye toplamı üzerinden %2 oran ile hesaplanacak ceza komisyonu ve BSMV nin masraf, vergi KKDF. Gibi mali yükümlülüklerinin banka tarafından hiçbir ihtar, ihbar veya mahkeme hükmüne gerek olmaksızın tahsil edileceğini,.. “ içeriğine davacı ve adi ortaklık tarafından uygun hareket edilmediği,Dolayısı ile Tüm hukuki değerlendirme ve taktiri sayın mahkemenize ait olmak üzere davacı firmanın “. . nakdi ve gayrinakdi tüm kredi bakiye toplamı üzerinden %2 oran ile hesaplanacak ceza komisyonu ödeme” şartlarının gerçekleşmiş olduğu,Nihai hukuki taktir sayın mahkemenize ait olmak üzere,Şayet Teklif mektubu içeriği Nakit yönetim başlık altı ile belirlenmiş ve taahhüt editmiş olan , tüm nakit akışlarının davalı banka hesaplanndan geçirilmesi taahhüdüne uygun hareket edilmediğine kanaat getirilir ise, davalı bankanın peşin komisyon tahsilatı sonrası 713,073,50 TL. Komisyon Geliri ile 35.653,66 TL. BSMV. Toplamının 748.727,18 TL. ilave komisyon talep edebileceği, Şayet Teklif mektubu içeriği nakit yönetim başlık altı ile belirlenmiş ve taahhüt edilmiş olan , tüm nakit akışlarının davalı banka hesaplanndan geçirilmesi taahhüdünün yerinde bulunmadığı, neticede davalı bankanın bu yönde haklı bulunmadığı kanaatine vanlır ise, davalı bankanın Teklif mektubu ile belirtenmiş %0,3 (Bindeüç) komisyon dışında herhangi bir komisyon artırımı yapamayacağı ve dolayısı ile talebi olan 713.073,50 TL. Komisyon Geliri ile 35.653,68 TL. BSMV. Toplamının 748.727,18 TL ilave komisyon talebinin yerinde bulunamayacağı \" görüşü bildirilmiştir. Teminat mektubuna uygulanan emsal komisyon oranlarının belirlenebilmesi için yurt genelindeki bankalara müzekkere yazılarak oranlar tespit edilmiştir. Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde açılan dava, Menfi Tespit davası olup dava dışı ....A.Ş.'ye inşaat finansmanı sağlanması için sunulmak üzere davacı ile davalı banka arasında Kredi Teklif Mektubu / Kredi Özel Sözleşmesi imzalandığı bu sözleşme kapsamında düzenlenen 23/06/2015 tarihli 167.782.000,00-TL bedelli kesin teminat mektubunun ibraz edildiği, sözleşmede teminat mektubu komisyon oranının belirlenmiş olup ayrıca nakit akışının başka bir bankaya aktarılması durumunda nakdi ve gayrinakdi tüm kredi bakiye toplamı üzerinden % 2 oran ile hesaplanacak ceza komisyonu oranı belirlemiş olduğu, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda bir kısım ödemelerin ...'a aktarılmadığı tespit edilmiş olup davalı bankanın 748.727,18-TL ilave komisyon bedeli talep etmekte haklı olduğu, uygulanan cezai komisyon oranının emsallerine uygun olup davacı komisyon tutarından sözleşme hükümleri gereğince sorumlu olduğundan açılan Menfi Tespit davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \" gerekçeleri ile; \" Davanın  REDDİNE, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararıyla usule ve yasaya aykırı şekilde davanın reddine karar verildiğini, bu nedenle işbu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurma zarureti hasıl olduğunu, Davalı bankanın müvekkil ile akdettiği sözleşmeye aykırı davranarak temerrüte düştüğünü, Müvekkil ile davalı arasında akdedilen sözleşmelerin karşılıklı borç yükleyen akitler olduğunu, somut olayda da kredi teklif mektubu olarak adlandırılan özel kredi sözleşmesiyle her iki tarafın belirli edimleri ifa etmeyi üstlendiğini, davalının 50.000.000-TL nakdi, 170.000.000-TL gayri nakdi kredi sağlama edimine karşılık, müvekkilin de başta ...'ın şahsı garantisi olmak üzere projeye ilişkin satış bedellerinin, hakediş tutarlarının davalı bankada açılan ...'ya ait hesaba yatıracağını taahhüt ettiğini, Genel veya özel kredi sözleşmelerinin temelinin bankanın kredi sağlama amacı üzerinde toplanmakta olduğunu, bir başka ifade ile kredi sözleşmelerinde bankanın temel ediminin karşı tarafa (müvekkile) kredi sağlamak olduğunu, dava konusu olayda banka, müvekkile 50.000.000-TL nakit kredi kullandıracağını taahhüt etse de kredi sözleşmelerinin akdedildiği tarihten yaklaşık 1 ay sonra bahsi geçen limitin sadece 33.250.000-TL'sini kullanım için serbest bıraktığını, bununla birlikte müvekkilin, 27.07.2015'te 1.670.000-TL ve 18.08.2015'te 110.000-TL tutarında kredi kullanabildiğini, Ağustos 2015 sonunda da bahsi geçen tüm kredi bakiyesini kapatmış olduğunu, bankanın taahhüt ettiği miktar kadar nakdi krediyi müvekkile kullandırmadığını, ayrıca davalının kullanılan kredilerin 3 ay gibi kısa sürede kapatılmasını talep ettiğini, bankanın bu tutumunun taraflar arasında akdedilen sözleşmelere ve ticari teamüllere açıkça aykırı olduğunu, Müvekkilin, 29.06.2018 tarihinde taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesine istinaden bahsi geçen Proje'de kullanılmak üzere 50.000.000-TL tutarında kredi başvurusu yaptığını (Ek-1), ancak bankanın haklı bir gerekçe göstermeden, tamamen keyfi bir tutumla müvekkilin kredi başvurusunu reddettiğini (Ek-2), bir başka deyişle bankanın kredi sözleşmesiyle üstlendiği asli edim yükümlülüğü olan kredi sağlama edimini ifa etmeyerek temerrüde düştüğünü, davalının yerel mahkeme yargılamasında, genel kredi sözleşmesi hükümlerine atıf yaparak müvekkile kredi sağlama konusunda takdir yetkisi olduğuna dair savunmalarına da itibar etmenin mümkün olmadığını, öyle ki taraflar arasında münakit özel nitelikli kredi sözleşmesine/ teklif mektubuna göre bankanın asli edim yükümlülüğünün müvekkile 220.000.000-TL (50.000.000-TL nakdi- 170.000.000-TL gayri nakdi) kredi sağlamak olduğunu, Yerel mahkemenin açıklanan hususları göz önünde bulundurmadığını, bu konu hakkında yeterli araştırma da yapmadığını, davalının müvekkille kullandırdığı nakdi kredi miktarları, bu kredilerin banka tarafından kaç ay içerinde istendiği, müvekkilin mezkur ödemeleri ne zaman yaptığı, bankanın müvekkilin başvurusuna rağmen kredi talebini sebepsiz şekilde reddediği hususlarına ilişkin dosyada ne bir inceleme ne de gerekli kurumlara yazılmış bir müzekkere bulunmadığını, tüm bu hususlar dikkate alındığında yerel mahkeme incelemesinin yeterli olmadığını, Davalı yanın, tamamen hukuki dayanaktan yoksun şekilde teminat mektubunun iadesini istediğini, aksi takdirde müvekkilin hak ediş bedellerine bloke uygulanacağını belirttiğini, ayrıca teminat mektubu komisyon bedelini %0,3'ten %2'ye (yaklaşık 6,6 kat) yükselttiğini, Davalının, müvekkil ile akdettiği sözleşme uyarınca 170.000.000-TL'ye kadar taahhüt ettiği gayri nakdi kredinin karşılığında  ... hitaben 23.06.2015 tarihli, ... numaralı 167.782.000-TL tutarında teminat mektubu düzenlemiş olduğunu, müvekkilin de bahsi geçen sözleşme gereğince yıllık %0,3 teminat mektubu komisyon bedelini, ilk yıl 3'er aylık periyotlar halinde, ilk yıldan sonra kalan 3 yıl için peşin olmak üzere eksiksiz ödemiş olduğunu, işbu ödemeye dair evrakların dosyada mübrez olduğunu, Davalı bankanın, nakdi krediye ilişkin yukarıda izah edilen haksız ve sözleşmeye aykırı eylemlerinin yanı sıra 05.04.2018 tarihli maili ile bahsi geçen teminat mektubunun 30.06.2018 tarihinde kadar iade edilmemesi halinde, hakediş bedellerinden aylık 6.990.917-TL bloke edilerek mektup bedelinin tamamının 24 ay süre içinde nakit karşılıklı hale getirileceğini bildirdiğini (Ek-3) taraflar arasında münakit sözleşmeler dikkatli şekilde incelendiğinde, müvekkilin teminat mektubu karşılığında bir kısım bedeli banka hesabında bulundurma zorunluluğu olmadığı hususunun anlaşılacağını, müvekkilin bahsi geçen teminat mektubu için peşin şekilde komisyon ödediğini, birçok edim üstlendiğini, proje kapsamında milyonlarca lira hakedişi davalı banka hesaplarında bulundurduğunu (Ek-4), kısacası, müvekkilin teminat mektubuna karşılık tüm edimleri eksiksiz şekilde ifa ettiğini, dolayısıyla davalının teminat mektubunu nakit karşılığa dönüştürmeye çalışmasının sözleşmeye aykırı olduğunu, bu sebeple bankanın edimini ifa etmekte tekrar temerrüde düştüğünü, Müvekkilin, davalının haksız (temerrüt oluşturan) eylemleri sebebiyle ve Proje finansmanı noktasında hayati önem taşıyan 2018 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül ayları hakedişlerini bir başka bankaya aktarmak zorunda kaldığını, ifade edilenler çerçevesinde müvekkilin hak edişlerini davalı banka hesabında tutmamakta haklı sebebi bulunmakta olduğunu, temerrüde düşen ve asli edim yükümlülüklerini ifa etmeyen bankanın müvekkilin sözleşmeye aykırı davranmadığını iddia etmesinin abesle iştigal olduğunu, müvekkilin haklı sebeplerine rağmen bankanın sözleşmeye aykırılık iddiasıyla %0,3 olan teminat mektubu komisyonunu %2'ye çıkardığını, daha evvel %0,3 üzerinden peşin şekilde ödenen 2018 yılı Kasım, Aralık, Ocak aylarına ilişkin %2 oran üzerinden 748.727,18-TL teminat mektubu komisyon bedeli talep ettiğini, bu işlemin dayanağının da Genel Kredi Sözleşmesi ve Teklif Mektubu gösterildiğini, Genel Kredi Sözleşmesinin, banka tarafından hazırlanarak müvekkile akdetmesi için sunulan genel işlem koşulları barındıran bir sözleşme olduğunu, bahsi geçen sözleşmenin müvekkil ile müzakere edilmeyen sadece bankayı koruyan hükümler içermekte olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesinde genel işlem koşullarının \"...bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir.\" şeklinde tanımlanmış olduğunu, genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemenin Türk Borçlar Kanunu içine alınarak tüketici-tüketici olmayan ayrımının sona erdiğini, zikredilen hükümlerden artık herkesin yararlanmasının sağlandığını, böylelikle tüketici-tacir ayrımının da kalktığını ve özellikle bankalar karşısında tacirlerin de korunmasına imkan sağlanmış olduğunu (OĞUZMAN, M. Kemal; ÖZ, Turgut; Borçlar Hukuku Genel Hükümleri Cilt-1, Vedat Kitapçılık,13. Baskı, İstanbul 201, syf 162), somut olayda müvekkil her ne kadar tacir sıfatını haiz ise de genel işlem koşulları şeklinde hazırlanan Genel Kredi Sözleşmesi'ne karşı müvekkilin korunması gerektiğini, bu sebeple davalı bankanın genel kredi sözleşmesine dayanarak teminat mektubu komisyon oranını dilediği tutarda/ oranda değiştirmesinin mümkün olmadığını, aksi durumun kabulü halinde; bankanın, tamamen keyfi şekilde komisyon oranını %100'e kadar yükselterek haksız menfaat elde edebileceğini, bu sebeple TBK ilgili hükümleri gereğince banka lehine düzenlenen genel işlem koşullarının yazılmamış sayılması gerektiğini, dolayısıyla bankanın geçersiz sözleşme maddelerine dayanarak sadece kendi inisiyatifiyle teminat mektubu komisyon oranını %2'ye çıkarmasının mümkün olmadığını ve hukuken korunamayacağını, yerel mahkemenin açıklanan hususlarda herhangi bir değerlendirme yapmayarak eksik ve hatalı şekilde hüküm tesis etmiş olduğunu, Konuya ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin 25.02.2020 tarihli 2019/3594 E.- 2020/2023 K. sayılı ilamında \"davacının davalı bankadan almış olduğu teminat mektuplarında kesin teminat mektupları için %1 ve geçici teminat mektupları için %0,5 komisyon alınacağı hususunda anlaştıkları, taraflar arasındaki sözleşmede bankanın bu sözleşmeye dayanarak açtığı ve açacağı her türlü krediler ile hesaplara ve teminatlara banka tarafından saptanan en yüksek oranları geçmemek üzere belirleyeceği her nevi komisyonları, ücret, masraf ve giderleri müşteriye ihbarda bulunmaksızın uygulayarak bunları, gider vergileri ve sair resim harçları ile birlikte cari hesabına borç kaydedebileceğine yönelik hüküm yer alsa da, teminat mektuplarını kullandığı tarihler gözetildiğinde herhangi bir ekonomik krizin yaşanmadığı anlaşıldığından sözleşmedeki yetkiye dayanılarak davalı bankanın komisyon oranlarını artırmasının sözleşmeye sadakat ilkesi de gözetildiğinde dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı, emsal komisyon oranlarına göre en düşük yıllık %2 komisyon oranı alınabildiği, ancak ticaret hayatı içerisinde sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde somut olayda da olduğu üzere bankaların müşterilerine ticari iş hacimlerine göre bu oranların daha altında komisyon oranları uygulayabildiği\" şeklinde değerlendirmeler yaparak, bankanın Genel Kredi Sözleşmesi'ndeki hükme dayanarak komisyon bedelini yükseltemeyeceğini vurguladığını, Yukarıda açıklananlarla birlikte davalının teklif mektubunun \"nakit yönetim\" başlığı altında yer alan düzenlemeye istinaden %2 oranında fazladan komisyon talep etmesinin olanaksız olduğunu, ilgili düzenlemenin \"Borçlunun ... hesaplarından geçirilmeyi taahhüt ettiği nakit akışını diğer bankaya aktarması durumunda; nakdi ve gayri nakdi tüm kredi bakiye toplamı üzerinden %2 oran ile hesaplanacak cezai komisyonun ve BSMV'nin, masraf, vergi, KKDF gibi mali yükümlülüklerinin Banka tarafından hiçbir ihtar, ihbara veya mahkeme hükmüne gerek olmaksızın tahsil edileceğini, bu hususta herhangi bir itirazı olmadığını gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt eder.\" şeklinde olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, ilgili maddede yer alan \"cezai komisyon\" ibaresinin ifaya eklenen ceza koşulu niteliği taşımamakta olduğunu, asıl borcun ifasından bağımsız şekilde düzenlenen bu ceza koşulunun, bir kez tahakkuk ettirilebileceğini, ancak davalının, komisyon bedelleri peşin ödenen dönemlere ilişkin tekerrüre sebebiyet verecek şekilde müvekkilden komisyon talep etmekte olduğunu, bir an için anılan cezai komisyonun ifaya eklenen ceza koşulu kabul edilmesi halinde; banka peşin ödenen teminat mektubu komisyon bedelini herhangi bir ihtirazı kayıt koymadan kabul ettiğinden bahsi geçen ceza koşulunu talep edemeyeceğini, bir başka anlatımla, asıl alacağı çekince koymadan kabul eden alacaklının, ceza koşulundan vazgeçmiş sayılacağını, böylece alacaklının asıl edimin ifasını çekince koymadan kabul etmesinin, ceza koşulunu istemekten vazgeçtiği yönünde, kesin deli oluşturmakta olduğunu, (FİKRET, Eren; Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Yetkin Yayınları, 19. Baskı, Ankara 2015, sy 1185-1186), somut olayda davalı bankanın 4 yıllık teminat mektubu komisyon bedelini hiçbir ihtirazı kayıt olmadan kabul etmiş olduğunu, dolayısıyla bankanın davaya konu 748.727,18-TL komisyon bedeli talebinin herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığını, Davalı bankanın sözleşmeye aykırı davranışları ile temerrüde düştüğünü, davalının edimlerini ifa etmediği gibi müvekkilden fazlaca komisyon bedeli tahsil etmeye çalışmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, özetle müvekkilin davalı bankaya teminat mektubu komisyon borcu bulunmadığını, açıklanan nedenler çerçevesinde davanın kabulü ile müvekkilin davalıya borcu bulunmadığının tespiti gerektiğini, Davalı bankanın eylemlerinin ahde vefa ilkesine, dürüstlük ve iyi niyet kurallarına açıkça aykırı olduğunu, Davalının, taraflar arasında münakit sözleşmelere aykırı davrandığını, bu durumun temel borçlar hukuku kralı olan ahde vefa ilkesiyle bağdaşmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu' nun 15.04.2021tarihli ve 2017/259 E. - 2021/489 K. sayılı ilamında zikredilen ilkeyi \"Tarafların özgür iradeleri ile oluşturup, içeriğini serbestçe belirledikleri sözleşmenin kurulmasından sonra sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kararlaştırılan şekilde ve zamanda yerine getirmek zorunda olmaları temel kural olup, bu kurala “Ahde vefa (söze bağlılık)” ilkesi denilmektedir. Latince “pacta sunt servanda” olarak ifade edilen ahde vefa ilkesi, insanların verdikleri sözleri tutması gerektiğini dile getiren ahlâkî bir prensiptir. Bu ilke uyarınca kişilerin serbest iradeleri ile verdikleri sözler ve sözleşme ile birbirlerine bulundukları taahhütler, bu kişiler arasında kanunmuş gibi bağlayıcıdır.\" şeklinde açıklamış olduğunu, somut olayda davalı yanın, önce müvekkilin nakit kredi talebini reddettiğini, teminat mektubunun iadesini talep ettiğini, teminat mektubunu nakit karşılıklı hale dönüştürmek maksadı ile müvekkil hesaplarına bloke uygulamak istediğini, teminat mektubu komisyon oranını % 0,3'den %2'ye çıkardığını, daha evvel ödenen komisyon bedelleri üzerinden tekrar borç tahakkuk ettirdiğini, tüm bu eylemlerin davalının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davrandığını, mamafih ahde vefa ilkesine uymadığını göstermekte olduğunu, ayrıca bankanın bahsi geçen davranışlarının dürüstlük ve iyi niyet kurallarına açıkça aykırı olduğunu, Yerel mahkemenin yeterli araştırma ve inceleme yapmadan hüküm tesis ettiğini, Yerel mahkemenin yargılamasında birçok hatalı işlem yapıldığını, öyle ki huzurdaki dosyada sadece bir kez bilirkişi raporu tanzim edildiğini, mahkemenin bilirkişi raporuna karşı itirazlarını değerlendirmediğini, itirazlarını karşılar yeni bir raporu da almadan hüküm tesis ettiğini, konu ile ilgili Yargıtay 3. Hukuk Dairesi' nin 04.12.2018 tarihli ve 2016/22785 E.- 2018/12324 K. sayılı ilamında \"Davacı vekili, bilirkişi kök ve ek raporuna gerekçelerini de göstererek itiraz etmiş, yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep etmiş, ancak mahkemece, itirazlar karşılanmadan hüküm tesis edilmiştir. Bu durumda mahkemece, davacı vekilinin itirazlarını da karşılayacak şekilde, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucu dairesinde karar verilmesi gerekirken davacı tarafın itirazları karşılanmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.\" şeklinde hüküm kurduğunu, ilgili kararda da zikredildiği gibi bilirkişi raporuna karşı, taraf itirazlarının değerlendirilmemesinin bozma sebebi olduğunu, ayrıca dosya kapsamında emsal teminat mektubu komisyon bedellerinin araştırılmasında da hata yapıldığını, öyle ki yerel mahkemenin birkaç bankaya müzekkere yazarak emsal komisyon bedellerini istediğini, ancak bankalara müzekkere yazılırken somut olayın niteliklerinin belirtilmediğini, dava konusu komisyon bedelinin emsalleri araştırılırken müvekkil tarafından üstlenilen yükümlülüklerin, bankanın bu ilişkiden doğan kârının açıkça belirtilmesi gerektiğini, mahkemenin bu hususları atlayarak doğrudan bankaların teminat mektuplarına uyguladığı komisyon bedelini sorduğunu, konuya ilişkin itirazlarının da yerel mahkeme yargılamasında dikkate alınmadığını, Açıklananlara ilave olarak, 22.10.2020 tarihli mahkeme hükmünün yeterli değerlendirme ve gerekçeden uzak olduğunu, Anayasa ve 6100 sayılı HMK' nın yargı kararlarının gerekçelendirilmesine ilişkin genel kurallar içermekte olduğunu, Anayasa' nın 141. maddesinin “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” hükmünü amir olduğunu, HMK' nın 27. maddesinde dinlenilme hakkının “Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi” şeklinde düzenlenmekte olduğunu, HMK' nın 297. maddesinin 1. fıkrasının c bendine göre ise; “Tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda gösterilmelidir” hükmünün yer almakta olduğunu, Anayasa Mahkemesi’nin içtihatlarına göre adil bir yargılanmadan söz edebilmek için, mahkemenin davanın esasına ilişkin iddialar ile bunlara ilişkin delilleri değerlendirmesini ve kararın verilmesini haklı gösteren makul gerekçelerini göstermesinin zorunlu olduğunu, AİHM' de mahkeme kararlarının gerekçelerini göstererek faaliyetlerini meşrulaştırmak zorunda olduğunu, aksi takdirde adil yargılanma hakkının ihlal edileceğini belirtmekte olduğunu, Konuya ilişkin Anayasa Mahkemesi  ... kararında; \"Zira bir davada tarafların, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri için usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün içerik ve kapsamı ile bu hükme varılırken mahkemenin neleri dikkate aldığı ya da almadığını gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması “gerekçeli karar hakkı” yönünden zorunludur.\" ifadelerini kullandığını, konuya ilişkin Yargıtay 9. Hukuk Dairesi' nin 24.05.2016 tarihli 2016/16428 E.-2016/12347 K. sayılı kararında \"Mahkemece davanın kabulünün gerekçesi hiçbir bir şekilde açıklanmamış, içeriği dahi yazılmayan bilirkişi kurulunun raporuna atıf ile yetinilmiştir. Bilirkişi raporuna atıf kararın gerekçeli olduğunu göstermez. Mahkemenin kararı T.C. Anayasası’ nın 141 ve HMK. nun 297. maddesinin amaçladığı anlamda gerekçe taşımamaktadır. Gerekçesiz karar yazılması, adil yargılanma hakkının ihlali olup, kararın salt bu nedenle bozulması gerekmiştir.\" benzer açıklamalara yer verildiğini, Yerel mahkemenin, gerekçeli kararının yaklaşık bir sayfasına bilirkişi raporunun ilgili kısmını kopyaladığını, yalnızca bir paragraftan ibaret açıklama ile hüküm tesis ettiğini, yukarıda açıklanan içtihatlar kapsamında, yerel mahkemenin gerekli karar hakları ile birlikte adil yargılanma haklarını da ihlal ettiğini, Dava konusu komisyon bedelinin icrasını önlemek adına ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, Davalı bankanın, müvekkile gönderdiği mailler ve ihtarnamelerde  748.727,18-TL tutarında komisyon ücretinin ödenmesini istediğini, davalının mezkur bedeli her an icraya koyabileceğinden, müvekkilin uhdesinde telafisi mümkün olmayan zararların doğacağının aşikar olduğunu, öyle ki yerel mahkemenin bu hususları dikkate alarak 03.12.2018 tarihinde %15 teminat ile 748.727,18-TL komisyon ücretinin icraya konulmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı tesis ettiğini, %15 teminata karşılık gelen 112.309,08-TL' yi mahkeme veznesine depo ettiklerini, Yerel mahkeme usule ve yasaya aykırı şekilde davayı reddettiğinden, davalının bahsi geçen komisyon ücretini talep etmesi halinde müvekkilin uhdesinde telafisi mümkün olmayan zararlar meydana geleceğini, bu sebeple yerel mahkeme veznesine yatırılan teminat üzerinden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinin \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. \" şeklinde düzenlenmiş olduğunu, somut olayda da ihtiyati tedbirin şartları oluştuğundan tedbir kararı verilmesine herhangi bir beis bulunmadığını, Netice olarak özetlemek gerekirse; müvekkilin yaklaşık maliyeti 1.500.000.000-TL (bir buçuk milyar) olan Proje'nin finansmanı için davalı bankayla sözleşmeler akdettiğini, bankanın toplam 220.000.000-TL (50.000.000-TL nakdi, 170.000.000-TL gayri nakdi) kredi sağlamak karşısında müvekkili birçok ağır yükümlülük altında bıraktığını, müvekkilin tüm bu ağır şartlara rağmen başta peşin ödenmesi istenen komisyon bedeli olmak üzere yükümlülüklerini eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, buna karşın davalının herhangi bir haklı neden göstermeksizin müvekkilin nakdi kredi talebini reddettiğini, bankanın daha önce düşük miktarlarla kullandırdığı kredilerin de 3 ay gibi kısa bir sürede kapatılmasını istediğini, davalının tüm bunlarla yetinmediğini, ... hitaben tanzim edilen teminat mektubunu nakit karşılıklı hale getirmek amacıyla müvekkil hakedişlerine bloke koyacağını belirttiğini, bankanın bu denli büyük bir projenin finansmana zarar verecek eylemler gerçekleştirmiş olduğunu, dolayısıyla müvekkilin bir kısım hak edişlerini başka bankaya aktarmasında haklı sebep bulunmakta olduğunu, müvekkilin haklı sebebe dayanan eylemlerinin sözleşmeye ve borca aykırılık teşkil etmemekte olduğunu, bu sebeple bankanın teminat mektubu komisyon oranı değiştirme ve cezai komisyon talep etme hakları bulunmakta olduğunu, sonuç olarak davanın kabulü gerekirken reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla; Açıklanan ve re' sen nazara alınacak hususlar nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; - Davalının taraflar arasında münakit sözleşmeler gereğince kredi sağlama yükümlüğüne aykırı şekilde, müvekkilin nakit kredi talebini sebepsiz reddetmesi, - Davalının sözleşmede herhangi bir düzenleme olmamasına karşın teminat mektubunun 30.06.2018 tarihine kadar iadesini talep etmesi, akabinde teminat mektubunu nakit karşılıklı hale dönüştürmek istemesi ve bu kapsamda bankanın müvekkilin hakedişleri üzerinde bloke uygulayacağını ifade etmesi, - Bankanın tamamen keyfi bir tutum ile teminat mektubu komisyon bedelini binde üçten yüzde ikiye çıkarması, bu hususta herhangi bir hukuki dayanak bulunmaması, - Müvekkil tarafından teminat mektubu komisyon bedeli peşin şekilde ödenmesine rağmen, tekerrüre sebep olacak şekilde müvekkilden yeniden komisyon bedeli talep edilmesi,- Davalının eylemlerinin taraflar arasında münakit sözleşmeye aykırı olması hasebiyle bankanın temerrüte düşmesi, - Mahkemenin ve bilirkişi heyetinin \"cezai komisyon\" ibaresini hatalı şekilde yorumlaması, - Yerel mahkemenin dosyayı sadece 1 kez bilirkişi raporuna göndermesi ve tüm itirazlarına rağmen dosyada yeni bir bilirkişi raporu düzenlenmemesi, - Yerel mahkemenin bankalara müzekkere yazarak emsal komisyon bedeli araştırması yaparken mevcut projenin değerine ve bankanın bu projeden kaynaklı kar marjı büyüklüğüne dikkat etmemesi, - Mahkemenin; davalının müvekkille kullandırdığı nakdi kredi miktarları, bu kredilerin banka tarafından kaç ay içerinde istendiği, müvekkilin mezkur ödemeleri ne zaman yaptığı, bankanın müvekkilin başvurusuna rağmen kredi talebini sebepsiz şekilde reddediği hususlarına ilişkin araştırma yapmaması, - 22.10.2020 tarihli hükmün yeterli gerekçe barındırmaması, bu durumun adil yargılanma hakkımızı ihlal etmesi hususları nazara alınmak suretiyle; - İstinaf başvurularının kabulüne, - İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 22.10.2020 tarihli ve 2018/1117 E.- 2020/703 K. sayılı ilamının kaldırılmasına, yeniden yapılacak yargılamada davanın kabulüne, - Yerel mahkeme veznesine depo edilen teminat miktarı da nazara alınarak 748.727,18-TL komisyon ücretinin icra edilmemesi adına ihtiyati tedbir kararı verilmesini, - Yerel mahkeme kararının icra edilmesi halinde, ilgili icra işlemlerinin durdurulması adına icranın geri bırakılması (tehir-i icra kararı) tesis edilmesine, - Yapılacak yargılamanın duruşmalı olarak icra edilmesine, - Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi, genel kredi sözleşmesinin eki niteliğindeki teklif mektubu mutabakatı ve endikatif kredi koşulları kapsamında davalı tarafından davacıya verilen teminat mektubuna ilişkin alına komisyon oranının davalı banka tarafından tek taraflı olarak arttırılması sebebiyle fazla talep edilen komisyon miktarı yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta; davacı ile davalı banka arasında 23/06/2015 tarihli genel kredi sözleşmesi, davacı ve dava dışı ... A.Ş.nin oluşturduğu adi ortaklık ile davalı banka arasında teklif mektubu mutabakatı akdedildiğine, bu sözleşmeler kapsamında davalı banka tarafından davacı bankaya 23/06/2015 tarihli ... nolu 167.782.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubu verildiğine, teminat mektubu komisyonu olarak yıllık % 0,3 oranında ve ilk yıl üçer aylık, sonraki üç yıllık peşin komisyon alınacağına ve söz konusu bedellerin davalı tarafından tahsil edildiğine ilişkin ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf; davacının taraflar arasında akdedilen teklif mektubu mutabakatına aykırı davranıp davranmadığı,  davalı tarafından davacıdan tahsil edilen teminat mektubu komisyon oranının tek taraflı olarak % 2 oranına çıkarılmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edip etmediği, sözleşmenin bu hükmünün genel işlem koşulu niteliğinde olup olmadığı, bankanın bu yöndeki eyleminin ahde vefa ilkesine, dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı hususlarındadır. Taraflar arasında akdedilen 23/06/2015 tarihli genel kredi sözleşmesinin \"nakdi ve gayrinakdi kredilere ilişkin faiz, komisyon, vergi ve masraflar\" başlıklı 10.1 maddesi \"....Banka komisyon oranlarını da müşteriye önceden ihbarda bulunmak suretiyle dilediği tutarda/oranda değiştirebilir...Banka tarafından, iş bu maddede belirtildiği şekilde faiz/komisyon oranlarının değiştirilmesi durumunda, değişiklik bildirimin müşteriye yapıldığı tarihten itibaren, web sayfası kanalı ile yapılan değişikliklerde ise yeni oranın web sayfası üzerinde yayımlandığı tarihten itibaren uygulanacaktır. Müşteri, Bankanın ilk talebi üzerine uygulamaya başladığı yeni faiz/komisyon oranları ile daha önce uygulanmış düşük faiz arasındaki farkları ve bunun gider vergileri ile fon kesintilerini Banka'ya derhal ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt eder....\" hükmünü içermektedir. Yine taraflar arasında akdedilen ve inşaat finansmanı ve teminat mektubu sağlanmasına ilişkin teklif mektubu mutabakatı endikatif kredi koşullarının \"nakit yönetim\" başlıklı maddesi ile iş hacminin/nakit akışının, nakit ve kredili tahsilatların, ödemelerinde keşide edilecek çeklerin, havale ve eft yolu ile yapacağı ödemelerin tamamının ... üzerinden geçeceği ve maddede belirtilen tüm işlemlerin ... üzerinden yapılacağı kararlaştırılmış ve borçlunun ... hesaplarından geçirmeyi taahhüt ettiği nakit akışını diğer bankalara aktarması durumunda; nakdi ve gayri nakdi tüm kredi bakiye toplamı üzerinden, % 2 oran ile hesaplanacak cezai komisyonun ve BSMV'sinin, masraf, vergi, KKDF gibi mali yükümlülüklerinin Banka tarafından hiçbir ihtar, ihbara veya mahkeme hükmüne gerek olmaksızın tahsil edileceğini, bu hususta herhangi bir itirazı olmadığını gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt edeceği kararlaştırılmıştır. Yukarıda belirtilen sözleşme hükümleri uyarınca davalı banka tarafından davacının ödenmesi gereken hak ediş bedellerini davalı banka yerine başka banka hesaplarına göndermesi sebebiyle davalı tarafından davacıya sözleşmeye aykırı durumun düzeltilmesi ve hak ediş bedellerinin davalı bankaya aktarılması, aksi takdirde genel kredi sözleşmesi ve teklif mektubundan kaynaklananlar dahil sözleşmesel ve 01/11/2018 tarihinden geçerli olmak üzere teminat mektup komisyonunun güncellenmesi de dahil olmak üzere tüm kanuni hakların kullanılacağı ihtarname ile ihtar edilmiş, davacının ihtarın gereğini yerine getirmemesi üzerine bu kez davalı tarafından davacıya mail ile teminat mektup komisyonun 01/11/2018 tarihinden geçerli olmak üzere % 2ye yükseltildiği, Kasım/2018, Aralık/2018 ve Ocak/2019 dönemlerini kapsayan devre komisyon tahsilatı için hesabının 748.727,18 TL tutarında müsait hale getirilmesi ihbar olunmuştur. Davacının ihtarnamede belirtilen hak ediş bedellerini davalı banka yerinde başka banka hesaplarına aktardığı davacının da kabulündedir. Esasında genel kredi sözleşmesinin  10.1 maddesi uyarınca bir sebep göstermeksizin davalı bankanın teminat mektubu komisyon oranını arttırma yetkisi bulunmasına rağmen  davacının taraflar arasındaki sözleşmelere aykırı davranması sebebiyle komisyon oranını arttırmasına herhangi bir sözleşmeye, usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davacı genel kredi sözleşmesini imzalamadan önce bankanın sözleşme hükümlerinin tamamı hakkında kendilerinin açıkça bilgilendirildiğini, bunların içeriğinin öğrenme imkanının sağlandığını, böylece sözleşmenin tüm hükümlerini anlayarak serbest iradeleri ile kabul ettiklerini, sözleşmenin taraflarca müzakere edilip, tüm hüküm ve koşullarda mutabık kalındıktan sonra imzalandığını kabul ederek sözleşmeyi imzalamış, yine teklif mektubu mutabakatını banka ile her unsuru yönünden detaylı olarak teati ederek, karşılıklı bilgi alışverişi, pazarlık ve müzakere ederek mutabık kalarak ve kararlaştırılan haliyle imzalandığı belirtilerek imzalanmıştır. Davacı şirket tacir olduğundan, kredi kullanmadan önce çeşitli bankalar ile kredi şartlarında görüşme yapma ve kendisine en uygun şartlarda kredi imkanını sunan banka ile kredi sözleşmesi yapma konusunda seçim hakkına sahip olduğu, dolayısıyla davalı banka ile imzalanan sözleşmeleri serbest iradesi ile ve sözleşmede öngörülen şartları inceleyerek kabul ettiği, basiretli bir tacir gibi hareket etmekle yükümlü olan davacının imzaladığı sözleşmelerin hükümlerini bilmediğini iddia etmesinin mümkün olmadığı, Bankanın yaptığı işlemin sözleşmelere, usul ve yasaya aykırılık oluşturmadığı ve genel işlem şartının söz konusu olmadığı gibi iyi niyet ve dürüstlük kurallarına da aykırılı teşkil etmediği anlaşılmıştır. Davalı tarafından davacıya sözleşme ve teklif mektubu kapsamında teminat mektubu verilmiş olup, talep edilen komisyonda teminat mektubuna ilişkindir. Bu sebeple davalı bankanın davacıya taahhüt edilen 50.000.000,00 TL nakit kredi kullandırmamasının ve daha az miktarda kredi kullandırmasının dava konusu olan teminat mektubu komisyonu yönünden sonuca etkisi bulunmamaktadır. Mahkemece davacı vekilinin istinaf sebebinin aksine dava konusu teminat mektubu, dava dilekçesi, tarafların beyan dilekçeleri müzekkerelere eklenmek ve teminat mektubunun ayırt edici özellikleri dikkate alınmak suretiyle uygulanacak komisyon oranlarının bildirilmesi için bankalara müzekkere yazılmış ve emsal komisyon oranları araştırılmıştır. Bilirkişi tarafından da davalı bankanın peşin komisyon tahsilatı sonrası talep edebileceği arttırılan komisyon miktarı ve BSMV'si hesaplanmıştır. Davalı banka tarafından uygulanan % 2 teminat mektubu komisyon oranı diğer bankaların uyguladığı oranlara göre orantılı olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz olarak ileri sürülecek hususlar Mahkemece değerlendirilecek hukuki nitelikte ihtilaf olup, bilirkişiden ek rapor alınmasını gerektirecek nitelikte özel veya teknik bilgi değildir. Bu sebeplerle davacı vekili tarafından ileri sürülen tüm bu istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalı tarafından davacıdan teminat mektup komisyonun 01/11/2018 tarihinden geçerli olmak üzere % 2 ye yükseltilmesi sebebiyle Kasım/2018, Aralık/2018 ve Ocak/2019 dönemlerini kapsayan devre komisyon tahsilatı için hesabının 748.727,18 TL tutarında müsait hale getirilmesi talep edilmesine rağmen Mahkemece talep edilen komisyonun cezai komisyon olarak nitelendirilmesi ve bilirkişi tarafından başka bankalara aktarılan hak ediş bedellerinin aktarıldığı aylar dikkate alınarak Temmuz, Ağustos ve Eylül 2018 aylarına ilişkin yapılan hesaplama dikkate alınarak hüküm kurulması isabetli olmamış ise de, itiraz da edilmeyen hesaplama yöntemine göre hesaplanan miktar sonucu itibariyle doğru olduğundan ve sonuca etkisi bulunmadığından kaldırma sebebi yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı sonucu itibariyle usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 16/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dcad5d52ebaf95c2","SID":"a0129a88dd8b556c"}}