{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/820 <br>KARAR NO\t: 2024/728<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2016/394 Esas 2021/998 Karar<br><br>DAVACILAR\t:<br>VEKİLİ  <br>DAVALILAR<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 23/05/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 13/06/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacılar vekili, 23.03.2015 tarihinde davalı ... ...’e ait, davalı ... Sigorta Kooperatifine zorunlu mali sorumluluk ve kasko sigorta poliçesi ile sigortalı, ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla davacı ... adına kayıtlı ve idaresinde bulunan ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacı ... ile aracındaki yolcu konumunda olan eşi ...’in yaralandığını ve malul kaldığını, aracın pert olduğunu, davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunun ceza dosyası ile belirlendiğini, davacı ...'in 1983 yılından beri serbest muhasebeci ve mali müşavir olup, mali danışmanlık hizmeti verdiğini ve aylık ortalama gelirinin 10.000,00-20.000,00 TL arasında değiştiğini, ayrıca, ... Mühendislik Limited Şirketinde brüt 3.500,00 TL ile danışmanlık yaptığını, kaza nedeniyle bugüne kadar sağ ayağındaki yaralanmadan dolayı basma yasağına bağlı olarak ancak koltuk değneği desteğiyle yürüyebildiğini, araç kullanamadığı için aylık 2.650 TL bedelle şoförlü araç kiralamak zorunda kaldığını, halen ayak tedavisi ve kontrolleri ile fizik tedavi ve psikoterapiye gidiş gelişleri  ile  zorunlu günlük ulaşımını da bu araçla sağladığını, davacı ...'in ise SGK emeklisi olup, ayrıca ... İnş. Emlak Müş Ltd Şti‘nin sahibi ve müdürü olduğunu, emekli aylığının yanı sıra şirketinden de kazanç elde ettiğini belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı ... için çalışma gücünün yitirilmesi (kalıcı işgücü kaybı, geçici işgücü ve kazanç kaybı) yönünden şimdilik 1.000 TL, ... için şimdilik çalışma gücünün yitirilmesi (kalıcı işgücü kaybı, geçici işgücü ve kazanç kaybı) için şimdilik 1.000 TL, kazanın sebebiyet verdiği giderlere ilişkin de fazlaya dair hakları saklı tutularak; ... için şimdilik 20.000 TL, ... için şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak dava tarihinden, davalı işleten ve sürücü yönünden kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte; ... için 30.000 TL, ... için 30.000 TL olmak üzere toplam 60.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 10.03.2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile davacı ... yönünden 1.000 TL’lik geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 200.157,03 TL’ye; ... yönünden 1.000 TL’lik geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 1.131.379,84 TL’ye, 20.000 TL’lik talebini 58.300 TL’ye yükseltmiş, 13.12.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de davacı ... yönünden 1.000 TL’lik geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 325.128,43 TL‘ye; ... yönünden 1.000 TL’lik geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 1.131.379,84 TL‘ye, araç kiralama ücretini 58.300 TL’ye, tedavi gideri talebini 9.131 TL’ye, bakıcı gideri talebini 3.000 TL‘ye yükseltmiştir. <br>Davalı ... Sigorta Kooperatifi vekili, davadan önce başvuru yapılmadığından davanın usulden reddini, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde 10.01.2015-10.01.2016 tarihleri arasında 290.000 TL limitle ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğundan sorumluluklarının gerçek zarar sigortalının kusuru ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, kusur yönünden ATK’dan rapor alınmasını, davacılara ödenecek olan tazminat tutarı hesaplanırken davacıların geliri, yaşı, sakatlık oranı, sigortalının kusuru gibi bilgilerin toplanması sonrasında hak etmiş oldukları bir tazminat varsa bu tutarın hesaplanması gerektiğini, ayrıca, davacıların gelirinin ispatlanamaması halinde tazminat hesabı yapılırken asgari ücretin esas alınması gerektiğini, hükmolunacak tazminat tutarına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.<br>Davalılar ... ve ... vekili; kazanın meydana geldiği 22.03.2015 günü davalı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla Bentderesi Caddesi üzerinden, Bentderesi Kavşaktan Dışkapı istikametine doğru orta şeritte seyir halinde iken, yolun sağ tarafında seyir halinde olan ... plakalı aracın, davalının aracına doğru sola ani direksiyon kırması sonucu, ...'ın kullanmakta olduğu ... plakalı araca sağ ön taraftan çarparak sol şeride doğru itme şeklinde çarpmanın devam ettiğini, bu çarpmanın sert etkisi ile direksiyon hâkimiyetini kaybeden davalının orta refüjden yolun karşı şeridine geçerek davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarptığını, kazanın kontrolsüz şekilde seyir halindeki ... plakalı aracın, davalının şeridine kontrolsüz şekilde geçmesi sırasında davalının kullandığı araca çarpması sonucu gerçekleştiğini, söz konusu kazada davalı ...'ın kusuru bulunmadığını, asıl kusurlu olanın ... plakalı araç sürücüsü olduğundan davanın ... plakalı araç sürücüsü ...’a ihbar edilmesini, ceza dosyasının devam ettiğini, hukuk hakimi ceza dosyasındaki kusur oranı ile bağlı olmadığından kusur yönünden rapor alınmasını, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>Mahkemece, davanın davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesiyle sigortalanan araç ile davacıların içinde bulunduğu aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle davacılar tarafından davalılara karşı açılan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, ZMMS ve Kasko poliçelerinin incelenmesinde; ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini de kapsar şekilde 11.01.2015-11.01.2016 tarihleri arasında sigortalı olduğu, kişi başına ölüm/sakatlık bedelinin 290.000,00\tTL olarak belirlendiği, yine aynı tarihler arasında bahse konu aracın davalı sigorta şirketi tarafından genişletilmiş kasko sigorta poliçesinin tanzim edildiği, kaza başına sakatlık bedelinin 150.000,00 TL olarak belirlendiği, somut olayda; davalı sigorta şirketine ZMMS sigortası ile sigortalı, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki, davalılardan ...'in maliki olduğu ... plaka sayılı araç ile davacılardan ...'nin sevk ve idaresindeki, araç içinde yolcu olarak bulunan ...'nin maliki olduğu ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle davacıların maluliyetinin oluştuğu belirtilerek tazminat davasının açıldığı, kazanın davalılardan ...'ın gece vakti aracının hızını hava, yol ve trafik durumuna uygun olarak ayarlamaması, yolun virajlı kesimine gelirken hızını azaltması gerekirsen azaltmaması sonrası ... plaka sayılı araca çarptıktan sonra karşı şeride geçerek davacıların içinde bulunduğu araca çarpması nedeniyle gerçekleştiğinden davalı ...'ın meydana gelen kazada %100 oranında tam ve asli kusurlu olduğu, ceza yargılamasında aldırılan Adli Tıp Kurumu raporunda da hadisenin bu şekilde gelişmiş olduğu dikkate alındığında benzer kusur oranlarına yer verildiği, davacılar kusursuz olduğundan bu yön itibarıyla tespit edilecek tazminattan indirim yapılmasını gerektirir bir durum bulunmadığı, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından tarafından kaza tarihi itibarıyla geçerli yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenen raporlara göre davacılardan ...'nin çalışma gücünden %40,2 oranında kaybettiği, bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceğinin; ...'nin ise çalışma gücünden %36 oranında kaybettiği,  bakıcı ihtiyaç süresinin 2 (iki) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin rapor edildiği, davacının gelir durumunun tespiti için emsal teşkil edecek Yargıtay 17. HD.'nin 2015/15252 E. ve 2017/11743 K. sayılı ilamı ile davacının geriye dönük gelirinin tespitinde vergi beyanı, meslek odasına gelir beyanı, meslek odasının ortalama kazanç yazısı dikkate alınması gerektiğinden davacılardan ...'nin mali müşavir olması ve kaza tarihi itibarıyla gelir durumunun araştırılmasının gerekmesi nedeniyle Ankara Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odasına, ilgili SGK'ya yazılar yazıldığı, elde edilen veriler dikkate alınarak tanzim edilen 30.07.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporuna göre davacının SMMO'dan bildirilen yıllık net ücreti, yıllık gelir vergisi beyanı ile SGK geliri toplandığında kaza tarihindeki aylık gelirinin 9.469,77 TL olarak belirlendiği, bu ücrete esas olarak maluliyet raporu ve TRH-2010 yaşam tablosu (progresif rant yöntemi) bilirkişi tarafından eldeki somut olaya uygulandığında davacının geçici iş göremezlik ödeneği tenzil edildiğinde 169.381,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 798.833,62 TL kalıcı iş göremezlik tazminatını (sigorta şirketinden sigorta poliçe limitleri dahilinde sınırlı olmak üzere) davalılardan talep hakkının bulunduğu, diğer taraftan davacılardan ...'nin asgari ücret üzerinde bir geliri bulunmadığından gelir durumu ve maluliyet raporu ve TRH-2010 yaşam tablosu (progresif rant yöntemi) bilirkişi tarafından eldeki somut olaya uygulandığında 5.835,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 319.293,33 TL kalıcı iş göremezlik tazminatını (sigorta şirketinden sigorta poliçe limitleri dahilinde sınırlı olmak üzere) davalılardan talep hakkının bulunduğunun anlaşıldığı, davacı ...'nin maluliyeti sebebiyle araç kullanma imkanı bulunmadığından dosyadaki belgelere göre davacının sunduğu belgelere ve tanık beyanına göre aylık 2.650,00 TL şoför dahil araç kiralama bedelinin piyasa şartlarına uygun olarak değerlendirilmesine ve maluliyet durumuna göre bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesi 58.300,00 TL araç bedeline ilişkin zararını davalılardan tazmini talebinin yerinde olduğu, adli tıp uzmanı bilirkişi  tarafından sunulan rapora göre davacılardan ...'in maluliyet durumuna göre SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin 9.131,00 TL, aynı rapordaki değerlendirmelere uygun bulunarak ...'in maluliyet durumuna göre SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin ise 3.000,00 TL olduğunun belirtildiği, davacılardan ...'nin gelir durumununa ilişkin evraklar ile davacılar için yazılan ilgili SGK yazı cevabı, kaza tarihi itibarıyla geçerli maluliyete esas yönetmelik hükümlerine uygun alınan maluliyet raporları, Yargıtay içtihatları, kusur oranları, TRH-2010 yaşam tablosuna göre aldırılan aktüer bilirkişi raporları ile dava dilekçesi ve talep arttırım dilekçesinde belirtilen miktarlar incelendiğinde, davacı ...'nin 169.381,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 798.833,62 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ile 58.300,00 TL araç bedeli, 9.130,00 TL tedavi gideri, 2.250,00 TL bakıcı giderini davalılardan talep hakkı bulunduğu, davacı ...'nin ise 5.835,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 319.293,33 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ile 750,00 TL bakıcı gideri, 500,00 TL tedavi giderini davalılardan talep hakkı bulunduğu, davalılardan sigorta şirketinin dava tarihi itibarıyla, diğer davalıların ise haksız fiil tarihi itibarıyla temerrüde düştüğü, tespit olunan bu tarihler itibarıyla kabul olunan tutarlara sigortalı aracın cinsi ve kullanım amacı gereği yasal faiz işletilmesi gerektiği, davalılardan sigorta şirketinin sigorta poliçesinde belirtilen teminat limiti ile birlikte sınırlı ve sorumlu olacağı, manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile; davacı ...'nin davasının kısmen kabulü ile, 169.381,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 798.833,62 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalılardan (davalı ... Sigorta yönünden ZMMS poliçe sakatlık klozu limiti 290.000,00 TL ve genişletilmiş kasko sigorta poliçe limiti 50.000,00 TL ile sınırlı olmak ve dava tarihinden faiz işletilmek üzere) davalılar ... ve davalı ... yönünden 22.03.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ...'nin 58.300,00 TL araç bedeli, 9.130,00 TL tedavi gideri, 2.250,00 TL bakıcı gideri toplamı 69.680‬,00 TL'nin davalılardan (davalı ... Sigorta yönünden ZMMS poliçesi tedavi klozu limiti 290.000,00 TL ile sınırlı olmak ve faiz başı dava tarihinden işletilmek üzere) davalılar ... ve davalı ... yönünden 22.03.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ...'nin manevi tazminat talebinin kabulü ile 30.000,00 TL'nin davalı ... ve ...'den 22.03.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ...'nin davasının kısmen kabulü ile, 5.835,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 319.293,33 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalılardan (davalı ... Sigorta yönünden ZMMS poliçe sakatlık klozu limiti 290.000,00 TL ve genişletilmiş kasko sigorta poliçe limiti 50.000,00 TL ile sınırlı olmak ve dava tarihinden faiz işletilmek üzere) davalılar ... ve davalı ... yönünden 22.03.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ...'nin 750,00 TL bakıcı gideri, 500,00 TL tedavi gideri toplamı 1.250‬,00 TL'nin davalılardan (davalı ... Sigorta yönünden ZMMS poliçesi tedavi klozu limiti 290.000,00 TL ile sınırlı olmak ve faiz başı dava tarihinden işletilmek üzere) davalılar ... ve davalı ... yönünden 22.03.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ...'nin manevi tazminat talebinin kabulü ile 30.000,00 TL'nin davalı ... ve ...'den 22.03.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hükme karşı davacılar vekili ile davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; <br>Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı ... ile ilgili olarak; tazminat hesaplamasında, karar tarihinde bilinen ve karar tarihine en yakın olan asgari ücret yerine, 2021 yılı asgari ücret rakamının esas alınmasının doğru olmadığını, Yargıtay 4.HD. 2021/5972 Es., 2021/7879 Kar,17.HD.nin 2019/6218 Esas, 2020/9019 Kar.sayılı içtihatında da ..\"... hüküm tarihine en yakın tarihteki bilinen asgari ücretin tespiti ile karar tarihine en yakın tarihlerdeki ölçütlere göre bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre karar vermek olmalıdır.\" denildiğinden içtihatlarla da kesin olarak belirtildiği üzere, karar tarihi olan 29.12.2021 tarihinde, bilinen asgari ücret 4.253,40 TL olup, asgari ücret uygulamasında bu miktarın esas alınarak hakkaniyete uygun hesaplama yapılması için ek rapor alınması gerektiğini, davacı ... hakkındaki geçici ve kalıcı maluliyet tazminatlarının hesaplanmasına esas gelir durumunun tespitinde vergi kaydının eklenmesinin doğru olmadığını, mahkemece, Yargıtay 17.HD.nin 2015/15252 Es.sayılı içtihatına dayanarak vergi kaydının da gelir tespitinde nazara alınması gerektiği kabul edilmiş ise de davacının tazminata esas son gelir durumunun vergi kaydı çıkartılarak (vergi dairesine de bildirdiği mükellef listesine uygun ASMMO somut emsal asgari ücret verisi + SGK.lı ücret kazancı toplamı) üzerinden tazminat miktarlarının hesaplanması için aktüerya ek bilirkişi raporu alınmasına dair taleplerinin usul ve yasaya aykırı olarak kabul görmediğini, bu sebeple karara esas olan asgari ücret altındaki vergi kaydı eklenen gelir üzerinden değil de zarureten 2020 yılındaki değerlere göre oda ve SGK geliri toplamı üzerinden hesaplanan 1.131.37,84 TL üzerinden bedel artırım talebinde bulunduklarını, ıslah hakkını saklı tuttuklarını, mezkur içtihatın AYM.nin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 Es. 2020/40 Kr. sayılı iptal kararından önce ZMSS Genel Şartlarındaki sigorta şirketleri lehine vergi kaydının dikkate alınmasını içeren düzenlemelerin geçerli olduğunu, iptal kararı ile bu içtihatın uygulama imkanı kalmadığından, kazanç tespitinde vergi mevzuatını ilgilendiren vergi kaydının uygulanmamasının yasal gereklilik haline geldiğini, Gelir Vergisi Kanunu 67. ve Vergi Usul Kanunu 236. maddeleri uyarınca serbest meslek kazancı tahsil usulüne tabi olup mali müşavir-serbest muhasebecilik ve marka patent vekilliği yapan davacının tabi olduğu meslek grubunda çalışanların gerçek gelirinin, her yıl vergi dairesine ve ASMMO'na bildirdiği, ASMMO'nun da mahkemeye bildirdiği \"mükelleflerin sayısına ve bildirilen mükellef sayısı üzerinden belirlenen asgari ücret tarifesine\" göre tespit edildiğini, Yerleşik içtihatlara göre; tazminat davalarında zarar hesabı yapılırken belgelere yansıyan ve vergi bildirimlerinde düşük gösterilen kazançlar değil, gerçek kazançların dikkate alınması gerektiğini, vergi kamu düzeni ile ilgili olup, davacının gelirini düşük göstermesi veya gerçeğe aykırı beyanname vermesinin vergi mevzuatını ilgilendirdiğini, kazanç kaybının hesabında dikkate alınmayacağını, davacının vergi hukukunu ilgilendiren vergi kaydı hariç tutulmak suretiyle, kayıtlı olduğu ASMMO tarafından sorumlu olduğu mükellef sayıları üzerinden belirlenen emsal niteliğindeki asgari ücret verileri ile SGK ücretinin toplamı üzerinden karar tarihine en yakın ve bilinen 2022 yılı asgari ücret verisi esas alınarak TRH-2010 yaşam tablosuna göre gerçek tazminat miktarının tespiti için ek bilirkişi raporu alınması gerektiğini, kabule göre de vergi kaydı eklenerek gerçek zararının tespitinde asgari ücretin altında olan vergi kaydındaki düşük rakamların asgari ücret düzeyine yükseltilmediğinden tazminatların düşük hesaplandığını; bilirkişi tarafından, 2015 yılı gelir vergisi beyannamesindeki 657,25 TL esas alınarak yıllık 7.887 TL üzerinden hesaplama yapıldığını, oysa 2015 yılı asgari ücretin ilk 6 ay 949 TL, 2 nci 6 ay 1000 TL olup bu rakamın 11.694 TL olduğunu, Yerleşik içtihatlar ve aktüerya hukuku uyarınca tazminata esas gelir durumunun tespitinde geliri olmayanlar için asgari ücret esas alınırken, asgari ücretin altında olan gelirlerin de asgari ücrete yükseltilerek hesaplanması gerektiğini, bu sebeplerle, vergi hukuku ile ilgili olan vergi kaydı kabul edilmemek kaydı ile mahkemenin kabulü halinde dahi davacının gelir durumunun tespitinde vergi kaydının asgari ücretin altında olması nedeniyle geçerli olan asgari ücretin esas alınması suretiyle hesaplama yapılmasını, tedavi giderlerine gerekçesiz ve eksik hükmedildiğini, Adli tıp raporuna göre davacı ...’in kazadan dolayı bakıcı ihtiyaç süresinin 2 ay olduğu, bilirkişi heyeti raporuna göre de bakıcı ücretinin 3.000 TL olduğunun tespit edilmiş olmasına rağmen, gerekçeli kararda 750 TL eksiği ile 2.250 TL ye hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, davacı ... yönünden; tazminat hesaplamasında, karar tarihinde bilinen ve karar tarihine en yakın olan asgari ücret yerine, 2021 yılı asgari ücret rakamının esas alınması suretiyle eksik hesaplama yapıldığını, tedavi, bakıcı ve araç giderlerinin eksik hesaplandığını ve hüküm altına alındığını, bakıcı gideri yönünden; Adli tıp raporuna göre, davacının kazadan dolayı bakıcı ihtiyacı süresinin 1 ay olduğu, bilirkişi heyeti raporuna göre de, davadan kaynaklı giderlere 1.500 TL bakıcı ücretinin eklenmesi gerektiği ve sonuçta giderlerin 4.500 TL olduğu tespit ve beyan edildiğini, diğer yandan da tanık ...'ın yeminli ifadesi ve imzaladığı tutanak ile sabit olduğu üzere, davacının 3 ay bakıcı desteğine muhtaç kaldığını ve 4.500 TL sarfettiğini, ancak, somut delillere rağmen mahkemece 750 TL bakıcı giderine hükmedilmiş olup bakıcı giderine ilişkin eksikliğin giderilmesi gerektiğini, tedavi gideri yönünden; bilirkişi raporunda, davacının tedavisi sebebiyle SGK'ca karşılanmayan zorunlu tedavi giderlerinin toplam 3.000 TL olduğu beyan ve tespit edildiği halde, mahkemece tedavi gideri olarak 2.500 TL eksiği ile 500 TL ye hükmedildiğini, oysa 04.03.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davacının 6111 sayılı kanun uyarınca SGK kapsamı dışında kalan tedavi giderlerinin 3.000 TL olduğu belirlenmiş, ayrıca yerleşik yargı kararlarında belirlendiği üzere, kazadan dolayı tedavi amacıyla asgari 15 defa fizik tedavi ve diğer sağlık birimlerine taksi ile gitmek zorunda kalmış olup belgesiz taksi harcamaları yaptığını, bu sebeplerle, davacının belge şartı olmaksızın bilirkişi raporu ile ispatlanan tedavi ve bakıcı giderlerinin 1.250 TL değil, dava dilekçesindeki talep ile sınırlı olarak 5.000 TL olması gerektiğini, davacı ... yönünden çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranları ile geçici maluliyet ve bakıcı sürelerine ve keza hesap bilirkişisi raporlarındaki hesaplama hatalarına karşı müktesep haklarını saklı tutularak itiraz ettiklerini, mahkemece gerekçeli kararda hatalı hesaplama sonucunda aleyhe yargılama giderlerine karar verildiğini, davalılara yüklenen toplam 6.658,68 TL harcın, davanın kabul ve red oranlarına göre (%89.46-%10.54) 5.950,85 TL'nin davalılara yüklenmesi gerekirken tamamının davacılar üzerinde bırakıldığını, buna göre; maddi ve manevi tazminat olarak toplam 1.591.931,27 TL talep edilmiş olup 1.424.293,90 TL‘sine hükmedilmiş olmakla kabul oranı %89.46, red oranı ise %10.54 olup, davacılar tarafından ödenen toplam 6.658,48 TL harçtan, davanın kabul ve red oranına göre eksik hesaplanan 5.950,85 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde, kazada davalı ...’ın herhangi bir kusuru bulunmamakta olup, bu hususta alınan kusur raporunun eksik ve hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağı incelendiğinde, ... plakalı araçta meydana gelen hasarın sol arka kapı ve ön kapıya doğru oluşu nedeniyle sol şeritten gelen davalı yönetimindeki ... plakalı aracın şeridinde seyir halinde iken, sağ şeritten seyreden ihbar olunan ... yönetimindeki ... aracın kontrolsüz şerit değiştirmek istemesi sonucu kazanın meydana geldiğinin açıkça kaza tespit tutanağından tespit edileceği gibi, aynı zamanda araç fotoğraflarında da açıkça görüldüğünü, dosya içeriği ve kazanın oluş şekline göre kaza mahallinde uzman fizik mühendisi ve trafik bilirkişisi ile keşif yapılarak olay aydınlatılmamış iken, bilirkişinin davalının %100 kusur olduğu yönündeki tespitinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, kusur raporu hazırlanırken bilirkişinin değerlendirme yaptığı tek hususun davalı ve ihbar olunanın beyanları olduğunu, dosyası kapsamında alınan ve bilirkişi ... tarafından düzenlenen 28.03.2016 tarihli rapor incelendiğinde kaza anını gösteren herhangi bir görüntünün olmadığının tespit edildiğini, bilirkişisi tarafından kazaya ilişkin tüm fotoğraflar incelenmeden salt dosya içerisinde mevcut taraf beyanları dikkate alınarak rapor tanzim edildiğini, ihbar olunan ...’ın beyanında aracının arka sol kapısına davalının çarptığını belirtilmiş ise de, yine ... tarafından Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/74 D. İş sayılı dosyası ile yaptırmış olduğu tespitte aracının sol yan kısmının tamamının darbe aldığı hususu tespit edilmiş olup, bu tespit ile davalının ceza dosyasının 21.10.2015 tarihli duruşmasındaki\"…sağ tarafımdaki aracın benim aracıma çarpması neticesinde kontrolü kaybettim…\"beyanını doğruladığını, bu tespitin ...’ın aracının sol tarafı ile davalının aracının sağ tarafına vurduğunu ve ...’ın ceza dosyası kapsamında vermiş olduğu beyanı ile örtüşmediğini de gözler önüne serdiğini, ayrıca Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/ 565 E. sayılı dava dosyasının 20.02.2018 tarihli duruşmasında dinlenen tanık ...’in  beyanı incelendiğinde ...’ın kullandığı ve kendisinin de içinde bulunduğu ... plakalı aracın; çarpma sonucu ... idaresindeki ... plakalı aracın sol tarafa yani davalının aracının bulunduğu şeride doğru savrulduğunu, bu kazadan sonra ...’ın kullandığı aracın ön kapısının çarpma sebebi ile açılmadığını beyan ettiğini, tanığın bu beyanı irdelendiğinde; davalının Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/565 E. sayılı ceza dosyasının 21.10.2015 tarihli duruşmasındaki beyanı ile örtüştüğünü, davalının sevk idaresindeki araca, ... tarafından kontrolsüz şerit değiştirmek istemesi sonucu çarpıldığı ve bu çarpmanın etkisi ile davalı aracının sol şeride doğru yönlendirildiği, tanığın sol ön kapının açılmadığına dair beyanının ...’ın ceza dava dosyasındaki 02.12.2015 tarihli duruşmada\"…aniden bir aracın benim aracımın sol arka kapısına vurması ile beraber orta refüje doğru savrulduk…\" şeklindeki ifadesini çürüttüğünü, davalının, ...’ın aracına sol arkadan çarpması gibi bir durumun olmadığını ve Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/74 D. İş sayılı dosyası ile de tespit edildiği üzere ...’ın aracının sol yan kısmının tamamının darbe aldığını doğruladığını, bu kapsamda kazanın oluş şekli irdelendiğinde, ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı kontrolsüz kullanması sebebiyle, davalının aracına sağ taraftan çarptığı ve bu çarpma sonucu davalının aracının sol şeride doğru yönlendirildiği, davalının bu sebeple karşı şeride geçtiği sabit olup, bu hususun ceza dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 08.11.2016 tarih ve 10982 sayılı raporu ile de açıkça tespit edildiğini, bu kapsamda dosyada alınan kusur raporu eksik ve hatalı olup, kusur raporunun hükme esas alınmasının da hukuka aykırı olduğunu,  davacılar için travma sonrası stres bozukluğu yönünden yüksek oranda maluliyet oranı belirlendiğini, ancak davacılar tarafından yalnızca efor kaybı olarak değerlendirilebilen hususların talep edilmesi gerektiğini, ...’nin psikolojik şikâyetlerine ilişkin olarak dosyada evrak da bulunmadığını, dosyada mevcut, ... için düzenlenmiş 30.12.2015 tarihli Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Anamnez Formunun Hasta Hikâyesi bölümünde; \"İlk psikiyatri 1994-1996 arası cezaevi sonrası ilaç tedavsi (siyasi suçlu)\" yazdığını, davacı ...'nin kaza tarihi öncesinde hâlihazırda psikiyatri bölümünde tedavi gördüğünün anlaşıldığını bu nedenle, davacıların travma sonrası stres bozukluklarının kaza öncesinde mi sonrasında mı ortaya çıktığı, bu rahatsızlığın kaza nedeniyle oluşup oluşmadığı, bu arazlarının efor kaybı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, arazların kesin olup olmadığı ve azalıp azalmayacağının Adli Tıp Kurumu tarafından şüpheye mahal vermeyecek biçimde açıklatılması ve bu kapsamda maluliyet oranlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini,  Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, davacılarda meydana gelen iş gücü kaybının tespitinde, daha önce düzenlenen sağlık raporlarının da dikkate alınması ve işgücü kaybı ile kaza arasındaki illiyet bağının çelişkiye mahal vermeyecek nitelikte tespitini bu nedenle öncelikle dosyadaki maluliyet raporlarında bulunan çelişkinin giderilmesi gerektiğini bu hususta yaptıkları itirazlar değerlendirilmemiş olup, bu kapsamda yerel mahkeme kararının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında alınan hesap raporlarının hatalı olduğunu, mahkemece 30.07.2021 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmış ise rapora itirazların değerlendirilmediğini, 30.07.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; davacı ... için; \"Davacının 30 gün çalışma esası üzerinden SGK'ya 4/a kapsamında bildiriminin bulunduğu dikkate alındığında, aynı zamanda, kaza tarihi itibariyle vergi dairesine bildirdiği 50 adet sözleşmeli mükellefinin işlerini aynı çalışma esasına göre tek başına yapabilmesi olgusu hayatın olağan akışına aykırıdır.…. Bu durumda müteaddit tarihli raporlarda belirtildiği üzere; tazminat hesaplamasına temel alınacak gelirin, işyerinin elde ettiği gelir olmayıp, bu gelirin elde edilmesi için zarar görenin bedeni ve fikri olarak katkısı belirlenerek o miktarın hesaplamaya esas alınması gerektiği, buna göre zarar görenin salt bu işi yapmasından dolayı kişisel katkısı belirlenip, tazminat miktarının bu gelir üzerinden hesaplanması gerektiği, bu hususun ise davacının yaşı, niteliği ve mesleki tecrübesindeki bir kişinin alabileceği emsal ücretin tespiti ile olabileceği değerlendirilmiş ancak yukarıda belirtildiği üzere davacı ile emsal bir mali müşavirin ortalama aylık brüt ve net gelirinin ne olabileceği konusunda herhangi bir bilgi bulunmadığından, iş bu ek rapor tanzim tarihinde dosyada mevcut verilere göre, mahkemenin 07.04.2021 ve 02.06.2021 tarihli ara kararları uyarınca değerlendirmeye gidilmiştir.\" şeklindeki tespit ile Yargıtay kararlarına aykırı olarak hesaplama yapıldığını, bilirkişi raporunda davacının tazminata esas ücretinin, oda tarafından bildirilen ücret ile davacının vergi beyanının ortalaması alınarak bulunan miktara SGK(4/a) gelirinin de eklenmesi suretiyle (9.469,77 TL) bulunduğu belirtilmiş olup, Yerel mahkemenin gerekçeli kararında da atıfta bulunduğu Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18.12.2017 tarih, 2015/15252 E. ve 2017/11743 K. sayılı kararında; \"Somut olayda, davacıların murisi müteveffanın serbest muhasebeci mali müşavir olduğu dosya içerisindeki belgelere göre sabittir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacılar murisi için ilgili meslek odasının aylık yaklaşık 3.000,00-3.500,00 TL kazancı olduğunu belirttiği yazısı esas alınarak 3.250,00 TL (asgari ücretin 4, 2 katı) üzerinden gelir elde ettiği kabulü ile tazminat hesabı yapılmıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece, davacıların desteğinin kaza tarihindeki gelirinin belirlenmesi hususunda desteğin vergi beyanı, meslek odasına gelir beyanı, meslek odasının ortalama kazanç yazısı da değerlendirilmek suretiyle desteğin geliri tespit edilerek aldırılacak ek raporun sonucuna göre (davalı lehine oluşan kazanılmış haklar da gözetilerek) karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.\" şeklinde hüküm kurulduğunu, davacı vekili dava dilekçesi ile davacı ...’nin Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir olarak çalıştığını iddia ettiğini, serbest meslek faaliyeti yürüten kişilerin gelirlerin tespitinde vergi kayıtları baz alınarak kendi nam ve hesabına çalıştığı işyerine fikri, bedeni ve kişisel katkısının tespit edilmesi gerektiğini, bu kapsamda yerel mahkemece 09.09.2020 tarihli celsenin 2 numaralı ara kararı ile davacının bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak vergi kayıtlarının celbine karar verildiğini, yazılan müzekkere neticesinde davacının vergi kayıtlarının celp edildiğini, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı ...’nin 2013 yılı aylık gelirinin 1.479,99 TL, 2014 yılı aylık gelirinin 63,91 TL, 2015 yılı aylık gelirinin ise 657,25 TL olduğunu, bu kapsamda davacının serbest çalıştığı iddiası ve buna yönelik talebine bağlı kalınarak, vergi kayıtlarına göre hesaplama yapılması gerekirken, bilirkişi tarafından SGK kayıtları ve vergi kayıtları birlikte değerlendirilerek hesap yapıldığını, yine oda kaydı yazısına göre yapılan hesaplamanın da Yargıtay içtihatlarına uygun olmadığından hukuka aykırı olduğunu, zira davacının gerçek gelirinin tespitinin ancak vergi kayıtları üzerinden hesaplanabilecek olup, bunun dışında varsayımsal olarak belirlenen miktarların davacının geliri olduğu kabul edilerek buna göre tazminat hesaplaması yapılmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu kapsamda davacının serbest çalıştığı iddiası ve buna yönelik talebi ile bağlı kalınarak, Vergi Dairesinden gelen yazı cevaplarında belirtilen miktarların baz alınması ve buna göre davacının net gelirinin tespit edilerek bu miktar üzerinden tazminat hesabının yapılması gerektiğini, Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre tazminat hesabında, gelirin elde edilmesi için zarar görenin bedeni ve fikri olarak katkısı belirlenerek o miktarın hesaplamaya esas alınması gerektiği, bilirkişi raporunda da bu husus belirtilmesine rağmen, bilirkişi tarafından hangi gerekçe ile varsayımsal ücretlere göre hesaplama yapıldığının anlaşılamadığını,  tazminata esas net gelirin hukuki dayanaktan yoksun tespitler ile bilirkişi tarafından şişirildiğini, davacının SGK kayıtları ve vergi kayıtları açık ve net olup, Yargıtay içtihatları gereği davacının net gelirine fikri, bedeni ve kişisel katkısının belirlenerek buna göre hesaplama yapılması gerekirken ve yerel mahkemece de bu yönde kurulan ara karar ile bilirkişiye atfedilen görev açıkça belirtilmişken varsayımsal rakamlara göre hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davalılarca alınan ve dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda da; \"O halde yapılması gereken Sayın Mahkemenin 07.04.2021 ve 02.06.2021 tarihli ara kararları da gözetilerek her bir yıl için ayrı ayrı gelir belirlemesi yapmaktır.Ankara Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odasından ... 2021 yılı dahil olmak üzere mükellef sayısının, tabloya esas veriler de (mükelleflerin iştigal alanları/brüt ve net ücretin neye göre belirlendiği vs.) gönderilmek suretiyle sorulması, ... 2021 yılına kadarki tüm gelir vergisi beyannameleri ile, Danışmanlık hizmeti verildiği bildirilen ... Mühendislik Ltd. Şti.nin ortak ve kurucularını gösterir sicil özeti ile davacının bu şirketten aldığı ücrete ilişkin bordrolar ile davacının tüm SGK kayıtlarının getirtilmesi halinde yeniden hesaplama yapılması gerekmekle, \" şeklinde tespitte bulunulduğunu bu kapsamda dosyada eksik gelir beyannamesi, bordro ve SGK kayıtlarının öncelikle celbi gerekmekte olup, akabinde davacının tespit edilen kişisel gelirindeki fikri ve bedeni katkısının belirlenmesi gerektiğini, davacının hem sigortalı hem de serbest olarak çalışması fiili olarak imkânsız olup, bu kapsamda SGK kayıtları+vergi kayıtlarına göre hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının SGK'lı olarak çalışması yalnızca SGK kayıtlarına göre tespit edilmiş olup ancak takdir edileceği üzere 4/a lı çalışmanın ön koşulu işçi-işveren ilişkisi kapsamında davacının ücret karşılığı çalışması olup bu nedenle davacının SGK kayıtlarının yansıra, SGK'lı olarak çalıştığına ilişkin ilgili firmadan bordrolarının ve ücretin ödendiğine ilişkin banka dekontlarının da celbi gerektiğini,  geçici iş göremezlik nedeni ile uğranılan maddi zarardan SGK sorumlu olup, davalıların herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını,  SGK tarafından davacılara ödenen tutarın işlemiş faiziyle birlikte hesaplanan tutardan tenzili gerektiğini, ancak bilirkişi raporunda SGK tarafından davacılara ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin işlemiş faizi hesaplanmadan düşüldüğünü, tedavi ve bakıcı giderleri yönünden hükmedilen tazminatların yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda varsayımsal olarak yapılan tedavi giderlerinin kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi tarafından tedavi giderlerine ilişkin hesaplamaların tahmini olarak yapıldığı ve kalem kalem dökümünün yapılmasının mümkün olmadığının belirtildiğini, davacı tarafın geçirmiş olduğu kaza nedeniyle tedavi giderlerinin SGK tarafından ödenmiş olup, bilirkişi raporu ile SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri yönünden hesap yapıldığını, hâlihazırda SGK tarafından karşılanan bir bedel bulunmakta iken tahmini olarak hesap yapılmasının kabul edilemeyeceğini zira davalıların yalnızca SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden sorumlu olabileceğini, ancak bu şekilde yapılan bir hesap gerçeği yansıtmadığı gibi, tahmini olarak yapılan hesaba göre tedavi giderlerinden sorumlu tutulmalarının hakkaniyete de aykırı olacağını, bununla birlikte, bilirkişi raporunda davacının SGK tarafından karşılanan giderlerin haricinde mutlaka başka harcamalar da yapmış olacağı belirtilmekte ise de zaten davacının kiralık araç hizmeti yönünden bir hesaplama yapılmış olup, ayrıca da tahmini olarak ulaşım vb giderlerin hesaplaması ile davalıların aynı giderler için iki kez tazminat ödeme yükümlülüğüne maruz bırakılmasının hatalı olduğunu, ayrıca, yapmış olduğu tedavi giderlerini ispat yükü davacı tarafta olup, bilirkişinin belgelere dayanmayan ve tahmini olarak yaptığı tedavi giderlerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen kiralık araç hizmetine ilişkin belgeler kişilerce her zaman düzenlenebilecek nitelikte olup, yazılı delil niteliği taşımadığını, bilirkişi raporunun \"Araç Kiralama Giderler ve Yol Masrafları Yönünden\" başlıklı kısmında; davacılar vekili tarafından sunulan araç kiralama evrakları incelendiğinde ... tarafından tanzim edilen yazılar ile toplam 22 ay 2.650,00 TL araç kiralama bedeli ödendiğini, aylık 2.650,00 TL kiralama bedelinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu ve bu kapsamda araç kiralama bedeli olarak toplam 58.300,00 TL hesaplandığı belirtilmiş olup davacı tarafından araç kiralama hizmeti alındığına dair delil olarak dosyaya ibraz edilen belgeler incelendiğinde, yalnızca ... isimli şahıs tarafından imzalanmış aylık 2.650,00 TL elden ödeme alındığını belirten belgeler bulunmakta olup, söz konusu belgelerin düzenleme tarihi dahi bulunmadığını, söz konusu belgenin herhangi bir fatura ya da araç kiralama sözleşmesi niteliğinde olmadığını, bu kapsamda ilgili belge kişilerce her zaman düzenlenecek nitelikte olup, iddia edildiği gibi araç kiralama hizmeti verildiğini kanıtlar nitelikte de olmadığını, SGK kayıtlarına göre davacı tanıkları ... ve ...’ın davacının yanında çalışmadığı açık olup, tanık beyanlarına göre bakıcı giderleri hesaplanmasının da açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda davacı tarafından dosyaya ibraz edilen ve tanık ...’ın bakıcılık hizmeti karşılığı elden ödeme aldığını belirten belgeler dikkate alınarak bakıcı gideri hesaplaması yapılmış olup, bu hususun kabulünün de mümkün olmadığını, davacı tarafından her ne kadar tanıkların SGK'lı işçi olmadıkları, yapılan işin belirli bir ödeme karşılığı yapılan hizmet işi olduğu savunulmuşsa da, bu beyanların kabulünün mümkün olmadığını, tanık ... davacının yanında iki yıl şoförlük yaptığını, tanık ... da 3 ay boyunca tam zamanlı olarak davacının yanında çalıştığı beyan etmiş ise de ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, ev işlerinde çalışan işçilerin sigorta girişinin yapılması ve usulüne uygun olarak sigorta primlerini yatırılması şart olup aksi halde sigortasız işçi çalıştırma durumu söz konusu olacağı gibi, tanıkların davacının yanında belirtilen ücretlerde çalıştırıldığının ispatının da mümkün olmayacağını, bu kapsamda usul ve yasaya uygun ispat edilemeyen bakıcı giderine göre yapılan bilirkişi hesaplamasını kabul etmenin mümkün olmadığını, <br>Tedavi ve bakıcı giderlerinden 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 98. maddesi gereği SGK sorumlu olduğundan aleyhe hesaplanan tedavi giderlerini kabul etmediklerini, bilirkişi raporunda belgesiz tedavi giderlerinin neye dayanarak hesaplandığının açıkça belirtilmediğini, kaldı ki davacı tarafından hâlihazırda bakıcı gideri ve araç kiralama gideri olarak dosyaya ibraz edilen belgelere dayanılarak hesaplamalar yapıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bu hesaplamalar dışında ayrıca tedavi gideri hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, ilgili kanun maddelerinden de anlaşılacağı üzere zaten belgeli tedavi giderleri SGK tarafından karşılanmakta olup, bilirkişi raporunda belgeli tedavi giderlerinin dahi hesaplamaya dâhil edildiğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu gerçekleşen kazada davalıların kusuru bulunmadığından manevi tazminatın şartlarının da oluşmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde; gelir konusundaki itirazlarının mahkemece dinlenmediğini, gelir konusundaki kabuller objektif olmayıp, hüküm kurmaya elverişli bir bilirkişi incelemesi yapılmasını engellediğini ve çıkması gereken tazminat miktarının fahiş bir tutarda olmasına neden olduğunu, tazminat hesabında bakiye ömür hesabının TRH 2010 mortalite tablosuna göre belirlenmesine ve %1.8 Teknik faiz uygulanmadan hesabın diğer unsurlarının aynı kalmak şartı ile hesap yapılmasına karar verildiğini, Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliğine göre tanzim edilen maluliyet raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu,  cari mevzuat Sakatlık Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporlarına İlişkin Mevzuat olduğundan maluliyet hesabının bu mevzuata uygun olarak yapılması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin geçici iş görmezlik tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, geçici iş göremezlik ile sürekli iş göremezlik ödemeleri ayrı kalemler olup SGK tarafından yapılan ödemenin geçici iş göremezlik ödemesi olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE; <br>Davacılar vekili ile davalılar vekillerinin HMK.nın 355. Maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>Dava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli işgörmezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi gideri ile manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Davacılar vekili, 23.03.2015 tarihinde davalıların sürücüsü, maliki, zorunlu  ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacıların sürücüsü ve yolcusu olduğu araca çarpması sonucu  sürücü ... ve araçta yolcu olarak bulunan ...  yaralandığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi ve bakıcı giderinin davalılardan, manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsilini istemiş, mahkemece dava konusu kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu, davacı sürücü ve yolcunun kusursuz olduğu, davacı ...'nin çalışma gücünden %40,2 oranında kaybettiği, bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği; davacı ...'nin ise çalışma gücünden %36 oranında kaybettiği, bakıcı ihtiyaç süresinin 2 (iki) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği kabul edilerek davacı ...'nin davasının kısmen kabulü ile, 169.381,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 798.833,62 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalılardan (davalı ... Sigorta yönünden ZMMS poliçe sakatlık klozu limiti 290.000,00 TL ve genişletilmiş kasko sigorta poliçe limiti 50.000,00 TL ile sınırlı olmak ve faiz başı dava tarihinden işletilmek üzere) davalılar ... ve davalı ... yönünden 22.03.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ...'in 58.300,00 TL araç bedeli, 9.130,00 TL tedavi gideri, 2.250,00 TL bakıcı gideri toplamı 69.680‬,00 TL'nin davalılardan (davalı ... Sigorta yönünden ZMMS poliçesi tedavi klozu limiti 290.000,00 TL ile sınırlı olmak ve faiz başı dava tarihinden işletilmek üzere) davalılar ... ve davalı ... yönünden 22.03.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ...'in manevi tazminat talebinin kabulü ile 30.000,00 TL'nin davalı ... ve ...'den 22.03.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ...'nin davasının kısmen kabulü ile, 5.835,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 319.293,33 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalılardan (davalı ... Sigorta yönünden ZMMS poliçe sakatlık klozu limiti 290.000,00 TL ve genişletilmiş kasko sigorta poliçe limiti 50.000,00 TL ile sınırlı olmak ve faiz başı dava tarihinden işletilmek üzere) davalılar ... ve davalı ... yönünden 22.03.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ...'in 750,00 TL bakıcı gideri, 500,00 TL tedavi gideri toplamı 1.250‬,00 TL'nin davalılardan (davalı ... Sigorta yönünden ZMMS poliçesi tedavi klozu limiti 290.000,00 TL ile sınırlı olmak ve faiz başı dava tarihinden işletilmek üzere) davalılar ... ve davalı ... yönünden 22.03.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ...'in manevi tazminat talebinin kabulü ile 30.000,00 TL'nin davalı ... ve ...'den 22.03.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine dair verilen karara karşı davacılar vekili; davacılar ... ve ... yönünden maddi tazminat talebi yönünden karar tarihi itibarıyla bilinen en yakın asgari ücretin esas alınmamasına, yargılama giderlerine (harç yönünden ), ayrıca davacı ... yönünden gelire, tedavi gideri ve bakıcı giderine, davacı ... yönünden tedavi ve bakıcı gideri ile ulaşım giderine yönelik; davalılar ... ve ... vekili kusur oranlarına, maluliyet raporları ve oranlarına, maddi ve manevi tazminat hesaplama yöntemi ve miktarlarına, davacı ...’in gelirine, davacıların geçici işgöremezlik tazminatı, tedavi ve bakıcı gideri ile araç kiralama bedeline, davalı sigorta şirketi vekili tazminat hesaplama yöntemine, maluliyet raporlarına, gelire, geçici işgöremezlik tazminatına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.<br>1-Davalılar vekilleri davacıların maluliyet raporlarına itiraz etmiştir. Mahkemece davacıların kaza sonucu yaralanmasına bağlı maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alınmasına karar verilmiş, 22.05.2018 ve 05.07.2018 tarihli raporlarda ...’ya ait Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastanesine ait 11.06.2015 istek tarihli sağ ayak MR incelemesinde; Talusta fraktür hattı olduğu, cerrahi fiksasyon materyaline ait görünüm olduğu, kemik iliği ödemi olduğu, kalkaneus distal süperior kesimde fraktür hattı ve kemik iliği ödeminin bulunduğu, Hacettepe Üniversitesi Hastanelerine ait; 22.03.2015 tarihli ayak grafisinde; sağda talus boynunda fragmante kırığa ait görünüm olduğu, lateral malleolde ve lateral malleole komşu yumuşak doku içerisindeki kemik fragmanlarının lateral malleol kırığının da olduğu, Hacettepe Üniversitesi Hastanelerine ait 04.07.2017 tarihli sağlık kurulu raporunda; 22.03.2015 tarihinde araç içi trafik kazası geçirdiği, sağ talus kırığı olduğu, ortopedi tarafından ameliyat olduğu, kemik kırığında iyileşme olmaması üzerine 26.07.2016 tarihinde tekrar ameliyat edildiği, artrodez yapıldığı, yürürken zorlanma olduğu, düz zeminlerde bağımsız mobilize olduğu, düz olmayan engebeli zeminlerde kanedyen kullandığı, post travmatik stres bozukluğu olduğu, kalça ve diz romlarının doğal olduğu, ayak dorsofleksiyon aktif 5, pasif 18 derece olduğu, plantar fleksiyon 30 derecede sabit, inversiyon eversiyon olmadığı, ayak bileğinde artrodez olduğu için aktif hareketinin olmadığı, Hacettepe Üniversitesi Hastanelerine ait 11.08.2017 tarihli raporda; 23.11.2015-11.08.2017 tarihleri arasında travma sonrası stres bozukluğu tanısıyla tedavi olduğunun kayıtlı olduğu, Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Psikiyatri Anabilim Dalı'nın 09.05.2018 tarihli konsültasyon notunda; “İlgiliden ve incelenen tıbbi evraktan edinilen bilgilere göre 2015 yılının Mart ayında geçirdiği araç içi kazada ...'nin, kafa travması ve bilinç kaybının olmadığı, kazadan sonra götürüldüğü hastanede çekilen beyin BT'de kraniumu oluşturan kemik yapılarda ve beyin parankiminde travmatik yaralanma bulgusunun saptanmadığı, kazadan sonra çökkünlük, çabuk ağlama, uyku bölünmesi, kâbus görme, olayı hatırlama, olay anında olan metal kokusunu ve kazanın sesini duyuyormuş gibi olma, kaza yerine gidememe, otomobilde ön koltukta seyahat edememe, kendini sürekli tedirgin ve bunaltılı hissetme, çabuk öfkelenme gibi belirtiler gelişmiştir. Bu yakınmalarla 2015 yılı Kasım ayında Hacettepe Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniğine başvuran hastaya “Travma Sonrası Stres Bozukluğu” tanısı koyulduğu, ... 07.03.2018 tarihinde Hacettepe Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Adli Sağlık Kurulunda  incelenen evrak ve yapılan muayene sonucunda, ...'de trafik kazası sonrasında gelişen, tedaviye rağmen devam eden hafif derecede iş göremezliğe neden olacak düzeyde “Travma Sonrası Stres Bozukluğu” olduğu kanaatini bildirir Sağlık Kurulu raporudur.” şeklinde kayıtlı olduğu, ...'de trafik kazası sonrasında gelişen, tedaviye rağmen devam eden hafif derecede iş göremezliğe neden olacak düzeyde “Travma Sonrası Stres Bozukluğu” olduğu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla ve meslek grup numarası bildirilmediğinden düz işçi alınarak iş gücü kaybı oranı hesaplandığında, Travma sonrası stres bozukluğu için; …. %49 olduğu, ancak hastanın mevcut kliniği dikkate alınarak bu oranın 1/3'ü alındığında...... %16 olduğu, Sağ ayak bileğinin tam ankilozu ve artrodezi nedeni ile, ...%19 olduğu, - Balthazard formülü uygulandığında %32 saptandığı, Olay tarihli yaşına (51) göre (E cetveline göre ) %36 (otuzaltı) olarak bulunduğu, çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %36 (otuzaltı) olduğu,  itiraz üzerine alınan 11.09.2018 tarihli ek raporda kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 2 (iki) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin SGK raporlarına göre 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği belirlenmiştir.<br>Davacı ... yönünden aynı kurumca düzenlenen 22.09.2019 tarihli raporda Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine ait 22.03.2015 giriş ve 26.03.2015 çıkış tarihli epikrizde; araç içi trafik kazası geçirdiği, intraabdominal hemoraji tanısıyla ameliyata alındığı, kanama kontrolü yapıldıktan sonra operasyona son verildiği, toraksta 5-6. kotlarda fraktür ve minimal akciğer kontüzyonu olduğu, göğüs cerrahisinin cerrahi düşünmediği, sağ el bileğinde dislokasyon olduğu, ortopedi tarafından atele alındığı, sol gözde bulanık görme şikayetinin olduğu, göz hastalıkları tarafından poliklinik kontrolü önerildiği, 22.03.2015 tarihli epikriz notunda; ince bağırsakta multipl mezo yaralanması olduğu, primer onarıldığı, sol gözde bulanık görmenin görme kusuruyla ilişkili olabileceği, göz poliklinik muayenesinin uygun olduğu, 25.03.2015 tarihli ortopedi konsültasyon notunda; sağ radius distal uç kırığı ve el bileği çıkığı olduğu,  Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Psikiyatri Hastalıkları Anabilim Dalı'na ait bila tarihli konsültasyon notunda; “İlgiliden, ilgilinin yakınından ve incelenen tıbbi evraktan edinilen bilgilere göre ...'nin 2015 yılının Mart ayında geçirdiği araç içi trafik kazasında kafa travması ve bilinç kaybının olmadığı, kazadan sonra uykuya dalmada ve sürdürmede zorlanma, kâbusla uyanma, çabuk ağlama, sürekli tedirginlik hali, kendini huzursuz hissetme, ambulans sesi, tencere sesi gibi sesler duyduğunda irkilme ve donakalma, kaza anının sık sık aklına gelmesi, kaza haberlerini izleyememe, kaza yaptığı yoldan geçememe, otomobile bindiğinde ön koltuğa oturamama, sürekli kötü bir şey olacak endişesi yakınmalarının başladığı, altı aylık bir tedavi sürecinin ardından kaza haberlerini izleyememe, kaza yaptığı yoldan geçememe, uykuyu sürdürmede zorlanma, ön koltukta uzun süre oturamama yakınmalarının azalmakla birlikte devam ettiği, 09.01.2019 tarihinde Hacettepe Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Adli Sağlık Kurulund incelenen evrak ve yapılan muayene sonucunda, ...'de trafik kazası sonrasında tedaviye rağmen devam eden orta derecede iş göremezliğe neden olacak düzeyde Travma Sonrası Stres Bozukluğu geliştiği kanaatinin bildirildiği, 22.03.2015 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen toraksta 5-6. kotlarda fraktür olduğu, minimal akciğer kontüzyonu olduğu, görme bozukluğu yakınmaları olduğu, psikiyatrik yakınmaları olduğu, sağ radius distal uç kırığı ve el bileği çıkığı olduğu dikkate alınarak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre ” travma sonrası stres bozukluğu için; …. %49 olduğu, ancak hastanın mevcut kliniği dikkate alınarak bu oranın (2/3'ü) alındığında ” %33 olduğu, el ve bileğe zarar verir şekilde radius kemiği kırığı için; .. %19 olduğu, ancak hastanın mevcut kliniği dikkate alınarak bu oranın (1/5) alındığında %4 olduğu, Balthazard formülü uygulandığında %36 saptandığı, olay tarihli yaşına (51) göre (E cetveli) %40,2 (kırkvirgüliki) olarak bulunduğu, çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %40,2 (kırkvirgüliki) olduğu, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Davalılar vekilleri tarafından rapora itiraz edilmiş, davalıların rapora itirazları değerlendirilmeden karar verilmiş ise de alınan rapor hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. <br>Davacılardan ...’in düz işçi olmadığı serbet muhasebeci – mali müşavir olduğu trafik kazası sonrasında gelişen, tedaviye rağmen devam eden hafif derecede iş göremezliğe neden olacak düzeyde “Travma Sonrası Stres Bozukluğu” olduğu; ...’in de düz işçi olmadığı emekli ve şirket sahibi olduğu tedaviye rağmen devam eden orta derecede iş göremezliğe neden olacak düzeyde travma sonrası stres bozukluğu teşhisi konulduğunun anlaşılmasına göre bu durumda mahkemece davalıların raporlara itirazları da değerlendirilerek öncelikle davacıların kaza tarihinden önceki tedavi evrakları da getirilerek, travma sonrası stres bozukluğunun kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, kaza öncesinde var olan hastalıkların kaza sonucu etkilenip etkilenmediği ve etkilenme oranı, travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle tedavilerinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde yaptıkları işlere göre çalışmalarına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden rapor alınması gerekirken bu hususların değerlendirilmediği rapora göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>2-Davacılar vekili ile davalı işleten ve sürücü vekili bakıcı giderine itiraz etmiştir.<br>Dosyada mevcut rapordan davacılardan ...’in 1 ay ...’in 2 ay bakıcı ihtiyacı olduğu belirlenmiş olduğundan davacıların belirlenen bakıcı sürelerine ilişkin brüt asgari ücret üzerinden davacı ... yararına 1 ay için davacı ... yararına 2 ay için bakıcı gideri konusunda aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken  bakıcı süreleri ile uyumlu olmayan bakıcı giderine  hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.<br>3-Davalı işleten ve sürücü vekili araç bedeline itiraz emiştir.<br>Davacılar vekili davacı ...'ye ait sevk ve idaresindeki kazaya karışan ... plakalı aracın pert olduğunu, ...’in bacağındaki kırık nedeniyle iki yıl boyunca aylık 2.650 TL’den şoförlü araç kiraladığını belirterek iki yıllık araç kiralama bedeli olarak ıslah ile 58.300 TL istemiştir. Bu konuda davacı vekili aracı kiraladığı ... tarafından düzenlenen iki yıllık araç kiralama belgeleri sunulmuş ve mahkemece  ... tanık olarak dinlenmiştir. Hükme esas alınan 04.03.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda da iki yıllık araç kiralama bedeli olarak 58.300 TL’nin makul olduğu belirlenmiş mahkemece bu yöndeki talebin kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun görülmemiştir.<br>Mahkemece yapılması gereken öncelikle davacı vekiline davacı ... yönünden istenen araç kiralama bedeli talebinin davacıya ait dava konusu kaza nedeniyle pert olan ... plakalı araç nedeniyle araç mahrumiyetine ilişkin mi yoksa tedavi giderleri kapsamında tedavi süresince evden tedavi amacıyla hastaneye (pansuman muayene-kontrol –ameliyat, terapi, fizik tedavi … gibi ) gidip gelmesine ilişkin ulaşım giderine mi ilişkin olduğu konusunda dilekçesini açıklaması için süre verilmesi, açıklanacak sebebe göre pert araç için istenmiş ise yeni araç alma süresince araç araç kiralama bedeline, tedavi kapsamında istenmiş ise tedavi süresince tedavisine ilişkin hastane –ev arasındaki ulaşım gideri olarak bilirkişiden alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. <br>4-Mahkemece davacı ...'nin  iş göremezlik tazminatının belirlenmesinde davacının serbest muhasebeci mali müşavir olduğu ve aynı zamanda bir işverene bağlı olarak 30 gün üzerinden SGK'lı olarak çalıştığı kabul edilerek SMMO tarafından bildirilen gelir, vergi kaydı ve SGK kaydında belirtilen ücretleri toplamına göre belirlenen gelir esas alınarak tazminat hesabı yapılmış ise de  faraziyeye dayalı olarak belirlenen gelire göre hesaplama yapılması doğru görülmemiştir. Mahkemece davacı serbest muhasebeci mali müşavir olarak çalıştığına göre  mükellef sayısına göre elde edeceği ücretin belirlenmesi için işyeri kayıtları, beyanname ve diğer işyeri ile ilgili belgelerin getirilmesi,  ayrıca SGK kayıtlarına göre aynı anda bir işverene bağlı olarak 30 gün üzerinden çalıştığı anlaşıldığından aynı anda hem serbest muhasebeci mali müşavir hemde bir işverene bağlı olarak çalışıp çalışamayacağı ilgili kurumlardan araştırılarak çalışmasının mümkün olması halinde buna göre çalıştığı işyerlerinden olay tarihinden rapor tarihine kadar olan tüm maaş bordrolarının getirilerek bilinen dönem hesabında maaşının ve diğer gelirlerinin esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğinden tarafların bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin kabulü gerekmiştir. <br>Açıklanan nedenlerle davacılar vekili ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacılar vekili ile davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacılar vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ile  davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜ ile; HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebebine göre davacılar vekili ile davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına <br>2-İstinaf yoluna başvuran tarafça yatırılan peşin harcın istek halinde yatırdıkları oranda yatıranlara iadesine, <br>3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, <br>4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>5-Ankara 18. İcra Dairesinin 2022/3349 esasına ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yatırılan 1.630.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>5-Ankara 18. İcra Dairesinin 2022/3349 esasına Türk Büro Sendikası tarafından yatırılan 2.800.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br> Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br>.<br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"300c99666729d905","SID":"e06e835c2274ee4b"}}