{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2263 Esas <br>KARAR NO: 2024/731 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2017/8 Esas - 2021/517 Karar<br>TARİHİ: 06/07/2021<br>DAVA: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 02/05/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>ASIL DAVADA Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili sigorta şirketinin, dava dışı sigortalısı ... A.Ş. tarafından muhtelif bayilere sevk edilen yedek parça emtialarının davalı taşıyıcı şirket sorumluluğunda karayolu ile taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle, dava dışı sigortalısına ödenen hasar tazminatından doğan rücuen tazminat alacağının tahsili amacı İle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden (1) no.lu taşıyıcı şirket ile onun sigortacısı konumundaki (2) no.lu davalı sigorta şirketi aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, dava konusu hasarın müvekkili şirkete ihbar edilmesi üzerine iki ayrı ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, tanzim edilen her iki ekspertiz raporunun rücu yorumu başlıklı bölümünde, hasardan sorumlu ana nakliyeci davalı ... A.Ş.'ye rücu imkanı bulunmaktadır denilmek suretiyle davalının rücu muhatabı olduğu ve de bu suretle ortaya çıkan hasardan sorumlu olduğunun ifade edildiğini, iki ayrı ekspertiz raporundaki hesaplamalar doğrultusunda, ilgili nakliyat sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalı ... A.Ş.'ye %20 poliçe marj ilavesiyle 28.12.2015 tarihinde 12.740,64 TL ve 2.936,10 TL olmak üzere toplam 15.136,74 TL hasar tazminatı ödendiğini, bu ödeme ile müvekkilinin TTK madde 1472 alacağın temliki ve sair kanun maddeleri uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, zarar sorumlusuna %20 poliçe marjı hariç tutulmak suretiyle hasar tazminatı olarak ödenen 12.613,95 TL için rücu hakkı doğduğunu beyanla davalıların (borçluların) 12.613,95 TL asıl alacağa ve bu asıl alacağın takip öncesi işleyen avans faizine yaptıkları itirazlarının iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine kara verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesi ile; Davacı şirketin yedek parça hasarına dair taleplerinin hiçbir geçerli yasal dayanağının bulunmadığını, davacı şirket tarafından sunulan hasar tespit tutanaklarında müvekkili şirket sigortalısı ... yetkilisinin imzası ve onayının bulunmadığını, ilgili tutanakların, hangi şirketin sürücüsü olduğu belirsiz ve hasar tespit hususunda ehil olup olmadığı dahi bilinmeyen şahıslara imzalatıldığını, bu nedenle tek taraflı düzenlenen tutanakların delil niteliği olmadığını, davacı şirket tarafından delil olarak sunulan ekspertiz raporlarının tamamen tek taraflı olarak, kendini tayin eden davacı şirket lehine rücu imkanı yaratmak amacıyla düzenlendiğini, ancak ilgili raporlarda hasara uğradığı iddia edilen emtiaların hangi firmalar tarafından taşındığının anlaşılamadığının belirtildiğini, mali mesuliyet sigorta poliçesi ön şartına göre, süresinde tespit edilmiş bir hasar bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davacı şirketin kendi poliçelerinin teminatı kapsamında olmayan lütuf ödemesi sayılabilecek ödemeler yaptığını, bu nedenle yaptığı ödemelerin rücu talebine konu edilemeyeceğini beyanla davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir.<br>BİRLEŞEN DAVADA Davacı vekili dava dilekçesi ile;  davacı ile dava dışı sigortalısı ... A.Ş tarafından muhtelif bayilere sevk edilen yedek parça emtialarının davalı taşıyıcı şirket sorumluluğunda karayolu ile taşınması sırasında hasar meydana geldiğini, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen hasar tazminatından doğan rücuen tazminat alacağının sağlanması amacıyla Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu beyanla itirazın iptaline ve takibin devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirket sigortalısı ... ile davacı şirket sigortalısı peugeot arasında imzalanan taşıma ileri sözleşmesi gereği müvekkili aleyhine açılan İstanbul Anadolu 6. ATM'nin 2015/662 Esas sayılı dava dosyasının konusu ve taraflarının aynı olduğunu, işbu dava ile birleştirilmesini talep ettiklerini, savacı şirketin yedek parça hasarına dair taleplerinin hiçbir geçerli yasal dayağının bulunmadığını, davacı şirketin işbu davaya dayanak yaptığı müvekkili şirkete ait poliçeler ve hasarların gerçekleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan veya konusu itibariyle davayla ilgisi bulunan poliçeler olmadığını, davacı şirket tarafından sunulan hasar tespit tutanaklarında davalı şirket sigortalısı yetkilisinin imzası ve onayının bulunmadığını, mali mesuliyet sigorta poliçesi ön şartına göre süresinde tespit edilen bir hasar bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davacı şirketin yaptığı ödemelerin kendi poliçelerinin teminatı kapsamında olmayan lütuf ödemesi sayılabileceğini ve rücu talebine konu edilemeyeceğini, davacı şirketin sigortalısına yaptığı ödeme tutarının tümünü müvekkili şirkete ve diğer davalıya rücu etmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı şirketin iddia ettiği sorumluluğun davalı şirket ve diğer davalı ... açısından her şekilde TTK veya CMR Konvansiyonunda düzenlenen şekilde sınırlı sorumluluk olduğunu beyanla dosyanın İstanbul Anadolu 6. ATM'nin 2015/662 Esas sayılı dova dosyası ile birlikte tek bir dosya üzerinden birleştirilmesine, davanın reddine, davacı aleyhine talep edilen alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 06/07/2021 tarih ve 2017/8 Esas - 2021/517 Karar  sayılı kararında; \"Dava; hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Celp edilen İst. And. .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının incelenemesinde; davacı tarafından davalıların aleyhine 15.241,74 TL asıl alacağın tahsiline yönelik ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara  tebliğ edildiği   borçluların itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.  Birleşen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/10 E- 2018/45 Karar sayılı 31/01/2018 tarihli kararı ile dosyanın mahkememiz dosyasını birleştirilmesine karar verilmiştir. Birleşen davada uyuşmazlık ; Davanın davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı ... A.Ş tarafından muhtelif bayilere sevk edilen yedek parça emtialarının davalılardan ... A.Ş sorumluluğunda karayolları taşıması sırasında hasarlandığı iddiasıyla ve davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına bu nedenle hasar tazminatı ödediğini, bu hasar tazminatından doğan rücuen tazminat alacağının sağlanması için İst And. .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden taşıyıcı şirket olan ... A.Ş ile onun sigortacısı diğer davalı ... A.Ş aleyhine ilamsız takip başlatıldığı belirtilerek iş bu takibe yapılan itirazın iptali, takibin devamına karar verilmesine talep edildiği istemine ilişkin olduğu görüldü.Celp edilen İst. And. ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının incelenemesinde; davacı tarafından davalıların aleyhine 4.268,64 TL asıl alacağın tahsiline yönelik ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara  tebliğ edildiği   borçluların itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.  Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, Davanın davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı ...   A.Ş tarafından muhtelif bayilere sevk edilen yedek parça emtialarının davalılardan ... A.Ş sorumluluğunda karayolları taşıması sırasında hasarlandığı iddiasıyla ve davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına bu nedenle hasar tazminatı ödediğini, bu hasar tazminatından doğan rücuen tazminat alacağının sağlanması için İst And. ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden taşıyıcı şirket olan  ... A.Ş ile onun sigortacısı diğer davalı ... A.Ş aleyhine ilamsız takip başlatıldığı belirtilerek iş bu takibe yapılan itirazın iptali, takibin devamına karar verilmesine talep edildiği istemine ilişkin olduğu görüldü.İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/351 esas sayılı dosyasının incelenmek üzere celp edildiği, İst. Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/351 E- 2018/47 K sayılı 16/01/2018 tarihli gerekçeli kararda davanın reddine karar verildiği görüldü. Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle  makine, taşıma ve sigorta alanında uzman bir bilirkişi heyeti oluşturulmak suretiyle dosyanın bilirkişiyle tevdine karar verilmiş olup; dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada heyet bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu Uyuşmazlığa konu olan ve yukarıda detaylı olarak mevcut olan BİRLEŞEN ANADOLU 9. ATM. 2016/351 E. DAVA ve BİRLEŞEN ANADOLU 7. ATM. 2017/10 E. DAVADA çeşitli hasar vakıaları , sunulan belgeler kapsamında değerlendirildiğinde, hasar/hasarların ispata muhtaç olduğu, yüce mahkemeniz tarafından görevlendirildiğimiz 20017/8 nolu dava ile ilgili olarak tazminat tutarlarının belirlenebilmesi için brüt kilogramlarının bilinmesi gerektiği ile hasar/hasarların ispata muhtaç olduğu görüş ve kanaatine varıldığı hususu, Davacı Sigorta şirketi olan ... A.Ş. Tarafından, Davacı sigortacı ...  A.Ş. tarafından düzenlenen , sigortalısı ... A.Ş., Başlangıç tarihi 31.12.2014, Bitiş tarihi 31.12.2015,Poliçe numarası ... olan Nakliyat Abonman Blok Poliçesi Kapsamında Sigortacıya Rücu etme hakkını sağlayan, Ticaret Kanununun Madde 1472 olan \"(l)Sigortacı Sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bir hak, tazmin ettiği bedel kadar,Sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa ,Sigortacı ,Mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.\" Hükmü çerçevesinde Davalı ... A.Ş. ve davalı ... A.Ş. 'ne, Türk Ticaret Kanunun Madde 1472 maddesi gereği Rücu Etme Hakkının Olup, Olmadığı Konusunda Sonuç ve Kanaate varılamadığı hususu, ile yüce mahkeme'niz tarafından görevlendirildiğimiz 20017/8 nolu dava kapsamında, yukarıda teknik yönden inceleme, tespit ve değerlendirme bölümünde detaylı olarak açıklanan nedenler çerçevesinde, tespit edilmiş olan hasarlı parçalar imha edilmiş, ancak parçalar cam plastik ve metal aksamdan mamul oldukları, onarımlarının mümkün olmadığından kırılıp ezilerek imha edilmiş imha malzemenin sovtaj değeri ile hurdasının taşıması ekonomik olarak birbirine eşit olduğu kanaatine varılarak nakliye ve hamaliye yaratılmaması uygun olmuş kanaati yukarıda birim fiyatları açıklanmış olan yedek parçalar ve hurda değer değerlendirilmesi kadri marufunda olduğu kanaati, ekspertiz raporunda 2014 yılının Eylül ve Aralık aylarında sigortalının bayi ve sevişlere sevk edilen yedek parçaların yurtiçi nakliyesi sırasında ki muhtelif seferlerdeki hasarları nedeniyle sigortalı ... A.Ş ye ait toplam 17 adet hasarlı parça bulunduğu tespit edilmesi hususunu, Görüş ve kanaatlerini bildirilmişlerdir. 22/09/2020 tarihli duruşmada; Tarafların itirazları doğrultusunda dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile EK RAPOR alınmasına karar verilmiş olup; dosyada mübrez ek raporda özetle; Sayın Mahkemeye sunulan Kök rapor, asıl dava ile birleşen iki dava içeriği dosyada mevcut tüm belgelerin, 20 sayfayı bulan inceleme ve değerlendirmelerini kapsamaktadır. Kök raporun, oldukça kapsamlı olan dosyaların detaylı olarak incelenmesi neticesinde hazırlandığı Sayın Mahkemenin takdirindedir. Ek raporda tekrara yer verilmemesi için detaya girilmemiştir. Zira Kök rapora beyan ve itirazlarını sunan sayın davacı ve davalı vekili herhangi bir yeni somut belge ve bilgi sunmadığı görülmektedir. Sayın Mahkeme görevlendirmesi gözetilerek dosya içeriğinde buluna bilgi ve belgeler üzerinde yapılan inceleme ve tespitler neticesinde, Sayın Mahkeme tarafından verilen görev çerçevesinde ve bu görev ile uzmanlık alanlarımız ile sınırlı olmak üzere; Kök raporda yer alan kanaatlerimizin devam ettiği, görüşlerimiz değiştirecek herhangi bir bulguya rastlanılmadığı şeklinde, ek sonuç ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin olup, tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle  makine, taşıma ve sigorta alanında uzman bir bilirkişi heyeti oluşturulmak suretiyle dosyanın bilirkişiyle tevdine karar verilmiş olup; dosyada mübrez denetime uygun olan ve mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınan rapor da dikkate alınarak, asıl dava yönünden 37 Adet Hasar Tespit Tutanağı ve 25 Adet Hasar Bildirim Formu'na ilişkin ise; Hasarlı olduğu belirtilen emtia-eşyaların, davalı taşıyıcının geçici zilyetliğinde iken taşıma, yükleme, boşaltma  esnasında mı ya da alıcılarına sağlam ambalaj içerisinde teslim edildikten sonra bayilerde mi hasarlandığı hususunun ispata muhtaç olduğu,Davalı taşıyıcıya hata ve kusur atfedilemeyeceği, söz konusu tutanaklar ve Hasar Bildirim Formları davalı taşıyıcının ifa sorumlusu adamları tarafından teslimatlar esnasında alıcıları ile müştereken koliler açılarak  hasar tespit edilmediği, herhangi bir şerh bulunmadığı, dosyada imha edilen yedek parçaların tamamının Davalı taşıyıcı tarafından hasarlandığına ilişkin kanaat oluşmadığı, zira muhtelif bayiler tarafından davalı taşıyıcı araçları ile deposuna iade olarak gönderilen emtia-eşyaların bayiler tarafından mı ya da davalı taşıyıcı tarafından mı hasarlandığının ispata muhtaç olduğu, bilirkişi raporunda iddia olunan hasarlı parçalar yönünden tazminat tutarlarının belirlenmesi için brüt kilogramlarının bilinmesi gerektiği ve hasarların ispata muhtaç olduğu, birleşen dava yönünden, hasarlı olduğu belirtilen emtia-eşyaların,davalı taşıyıcının geçici zilyetliğinde iken taşıma, yükleme/boşaltma esnasında mı ya da alıcılarına sağlam ambalaj içerisinde teslim edildikten sonra bayilerde mi hasarlanarak iade edildiği, özellikle delil olarak sunulan Taşıma İrsaliyeler ile Hasar Tespit Tutanağı belgelerinin teslimat aşamalarında gönderilen bayiler ile taşıyıcının ifa sorumlusu yardımcıları olan sürücüler ile Bildirim Formlarının tek taraflı düzenlenerek imzalandığının tespitleri kapsamında hasar iddialarının ispata muhtaç olduğu, ispat yükünün davacıda olduğu ispata yönelik yeterli delil sunulamadığından asıl davanın reddine, Kötü niyet tazminat talebinin tedbiren durdurulmuş takip olmadığından ve kötü niyetli olduğu ispatlanmadığından şartları oluşmadığından reddine,  Birleşen İstanbul Anadolu 7. ATM 2017/10 E-  2018/45 K sayılı davasının reddine, Kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar hüküm kısmında birleşen İstanbul 9 Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/351 Esas -2018/47 Karar  yönünden hüküm kurulmuş ise de dosya mahkememiz dosyasıyla birleşmediğinden sehven hüküm kurulduğundan  maddi hata olup yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.\" gerekçesi ile, \"A-ASIL DAVANIN REDDİNE,1-Kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine,3-Davalı ... AŞ.  kendisini vekil ile temsil ettiklerinden AAÜT uyarınca davalı yararına taktir olunan  4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu  davalıya  ödenmesine, 4-Davalı ... Anonim Şirketi   kendisini vekil ile temsil ettiklerinden AAÜT uyarınca davalı yararına taktir olunan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu  davalıya  ödenmesine,<br> B-BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 9 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2016/351 ESAS -2018/47 KARAR SAYILI DAVANIN REDDİNE,Kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine,<br>C- BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 7. ATM 2017/10 E-2018/45 K sayılı davasının reddine, 1-Kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine,   3-Davalı ... AŞ.  kendisini vekil ile temsil ettiklerinden AAÜT uyarınca davalı yararına taktir olunan  3.532,30 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu  davalıya  ödenmesine, 4-Davalı ... Anonim Şirketi   kendisini vekil ile temsil ettiklerinden AAÜT uyarınca davalı yararına taktir olunan 3.532,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu  davalıya  ödenmesine,\" karar verilmiş ve asıl ve birleşen davalarda verilen karara karşı davacı vekili ve asıl davada verilen karara karşı davalı ... A.Ş  vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili asıl ve birleşen davaya yönelik olarak sunduğu istinaf dilekçesi ile; Mahkemenin ana ve birleşen davanın ret kararına karşı, aşağıda izah edecekleri sebeplerle istinaf başvurusunda bulunduklarını, ret kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini; Usul Hukuku Açısından; Mahkeme davanın reddine karar verirken, ana davada her iki davalı lehine ayrı ayrı 4.080,00 TL dava vekalet ücretine, birleşen davada ise yine  her iki davalı lehine ayrı ayrı 3.532,30 TL dava vekalet ücretine hükmettiğini, gerek ana dava gerekse birleşen davanın her ikisi de her bir davalı için ayrı sebeplerle reddedilmiş olsa idi, Mahkemenin bu kararının doğru olacağını ancak hem ana, hem de birleşen davada davanın ret sebebinin her iki davalı için aynı olduğundan bahisle davalılar lehine tek bir dava vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, bu sebeple istinaf başvurusunda bulunduklarını, ana ve birleşen davadaki kararın bu yönüyle ortadan kaldırılmasını talep ettiklerini; Davaların Esası Açısından; davacı olarak davalılara ikame ettikleri ve aynı mahiyette olan bir başka davada Yerel mahkemece verilen davanın ret kararının BAM 12. Hukuk Dairesi tarafından kaldırılarak davanın kabulüne karar verildiğine ilişkin 2018/2172 Esas-  2019/571 Karar ve 18.04.2019 tarihli kararı işbu istinaf başvurusu dilekçesinin ekinde ibraz ettiklerini; Bahse konu kararda İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi'nin, dava konusu poliçenin özel şartlar 5.maddesindeki; “yedek parçaların stok sahasına girdiği andan itibaren ilk 60 gün içinde tespit edilen hasarlar teminata dahildir” hükmü ile ekspertiz raporunda bahsedilen dava konusu emtianın hasar tutanakları ve ambar çıkış fişlerinin birlikte değerlendirildiği, hasar tespitinin poliçede belirtilen sürede yapıldığı ve tazminat ödemesinin teminat dahilinde olduğunun kabulü gerekeceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verdiğini, BAM'ın bahsini ettikleri bu gerekçeyi takiben TTK 875. maddeye de atıf yaptığını ve bu maddedeki;“Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.(2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır.” hükmü çerçevesinde de davalıların sorumluluğuna gittiğini, işbu davada dava konusu poliçenin özel şartlar 5.maddesindeki hüküm ile ekspertiz raporunda bahsedilen dava konusu emtianın hasar tutanakları ve ambar çıkış fişleri birlikte değerlendirildiğinde hasar tespitinin poliçede belirtilen sürede yapıldığını ve böylece yapılan tazminat ödemesinin teminat dahilinde kaldığını, hal böyle olunca gerek ana, gerekse birleşen davanın kabulü gerekirken davaların reddine karar verilmesini istinaf konusu yaptıklarını, dosyada mübrez olduğu üzere, davacı müvekkili şirketin sigortalısı mal satıcısı/taşıtan ... A.Ş.ile (...) 1 nolu davalı taşıyan ... A.Ş. (...) arasında delil sözleşmesi niteliğinde olan bir “nakliye sözleşmesi” akdedildiğini, bu sözleşmenin 7. maddesi 6. paragrafı çerçevesinde hasarlı emtiaların davalı taşıyan ... tarafından toplanarak kendisine ait ... Tuzla Tesisleri’ne (depoya) konulduğunu, bunun sebebinin ise yine 7. maddenin 6.paragrafı icabı davalı taşıyana mal alıcısı bayiler nezdinde hasara uğrayan bütün malları ekspertiz raporunun hazırlanması amacıyla toplama hakkına sahip oluşu olduğunu;Dava konusu emtianın hasara uğradığının emtianın davalı taşıyanın depoya alınması ile belli olduğunu ve davalı taşıyanın emtiayı deposunda tutması sebebiyle şüphesiz ki hasarı bildiğini, hasarlı emtianın davalı taşıyanın deposuna alınmasının, hasarın davalı taşıyanın sorumluluğunda gerçekleştiğinin açık delili olduğunu, hasarlı emtianın davacı taşıyanın deposuna alınmasının başka izahı olmadığını, hal böyle olunca ana ve birleşen davanın kabulü gerekirken davaların reddine karar verilmesini istinaf konusu yaptıklarını beyanla tehiri icra talebinin kabulüne, ana ve birleşen davalardaki davaların reddi kararının kaldırılarak davaların kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Asıl davada davalı ... A.Ş. vekili asıl davaya yönelik olarak sunduğu istinaf dilekçesi ile; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/8 E. , 2021/517 K.  sayılı kararı ve birleşen 2017/10 E. sayılı dosyasında verilen karar kötü niyet tazminatı bakımından usul ve yasaya aykırı olup, taraflarınca istinaf etme zorunluluğunun doğduğunu, Yerel mahkemenin davanın reddine ve fakat kötü niyet tazminatına karar vermediğini, İİK'nın itirazın iptali başlıklı m.67/2 hükmü  gereğince alacaklının kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için, itirazın iptali davasının reddedilmiş olması, davacı alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması ve davalı borçlunun kötü niyet tazminatı talep etmiş olması gerektiğini;Somut olayda itirazın iptali davası reddedilmiş olup davacının alacaklı olmadığı sabit olduğu halde kötü niyetle takip başlattığını, Yerel mahkemenin kararında ve hükme esas teşkil eden bilirkişi raporları ile davacının davasını kanıtlayamadığının sabit olduğunu, davacı sigorta şirketinin taşıma kapsamına girmeyen bir hasar bedelini ödeyerek lütuf ödemesi yaptığını, yapılan lütuf ödemesinin rücu hakkı bulunmadığını, CMR Konvansiyonu ve TTK uyarınca tazminat sorumluluğunun sınırlandırıldığını, bu hususun davacı tarafça bilinmesine rağmen yüksek miktarda ve kötü niyetli takip yapıldığını, davacı yanın eksik emtiaların miktarlarını tespit etmediğini, müvekkili şirkete bildirmediği gibi yargılama esnasında dahi ispatlayamadığını, söz konusu miktarın üzerinde kalan tutarın müvekkili şirkete rücu edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın sigorta şirketi olup tazminat sorumluluğunun kanunen sınırlandırıldığını bildiği halde hasarlı emtiaların miktarını hesaplamadan kötü niyetli olarak takibe giriştiğini;Davacı tarafın alacaklı olmadığı ve takip yapma hakkı bulunmadığı halde sırf ilâmsız takip yolunun kolaylığından yararlanarak müvekkili şirket aleyhine yüksek miktarda takip başlatmasının haksız ve kötü niyetli olduğunun açık ve net bir göstergesi olduğunu, bunun yanında davacı taraf benzer hasarlara ilişkin müvekkili şirket aleyhine yaklaşık 50-60 adet icra takibi başlatmış olup itirazları neticesinde yapılan yargılama ile bir çoğunda haksız bulunarak takibin iptaline karar verildiğini, tüm bu dosyalar kapsamında dahi davacı tarafın somut delillerden kastedilen delillerin neler olduğu, hasarların hangi kapsamda ele alınması gerektiği gibi gerekçeleri dikkate almaksızın adeta bir yıldırma projesi içerisinde müvekkili şirket aleyhine seri davalar açmakla gerek müvekkili şirketi, gerekse Türk Yargısını emek ve zaman kaybına uğrattığını, davacı yanca, daha evvel bahsedilen benzer icra takiplerinin mahkeme tarafından iptaline karar verilmiş olmasına rağmen dava konusu takibin başlatılmasının kötü niyetli olduğunu; TTK m. 20 uyarınca, davalı yanında basiretli iş insanı olarak sorumluluk halleri ve yukarıda bahsedilen karinelerden habersiz olmasının ticari hayata aykırı olduğunu, sigorta şirketi olarak hasarsız teslim edilen emtialar hakkında sonradan usulsüz ve tek taraflı tutanaklar tutularak haksız bir şekilde kazanç elde etmek amacı ile takip başlatmasının kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, bu nedenledir ki  davacının hak arama niyetinden çok kötü niyetle hareket ettiğinin ortada olduğunu, Yerel mahkemece haklılıkları kabul edilip dava reddedilmiş olsa da kötü niyet tazminatına hükmedilmediğini, bu sebeple taraflarınca Yerel mahkemece verilen bu kararı istinaf etme zorunluluğunun doğduğunu beyanla İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/8 E., 2021/517 K.  sayılı kararı ve birleşen 2017/10 E. sayılı dosyasından verilen kararların %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi şeklinde düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.  Asıl ve birleşen İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/10 Esas sayılı dosyasında dava, karayolu ile taşıma sırasında hasara uğradığı iddia edilen emtia için sigortalıya ödenen tazminatın davalı taşıyıcı ile taşıyıcı sigortacısından rücuan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf asıl ve birleşen davada, dava dışı sigortalısı ... A.Ş.'ye ait olan yedek parça vasıflı emtiaların karayolu ile taşınarak yurt içindeki çeşitli bayilere teslim edilmek üzere davalı ... A.Ş.'ye teslim edildiğini, emtiların bir kısmın taşıma sırasında hasara uğradığını, bu nedenle ekspertiz incelemesi yaptırıldığını ve dava dışı sigortalıya hasar tazminatı ödendiğini, davalıların hasardan sorumlu olmaları nedeniyle haklarında başlatılan icra takiplerine yaptıkları itirazların haksız olduğunu beyan ederek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, davalı  ... A.Ş., davacının iddia ettiği hasarın taşıma sırasında oluşmadığını, davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen hasar tespit tutanaklarına ve ekspertiz raporlarına itibar edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, diğer davalı davalara cevap vermemiş, aşamalardaki beyanlarında davacı aleyhine talep edilen alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, Mahkemece asıl ve birleşen davada davanın ve davalıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, asıl ve birleşen davada verilen davanın reddi kararına dair karara karşı davacı vekili ve asıl davada verilen kötü niyet tazminatı talebinin reddi kararına karşı davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Birleşen İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/10 Esas sayılı dosyasına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesi; 29906 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, yeniden değerleme oranındaki artış sonucu Yerel Mahkeme hükmünün verildiği 2021 yılı için HMK'nın 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 5.880,00 TL olmuştur. Birleşen davada dava değeri ve istinafa konu edilen miktar 3.532,20 TL olup 5.880,00 TL'den düşüktür, buna göre İlk Derece Mahkemesi kararı kesin niteliktedir. Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak Yerel Mahkemece karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin de sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, birleşen davada davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Asıl davaya yönelik davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesi; 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayan taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Buna göre taşıyıcıdan tazminat talebinde bulunan tarafın hasarı ve hasarın taşıma sırasında meydana geldiğini ispat etmesi gerekir. Davacının sigortalısı ile davalı ... A.Ş. arasında imzalanan Nakliye Sözleşmesi uyarınca davalı tarafından, dava dışı sigortalının alt şirketi olan ...'ın Kartal'da bulunan yedek parça mağazasından alınan emtiaların Türkiye'de bulunan bayilerine teslim edilinceye kadar dava dışı sigortalı ... hesabına karayolu ile nakliyesinin gerçekleştirildiği, sözleşmeye göre emtiaların taşınmak üzere koli içerisinde davalıya teslim edileceği, ambalajlama işlemlerinin ... tarafından yapılacağı, sözleşmenin 7. maddesi ile; davalı ... yüklenen kolilerin sayısından ve iyi durumda olmasından sorumlu olduğu, bu sorumluluğunun ... mağazasında yük tesellüm formunun imzalanmasından itibaren başladığı ve konuyla ilgili hiçbir şerhte bulunmayıp kaşelerini basan alıcılara teslimata kadar devam edeceği, alıcı tarafından gerektiği şekilde tespit edilen hasar veya zarar meydana gelmesi halinde, alıcıların ...'a şikayette bulunacakları ve ... tarafından alıcı adına tanzim edilmiş satış faturasını esas alarak ilgili parçalar için tespit edilen zarar kadar alıcıyı tazmin edeceği, bu fatura ve tazminat talebinin, zararın davalı ... tarafından kendisine tazmin edilmesini isteyen ...'ın tazminat talebi için kanıt teşkil edeceği kabul edilmiştir. Davacı tarafından düzenlenen Nakliyat Abonman Blok Sözleşmesi ile 31.12.2014 ila 31.12.2015 tarihleri arasında taşıması gerçekleştirilecek emtiaların sigortalandığı, bu süreçte taşıma sırasında meydana geldiği ve poliçe kapsamında olduğu iddia edilen hasarlar nedeniyle dava dışı sigortalıya, iki ayrı ekspertiz raporu uyarınca toplam 15.136,74 TL ödeme yapıldığı, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, asıl davaya dayanak ekspertiz raporlarında gösterilen toplam 32 adet hasar kaydına ilişkin delil olarak davacı tarafından dosyaya hasar tespit tutanakları, hasar bildirim formları ile bir kısım faturaların ve taşıma irsaliyelerinin sunulduğu, sunulan hasar tespit tutanaklarının emtiaların teslimi sırasında düzenlemediği, tutanakların davalı taşıyıcının temsilcisi/ifa yardımcıları tarafından imzalanıp imzalanmadığı anlaşılamadığı gibi tutanaklarda hasar ayrıntılarına ve hasarın ne zaman meydana geldiği konusunda bilgiye yer verilmediği, tutanakların bir çoğunda \"koli sağlam ancak içerisinden çıkan emtia hasarlı\" seçeneğinin işaretlendiği ve bir kısmında montaj sırasında emtianın çalışmadığının ifade edildiği, sözleşme uyarınca taşınacak emtia davalı taşıyıcı şirkete koli ile teslim edileceğinden koli içerisindeki ambalajlamadan davalının sorumlu tutulamayacağı, bilirkişi raporunda asıl dava yönünden 5 adet taşıma irsaliyesine hasarın şerh edildiği tespit edilmiş ise de, bu irsaliyelerde davalı taşıyıcı adına atılmış bir imza olmadığı gibi hasarın taşıma sırasında oluştuğuna dair açık bir tespitin de yer almadığı, davacı vekilinin emsal olarak sunduğu ve istinaf başvurusunu dayandırdığı İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi'nin 2018/2172 Esas sayılı kararının başka bir taşımaya ilişkin olduğu ve kararın o dosya kapsamında mübrez delillere nazaran verildiği, somut olaya emsal teşkil etmediği, somut olayda davacı tarafından hasarın taşıma sırasında oluştuğu ispat edilemediğinden Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan Mahkemece dava, her iki davalı yönünden esasa ilişkin aynı sebeple reddolunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3/2. maddesi uyarınca davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Davacı vekilinin bu kısma ilişkin istinaf başvurusu haklıdır.Dava, İİK'nın 67. maddesi uyarınca açılmış itirazın iptali davası olup davanın davalı borçlu lehine sonuçlanması nedeniyle lehine tazminata hükmedilebilmesi için dosya kapsamından icra takibinin kötü niyetli olarak yapıldığının anlaşılması gerekmektedir. Somut dosyada davacı tarafından dava dışı sigortalısına yapılmış bir hasar ödemesi bulunmakta olup, hasardan davalıların sorumlu olduklarının ispat edilememesi davacının takipte kötü niyetli olduğunu göstermeyeceği ve dosya kapsamı itibariyle kötü niyet iddiası ispat edilemediğinden Mahkemece davalıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. Öte yandan Mahkemece hüküm fıkrasında birleşen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/351 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın reddine karar verilmiş ise de, anılan dosyanın somut dosya ile birleştirildiğine dair bir karar bulunmadığı gibi dosyanın daha önce karara bağlandığı, Mahkemece yargılaması yapılmayan ve daha önce yargılaması yapılarak karara bağlanmış bir dava ile ilgili karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, bu husus kamu düzeninden olup istinaf aşamasında re'sen nazara alınması gerektiği anlaşılmakla sonuç olarak; birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341 ve 352/1. maddesi uyarınca reddine, asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... A.Ş.'nin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacının birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341 ve 352/1. maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, Asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun ise KISMEN KABULÜNE,  İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2021 tarih ve 2017/8 Esas 2021/517 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve Dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurularak;  A-Asıl davanın REDDİNE,-Kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine,B-Birleşen İstanbul Anadolu 7. ATM'nin 2017/10 E. sayılı dosyasında davanın REDDİNE, -Kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine,<br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:Asıl Davada Harç ve Yargılama Giderleri;3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar harcından davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 215,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 212,18‬ TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafça sarfedilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri sarfedilmediği anlaşıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden 2023/2024 AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 12.613,95 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,7-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,Birleşen İstanbul Anadolu 7. ATM 2017/10 E. - 2018/45 K. sayılı Davada Harç ve Yargılama Giderleri;8-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar harcından davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 60,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 367,27‬‬ TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,9-Davacı tarafça sarfedilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,10-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri sarfedilmediği anlaşıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 11-Davalı ... AŞ.  kendisini vekil ile temsil ettiklerinden AAÜT uyarınca davalı yararına taktir olunan 3.532,30 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu  davalıya  ödenmesine,12-Davalı ... Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettiklerinden AAÜT uyarınca davalı yararına taktir olunan 3.532,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu  davalıya  ödenmesine, 13-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN:Asıl Davada Harç ve Yargılama Giderleri;14-Harçlar Kanunu gereğince davacı ve davalı ... A.Ş.  tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 15-Davacı tarafından istinaf aşamasında yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,16-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı ... A.Ş.'den alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından bu davalı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 17-Davacı tarafından sarfedilen 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 58,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 220,1‬0 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,Birleşen İstanbul Anadolu 7. ATM 2017/10 E. - 2018/45 K. sayılı Davada Harç ve Yargılama Giderleri;18-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,19-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,20-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,21-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01cf461b9b6fc5a3","SID":"edf4d73f2d1ce133"}}