{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/10 Esas <br>KARAR NO: 2024/806 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2020/481 Esas - 2021/673 Karar <br>TARİHİ: 30/09/2021<br>DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br>KARAR TARİHİ: 09/05/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  ... vergi numaralı müvekkili firma ... A.Ş. ticari faaliyetleri doğrultusunda gerçekleştirdiği taşıma işleri kapsamında taşıması gerçekleştirilen emtiaların uğrayacağı ziya ve hasar sonucu ortaya çıkan yasal sorumluluğunu ... A.Ş. aracılığıyla ... numaralı Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi ile teminat altına aldığını, müvekkili firmaya ait ... plakalı araç ile 12.01.2020 tarihinde gerçekleştirilen nakliye işlemleri sırasında aracın klima ünitesinin arıza yapması sonucu taşımakta olduğu ürünlerin hasar gördüğünü,  Ürünlerin hasara uğraması nedeniyle 37.359,44 TL tutarında zarar ortaya çıktığını, Söz konusu miktarın müvekkili firmanın sorumluluğu gereği ürün sahibine ödendiğini, bu kapsamda ürünlerde oluşan hasara ve ortaya çıkan zarara ilişkin bildirimler Sigorta Şirketine yapılarak 2020203017261 numaralı hasar dosyası açtırıldığını, Sigorta Şirketince açılan hasar dosyası kapsamında taşıma sırasında ürünlerde meydana gelen hasar nedeniyle müvekkili firmanın sorumluluğu kapsamında ödemesini gerçekleştirdiği miktara ilişkin olarak sigorta poliçesinden kaynaklı tutarın ödemesi gerçekleştirilmediğini, Ancak söz konusu ... numaralı Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesinin 4. Sayfasında belirtilen; hükmü kapsamında oluşan hasarın teminat kapsamında olduğunun açık olduğunu, bu durumda müvekkili firma tarafından taşıması gerçekleştirilen emtiaların da klima ünitesinin arızalanması üzerine hasara uğramışken bu hasarın teminat dışı olduğunun kabul edilmesi poliçe hükümlerine aykırılık sonucunu doğurduğunu,  müvekkili firmaya ait söz konusu aracın klima ünitesinde sevk günü saat 14:00 sularında arıza meydana geldiğini, bu durumun  araç içerisinde ısı kayıt yapmakta olan cihazdan alınan verilerden tespit edilebilir durumda olduğunu, Ayrıca poliçe kapsamında söz konusu arızadan doğan hasarın teminata dahil edilmesi için arızanın aralıksız 6 saat sürmesi gerektiğini, Klima ünitesi arızalanan araç da arıza meydana gelmesi üzerine yol üzerinde ya da yerinde başkaca bir alternatif bulunamaması üzerine derhal sevk istikametinde bulunan müvekkili şirket servisine çağrıldığını, Aracın servise giriş saatinin yaklaşık olarak 18:00 ki bu durumda 4 saat geçmiş durumda olduğunu, Söz konusu arızanın servise girildiği an giderilmesi gibi bir durum söz konusu olamayacağını, bu nedenle de söz konusu ürünlerin klima ünitesi arızalı olan araç içerisinde tamiratın beklemiş ve tamirat parça tedariğinin beklenme süresi ile birlikte ertesi gün akşam 17:00 saatlerine kadar sürdüğünü,  Ulaşılan en yakın serviste yapılan tamirat süreci ile birlikte de söz konusu ürünlerin klima ünitesinin 6 saati geçkin süre arızalı kalması nedeni ile bozulmaya uğradığının da açık olduğunu, Sonuç olarak emtialarda meydana gelen hasarın ... numaralı poliçe teminatları kapsamında oluştuğunu  ve bu nedenle de  tazmini gerektiğini, belirtilen poliçe maddesi kapsamında da ... plakalı araç ile taşıması gerçekleştirilen ürünlerin klima arızası sonucu ortaya çıkan hasarın teminat kapsamında olması sebebiyle emtiaların hasar görmesi sonucu müvekkili firmanın ürün sahibine yasal sorumluluğu gereği ödemesini gerçekleştirdiği 37.359,44 TL meblağın taraflarına ödenmesini talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla araçta oluşan zarar bedeli'nin zararlandırıcı olayın meydana geldiği tarihten itibaren işletilecek reeskont faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi tarafından tazminine ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,  TTK'nun 855. Maddesi ile taşımalarda zamanaşımı süresi 1 yıl olarak belirlendiğini, İşbu uyuşmazlığa konu taşıma, trafik kazası  04-10-2019 tarihinde meydana geldiğini, İşbu davanın bir yıllık zamanaşımı süresi  geçtikten sonra açıldığından, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, davacı tarafın taşınan emtialarda oluşan zararın tazmin ettikten sonra işbu davayı açabileceğini, işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,  04-01-2019 Tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluşan hasar miktarı 10.721,00.-TL olarak tespit edildiğini, 600,00.-TL muafiyet düşülerek 10.121,00.-TL davacıya ödendiğini, davacının talebinin fahiş olduğunu, talep edilen tutarın davacı tarafın gerçek zararının üstünde olduğunu,  Ekspertiz Raporunda davacının uğramış olduğu zararın tespit edildiğini ve ekspertiz raporu'na göre davacının poliçe teminatına giren zarar karşılandığını, hasarlı emtia ile ilgili talebin KDV hariç tutarı olan 4.221,00 TL'lik kısmı kabul edilmiş ve poliçe genel ve özel şartlarına göre ödendiğini, Ekspertiz Raporu'ndaki hesaplama ve tespite itibar edilerek kurtarma ve nakliye masrafının en fazla  3.500,00.-TL olarak kabulü gerektiğini,  elleçleme masrafının en fazla  3.000,00.-TL olarak kabulü gerektiğini, davacının gerçek zarar miktarını aşan fahiş talepleri yönünden davanın reddini, poliçe özel şartı ile soğutma aygıtının aralıksız en 6 saat arızalanması sonucu oluşan ısı farkı sonucu malların bozulması halinin teminat altına alındığını, poliçeye konu taşımanın yaklaşık 4 saatlik bir taşıma olduğundan, meydana gelen zararın poliçe özel şartı gereğince teminat dışı olduğunu, davacı tarafın taşınan emtiayı 2 gün soğutma yapmayan araçta bekleterek zarara sebebiyet verdiğini, kabul manasında olmamak üzere, davacı tarafın beyan etmiş olduğu hasar miktarının fahiş olduğunu, gerçek zararının tespiti gerektiğini, başvuruyu kabul manasında olmamak üzere, müvekkili şirketin zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olup, poliçe özel şartları uyarınca her hasarda 600,00 TL tenzili muafiyet uygulanacağını, Zamanaşımı ve  Husumet  itirazlarımızın kabulü ile davanın usulden reddine, Esasa ilişkin İtirazlarının kabulü ile davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 30/09/2021 tarih 2020/481 Esas - 2021/673 Karar sayılı kararında;\"Dava hukuki niteliği itibariyle davacı tarafın ürünlerin hasara uğraması nedeniyle ürün sahibine ödediği bedelin davalı sigorta şirketinden tahsili talebine ilişkindir.Mahkememizce, uyuşmazlığın davacı tarafından taşınan ürünler aracın klima arızası ve kaza nedeniyle ürünler ziya uğramış ise 3. Kişilere ödendiği iddia edilen bedelin nakliyat abonman poliçesi kapsamında talep edilip edilemeyeceği noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Dosyanın Mahkememizce resen seçilecek taşıma ve sigorta alanında uzman bilirkişi ve zarar tespiti için hesaplama uzmanı bilirkişiye verilmesine, karar verilmiştir. Bilirkişiler 26/08/2021 tarihli raporunda, ... plakalı  nolu hasar dosyasında, dava dosyasında mevcut ... nolu, 12/01/2020 tarihli ... AŞ taşıma firmasına ait taşıma irsaliyesinde taşınan mal ... olarak geçmekte ve taşınan ürünlerin içeriği, gideceği firma ve adres görülmediğini, ... sıra nolu, 12/01/2020 tarihli ... AŞ tarafından ... adına düzenlenmiş sevk irsaliyesi ile ... nolu 20/01/2020 tarihli ... AŞ'den talep edildiği belirtilen ... AŞ adına düzenlenmiş 37.359,43 TL (KDV dahil) faturada mevcut ürünler ve ürün miktarlarının tutarlı olmadıklarının görüldüğü, taşıyıcının gerekli özeni göstermeyip, sürücünün ifadesinden \"Ankara\" ya yaklaştığı sırada saatin 16:00 suralarında Ankara da olduğu ve taşıma yapılan ürünlerin erken teslim etme olasılığı olduğu halde aracın davacı sigortalıya ait bakım onarım servisine götürülerek iki gün geç teslim edildiği anlaşılmış olup, özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, dolayısı ile hasara sebebiyet verdiği, ... plakalı 2 nolu hasar dosyasında talep edilen hasar tazminatının yüksek olduğu, hasar ekspertizinde yapılan değerlendirmenin makul olduğu rapor edilmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, dava dosyasında mevcut taşıma firmasına ait taşıma irsaliyesinde taşınan malın ... olarak geçmekte ve taşınan ürünlerin içeriği, gideceği firma ve adres görülmediği, ... sıra nolu sevk irsaliyesi ile ... nolu ... AŞ'den talep edildiği belirtilen ... AŞ adına düzenlenmiş faturada mevcut ürünler ve ürün miktarlarının tutarlı olmadıklarının görüldüğü, taşıyıcının gerekli özeni göstermeyip, sürücünün ifadesinden taşıma yapılan ürünlerin erken teslim etme olasılığı olduğu halde aracın davacı sigortalıya ait bakım onarım servisine götürülerek iki gün geç teslim edildiği , özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, dolayısı ile hasara sebebiyet verdiği, ... plakalı 2 nolu hasar dosyasında talep edilen hasar tazminatının yüksek olduğu anlaşılmış olup, davanın reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile,  davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, İstinafa konu yerel mahkemece verilen kararın yasaya ve usule aykırı olduğunu,1 nolu hasar kaydı dosyası hakkında; 12.01.2020 tarihinde gerçekleştirilen nakliye işlemleri sırasında aracın klima ünitesinin arıza yapması sonucu taşımakta olduğu ürünlerin hasar görmüş olup oluşan 37.359,44 TL zarar müvekkili firma sorumluluğu gereği ürün sahibi firmaya ödendiğini; müvekkili firmanın, taşıma sırasında emtiaların uğrayacağı ziya ve hasar sonucu ortaya çıkacak yasal sorumluluğunu davalı aracılığıyla ... numaralı abonman sigorta poliçesi ile teminat altına aldığını; söz konusu poliçe kapsamında, meydana gelen zarara ilişkin bildirimlerin davalı sigorta şirketine yapılarak, ... numaralı hasar dosyası açtırıldığını; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda \"dava dosyasında mevcut taşıma firmasına ait taşıma irsaliyesinde taşınan malın \"muhtelif gıda\" olarak geçmekte ve taşınan ürünlerin içeriği, gideceği firma ve adres görülmediği, ... sıra nolu sevk irsaliyesi ile ... nolu ....  AŞ'den talep edildiği belirtilen ... AŞ adına düzenlenmiş faturada mevcut ürünler ve ürün miktarlarının tutarlı olmadıklarının görüldüğü\" şeklinde değerlendirme mevcut olup bu rapor dikkate alınarak talebin reddedildiğini, fakat davalı firmanın bilirkişi raporunda belirtilen konuda herhangi bir itirazının bulunmadığını; davalı sigorta şirketi aracın servis yerine teslimat noktasına götürülmesi gerektiğini, basiretli bir tacir gibi davranılmadığını iddia ettiğini; 23/12/2020 tarihli duruşma tutanağında, uyuşmazlığın, taşınan ürünlerin aracın klima arızası ve kaza nedeniyle ürünler ziya uğramış ise 3.kişilere ödendiği iddia edilen bedelin nakliyat poliçesi kapsamında talep edilip edilemeyeceği noktasında toplandığının açıkça belirtildiğini; bilirkişinin kendisinden istenilen görevin dışında bir değerlendirmede bulunduğunu ve mahkemenin bu raporu dikkate alarak karar verdiğini, davalı şirketin talep edilen tazminatı ödememe gerekçesini \"poliçe özel şartı ile soğutma aygıtının aralıksız  en 6 saat arızalanması sonucu oluşan ısı farkı sonucu malların bozulması  hali teminat altına alınmıştır. Poliçeye konu taşıma yaklaşık 4 saatlik bir taşıma olduğundan, meydana gelen zarar poliçe özel şartı gereğince teminat dışıdır. Davacı taraf taşınan emtiayı iki gün soğutma yapmayan araçta bekleterek zarara sebebiyet vermiştir. \"  olarak açıkladığını,  fakat normal bir araç ile yüklü bir tırın yasal hız limitlerini aynı kapsamda değerlendirmenin ve buna ek olarak bu süreyi sadece iki ilin sınırları arasındaki mesafe olarak dikkate almanın mümkün olmadığını; ürünlerin saatli ürün teslim alan depolara teslim edildiğinden aracın Ankara'ya geldiği saatte ürün teslim alma noktasına gitme şansının zaten bulunmadığını; yani aracın servise değil de doğrudan ürün teslim noktasına gitseydi dahi teslimatın o anda yapılamayacak olup yine araçta beklenmek zorunda kalınacağını; bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, yüklemeden 2 saat sonra  klimadaki sıcaklık değerlerinin değişmeye ve soğuk hava  zincirinin kırılmaya başladığını; bu yüzden bir an önce aracın servise götürülüp sorunun hızlı ve en az hasar ile giderilmek istendiğini; arızanın tamiratının, tamirat parçasının tedarik bekleme süresi ile birlikte ertesi gün saat 17.00'a kadar sürdüğünü; ulaşılan en kısa serviste yapılan tamirat süreci ile birlikte söz konusu ürünlerin klima ünitesinin 6 saati geçkin süre arızalı kalması nedeni ile bozulmaya uğradığının açık olup meydana gelen hasarın ... numaralı poliçe teminatları kapsamında olduğundan davalı şirket tarafından tazmini gerektiğini, 2 nolu hasar kaydı dosyası hakkında; ... plakalı araç ile 04.10.2019 tarihinde meydana gelen tek taraflı kaza sonucu 35.660,78 TL zarar ortaya çıktığını; kalem kalem belirtildiğinde bu zararın 4.980,78 TL'sinin zayi olan etler sebebiyle, 16.520,00 TL'si etlerin saçıldıkları yerden ve patlayan dorse içerisinden el yordamı ile toplatılması sebebiyle, 14.160,00 TL'si de söz konusu ürünlerin önce temizleme alanına daha sonra ürünlerin alıcısına sevk edilmesi sebebiyle ortaya çıktığını; bu zararın müvekkili firma sorumluluğu gereği ürün sahibine ve ilgili hizmeti veren kişilere ödendiğini; bu zararın tazmini için ... numaralı hasar dosyası açıldığını ve fakat davalı sigorta şirketinin sadece 10.121,00-TL ödeme gerçekleştirdiğini, bakiye miktarın teminat dışı bırakılarak karşılanmadığını, yargılama sırasında alınan raporda ise bilirkişinin, davalı firmanın harici olarak aldırmış olduğu ekspertiz raporunda yer alan beyanlar haricinde hiçbir incelemede bulunmayıp direkt davalı firma tarafından alınan ve objektifliği konusunda soru işaretleri olan raporun makul olduğunu beyan ettiğini; hangi gerekçelerin makul olduğu ya da ne gibi araştırmalar neticesinde bu kanıya varıldığına dair hiçbir somut bilginin raporda bulunmadığını; yerel mahkemenin de söz konusu bilirkişi raporunu dikkate alarak karar verdiğini; gerekçeli kararda dahi tek bir cümle ile \"talep edilen tazminatın yüksek olduğu anlaşılmış\" denilerek gerekli inceleme ve araştırma yapılmadığını; konuyla ilgili olarak emsal niteliğinde olan Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2004/5818 Esas ve 2004/10153 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2005/14887 Esas ve 2006/1828 Karar sayılı kararında bilirkişilerin incelemelerin ne şekilde yapılacağının belirtildiğini, davalı tarafın yargılama sürecinde müvekkili firmayı basiretli bir tacir gibi davranmamakla ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemekle itham ettiğini fakat müvekkili şirketin kaza mahallinde ve kazaya konu olan ürünlerin üreticisi ve alıcısı ile olan ilişkilerinde maksimum özeni göstererek onlarca et kancası etrafa saçılmış durumda iken doğabilecek zararı minimuma indirerek özen yükümlülüğünü fazlasıyla yerine getirdiğini; kaza tarihinde 1 kilosunun değeri 50-60 TL olan bir emtianın 20 tonunun bütünü yerlere saçılmışken yapılan toplanma ve işçilik sayesinde yalnızca 4.980,78 TL’lik kısmının zayi olduğunu; bunun bütünüyle müvekkil şirketin göstermiş olduğu özen neticesinde gerçekleştiğini; 20 tonluk ürünün yere döküldüğü bir kazada  gösterilen özen neticesinde yalnızca yaklaşık 200 kiloluk bir zıya olmasına rağmen sigorta şirketinin bu hizmetlere harcanan bedeli müvekkili şirkete ödemediğini; yaşanabilecek zararın boyutu 1.000.000 TL iken bunun yapılan harcamalar ile birlikte yalnızca 35.660,78 TL seviyesinde tutulmasının müvekkili şirketin üstün özverisinin neticesi olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davalı firma tarafından harici olarak alınan ekspertiz raporundaki değerlendirmenin makul olduğunun, talep edilen tazminatın yüksek olduğunun belirtildiğini; fakat el yordamı ile toplama yapan işçilerin gece saatlerinden sabaha kadar çalıştığı, yaklaşık 200 kiloluk tek bir kancanın ancak dört kişi tarafından kaldırılabildiği ve vinç yordamı ile tavanı desteklenen patlak bir dorse içinde çalışıldığı göz önüne alındığında bu işçilere yapılan ödemenin yüksek bir meblağ kabul edilemeyeceğini; ürünlerin özel donanımlı et kancalı araçlarla sevk ediliyor olmasının da bu araçların bulunabilirliğinin azlığı ve taşıdığı emtia değerinin yüksekliği sebebiyle standart nakliye bedellerinin üstünde maliyet oluşturduğunu, bilirkişinin göre tek bir et kancasının 200 kilonun üzerinde olan, karkas taşıma marifetiyle taşınan, toplam 20 ton et ürünü 3.000-TL bedel ile tekrar saçıldığı yerden toplatılması gerektiğini ifade ettiğini; fakat bunun asla gerçekçi bir değerlendirme olmadığını; bunun davalı şirketi tarafından alınan ekspertiz raporundaki değerlendirme olup yargılama kapsamındaki bilirkişinin hiçbir araştırma yapmadan bu durumun makul olduğunu kabul ettiğini; belirtilen nedenlerle yerel mahkemenin yeni bir bilirkişiden rapor alınması gerekirken hatalı rapor doğrultusunda ve yetersiz gerekçe ile karar vermesinin yasaya ve usule aykırılık teşkil ettiiğni; Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/20215 Karar sayılı kararında;  \"Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının) ihlâlidir.\" diyerek bu durumun adil yargılanma hakkının dahi ihlal edildiğini belirttiğini, İleri sürerek, yukarıda izah edilen nedenlerle ve dairemizce resen gözetilecek diğer husular çerçevesinde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle,  davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı tarafın iddia ettiği zarar miktarlarının belirsiz olmayıp, davacı tarafından emtiaların  bedelleri maliklerine ödedikten sonra işbu davayı açabileceğine göre kesin olarak belirlenebilecek zararlar olduğunu; belirsiz alacak davasının ancak zarar miktarının dava açılırken belirlenmesinin mümkün olmadığını, ancak yargılamada belirlenebilecek zararlar için mümkün olacağını, (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2019/4976 esas 2020/149 karar sayılı 18/07/2019 tarihli kararı) davanın bu nedenle usulden reddi gerekirken uyuşmazlığın esasına girilmiş olmasının hatalı olduğunu; davanın bu nedenle de reddini talep ettiklerini,  Davacı tarafın taşınan emtialarda oluşan zararı tazmin ettikten  sonra işbu davayı açabileceğini, müvekkili tarafından düzenlenen poliçenin \"Nakliyat Yurtiçi Taşıyıcı Mali Sorumluluk\" sigortası olduğunu; bu poliçe ile teminat altına alınanın esasında taşınan emtianın malikinin uğramış olduğu zarar olduğunu; işbu davayı taşınan emtiaların malikinin açabileceğini; yani sigortalının menfaatinin değil, sorumluluğunun teminat altına alındığını; sigortalının ancak emtianın sahibinin zararını giderdiğini ispat ederek rücuen ödediği zararı talep edebileceğini, davacı tarafın öncelikle talep ettiği zararları tazmin ettiğini ispat etmesi gerektiğini; davacı tarafın talep ettiği tazminat tutarlarını ödediğini ispat etmediğinden husumet yönünden davanın reddini talep ettiklerini, Zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,  TTK'nun 855. Maddesi ile taşımalarda zamanaşımı süresinin 1 yıl olarak belirlendiğini; işbu uyuşmazlığa konu taşıma, trafik kazası  04/10/2019 tarihinde meydana geldiğini; işbu davanın bir yıllık zamanaşımı süresi  geçtikten sonra açıldığından, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini; 04/10/2019 tarihinde meydana gelen kazadan itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra işbu davanın açıldığını; öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını; davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini,  14/01/2020 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle de dava değerine henüz dahil edilmeyen tutarlar yönünden zamanaşımı itirazında bulunduklarını; zamanaşımı süresi geçtikten sonra dava değerinin artırılmasına muvafakatlerinin bulunmadığını,  zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu; kararı bu nedenle de istinaf ettiklerini, İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile; usule yönelik istinaf sebeplerinin kabul ile davanın usulden reddine, zamanaşımına ilişkin istinaf sebeplerinin kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki ... numaralı 12/04/2019 başlangıç ve 12/04/2020 bitiş tarihli nakliyat abonman poliçesi kapsamında; poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği belirtilen iki ayrı risk için teminat kapsamında olduğu ve davacı sigortalıya ödenmesi gerektiği iddia olunan hasar tutarlarının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın esastan reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı yan; ... plakalı araç ile taşımasını gerçekleştirdiği karkas et ürününün 04/10/2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle yola saçıldığını, ürünlerin davacı tarafından temin edilen işçiler marifetiyle toplandığını, ikame araçlarla ... tesislerine ulaştırıldığını, burada yapılan ayıklama neticesinde 134 kg etin kullanılamaz duruma geldiğinin tespit edildiğini, Et ve Süt Kurumu tarafından davacıya zayi olan etlerle ilgili hasar faturası yansıtıldığını, ayrıca ikame araçlar ve işçiler nedeniyle de davacının zarara uğradığını, tüm hasar toplamının 35.660,78-TL olduğunu, sigorta şirketine başvurularak hasar dosyası açtırıldığını, ancak sigorta şirketinin 10.121,00-TL ödeme gerçekleştirdiğini, bakiye hasarın da teminat kapsamında olduğunu; ikinci hasarın ise 12/01/2020 tarihinde ... plakalı araçla, ... firmasından teslim alınan dondurulmuş patates şeklindeki gıda emtiasının Sandıklı Ankara arası taşımasının gerçekleştirildiği sırada frigofirik tipi aracın klimasının yükün teslim alınmasından iki saat sonra arızalanması nedeniyle meydana geldiğini, klima arızası üzerine ürünlerin zarar görmemesi ve yol üzerinde başka alternatif servis bulunmaması nedeniyle aracın hemen davacı servisine götürüldüğünü, ancak arızalanan klima parçasının tedariki gerektiğinden aracın serviste geçirdiği sürenin uzadığını, ürünlerin araçta beklediğini, ertesi gün saat 17:00'a kadar süren tamir sonrası aracın ürünleri teslim etmek üzere alıcısına sevk edildiğini, ancak ürünlern bozulması nedeniyle alıcı tarafından teslim alınmadığını, bu nedenle ... Gıda firmasının davacıya yansıtma faturası düzenlediğini, 37.359,44-TL lik bu tutarın davacı tarafından ödendiğini, poliçenin özel şartlar kısmında yer alan \"frigofirik tesisatlı araçlarla taşıma yapılması halinde aracın soğutma ve/veya havalandırma aygıtının aralıksız ve en az altı saat arızalanması sonucu oluşan ısı farkı sonucu malların bozulması teminat kapsamına dahildir\" düzenlemesi gereği davalıya başvurulduğunu, ancak davalının hasarın teminat kapsamında olmadığından bahisle zararı karşılamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı yan; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava konusu nakliyat abonman poliçesinin, nakliyat yurtiçi taşıyıcı mali sorumluluk poliçesi olduğunu ve genel şartlar ile poliçe özel şartları dahilinde davacıya karşı üçüncü kişilerce ileri sürülecek talepleri teminat altına aldığını, poliçe gereği sigorta ödemesinin davacıya yapılabilmesi için mal sahibinin buna muvafakat etmesi, yahut davacı tarafından tazminatın mal sahibine ödendiğini gösterir belgelerin sunulması gerektiğini, aksi halde davacının aktif husumeti olmayacağını, 04/10/2019 tarihli kaza bakımından TTK 855 maddesinde düzenlenen bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu,  diğer talep bakımından da zamanaşımı süresi dolduktan sonra talep arttırımına muvafakat etmediklerini, 04/10/2019 tarihli kaza nedeniyle davacıya ödeme yapıldığını, 12/01/2020 tarihli arızanın ise, Sandıklı- Ankara arası taşıma güzergahının dört saat olduğu,  bu nedenle altı saati aşan bir klima arızasından zaten bahsedilemeyeceğini, davacı aracının saat 12:00 itibariyle Afyon'dan çıktığını, saat 16:00 itibariyle Ankara'ya ulaştığını, arızanın farkedildiği saat itibariyle 6 saatlik bir süre geçmediğini, emtiayı iki gün soğutma yapmayan araçta bekleten davacının zarara sebep olduğunu, hasarın teminat kapsamında olmadığını savunmuştur. Mahkemece hasar dosyaları ve poliçe celbedilmiş, davacı tarafından ... Gıda tarafından düzenlenen yansıtma faturası ve bu faturanın ... ile olan cari hesabına borç girildiğine dair cari hesap ekstresi dosyaya sunulmuş, dosya bir sigorta ve bir taşıma ve lojistik uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdii edilerek rapor alınmış, tahkikat bitirilerek, rapor doğrultusunda doğrultusunda; ... plakalı araçtaki klima arızası nedeniyle oluşan hasarda, taşıma irsaliyesinde taşınan malın muhtelif gıda olarak geçtiği ve taşınan ürünlerin içeriği, gideceği firma ve adres bilgilerinin görülmediği, satıcı ...'nın düzenlediği yansıtma faturasında görünen ürünlerin, yine ...'nın düzenlediği sevk irsaliyesindeki ürünler ile miktar ve içerik bakımından uyumlu olmadıkları, sürücünün ifadesinden taşıma yapılan ürünlerin erken teslim edilme olasılığı olduğunun anlaşıldığı, taşıyıcının gerekli özeni göstermediği, aracın davacı sigortalıya ait servise götürüldüğü ve ürünlerin iki gün geç teslim edildiği zarara davacının sebep olduğu;  ... plakalı aracın karıştığı kaza nedeniyle oluşan hasar bakımından, hasar dosyasında davacının talep ettiği  hasar tazminatının yüksek olduğunun anlaşıldığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; bilirkişi raporunun ekspertiz raporlarının tekrarı mahiyetinde olduğu, her iki hasar dosyası kapsamında davacının talep ettiği hasar tutarlarının ve hasarın teminat kapsamında olup olmadığının değerlendirilmediği, bilirkişilerin ... plakalı araçta taşınan ürünlere ilişkin irsaliyeli fatura ile yansıtma faturasındaki ürünlerin aynı olmadıkları yönündeki tespitin ise uyumazlık konusu olmadığı, ekspertiz raporunda yansıtma faturasındaki ürünlerin davacının taşıdığı ürünlerle uyumlu olduğunun tespit edilmiş olduğu, bu araçtaki arızaya ilişkin bilirkişilerin özen yükümlülüğüne aykırılığa ilişkin yaptıkları tespitlere itirazlarının değerlendirilmediği, klima arızasının altı saatten uzun sürdüğünün sabit olduğu ve bu nedenle oluşan hasarın teminat kapsamında olduğu, ... plakalı araçta meydana gelen kaza sonucu oluşan hasar açısından da ikame nakliye ve işçi masrafları yönünden bilirkişilerin ekspertiz raporunu tekrar etmekle yetindikleri, rapora itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığı yönündedir.Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, davacının aktif husumeti bulunmadığına yönelik itirazları ile zamanaşımı def'ilerinin mahkemece değerlendirilmediği, öncelikle bu hususlar değerlendirilerek davanın usulden reddi gerekirken esasa girilmesinin hatalı olduğu yönündedir. İlk derece mahkemesi tarafından ön inceleme celsesinde; davanın kısmi dava olarak devamına karar, davalının zamanaşımı def'inin esas hükümle birlikte değerlendirilmesine karar verildiği, ancak ne celselerde, ne de gerekçeli kararda zamanaşımı def'i hakkında olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Davalı yanın bu yöndeki istinaf sebep yerinde görülmüştür.  Dava konusu poliçe incelendiğinde,  nakliyat yurtiçi taşıyıcı mali sorumluluk poliçesi olduğu ve davacı sigortalıya karşı taşıma nedeniyle ileri sürülebilecek talepleri teminat altına aldığı, poliçenin özel şartlar kısmında, sigorta poliçesine mal sahibinin imzasının alınması durumunda, hasar halinde tazminatın taşıyıcıya ödenebileceğinin, alınmaması durumunda ise hasar halinde tazminatın taşıyıcı firmaya ödenebilmesi için mal sahibinin noter onaylı muvafakatinin veya tazminatın mal sahibine taşıyıcı firma tarafından ödendiğini gösterir belgelerin sunulması gerektiği düzenlenmiştir. Davalı yan, bu düzenlemelere göre davacının aktif husumeti bulunmadığını savunmuş olup, her iki hasar dosyası içeriğinde yer alan ekspertiz raporları ve davacı tarafından ... Gıda tarafından kendisine kesildiği iddia olunan yansıtma faturası ile cari hesap ekstresi de nazara alınarak ve gerekli görülmesi halinde davacı ticari defterleri üzerinde inceleme de yaptırılarak husumet itirazı hakkında olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmış olup, davalı yanın buna yönelik istinaf sebebi de yerinde görülmüştür.  Dava konusu poliçenin, yaptırım sınırlaması ve istisna klozu başlığı altında, her ne sebeple meydana gelirse gelsin \" bozulma\" rizikosunun kesin olarak teminat dışı olduğu, ancak frigofirik tesisatlı araçlarla taşıma yapılması halinde aracın soğutma ve/veya havalandırma aygıtının aralıksız ve en az altı saat arızalanması sonucu oluşan ısı farkı sonucu malların bozulmasının teminat kapsamına dahil olduğu düzenlenmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda  ... plakalı araçta klima arızası meydana gelmiş ise de, araç içerisindeki ürünlerin(dondurulmuş gıda) alıcısına zarar görmeden ulaştırılma ihtimali varken aracın bakım servisine götürülmesinin ve ürünlerin araçta bu şekilde bekletilmesinin, davacının özensiz hareketinin zarara sebep olduğu belirtilmiş ise de; poliçe de teminat kapsamına dahil edilen riskin, altı saatten uzun süren arıza nedeniyle ürün bozulması olduğu, diğer ifade ile ürünlerin altı saatten uzun süren arıza nedeniyle bozulmuş olmaları gerektiği, poliçede arızanın tamiri için geçen sürenin istisna tutulmadığı, davacının şoförü tarafından verilen ifadede, ürünlerin Afyon ilindeki ... fabrikasından saat 12 sularında teslim alındığının, ürünler için gerekli olan -18 dereceye soğutma sisteminin ayarlandığı, saat 16 sularında Ankara iline yaklaşıldığında soğutma sisteminin çalışmadığının farkedildiği, lojistik amirinin talimatı doğrultusunda soğutma derecesi azalmadığından doğrudan davacının bakım servisine gidildiği ve aracın tamiri bitene dek evine gittiği hususlarının beyan edildiği, ekspertiz raporu içerisinde ürünlerin teslim alındığı saatten 18.08 saatine dek olan ısı değerlerinin belirli olduğu ve ısının değişkenlik gösterdiğinin görüldüğü, bilirkişi heyetinin yalnızca taşıma ve lojistik uzmanı ile  sigorta hukuku uzmanından oluştuğu, heyette donmuş patates ürünlerinin bu ısı değerlerine göre ne kadarlık süre sonunda bozulmuş olabileceklerine, Ankara iline yaklaşıldığı saat 16:00 sıralarında ürünlerin bozulmuş olma ihtimallerinin bulunup bulunmadığına yönelik bir tespit yapılmadığı, saat 17:58 itibariyle davacı aracının halen Ankara ili Etimesgut İlçesi'nde olması  karşısında, ürünlerin alıcısının ise Yenimahalle Ankara'da bulunması karşısında, bilirkişilerin ürünlerin bozulmadan alıcıya teslim edilmesi olanağı bulunduğu yönündeki tespitlerinin teknik bilirkişi tarafından da doğrulanıp doğrulanmayacağının belirli olmadığı, davacının rapora bu yöndeki itirazlarının karşılanmadığı anlaşılmış olup, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde bulunmuştur. Şu halde mahkemece yapılacak iş, davalının zamanaşımı def'ini değerlendirmek,  davalının husumet itirazını, gerekirse davacı defterleri üzerinde mali bilirkişi incelemesi de yaptırarak değerlendirmek,  bu def'i ve itirazların reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılırsa, bilirkişi heyetine bir gıda mühendisi de eklenerek yukarıda belirtilen hususlarda ve davacının rapora itirazlarını da karşılayacak şekilde mahkeme ve kanun yolu denetimine açık ek rapor tanzim ettirerek oluşacak sonuca göre karar vermektir. Sonuç itibariyle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan sebepler yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davacı yanın sair istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 30/09/2021 tarih ve 2020/481 Esas - 2021/673 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde taraflara iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/05/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e6710f108a3661d7","SID":"6e61684a5a910fb6"}}