{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/306 Esas<br>KARAR NO: 2024/694<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/12/2020<br>NUMARASI: 2019/536 Esas, 2020/835 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ<br>KARAR TARİHİ: 06/06/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında düzenlenen 09/09/2014 tarihli sözleşme gereği, müvekkilinin makinalarını davalının kullanımına tahsis ettiğini ve servis hizmeti verdiğini, davalının, sabit ücret (aylık kira) ve hizmet bedeli olarak (kopya başı çekim ücreti) düzenledikleri bir kısım faturaları tebliğ almasına rağmen, sözleşmeyi feshettiğini iddia ederek fatura bedellerini ödemediğini, ancak müvekkili şirkete fesih bildirimi yapılmadığını, makinaların halen davalının kullanımında olduğunu, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine 17/04/2017 tarihli ihtarname ile, fatura bedellerinin ödenmesi, aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin davalıya ihtar edildiğini, davalının ihtarnameye rağmen ödememe yapmaması üzerine 28/04/2017 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiklerini ve fatura bedellerinin tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini  ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevabında; davacı ile müvekkilinin satın alarak bünyesine kattığı ... şirketi arasında sözleşme bulunduğunu, müvekkili şirketin 01/01/2016 tarihinde ... şirketini satın aldığını, birleşme işlemlerinin 01/06/2016 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescil işlemleriyle tamamlandığını, bu süreçte müvekkili şirketin iyi bir altyapısı bulunması nedeniyle ... ofislerinin tamamının kapatıldığını, müvekkilinin ihtiyaç kalmadığından ve sözleşmeye konu makineleri sistemine entegre edemeyeceğinden, 18/05/2016 tarihli e-posta ile fesih iradesini davacıya bildirdiğini, müvekkilinin sözleşmenin 2.2 maddesi uyarınca ihbar öneli tanıyarak sözleşmeyi feshettiğini ve 6 ay boyunca kullanmadığı halde kira bedelini ödediğini, ancak davacının kötü niyetli olarak makinaları geri almadığını, müvekkilinin kendi bilişim sistemlerine entegre olmayan makinalara ait kira bedellerinden sorumlu tutulmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağını savunarak davanın reddine ve alacağın % 20'si tutarında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece;  sözleşmenin 2.2 maddesi gereği, 6 ay öncesinden bildirildiği takdirde sözleşmenin tarafların karşılıklı mutabakatı ile feshedilebileceği, davalının sözleşmenin feshi için 6 ay öncesinden davacı şirkete bildiriminde bulunmadığı, davalı şirketin 18.05.2016 tarihli e-postada sadece fesih şartlarının bildirilmesini istediği, davalının fatura bedellerini ödememesi üzerine, davacının 28/04/2017 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiği, davalının sözleşme süresi içinde düzenlenen aylık sabit kira ve fotokopi çekim ücretine ilişkin faturalara dair 10.010,41 TL borcu bulunduğu, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 10.010,41 TL alacak yönünden devamına, 2.002,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacının makinalarına ihtiyaçları kalmadığından sözleşmeye konu makinaları sistemlerine entegre edemediklerini, bu nedenle ifa imkansızlığı nedeniyle sözleşmeyi fesih iradesini 18/05/2016 tarihli e-posta ile davacıya bildirdiklerini, e-posta yazışmalarının dikkate alınmadığını, ticari defterler üzerinde yapılan incelemeye göre davacıya borçları bulunmadığını, alacağın likit olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, aylık kira ve fotokopi çekim ücretine ilişkin düzenlenen faturaların tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; davacının 11.942,20 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının takibe yasal süresinde itiraz ettiği, icra dosyasında, itiraz dilekçesinin davacıya tebliğine dair tebligat mazbatasına rastlanmadığı, itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davalının sözleşmeyi feshedip etmediği, alacağa dayanak faturaların sözleşmenin feshinden sonra düzenlenip düzenlenmediği,  aylık kira ve fotokopi çekim ücretine ilişkin düzenlenen faturalar nedeniyle davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, alacağın likit olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.Davalı vekili, ... şirketinin müvekkili ile birleştiğini, müvekkili şirketin gerekli altyapıya sahip olması nedeniyle davacının ... Taşımacılığa tahsis ettiği makinalara ihtiyaç kalmadığını, bu nedenle sözleşmeyi 6 ay öncesinden bildirimde bulunarak feshettiklerini, fesihten sonra düzenlenen faturalar nedeniyle borçlu olmadıklarını savunmuştur. 6098 sayılı TBK'nun 26. maddesinde, tarafların, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebileceği, 27. maddesinde ise, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin hükümleri, anılan kanun maddelerine aykırı değildir. Bu anlamda taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisinin bulunduğu, sözleşme hükümlerinin tarafların özgür iradesi ile belirlendiği, kaldı ki TTK'nun 18/2 maddesi uyarınca, her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerde basiretli bir işadamı gibi hareket etmesi gerektiği dikkate alındığında tarafların sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu izahtan varestedir.Türk Ticaret Kanunu tacire bütün ticari faaliyetlerinde basiretli bir iş insanı gibi davranma yükümlülüğü getirmiştir. Tacir, tüm bu hukukî ve fiilî işlemlerini yaparken, ticarî hayatın gerektirdiği tüm tedbirleri almalı ve meydana gelebilecek değişmeleri önceden tahmin etmeye çalışarak yükümlülük altına girmesi gereklidir. Tacirden beklenen basiretin ne olduğu kanundan değil ticarî hayattan, özellikle ticarî teamüllerden çıkartılabilir. Tacir olan taraflar basiretli davranmalı, sözleşme süresini iş ve durumuna uygun şekilde belirlemelidir. Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmenin 2.2 maddesi; \"Sözleşme, 6 ay öncesinden bildirildiği takdirde tarafların karşılıklı mutabakatı ile fesih edilebilir. Bu durumda 6 aylık süreç bir sonraki aybaşından, başlayacaktır. Sözleşme feshi talebi kiracı tarafından, sözleşmenin ilk 12 ayı tamamlandıktan sonra mümkün olabilecektir. Eğer sözleşmede sözleşmenin değiştiremeyeceği ile ilgili madde varsa, sözleşme bitene kadar böyle bir hak verilemez\" hükmünü düzenlemektedir. Diğer taraftan TTK'nın 18/3 fıkrasında tacirler arasında sözleşmenin feshine dair ihbar veya ihtarların hangi şekilde yapılacağı belirtilmiş olup, davalının TTK'nın 18/3 fıkrasına uygun sözleşmenin feshine dair bir bildirimi bulunmamaktadır. Ayrıca davalı makinalara ihtiyacı kalmadığından ifa imkansızlığı nedeniyle sözleşmeyi feshettiklerini savunmuşsa da,  TBK'nın uyarınca ifa imkansızlığı, borcun ifasının borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşması halinde borcun sona ermesidir. Oysa somut davada, davalının kendisinden kaynaklı sebeplerle makinalara ihtiyacı kalmadığı beyan edildiğinden, bu durum ifa imkansızlığı olarak değerlendirilemez.Buna göre taraflar arasındaki sözleşme gereği davacı sözleşme süresi boyunca makinalarını davalının kullanımına tahsis etmiştir. Davalı sözleşmeyi feshettiğini ispatlayamamıştır. Davacı makinalarını aylık ücret karşılığında davalıya tahsis etmiş olup, davalının makinaları kullanıp kullanmaması ücret borcunun doğumu açısından önem arzetmez. Bu durumda davacının sözleşme süresi içinde düzenlediği faturalar nedeniyle aylık kira alacağının bulunduğu, ayrıca davalının bilirkişi raporunda yer alan fokotokopi çekim işi verildiği tespitine karşı, rapora bir itirazının bulunmadığı dikkate alındığında, davacının 2016 Kasım dönemine ilişkin 1499 fotokopi çekim bedeli alacağı daha bulunduğu anlaşıldığından, mahkemece 10.014,00 TL alacak yönünden davalının takibe itirazının iptaline karar verilmesi yerindedir.Bunun yanında fatura ile belirlenmiş alacak likit olduğundan, mahkemece davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinde de isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/536 Esas,   2020/835 Karar ve 15/12/2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalının yaptığı istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.06/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6248c9ca67750446","SID":"70eee84519fad45b"}}