{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ <br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) <br><br>ESAS NO:2022/329 Esas<br>KARAR NO:2022/715<br><br>DAVA:Tanıma Ve Tenfiz<br>DAVA TARİHİ:02/08/2022<br>KARAR TARİHİ:28/12/2022<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tanıma ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı ... Anonim Şirketi  arasında 10 Eylül 2008 tarihinde satış sözleşmesi imzalandığını, satış sözleşmesi kapsamında ... tarafından satın alınan hurda çelik, ... limanında yüklenmek ve ... limanında boşaltılmak üzere ...'ın kiracısı bulunduğu ... isimli gemide taşındığını, yükleme limanında geminin tank tavanında hasar oluştuğu iddiası ile hasarın karşılanması ve onarım masraflarının ödenmesi talepleriyle ... tarafından müvekkili şirkete karşı Londra Denizcilik Hakemleri Birliği'ne (LMAA) başvuruda bulunarak Londra'da 12 Ağustos 2009 tarihinde tahkim yargılaması başlatıldığını, tenfize konu tahkim yargılaması Satış Sözleşmesi'nin \"Tahkim\" başlıklı maddesinde yer alan tahkim şartına dayanmakta olup yargılama süresince taraflara iddia ve savunma haklarını usulüne uygun olarak kullanmaları için imkân ve süre verildiğini, ancak yargılamanın başladığı 2009 yılından karar tarihi olan 2019 yılına kadar ... dosyada aksamalara yol açacak mahiyette davranışlar sergilediğini, 10 sene önce meydana geldiği iddia edilen hadisenin bu süre zarfında tüm detay ve ayrıntılarının tanıklar tarafından net bir şekilde hatırlanamaz hale geldiği ve ...'ın uyuşmazlığı sürüncemede bıraktığı gerekçeleriyle müvekkili şirket tarafından hakem heyetine davanın reddedilmesi için talepte bulunulduğu ve hakem heyeti tarafından 10 Mayıs 2019 tarihinde davanın reddine kararına verildiğini, işbu Hakem Kararı'na karşı her ne kadar ... tarafından İngiltere Yüksek Mahkemesi nezdinde temyiz kanun yoluna başvurulmuşsa da, bu talep ... tarafından geri çekildiğini ve temyizden vazgeçildiğini, bunun üzerine İngiltere Yüksek Mahkemesi tarafından 26 Şubat 2020 tarihinde Temyiz Masraflarına İlişkin Karar ile ...'ın müvekkili şirkete temyiz masrafları kapsamında karar tarihinden itibaren işleyecek yıllık yüzde 8 oranındaki yasal faizi ile birlikte ödeme yapılması gerektiği belirtildiğini, tahkim yargılaması sürecindeki masrafların belirlenmesi amacıyla müvekkili şirket tarafından masrafların detaylı dökümü hazırlandığını ve bu masraf listesi 9 Aralık 2019 tarihinde önce Hakem Heyeti'ne, akabinde beyanda bulunulabilmesi amacıyla birden fazla kez ...'a gönderildiğini,  ...  tarafına iletilen tüm bildirimlere rağmen masraf listesine karşı beyanda bulunmadığını ve Hakem Heyeti hâlihazırda huzurunda bulunan belgeleri esas alarak 14 Ağustos 2020 tarihli Masraflara İlişkin Hakem Kararı'nı ittihaz ettiğini,  Hakem Kararı ve Masraflara İlişkin Hakem Kararı kesinleştiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kesin, icra edilebilir ve İngiltere'de verilmiş olan 10.05.2019 tarihli Hakem Kararı ile 14.08.2020 tarihli Masraflara İlişkin Hakem Kararının New York Konvasiyonu uyarınca tenfizine, kesin, icra edilebilir ve İngiltere Yüksek Mahkemesi'nin 26.02.2020 tarihli Temyiz Masraflarına İlişkin Kararı'nın MÖHUK uyarınca tenfizine, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin ... üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olduğunu, bu nedenle müvekkili ... A.Ş'nin yerleşim yeri ... olarak kayıtlı olduğunu, davanın Anadolu Mahkemeleri Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğini, 1958 New York sözleşmesi Madde II’ye göre tahkim anlaşması  yazılı olarak yapılması gerektiğini, söz konusu madde kapsamından anlaşılması gereken karşılıklı olarak teati edilmiş mektup veya telgraflarda yer almış bulunan veya taraflarca imzalanmış bir mukaveleye derc edilmiş bir hakem şartı veya bir hakem mukavelesi olduğunu, bu şekilde bir tahkim şartı ve tahkim sözleşmesi dava dilekçesi ekinde olmadığını, yani ... A.Ş ile Davacı ... arasında her hangi bir tahkim anlaşması olmadığını, NYK m. V/1(a) da yabancı hakem kararlarının tenfizi için öncelikle taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşmasının bulunması gerektiği hükmüne bağlandığını, bu nedenle kural olarak,  anlaşmaya taraf olmayan üçüncü kişilere karşı kural olarak tahkim sözleşmesi herhangi bir tahkim yargılama hakkı vermeyeceğini, müvekkili ... A.Ş'ın söz konusu tahkim davasını Aralık 2012 tarihinde açtığını, söz konusu açılan tahkim davasında  ... karar tarihi 10 Mayıs 2019 tarihine kadar söz konusu tahkim yargılamasında savunma yapan  şirket olduğunu, davacı olan ... A.Ş'ın söz konusu hakem kararında imzası olan Hakem  ... için ödediği ve bizzat kendisi tarafından ... A.Ş.'ye  kesilen fatura, ilgili avukatlar ve  bilirkişi tarafından kesilen diğer faturalarda aynı yönde olduğunu, davacı ...'nin mahkemenin öngöreceği teminatı iş bu tenfiz talepli dosyaya yatırması gerektiğini,  ... A.Ş özellikle 14 Ağustos 2020 tarihli masraflara ilişkin hakem kararı, kendisinin yokluğunda ve savunma hakkı kısıtlanarak alındığını, ayrıca söz konusu yargılama süresi içersinde prosedürünün kendisine haber verilmediği açık olarak kararın ilgili bölümlerinde hakemler tarafından da açıklandığını, müvekkili ... A.Ş yargılama ile ilgili açıklamada bulunma ve delillerini bildirme hakkı tanınmadan yokluğunda hüküm kurulması ve savunma imkanından yoksun bırakılmış olması tenfiz talebinin reddini gerektirdiğini, söz konusu hakem kararları usulüne uygun  tebliğ edilmediğini,  dava dilekçesi ekinde yer alan ... A.Ş ve... arasındaki alım satım sözleşmesinin metin olarak incelenmesinde zaten tahkim sözleşmesinin  ... şirketine devrinin de mümkün olmadığına ilişkin hükümler net ve açık olarak yer aldığını beyanla her türlü yasal hakları saklı kalmak kaydıyla davacı vekilince sunulan tahkim kararlarının ve yabancı mahkeme kararlarının reddedilmesini  ve tüm yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava;Davalı aleyhine İngiltere'de verilen 10.05.2019 tarihli hakem kararı ile hakem masrafları konusunda ki 14.08.2022 tarihli hakem kararı ve İngiltere yüksek mahkemesinin 26.02.2022 tarihli temyiz masraflarına ilişkin kararının tenfizi istemine ilişkindir.<br>Mahkemenin görevi HMK'nun 114.maddesi gereğince kamu düzeni ile ilgili bir dava şartı olduğundan, HMK'nun115.maddesine göre yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmektedir.<br>Mahkememiz Deniz Hukukuna ilişkin ihtilaflara bakmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemesi adıyla kurulmuş olup, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1.Dairesinin 10/07/2012 tarih ve 1188 sayılı kararıyla Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiştir. Bu nedenle, 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi gereğince mahkememizin görevini tayin için öncelikle davanın TTK'nun 5.kitabında yer alan Deniz Ticaretine ilişkin ihtilaflardan olup olmadığı, bunun için davacı ile davalı arasındaki ilişkinin tespit edilmesi gerekmektedir. <br>6102 sayılı TTK nun 4. ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görevinin tayini için öncelikle davanın 6102 sayılı TTK dan veya diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine veya deniz sigortasına ilişkin bir dava olup olmadığının saptanmalıdır.<br>TTK'nun 5.maddesinde de ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumundan hareket ederek Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu dava ve işler düzenlenmiştir. TTK nun 5.maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Yine özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere Asliye Ticaret Mahkemesi bakmakla görevlidir. <br>Tenfiz davalarında görevli mahkeme, tarafların sıfatına göre değil, davanın konusuna göre belirlenmek durumundadır. Yargıtay uygulamaları da bu yöndedir.  (bkz. Yargıtay 20.HD'nin 02/10/2017 tarihli, 2017/7998-7167 sayılı kararı ve Yargıtay  11.HD'nin 05/02/2018 tarihli, 2016/12178 E. ve 2018/718 K. sayılı kararı) Dolayısıyla uyuşmazlığın esası bakımından hangi mahkeme görevli ise, tenfiz davasıda o mahkemede görülmelidir.<br>Elde ki dosya da ... şirketi ile davalı ... ... A.Ş. arasında 10/09/2018 tarihli satış sözleşmesinin kurulduğu, satıcı  ...   şirketinin sonradan davacı ... ile birleşmesiyle satım sözleşmesinden kaynaklanan hak ve alacaklar davacıya  devredilmiştir. Sözleşmede kabul edilen FOB teslim şartına göre satım konusu emtianın taşınacağı gemiyi temin etme ve taşıma masraflarını alıcıya aittir. Satım sözleşmesinde yer alan yükleme klozunda, yükleme sırasında gemide oluşacak hasarın satıcı tarafından karşılanacağı kabul ve taahhüt edilmiştir. İngiltere'de görülen tahkim davası ise yükleme sırasında geminin tankına verilen hasar nedeniyle donatanın alıcıdan talep ettiği hasar bedelinin, alıcı  ... ... A.Ş.tarafından satıcıya rücü edilmesi konusunda ki uyuşmazlığa ilişkindir. Dava dilekçesinde de  açıkça ifade edildiği üzere tahkim yargılaması satım sözleşmesinde ki tahkim klozuna dayanmaktadır. Tahkim yargılaması sonucunda talep reddedilmiş olup, hakem heyeti tarafından davalı aleyhine yargılama masraflarına karar verilmiştir. Eldeki dosyada da  yargılama masraflarıyla ilgili hakem kararı ile temyiz masrafları konusunda verilen mahkeme kararının tenfizi talep edilmektedir. Dolayısıyla uyuşmazlığın esası satım sözleşmesinde satıcıya yüklenen tazminat sorumluluğundan kaynaklanmaktadır. Tahkim yargılaması da alım satım akdinde kabul ve taahhüt edilen bir yükümlülük ile ilgili olup bu sözleşmede yer alan tahkim şartına dayanmaktadır. Bu durumda hakem kararlarının tenfizi davası, deniz taşıması ve deniz sigortalarından kaynaklanan uyuşmazlıklar bakımından görevli bulunan mahkememizin görev alanı dışında kalmaktadır. Uyuşmazlığın temeli tacirler arasında yapılan alım satım akdine dayandığından görevli ve yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olmakla açıklanan nedenlerle mahkememiz görevsizliği yönünde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,<br>1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli bulunduğuna, karar kesinleştiğinde, süresinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili bulunan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, <br>2-HMK 'nun 331/2.maddesi gereğince yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususunun görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, <br>Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/12/2022<br><br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır<br>Katip ...<br>e-imzalıdır<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f678df64e0e3a0fa","SID":"609e0db1af1979ec"}}