{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/335 Esas<br>KARAR NO: 2024/659<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/11/2020<br>NUMARASI: 2018/951 Esas, 2020/633 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalısı olan şirketin adresinde meydana gelen yangın neticesinde 200.712,73 TL zarar oluştuğunu, ortaya çıkan yangına sigortalı şirketin giyim mağazasında bulunan klimanın neden olduğunu, söz konusu klimanın davalı şirketten satın alındığını, olayın meydana gelmesinden davalının sorumlu olduğunu belirtilerek; davacının, sigortalısına ödemiş olduğu 200.712,73 TL'nin ödeme tarihi olan 02/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu yangının meydana gelmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını, meydana gelen yangına sebebiyet verdiği iddia edilen klimanın müvekkili şirket tarafından satıldığını gösterir belgenin mevcut olmadığını, yangının, müvekkili şirket tarafından satışı yapılan klimadan kaynaklandığına dair hiçbir delil bulunmadığını, bunun yanı sıra müvekkilinin sorumlu olduğunu gösterir herhangi bir bakım/servis sözleşmesi vb. belge sunulmadığını, sadece soyut beyanlarla müvekkili tarafından yaklaşık 7 yıl önce satışı yapılan klima üzerinden, fahiş miktarda tazminat talebinde bulunan davacının davası haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; yangının klima tesisat ve ekipmanlarında başladığı kabul edilse de, davalı tarafça temin ve teslim edildikten sonraki 5 yıl şikayetsiz bir şekilde kullanıldığı, yangının, davalının klimayı hatalı şekilde monte etmesinden kaynaklandığına ilişkin davacı iddiasının ispata muhtaç olduğu, dosya kapsamında olayın davalının kusuru ile meydana geldiğini destekler bilgi, belge ve delilin mevcut olmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekil tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; yangının çıkış noktasının klima olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden red kararanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hiç bir dış etki olmadan klimanın yanmaya başlamasının klimanın yeterli teknik donanıma sahip olmadığını gösterir bir veri olduğunu, klima üzerinde inceleme yapılmasını talep ettiklerini, davalı şirketin kusurlu olduğunu, aksi yöndeki tespitlerin yer aldığı bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, objektif ve bilimsel veriler ile yangının çıkış sebebinin tespit edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedeli, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk olarak davanın açıldığı İstanbul 10 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/280 E- 2018/33 karar sayılı kararı ile Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2018/1296 E-2018/1453 Karar sayılı kararı ile istinaf talebinin süresinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin istinaf sebepleri incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Görevsizlik kararı ile dosyanın gönderildiği mahkemece, yangının, davalının klimayı hatalı şekilde monte ettiği iddiası ile yangının davalının kusuru ile meydana geldiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir. Davacı ile dava dışı sigortalısı arasında ... poliçe numaralı 03/01/2016-03/01/2017 tarihlerini kapsayan ... Paket Poliçesi düzenlendiği, sigorta bedelinin emtia yangın için 165.000,00-TL, dekorasyon yangın için 50.000,00-TL demirbaş yangın için 30.000,00-TL, işçilik ücreti için 55.000,00-TL kasa için 5.500,00-TL olduğu, yangın olayın 08.08.2016 tarihinde poliçenin yürürlük tarihleri içinde meydana geldiği ve davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına 210.712,73-TL anlaşılmıştır. İstinafa konu edilen uyuşmazlık; davaya konu yangın nedeniyle klimanın satışını ve montajını yapan davalının kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının davalıdan rücu tazminatı talep edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. Somut davada, itfaiye raporunda, yangının, giyim mağazasının asma katında tavana monteli klimanın içerisindeki veya klimaya elektrik ileten tesisatında herhangi bir nedenden dolayı oluşan arıza sonucu meydana gelen şerarenin kablo izolelerini kızıştırarak tutuşmasıyla yangın başlangıcının meydana geldiği belirtilmiştir.  Ekspertiz raporunda ise; sigortalı işyerindeki yangının ... marka klimanın iç ünitesinden çıktığının tespit edildiği belirtilmiştir. 07/05/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava dışı ... firmasının 2015,2016 ve 2017 yıllarına ait ticari defterlerinin incelendiği, yangına konu klimanın 2011 yılında alındığını, bu yıllarına ait kayıtlar ibraz edilmediğinden incelemenin bilgisayar kayıtları üzerinden yapıldığını, klimanın davacının sigortalısına 07/07/2011 tarihinde teslim edildiğinin değerlendirildiğini, yangın ile ilgili tutulan eksper raporunda hesaplaması yapılan ve yanarak hasarlanan emtialara ait faturaların ticari kayıtlarda yer aldığı, davacının dava dışı sigortalısına hasara karşılık poliçe teminatı gereği ödeme yaptığını, ancak yasal halefiyet haklarını davalıya karşı kullanıp kullanamayacağının davalının kusuru oranında ve yasal koşullarda mümkün olabileceğini, dosya kapsamına göre bu koşulların oluşmadığı kanaatine varıldığını, davacının sigortalısının zararının doğrudan davalının kusuru ile meydana geldiğini hususunun davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, davacının mevcut delil ve dosya kapsamına göre davalıya karşı yasal halefiyet haklarını ve davalının kusurunu ispat edemediği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.04.02.2020 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; dava dışı Beyliss firmasının kiracı konumunda faaliyette bulunduğu binanın zemin ve asma katının dava dışı sigortalı şirket tarafından kullanıldığı, 08/08/2016 tarihinde asma katında montajlı klimanın iç ünitesinin bulunduğu noktada alevli bir yangın olayı meydana geldiği, olay ile ilgili tespit yaptırılmadığı, klimanın hatalı üretilip üretilmediği ve yangının klimanın montajının hatalı olarak yapılıp yapılmadığı ve yangının da bu hatadan meydana gelip gelmediği hususlarının, dosya kapsamına sunulu belgeler ve bilgiler bağlamında, olayın klimanın montajlı olduğu noktada başladığı anlaşılsa bile olayın oluş biçimi irdelendiğinde, olay tarihinde ve akabinde iz ve deliller kaybolmadan tespiti gerektiği gibi sebeplerden ötürü davalı yanın kusurlu olduğuna dair kesin bir sonuca ulaşılamadığını beyan etmişlerdir. Somut davada, ispat külfeti dava dışı sigortalısına yaptığı ödeme sebebiyle halefiyete dayanarak dava açan davacı sigorta şirketi üzerindedir. Davacı, yangının klimadan kaynaklandığını ve davalının sorumlu olduğunu iddia ederek iş bu davayı açmıştır. Yangının klimadan başladığı itfaiye raporuyla sabit ise de, yangının çıkmasında davalının sorumluluğu noktasında bir tespit yapılamamıştır. Mahkemeye sunulan Makine Mühendisi, Yangın Uzmanı, Mali Müşavir, Tekstil Mühendisi, İnşaat Mühendisi ile Sigorta Uzmanı bilirkişilerden oluşan 5 kişilik bilirkişi heyeti raporunda, klimadan çıktığı belirtilen yangının çıkmasında davalının ihmalinin ve kusurunun bulunduğu düşüncesinin davalının sorumluluğu için yeterli bir neden oluşturmayacağı belirtilmiştir. Mahkemece, aynı bilirkişi heyetinden, davalı satıcının satışını ve montajını yaptığı klimanın yangının çıkmasına neden olacak her hangi bir üretim ve montaj hatasının veya ayıbının bulunup bulunmadığı, bunlardan kaynaklı davalının ihmal ve kusurunun olup olmadığı, var ise buna ilişkin oranın ne olduğuna dair ek rapor alınmasına karar verilmiş ve sunulan ek raporda da, olayın klimanın montajlı olduğu noktada başladığı anlaşılsa bile olayın oluş biçimi irdelendiğinde, olay tarihinde ve akabinde iz ve deliller kaybolmadan konunun uzmanlarınca kesin delil tespiti yoluna gidilmediği vb. sebeplerden ötürü davalının kusurlu olduğuna dair kesin bir sonuca ulaşılamadığı belirtilmiş, ancak yangının çıkmasında davalının sorumluluğu noktasında bir tespit yapılamamıştır. Davacı vekili her ne kadar istinaf dilekçesinde klima üzerinde inceleme yapılmasını talep etmiş ise de, olay tarihi üzerinden geçen süre dikkate alındığında, olay yerindeki delillerin muhafazası ve incelenmesi mümkün olmayacağından bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.  Davaya konu klimanın yangın tarihi itibariyle 5,5 yıla yakın bir süredir kullanımda olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafça cihazın bakımına dair belge sunulmadığı, yangın tarihine kadar cihazda oluşan bir arıza ve sair bilginin dosyada bulunmadığı, yine klimanın ayıplı olduğuna dair de herhangi bir bulgunun tespit edilemediği anlaşılmıştır. Bu kapsamda, dosyaya sunulan delillerle davalının olayda kusur ve sorumluluğunun bulunduğu kesin olarak tespit edilemediğinden davacının davasını ispat edemediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;  1-İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/951 Esas, 2020/633 Karar sayılı ve 03/11/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0fc8c800dc573987","SID":"f4a23a51cf7cafd6"}}