{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\t<br>                   TÜRK MİLLETİ ADINA\t<br>\tT.C.<br>\t...<br>\t3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t              GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2024/ <br>KARAR NO\t: 2024/<br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br>DAVACI \t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALILAR \t: 1-... <br>\t  2-...<br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 13/09/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 26/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 08/05/2024<br>Mahkememizin 23/09/2021 tarih 2021/... Esas 2021/ Karar sayılı görevsizlik kararı sonucu Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili Mahkememizin 2021/... esas sayılı dosyasına vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle:  müvekkilinin 06.11.2020 tarihinde \"...\" adresinde bulunan ticaret işletmesi olan\" ... Kuyumculuk\" dükkanının anahtarını, şehir dışında işleri bulunması sebebi ile emaneten  davalılara bıraktığını, müvekkilinin şehir dışında işlerini bitirdikten sonra dükkana döndüğünde  davalılar tarafından altınlarının rızası olmadan alınmış olduğunu gördüğünü ve davalılardan şikayetçi olduğunu, davalılar, emniyet huzurunda alınan ifadelerinde altınları aldıklarını kabul ettiğini, davalı ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2020/... numarası ile soruşturma yürütüldüğünü, davalı ... hakkında ise ... Cumhuriyet Baş Savcılığı 2020/... numarası ile soruşturma devam etmekte olduğunu, müvekkilinin davalılardan şikayetçi olduğunu, 15.12.2020 tarihli ifade tutanağında \"06.11.2020 tarihinde şehir dışına çıkacağını ve dükkanını ... isimli arkadaşına emaneten bıraktığını, dükkana oğlu ... bakacağını, işlerini bitirdikten sonra 15.12.2020 tarihinde ...   \"altınların dükkanda yok çarşıdaki dükkana koyduğunu ve 45 gün sonra vereceğini\" demiş ve diretince \"senin altınların falan yok\" dediği, altınları  çalan ... ve ...'dan şikayetçiyim.\" şeklinde beyanda bulunduğunu, müvekkilinin işbu davaya konu edilen 500.000 TL 'den daha fazla bir zararı mevcut olduğunu, ancak fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdililik 500.000 TL'lik kısmı dava konusu yapmış bulunmakta olduklarını, davalarının kabulüne, davalıların haksız ve kötü niyetli olarak icra takibini durdurduğu işlem nedeni ile müvekkilinin oluşan zararlarının tazmini için davalıların ayrı ayrı  icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ilişkin karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>GEREKÇE :<br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkememizce bozma ilamı öncesinde Mahkememizin 23/09/2021 tarihli, 20121/... Esas, 20121/681 Karar sayılı ilamı ile; haksız fiil hükümleri çerçevesinde uyuşmazlık değerlendirilecek ve çözüme kavuşturulacağı, bu nedenle mahkememizce davacının iddiasının her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu gözetilerek; mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair karar verildiği, kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi sonucu düzenlenen ... Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesinin 13/12/2023 tarih ve 2023/ Esas ve 2023/ Karar sayılı ilamı ile özetle; davanın taraflarının kuyumculuk faaliyeti ile uğraşan gerçek kişiler olduğu, gerçek kişiler olan tarafların aynı zamanda tacir olup olmadıklarının dosya kapsamından anlaşılmadığı, dava dilekçesine ekli soruşturma aşamasında alınan ifade örneklerine göre, taraflar arasında ortaklık olduğu, birlikte iş yapıldığı iddia edildiğinden, işin mahiyeti, kuyumcu dükkanına ilişkin olması nedeni ile Mahkememizce soruşturma dosyası tüm suretleri ile birlikte celp edilerek tarafların tacir olup olmadıklarının araştırılması, tarafların tacir olmadıklarının anlaşılması halinde şimdiki gibi davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevine girdiği değerlendirilerek karar verilmesi, tarafların  tacir olduğunun anlaşılması halinde ise tacirler arasındaki haksız fiilden doğan davada Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olduğu, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği  gözetilerek  işin esasına girilip taraflarca gösterilen deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, taraflar arasındaki ihtilafın haksız fiile ilişkin olduğu gerekçesiyle görevli mahkeme açık ve net olarak saptanmadan yazılı şekilde  hüküm kurulmasının yerinde görülmediğinden bahisle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>... Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/... soruşturma sayılı dosyasının bir örneği UYAP üzerinden istenilmiş, ilgili soruşturmada iddianame düzenlenerek ... 35.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/... esas dosyasında esas aldığı görülmüştür. <br>Mahkememizce usul ve yasaya uygun istinaf ilamı doğrultusunda dava dosyası mahkememizin 2024/... Esasına kaydedilmiş olup, istinaf ilamı uyarınca ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazı yazılarak davalılar ... ile ...'un tacir olup olmadıkları sorulmuş; ilgili müdürlüklerin yazı cevaplarında davalıların gerçek kişi ticari işletme ve/veya ortak adlarına rastlanılmadığı bildirilmiş; ayrıca mahkememizce ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalılara ait vergi beyannamelerinin gönderilmesi istenilmiş olup, ilgili cevabi yazı ile davalıların potansiyel vergi mükellefi oldukları, vergi beyannamelerinin bulunmadığı belirtilmiştir.<br>Mevcut davanın mutlak ticari dava olmadığı sabit olup, davanın nisbi ticari dava olup olmadığının tespiti açısından TK 12 ve 11 inci maddelerinin incelenmesi gerekmektedir. TTK 12 inci maddesinde tacir \" (1) Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. (2) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır.\" hükmü ile tanımlanmış olup, tacir olmak için öncelikle bir ticari işletmenin bulunması gerekmektedir. Ticari işletme kavramı TTK 11'de \"(1) Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. (2) Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir.\" hükmünde de belirtildiği üzere bir ticari işletmeninin esnaf işletmesi için öngörülen sınırın üstünde gelir sağlamayı hedef tutması ve devamlı ve bağımsız bir şekilde faaliyet göstermesi gerekmektedir. 2007/12362 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 1/a maddesinde \"Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri,\" şeklindeki düzenlemeye gereği VUK 177 inci maddesindeki vergi beyannamesinin verildiği yılın yeniden değerleme oranına göre tahlil edilmesi gerekmektedir.  Davanın nispi ticari dava olabilmesi için her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerektiği, davacı ve davalıların vergi beyannamelerine göre potansiyel vergi mükellefi oldukları, ticari işletmelerinin bulunmadığı, bu sebeple de tacir olmadıkları, davanın haksız fiile dayandığı ve yargılama yapma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu anlaşılmakla, mahkememizce görevsizliğe dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;<br><br>1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, <br>2-Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, <br>3-Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde Görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, <br>4-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine,<br>Dair; davacı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/04/2024    <br><br>Katip ...<br>  E-Imzalıdır.<br> <br> <br>Hakim ...<br>  E-Imzalıdır.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4d2197f452534f1d","SID":"fac0be91ec981f69"}}