{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     ...-Karar No: 2024/535 - 2024/903<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/535 <br>KARAR NO\t: 2024/903<br>KARAR TARİHİ\t: 29/05/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/02/2024<br>NUMARASI\t\t: ... ...  ... KARAR<br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALILAR\t: 1- <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Tek Satıcılık Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   : 29/05/2024<br>YAZIM TARİHİ                    : 29/05/2024<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/02/2024 tarih ve ... ..., ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>İDDİALARIN ÖZETİ                                                                                                   :<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı taraf ile davacı şirket arasındaki ilk sözleşmenin, davalı tarafın teklifi üzerine 31 Aralık 1973 tarihinde yapıldığını, davacı müvekkilin üstlendiği tek elden dağıtım işini yerine getirirken davalının, tam kırk dokuz yıl sonra 14.06.2022 tarihinde sözleşmeyi aniden ve haksız bir şekilde tek taraflı feshettiğini, bir tarafta ...’in kurucusu ... ...’in davalılar temsilcisi olarak, diğer tarafta müvekkil şirketin temsilcisi olarak ... Gıda Tahmil Tahliye Nakliyat ve Tarım Ürünleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin (...) kurucusu ...’in imzaladığı sözleşmeyle başlayan 49 (kırkdokuz) yıl kesintisiz sürecek ve ...’ye tekel hakkı veren bir tek elden dağıtım (distribütörlük) işini davacının yürüttüğünü, 1973 yılından  2022 yılına kadar geçe sürede, önce ... Gıda San.ve Tic. A.Ş., sonrasında 1997 yılından itibaren ..., ..., ..., ..., ..., ... Gıda gibi farklı ürün kategorilerinde ticari faaliyet gösteren, tamamı ... A.Ş.’ye ve ... Holding’e bağlı farklı şirketlere “Tek Elden Satış Dağıtım Hizmeti” verildiğini, sözleşme’nin tarafı olan davalılara ait “...”, “...”, “...” ve “...” adlı şirketler tasfiye edilerek 2012 yılından itibaren ... Hızlı Tüketim Ürünleri Üretim Pazarlama Satış ve Ticaret A. Ş. adı altında davalılar tarafından birleştirildiğini, bu tarihten itibaren de bu şirkete kesintisiz olarak tek elden dağıtım hizmeti vermeye devam edildiğini, davalı ... Holding’e bağlı şirketler olan ... Gıda Paz.San.ve Tic. A.Ş., ... Pazarlama ve Ticaret A.Ş., ... Gıda Pazarlama ve Ticaret A.Ş., ... Pazarlama ve Ticaret A.Ş., ... Gıda Pazarlama A.Ş, ... Hızlı Tüketim Ürünleri Paz. Satış ve Tic. A.Ş. ticaret unvanlı farklı şirketlerle, bu şirketlerin ürünleri, markaları, ticaret unvanları değişse de ...’nin bu şirketlerle yaptığı işin her daim tek elden satış ve dağıtım olacak şekilde davalı taraf ile müvekkili arasında sözleşmeler yapıldığını, bu sözleşmelerin tamamının konusunun \"tek elden dağıtım sözleşmesi\" olduğunu, davalı taraf şirketlerinin birbirleriyle bağlantılı olduğunu, 49 yıllık süre içerisinde davacıya imzalatılan çok sayıda sözleşmelerden sonuncusunun 01.01.2019 tarihinde ... A.Ş. ile imzalandığını, bu sözleşmenin 29. maddesi gereğince; süre bitiminden 3 ay öncesine kadar fesih ihbarında bulunulmadığı taktirde sözleşmenin aynı şartlarla 1'er yıl süre ile uzadığını, müvekkilinin yaklaşık yarım asır boyunca hizmet verdiğini, davalı şirketleri ve ürünlerini bölgede tanıttığını, yerleştirdiğini, bölgesel satış ağı kurduğunu, markalaşmasına yarar sağladığını, sıradan distribütörden daha fazla katkı sağladığını, davacı firmanın başlangıçta ... şahıs işletmesi olarak başlayıp daha sonra davalıların talebi üzerine şirketleştiğini, ilk sözleşmenin kesintisiz olarak devam ettiğini, davalının düzenine, talimatlarına ve tüm yönetim isteklerine olumlu cevap verildiğini, kendi ticari ve yönetim yapısını davalıların isteklerine göre düzenlediğini, 1973 yılından itibaren davalı tarafta farklı isimlerle müvekkili karşısına çıkartılan şirketlerin hepsinin ... Holding'e ait şirketler olduğunu, davacının muhatabının süreç içerisinde ... A.Ş. yerine 1997 yılından itibaren farklı ürün kategorilerinde faaliyet gösteren ancak tamamı ... A.Ş. veya ... Holding'e bağlı şirketler olduğunu, ...'nin kuruluşundan önce ...'de herhangi bir satış noktası kaydı bulunmadığını, tüm satış noktalarının müvekkili tarafından tespit edilerek  bağlantıların gerçekleştirildiğini, davalıların yapılan haksız fesihten müteselsilen sorumlu olduğunu, davalılar arasında hukuki ve fiili yönetsel bağ bulunduğunu, ayrıca davalıların ...'yi birlikte sevk ve idare ettiklerini, aslında aile şirketi olan ...'in korunması, kontrol ve denetiminin tek elden sağlanması amacıyla ... Holding bünyesinde toplandığını, ... Holding'in tüm iştirakler üzerinde tam bir hakimiyetinin bulunduğunu, tek elden satılıcılık ilişkisine daima müdahil olduğunu, bu nedenle distribütörlük işi ile ... Holding arasında hukuki ve fiili bir bağ bulunduğunu, fesih iddialarının gerçeği yansıtmadığını, gerçek fesih sebebinin müvekkili şirketin davalıdan hakkını talep etmesi olduğunu, davalı tarafın ulusal zincir mağazalara veya indirim marketlerine davacınınkinden daha düşük maliyetle ürün satarak davacıyı zor durumda bıraktığını, önceki uygulamaları kökten değiştirirerek ...'nin tamamen emir ve kontrol altında tutulması için çaba gösterildiğini, sürekli sistem değiştirdiğini, davacının elemenlarını bizzat sevk ve idare ettiklerini, davalı tarafın finansal riskleri davacının üzerine yüklediğini, ancak yönetim yetkisini sınırladığını, davacı olağanüstü performans göstermesine rağmen haksız olarak çeşit sayısı ve pazar payı bakımından kötü performans gösterdiğinin iddia edildiğini, ancak müvekkilinin satışlarını ve cirosunu, davalı tarafın olumsuz davranışlarına rağmen arttırdığını, davalıların kötü niyetli olduğunu, davalı ... tarafından tek elden dağıtıcılara eşit olmayan haksız uygulamaların davacı tarafından ortaya çıkarılmasından dolayı fesih yoluna gidildiğini, davalı ...'nun 01.03.2012 tarihinden sonra ...'de sigortalı gösterilen işçileri fiilen sevk ve idare ederek feshin gerçekleştiği aya kadar bu işçilerin tüm maliyetlerinin ... tarafından davacı şirkete ödendiğini, ancak haksız fesih nedeniyle ... tarafından işten çıkarılan işçilerin maliyetinin bir kısmı ile hali hazırda ...'ye dava açan davalı taraf işçilerinin tazminat ve ücret alacaklarının müvekkiline ödenmediğini belirterek, portföy/denkleştirme ve markaya katkı tazminatı olarak;  ...’nin son bir yıllık satış gelirinin 7 katı tutarından aşağı olmayacak şekilde bir portföy/denkleştirme tazminatı’na, Müvekkil Şirket ...’nin ... , ... ve ...’da yaptığı “... markasına” 49 yıllık katkıları da dikkate alınarak % 30 (yüzde otuz)’dan az olmamak kaydıyla “markaya katkı” bedeli ilave edilmesi suretiyle portföy/denkleştirme ve markaya katkı tazminatının hesap edilerek müvekkil şirket’e ödenmesine, bu tutar uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında arttırılmak üzere şimdilik 1.000,-TL’sinin arabuluculuk  son tutanağı tarihinden hesaplanacak ticari temerrüt faiziyle birlikte ödenmesine, davalı taraf işçilerinin işten çıkarılması maliyeti olan 1.535.514,30.TL’nin davalı taraf’ın faturaları reddettiği temerrüt tarihi olan 15 ağustos 2022 tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faiziyle birlikte ödenmesine,  müvekkil şirkete  davalı taraf işçilerinin açtıkları davalarda hükmedilecek tüm ödemeler ... tarafından yapılacağından şimdilik 1.000,00.TL’sinin arabuluculuk son tutanağı tarihinden hesaplanacak ticari temerrüt faiziyle birlikte ödenmesine,  ödenmeyen operasyon destek primlerinin uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde arttırılmak üzere şimdilik 1.000,-TL’sinin arabuluculuk son tutanağı tarihinden hesaplanacak ticari temerrüt faiziyle birlikte ödenmesine , davalı tarafın yaptığı haksız fesih nedeniyle ...’nin sözleşmeye güvenerek davalı taraf’ın isteği üzerine yaptığı 1.817.594,21.TL tutarında harcamanın fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500.000,00.TL’sinin  arabuluculuk  son tutanağı tarihinden hesaplanacak ticari temerrüt faiziyle birlikte ödenmesine, ticari itibar kaybından doğan manevi zarar olarak 1.000.000,00.TL’nin arabuluculuk  son tutanağı tarihinden hesaplanacak ticari temerrüt faiziyle birlikte ödenmesine, doğrudan satış yapılan ulusal zincir ve ulusal indirim marketlerinden elde edilen gelirlerden Müvekkil Şirket ...’nin hak etmiş olduğu primlerin uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00.TL’sinin arabuluculuk son tutanağı tarihinden hesaplanacak ticari temerrüt faiziyle birlikte ödenmesine, sözleşmenin haksız feshiyle birlikte bölge yeni tek elden dağıtıcıya devredildiği için davalı taraf’ın talimatıyla yapılan veresiye satışların 22.100,77.00TL’si işbu davanın açıldığı tarihe kadar tahsil edilemediğinden, bu tutarın arabuluculuk anlaşamama son tutanağı tarihinden hesaplanacak ticari temerrüt faiziyle birlikte ödenmesine, kusurlu fesihten kaynaklanan yoksun kalınan kâr kaybı zararının uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde arttırılmak üzere şimdilik 1.000,-TL’sinin arabuluculuk anlaşamama son tutanağı tarihinden hesaplanacak ticari temerrüt faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; Öncelikle yetki itirazında bulunarak, ... A.Ş. ile davacı arasında imzalanan 01.01.2019 tarihli tek elden dağıtım sözleşmesinin 28. maddesinde; ... mahkemelerinin yetkili kılındığını, HMK'nın 17. maddesi uyarınca ... A.Ş. yönünden ...(...) Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, diğer taraftan davacının dayandığı bila tarihli ve ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ... arasında imzalanan acentelik sözleşmesinin 17. maddesinde de ... mahkemelerinin yetkili gösterildiğini, ... Holding A.Ş. ile davacı arasında herhangi bir hukuki ya da ticari ilişki bulunmadığını, sözleşmelerdeki yetki şartı gözetildiğinde ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu davalı yönünden HMK'nın 17. maddesi gereğince yetki anlaşmasının bulunmadığı kabul edilir ise ... Holding A.Ş.'nin faaliyet merkezinin ...'da olması nedeni ile HMK'nın 6. maddesi gereğince de ...  mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, talep sonucunun açıklanması gerektiğini, talep hakkının düştüğünü ve alacağının zaman aşımına uğradığını, ... Holding A.Ş.'ye husumet yöneltilemeyeceğini, dava dilekçesinde belirtilen tüm şirketlerin ayrı tüzel kişiliklerinin bulunduğunu, ... Holding'in grup şirketlerinin sözleşmenin feshi için bir karar almadığını, zira davacının halen ... Holding A.Ş. grubundaki başka bir şirket ile çalışmaya devam ettiğini, davacı şirketin ... işletmesinin devamı olduğu iddiasını kabul etmediklerini, ... ile ... A.Ş. arasındaki acentelik sözleşmesinin örtülü olarak sonlandırıldığını, ... ile davacı arasındaki tek satıcılık ilişkisini 01.03.2012 tarihinde başladığını, sözleşmenin haklı sebeplerle feshedildiğini, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, faaliyetlerine kendi kurduğu veya ortağı olduğu diğer şirketlerin pazarda hakimiyet sağlaması için kullandığını, davacının performans düşüklüğüne müvekkillerinin sebep olmadığını, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, davacının müvekkilleri hakkındaki iddialarını kabul etmediklerini, talep edilen tazminat ve alacakların yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                       :<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/02/2024 tarih ve ... ..., ... Karar sayılı kararı ile; davacı ile davalılardan ... Hızlı Tüketim Ürünleri Pazarlama Satış ve Tic. A.Ş. arasında en son imzalanan 01.01.2019 tarihli tek elden satıcılık sözleşmesinin 28. maddesi gereğince; sözleşme ve eklerinden doğacak uyuşmazlıklar için ... Mahkemelerinin yetkili kılındığı, daha önceki sözleşmelerde de aynı yönde düzenleme bulunduğunu, tarafların tacir ve yetki sözleşmesinin geçerli olduğunu, tarafları bağladığını, genel işlem koşulları gereğince yetki şartının yazılmamış sayılmasını gerektiren herhangi bir sebep bulunmadığını, HMK'nın 17. maddesi gereğince ... hakkındaki davanın sözleşmede kararlaştırılan yerde açılması gerektiğini, sözleşmede aksine bir düzenleme bulunmadığını, diğer taraftan davacı ile davalı ... Holding A.Ş. arasında  sözleşme ilişkisi bulunmadığını, ... Holding A.Ş.'nin 14.09.1989 tarihinde kurulduğunu, diğer davalının hakim ortağı olduğunu, TTK'nın 195 vd. maddelerinde düzenlenen şirketler topluluğuna ait  düzenlemeler gözetildiğinde, hakim şirketin bağlı şirket yada şirketlerin imzaladığı sözleşmelerin  tarafı haline gelmeyeceğini, somut olayda TTK'nın 202 ve 206. maddeleri gereğince hakim ortağın sorumluluğuna dayanan bir talep ve neden bulunmadığını, ... Holding A.Ş.'nin ... Çikolata San. A.Ş. ve ... Bisküvi San. A.Ş.'nin(eski unvanı: ... Gıda San ve Tic. A.Ş.) devredilmesi veya unvan değiştirmesi suretiyle kurulmadığını, bu şirketlerin devamı niteliğinde bir holding olmadığını, dolayısıyla davacının ileri sürdüğü ilk sözleşmenin tarafı olmadığını, HMK'nın 6. maddesindeki genel yetki kuralı gereğince bu davalı yönünden ... (...) Mahkemelerinin yetkili olduğunu davacı ile ... arasında imzalanan sözleşmenin, ...'un hakim ortağı ... Holding'i de bağlayacağının kabul edilmesi ihtimalinde de yetki şartından dolayı ... Mahkemelerinin yetkili olacağını, davalıların yetki itirazının süresinde ve usulüne uygun olduğu anlaşıldığından mahkemennin yetkisizliğine dair aşağıdaki hükmün hukuka uygun bulunduğu anlaşılmıştır.<br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf talebi ile; TBK 25. Maddesi gereği, davalılar tarafından tek taraflı düzenlenmiş olan yetki sözleşmesi davacı müvekkilin durumunu ağırlaştırıcı nitelikte ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak zarar verici olduğundan yetki sözleşmesinin geçersizliğine karar verilmesi gerektiğini, davacı müvekkilinin her ne kadar tacir olsa da, davalılar ile müvekkil arasında imzalanan sözleşmenin davalı tarafından standart hazırlanan bir sözleşme olduğunu, davacı müvekkilin işbu sözleşme hükümlerini değiştirme, revize etme hakkı ve yetkisinin bulunmadığını, davacı müvekkilin tartışamadığı üzerinde tasarruf hakkı bulunmayan sözleşme hükümleri karşısında davalılarla eşit konumda olmadığını, davalılar işbu standart sözleşmeleri ile davacı müvekkile karşı güçlü konumda olduklarını, TBK madde 25 gereği sözleşmenin ve dolasıyla yetki maddesinin yazılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, Bu yazılmamış sayılma müeyyidesi hem 1973 tarihli sözleşme hem 1997 tarihli sözleşme hem 2012 tarihli sözleşme hem de davalılarla davacı müvekkil arasında yapılmış tüm sözleşmelerdeki yetki hükümleri başta olmak üzere, davacı aleyhine tüm sözleşme maddelerine uygulanması gerektiğini, sözleşme konusu distribütörlük işinin ... 'da yürütüldüğünde, ...  Mahkemelerinin yetkili kılınmasına karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin gerekçesinde \"... Holding A.Ş.'nin ... Çikolata San. A.Ş. Ve  ... Bisküvi San. A.Ş.'nin(eski unvanı: ... Gıda San ve Tic. A.Ş.) devredilmesi veya unvan değiştirmesi suretiyle kurulmadığı,  bu şirketlerin devamı niteliğinde bir holding olmadığı\" ifade ederek ... Holding'in ilgili sözleşmenin tarafı olmadığının sonucuna vardığını, oysa ki bir şirketin başka bir şirketin devamı niteliğinde olması için tür değiştirme ya da devredilme suretiyle kurulmasının gerekmediğini, ... Holding'in kamuya açık bir çok platformda kendi açık beyanlarına rağmen davanın tarafı olarak kabul edilmemesinin abes olduğunu,, ... Holding, diğer davalı ...’un işlerine daima müdahale ettiğini ve aslında ...’nin tek elden satıcılık işini diğer davalı ... ile birlikte sevk ve idare ettiğini, ana şirket ve bağlı olan iştiraklerin her biri, aslında ... Gıda San.ve Tic.A.Ş’nin korunması, işlerin kontrolü ve denetiminin tek elden sağlanması amacı ile ... Holding bünyesi altında toplandığını, ortak amaç, ortak çıkar ilişkisi bulunan, yönetsel olarak ... Holding'e bağlı olan davalı ... aynı zamanda ... Holding ile aynı adreste mukim olduğunu, birçok personel ve idari faaliyetlerinin ortak olduğunu, bu davada ... Holding için uygulanabilir bir başka hukuk kuralı da tüzel kişilik perdesinin kaldırılması olduğunu bu sebeplerle itirazının kabulü ile .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... .... ... Karar sayılı dosyasından verilen yetkisizlik kararının kaldırılmasını, ...  Mahkemelerinin yetkili kılınmasını talep etmiştir.<br>DELİLLER                                                                                                                   :<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... ..., ... Karar  sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,<br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                             :<br>Dava, haksız fesihe dayalı tazminat davasıdır.<br>Davacı tarafından, davalı ... Hızlı Tüketim Ürünleri Pazarlama Satış ve Tic. A.Ş. ile tek satıcılık sözleşmesi bulunduğunu, en son düzenlenen sözleşmenin 01.01.2019 tarihinde yapıldığını, sözleşmenin sadece davalı ... A.Ş ile düzenlenmesine rağmen diğer davalının da bu şirket ile organik bağı bulunan bir şirket olduğunu bu sebeple yapılan sözleşmenin diğer davalıyı da bağlayacağını, davalı ... A.Ş'nin sözleşmeyi hasız şekilde fesih ettiğini, bu sebeple haksız fesihten dolayı uğradığı zararın ve bir kısım alacakların davalılardan tazminini talep etmiş, davalılar vekili ise davacı ve davalı ... A.Ş ile yapılan tek satıcılık sözleşmesini  kabul ederek sözleşmenin yetki başlıklı 28.maddesine göre yetkili mahkemenin ...  olarak belirlenmesi sebebiyle bu davalı yönünden yetki itirazında bulunmuş, diğer davalı yönünden ise organik bağı kabul etmeyerek taraflar arasında yapılan sözleşmenin ... Holding A.Ş'yi bağlamayacağı ancak bu davalının da merkezinin ... olması sebebiyle ... Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu savunarak  davanın usulden  reddine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yazılı gerekçe ile yetkili mahkemenin ... olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Davacı taraf ile davalı ... Hızlı Tüketim Ürünleri Pazarlama Satış ve Tic. A.Ş arasında imzalanan  01.01.2019 tarihli \"Tek Elden Satıcılık Sözleşmesi'nin\" 28.maddesinde; \"Doğacak ihtilaflarda ... Mahkemeleri yetkilidir\" şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür.<br>6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanun'un 10. maddesinde, sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir. Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 89. maddesi uyarınca; para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. <br>  6100 sayılı HMK 17. maddesinde “Tacirler bir veya birden fazla mahkemeyi  sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle kararlaştırılan bu mahkemelerde açılır.” hükmü yer almaktadır.<br>Yetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde HMK'nın 17. maddesi uyarınca geçerlidir. Yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir. Bu yeni düzenleme, 01.10.2011 tarihinden sonra açılacak davalar bakımından uygulanmakla birlikte, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 19. maddesinin 2. bendi “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmünü içermektedir.<br> Davacı taraf, taraflar arasında yapılan sözleşmenin yetkili mahkemeyi belirleyen 28.maddesinin kendisi açısından  genel işlem koşulu niteliği taşıdığını, davalı ... Hızlı Tüketim Ürünleri Pazarlama Satış ve Tic. A.Ş'nin güçlü konumda olup sözleşmenin eşit şartlarda yapılmadığını, tek taraflı düzenlendiğini, TBK 25.maddesi gereği yetki sözleşmesinin yapılmasının kendisinin durumunu ağırlaştırdığını bu sebeple sözleşmenin geçersizliğine karar verilmesi sebebiyle istinaf talebinde bulunmuş ise de; davacı ile davalılardan ... Hızlı Tüketim Ürünleri Pazarlama Satış ve Tic. A.Ş. arasında en son imzalanan 01.01.2019 tarihli tek elden satıcılık sözleşmesinin 28. maddesi gereğince; sözleşme ve eklerinden doğacak uyuşmazlıklar için ... Mahkemelerinin yetkili kılındığı, daha önceki sözleşmelerde de aynı yönde düzenleme bulunduğu, yetki sözleşmesinin tarafları tacir olduğundan tacirler arasında 6102 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, yetki şartında 6098 sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrası anlamında tek elden satıcılık sözleşmesi ilişkisinin niteliğine aykırı bir kayıt bulunmadığı,  bu yetki şartının aynı Kanun'un 25.maddesi anlamında dürüstlük kuralına aykırı haksız işlem şartı niteliğinin olmadığı, yetki sözleşmesinin geçerlilik koşullarını taşıdığı bu sebeple HMK'nın 17. maddesi gereğince davalı ... A.Ş. hakkındaki davanın sözleşmede kararlaştırılan yerde açılması gerektiği,  diğer taraftan davacı ile davalı ... Holding A.Ş. arasında  sözleşme ilişkisi bulunmadığı, davalılar arasında organik bağ bulunup bulunmadığı hususunun ... davada inceleneceği bu sebeple davalı ... Holding A.Ş. açısından  HMK'nın 6. maddesindeki genel yetki kuralı gereğince ... Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesince yetkisizlik kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.(Aynı yönde Yargıtay 11. H.D  04.03.2024 tarih 2022/5287 ... 2024/1737 Karar sayılı ilamı)<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki  hüküm kurulmuştur.<br> <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                      \t\t\t\t\t\t\t    :<br>1).... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/02/2024 tarih ve ... ..., ... Karar sayılı kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 427,60.TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5)-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,<br>6)-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA,<br> Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-a-3 ve 362/1-c maddesi gereğince kesin olmak üzere 29/05/2024 tarihinde karar verildi.<br><br><br><br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br> <br>¸e-imzalıdır\t <br> <br> <br>Üye<br> <br>¸e-imzalıdır\t <br> <br> <br>Üye<br> <br>¸e-imzalıdır\t <br> <br> <br>Katip<br> <br>¸e-imzalıdır\t <br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1f921c61272899cb","SID":"701f875112425ce7"}}