{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/655 <br>KARAR NO: 2024/646<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 30/11/2020<br>NUMARASI: 2019/482 Esas, 2020/631 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 04/06/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin ... adlı şahıs şirketinin sahibi olduğunu, bu kapsamda asansör malzemesi, montaj ve işçilik olmak üzere hizmet verdiğini, davalı ile de asansör montaj projesi ve işçilik olmak üzere iş ilişkisi mevcut olduğunu, müvekkilinin asansör montaj projesi ve işçilik kapsamında üstlenmiş olduğu işi eksiksiz tamamladığını, ancak hizmeti alan davalının 20.000,00 TL hak edişini icra takibine kadar tüm sözlü taleplere rağmen ödemediğini, bunun üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla takibe geçtiklerini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline ve takibin aynen devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir.Mahkemece, SMMM bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, davalının defterlerine göre davacının, davalı taraftan 20.000,00 TL alacaklı olduğu, alacağın takibe konu faturadan kaynaklandığı ve faturanın davalı defterlerine kaydedildiği, davalı taraf her ne kadar söz konusu işi dava dışı üçüncü kişiye yaptırdığını, davacı ile ticari ilişkisinin bulunmadığını iddia etmiş ise de bir tacirin almadığı bir hizmet/mal için düzenlenen faturayı ticari defterlerine kaydetmesinin hayatın olağan akışına ve ticari teamüllere uygun olmadığı, ayrıca delil olarak dayandığı dekontta da 25.000,00 TL bedelin ... isimli kişiye gönderildiği ve dekontta yalnızca ödeme açıklamasının bulunduğu, bu haliyle yapılan işin başkaca kimseye yaptırıldığı iddiasının ispatlanamadığı, yine davalının davacıdan aldığı faturayı ilgili dönemde vergi dairesine bildirdiği sabit olduğuna göre dava konusu faturaların davalıya tebliğ edildiği, ispat yükünün faturayı teslim alan ve BA formuyla bildirimde bulunan davalıya geçtiği, faturaları alan davalının faturayı ve içeriğini oluşturan emtiayı almadığını veya iade ettiğini kanıtlaması gerektiği, davalının faturaya itiraz etmediği gibi faturayı ve içeriğini oluşturan emtiayı/hizmeti iade ettiğini TTK'nın 21/2.maddesine uygun şekilde kanıtlayamadığı,  bu nedenle davalı takip borçlusunun icra takibine itirazının haksız ve yersiz olduğu kanaatinin hasıl olduğu, öte yandan alacağın likit olması nedeni ile kabulle sonuçlanan kısım üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı/takip borçlusunun, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, kabulüne karar verilen alacak miktarı olan 20.000,00 TL'nin %20 'si olan 4.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Davalı vekili istinafında, müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını, davacının ... ile anlaştığını, davanın bu kişiye ihbarı gerektiğini, husumetin de bu kişiye yöneltilmesi gerektiğini, davacının dayandığı, faturanın tek başına sözleşme ilişkisi ispata yeterli olmayacağını, taraflar arasında kurulmuş bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, söz konusu fatura dayanak alınarak düzenlenen hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilince sunulan 19/01/2021 tarihli beyan dilekçesinde, müvekkil ... ve davacı ... arasında 12.01.2021 tarihinde e-imzalı bir şekilde borç ödeme protokolü imzalandığını, bu protokol ile tarafların üzerinde mutabık olduğu toplam 23.165,00 TL'nin müvekkilince ödenmesi ve işbu dava ile davanın sebebi olan icra dosyanın tüm masraflarının davacı tarafından ödenerek kapatılması ve müvekkilinin ibrası hususunda anlaştıklarını, bu protokol gereği müvekkilinin protokolde belirtildiği üzere 12.01.2021 tarihinde anlaşılmış olan tutarı ödediğini ve İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının davacı ... tarafından protokol gereği  tahsil harcı ödenerek kapatıldığını, protokol gereğince söz konusu ödeme sonrasında davacının bu dosyadan ve dosyadaki vekalet ücreti ve masraflar da dahil olmak üzere tüm haklarından feragat edeceğini, fakat buna rağmen davacı tarafın feragat dilekçesini Mahkemeye sunmadığını belirterek, bu borç ödeme protokolü gereğince davanın konusuz kalması sebebiyle davanın reddedilmesine  ve müvekkiline vekalet ücreti yüklenmemesine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Dava, \"Asansör yapımı ve montajına\" ilişkin eser sözleşmesi kapsamında iş bedeli alacağının davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davalı tarafça süresinde bir cevap dilekçesi sunulmamış, davalı vekilince sonradan sunulan beyan dilekçesinde, sözleşme ilişkisi inkar edilmiş ve iş bedelinin ilgili tarafça davacıya ödendiği belirtmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Öncelikle davacı vekilinin 19/01/2021 tarihli beyan dilekçesinde belirttiği ve ekinde sunduğu 12/01/2021 tarihli \"Borç Ödeme Protokolü\" başlıklı belge ve bu doğrultuda yapılan işlemlerin davaya etkisi değerlendirildiğinde; söz konusu protokolün istinafa konu kararın icrasına ilişkin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına ilişkin olarak alacaklı/davacı vekili ile borçlu/davalı vekili arasında (e-imzalı olarak) düzenlendiği, bu protokolde; alacaklının/davacının, borçlunun/davalının kendisine 22.500,00 TL ödemesi ve 1.330,00 TL tahsil harcının yarı yarıya ödenmesi halinde istinafa konu dosyadan ve dosyadaki vekalet ücreti ve masraflar da dahil olmak üzere tüm haklarından feragat edeceğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu icra dosyasının UYAP sisteminden yapılan incelemesinde, davacı/alacaklı vekilince 13/01/2021 tarihinde haricen tahsil nedeniyle dosyanın kapatılmasının ve tüm hacizlerin kaldırılmasının talep edildiği, İcra Müdürlüğünce de 16/01/2021 tarihli kararla dosyanın haricen tahsil nedeniyle kapatılması talebinin kabulüne karar verilerek tüm hacizlerin kaldırıldığı, tahsil harcının da tahsil edildiği görülmüştür. Buna göre, 19/01/2021 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan 12/01/2021 tarihli \"Borç Ödeme Protokolü\" başlıklı belgenin bir \"Sulh Protokolü\" olduğu, istinafa konu tarafların karardan sonra eldeki asıl davaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak aralarında anlaşmaya vardıkları ve bu nedenle söz konusu protokolün davaya son veren taraf işlemi niteliğinde olduğu anlaşıldığından, Mahkemece, davacı vekili isticvap edilerek söz konusu sulh protokolünün imza ve içeriği bakımından beyanına başvurulması, imza ve içerik itirazı bulunmaması halinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/11-120 E - 2019/334 K sayılı kararı doğrultusunda, söz konusu protokolün davaya son veren taraf işlemi niteliğinde olduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, ayrıca bir istinaf incelemesi yapılmaksızın, davalı vekilinin istinaf talebinin usulen kabulü ile yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı  vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 30/11/2020 tarih, 2019/482 Esas, 2020/631 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davalı  tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 04/06/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"47f7029e39959c38","SID":"3430f753863ea029"}}