{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/941 <br>KARAR NO: 2024/814<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL AND. 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2018/1368 Esas<br>KARAR NO: 2021/76<br>TARİHİ: 04/02/2021<br>DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 16/11/2018<br>KARAR TARİHİ: 05/06/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... İnşaat isimli şahıs işletmesinin sahibi olduğunu, 01.09.2018 tarihinde Pendik, ... Sokak No:... adresinde bulunan şantiyesinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle ... San.Tic. Ltd. Şti.' den alınan toplam 35.586 TL.lik malzemesinin tamamı ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti. den alınan 1 500 m. kablonun 750 m. si çalındığından 16.122 TL. lık faturanın 8.061 TL. lık kısmı olmak üzere toplam 43.647 TL. lık zararı olduğunu, ancak Dolar kurundan kaynaklı kablo fiyatlarının aşırı yükselmesi sebebiyle 2.545 TL. daha zararı olduğunu, dolayısıyla toplamda 46.192 TL. zarar meydana geldiğini, Müvekkilinin 14.07.2017-14.07.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere yaptırdığı İnşaat Ali Risks Sigortası kapsamında davalı sigorta şirketine 19.10.2018 tarihinde başvurduğunu, 22.10.2018 tarihinde tebellüğ edilen dilekçesine yasal süresi içinde cevap verilmediğini, ilgili poliçenin Özel Şartlar başlıklı maddesi altında hırsızlık teminatının sağlanması için belirlenen gerekli şartların somut olay açısından gerçekleştiğini belirterek, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 46,192 TL. tazminatın 19.10.2018 başvuru tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece \"Dava, davacının şantiyesinde çalışan ...'nun bekçilik yaptığı esnada 01/09/2018 tarihinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle ... poliçe numaralı \" İnşaat All Risks Sigorta Poliçesi\" ile sigortalısı olunan davalı sigorta şirketinden, hırsızlık nedeniyle uğranılan zarar talebine ilişkindir. İnşaat Ali Risk Sigorta Poliçesi incelendiğinde hırsızlık teminatından faydalanma koşullan olarak malzemelerin depolandığı alanın etrafının tel örgü ile çevrili olması, dış aydınlatmasının olması ve 24 saat bekçi/güvenlik denetimi altında tutulmasının belirlendiği, mesai bitiminde açık alanda bırakılan malzemelerde meydana gelecek hırsızlık hasarlarının teminat dışı kapsamında olduğu ve malzemelerin şantiye sahasında inşaat yapılması haricinde kilit altında tutulması gerektiği belirlenmiştir. Hırsızlık ve Hırsızlığa teşebbüs sonucunda meydana gelen hasarların ancak kırma, delme .yıkma ve zorlamayla girilerek, öldürme .yaralama,zor ve şiddet kullanma veya tehditle araç,gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma veya aşma suretiyle girilerek veya sigortalı yerlere gizlice girip saklanarak veya kapanarak yapılması halinde meydana gelmesi halinde teminat altında olacağı belirlenmiştir. Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğünce dosyaya sunulan fezleke ekinde, 02.09.2018 tarihli İlçe Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Grup Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Raporunda '' Bina inşaatının halen devam etmekte olduğu, etrafın metal bariyerle kapalı olduğu , inşaat kırma döküm alanından inşaat içerisine giriş olduğu,bina zemin katında bulunan ve demir kapısı bulunan inşaat malzemesinin bırakıldığı alanın kapısında herhangi bir zorlama izi olmadığı, bu alana apartman boşluğundan inilmiş olabileceği, ikinci kat apartman boşluğunda nike markalı 43 numaralı ayakkabı bulunduğu, ayakkabıyı inceleme yaptırmak üzere taraflarınca alınarak ve rapor ekleri ile birlikte polis merkezine teslim edildiği tespitinin yapıldığı ve dava dilekçesi ekinde sunulan sigortalı işyerinde Bekçi olan ... tarafından yazılan dilekçede,'' 02.09.2018 tarihinde ... mah. ... sok. No:... Pendik-îstanbul adresindeki şantiyede bekçilik yapmaktayım saat 03.00 saatlerinde konteynerde otururken bir ses duydum ve dışarı çıktım deponun ışıklarının acık ve kapısının kırılarak açılmış olduğunu gördüm ben dışarıya çıkınca binadan dış saçlardan atlayarak kaçtılar. Depoyu havalandırma tesisat bacasından girip içeriden kapıyı kırmışlardı ve şahıslardan bir tanesi ayakkabılarını tesisat bacasından girdiği yerde bırakmıştı,....''şeklinde yazılı beyanı  karşısında dava konusu bina inşaatının etrafının metal bariyerle kapalı olduğu, bekçi /güvenlik denetiminin mevcut olduğu  anlaşılmış olup her ne kadar sigortalı işyerinde bekçilik yapan ... dilekçesinde deponun kapısının kırık olduğunu yazılı beyanında ileri sürsede ve sigortalı işyeri yetkilisi şikayetçi ifade tutanağında deponun kapı kilidinin kırık olduğunu gördüm şeklinde beyanda bulunsa da  Olay Yeri İnceleme Grup Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Raporunda davacı ... da imzasının bulunması ve ilgili raporda deponun  demir kapısı bulunan inşaat malzemesinin bırakıldığı alanın kapısında herhangi bir zorlama izi olmadığının tespitine itibar edilmiştir.Hırsızlık olayının gece gerçekleşmesi ve inşaatın yapımına gece devam edilmediğinin dosya kapsamından anlaşılmış olup malzemelerin şantiye sahasında inşaat yapılmadığı için  kilit altında depoda tutulması gerekirken deponun kapısının kilitli olmadığı anlaşılmakla meydana gelen hasarın teminat kapsamında olmadığı anlaşılmakla davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; '' Olay yeri inceleme raporunda yer alan \"...Bu alana apartman boşluğundan inilmiş olabileceği, ikinci kat apartman boşluğunda ... markalı 43 numaralı ayakkabı bulunduğu\" şeklindeki ifade ile tanık bekçi ...'nun \"...Depoya havalandırma tesisat bacasından girip içeriden kapıyı kırmışlardı ve şahıslardan bir tanesi ayakkabısını tesisat bacasından girdiği yerde bırakmıştı\" şeklindeki ifadesi birbirini doğrular ve hırsızlığın havalandırma boşluğundan girilerek oradaki kapının kırılması suretiyle gerçekleştiğini ortaya koyar niteliktedir. Kaldı ki bir an için aksi düşünülse dahi sigorta poliçesinde açıkça yazdığı üzere hırsızlık eyleminin poliçe kapsamında kalan gerçekleşme şekilleri \"a) Kırma, delme, yıkma, devirme veya zorlamayla girilerek, b) Öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanma veya tehditle, araç, gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma veya aşma suretiyle girilerek ...\" olarak sayılmış olup, bedelin talep edilebilmesi için mutlaka kapının kırılarak zorla girilmesi şart değildir. Yalnız bedeni çeviklik kullanılarak tırmanma/aşma suretiyle girilmesi dahi sigorta kapsamındadır. Bu nedenle Yerel Mahkeme tarafından yalnız kırma ve zorlama kıstas alınarak, malzemelerin kilit altında olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmesinin hukuki bir dayanağı yoktur. Ayrıca polis tutanağında ifade edilen \"kapının dışından bir zorlama olmadığı\" şeklindeki tespit hırsızın havalandırma bacasından içeri girdiği hususunun doğrulanmasına (ispatına) yöneliktir. Müvekkil şirket yetkilisinin ve bekçinin beyanlarında geçen ifade de mahkemece hatalı değerlendirilmiştir. Çünkü bu ifadelerde hırsızın havalandırma bacasından içeri girip, içerinden dışarıya nasıl çıktığı anlatılmaktadır. Hırsızın dışarı çıkmak için kapıyı açması gerekir, tekrar havalandırma bacasından dışarı çıkması mümkün değildir. Daracık bir alandan yukarıdan aşağıya kendisini boşluğa salıp inebilir ama sadece bir insan vücudunun sığdığı bir alandan tırmanarak tekrar yukarı çıkması mümkün değildir. Ayrıca çaldığı malzemeyi de buradan çıkarması mümkün değildir. Bu sebeple kapının kilit karşılığını içeriden levye ile kırmak ve kapının kilit dillerini de eğmek suretiyle kapı içeriden açılmıştır. Bu durumda kapının dışında bir zorlama olmaması gayet doğal bir durumdur. Yerel Mahkemece müvekkil şirket yetkilisinin ve bekçinin beyanlarında geçen kırılma hususunun, hırsızın içeriden dışarıya nasıl çıktığını anlattığı esnada kapının kilit karşılığının ve kilit dillerinin içeriden kırıldığını anlattıkları durumu çelişki gibi değerlendirmesi eksik ve hatalı bir değerlendirme olmuştur.  Zira polis tutanağında hırsızlık olayının oluşumuna ilişkin birçok detay verilmişken bir kısım beyanların hatalı değerlendirilmesi sonucu çelişki olduğu kabulünden hareket edilerek eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır. Dava, taraflar arasında imzalanan İnşaat All Risks Sigorta Poliçesi teminatından doğan sigorta tazminatının tahsili istemine ilişkindir. 01.09.2018 tarihinde gece saatlerinde davacıya ait sigortalı inşaat alanında hırsızlık meydana geldiğini, davacının başvurusuna rağmen davalının sigorta teminatını ödemediği anlaşılmaktadır. Davaya konu sigorta poliçesi incelendiğinde davalı Sigortacı ... Sigorta A.Ş. tarafından, Davacı sigortalısı ...'ın, Başlangıç tarihi 14.07.2017, Bitiş tarihi 14.07.2019, İnşaat Sigorta Bedeli 4.600.000,00 TL, Üçüncü Şahıs Sorumluluk Teminat Bedeli 100.000,00 TL, Poliçe numarası ... olan İnşaat Ali Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı anlaşılmıştır. Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğünce dosyaya sunulan fezleke ekinde, 02.09.2018 tarihli İlçe Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Grup Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Raporunun ve olay tarihindeki bekçinin dilekçesinin içeriği mahkeme kararında belirtildiği şekildedir. Mahkemece sigorta uzmanı ve inşaat mühendisinden oluşan 2 kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda özetle;. ....dava konusu sigorta hasar bedelinin 47 917.00 tl. (kırkyedibindokuzyüzonyedi lira.) olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkemece de belirtildiği gibi İnşaat Ali Risk Sigorta Poliçesi incelendiğinde hırsızlık teminatından faydalanma koşullan olarak malzemelerin depolandığı alanın etrafının tel örgü ile çevrili olması, dış aydınlatmasının olması ve 24 saat bekçi/güvenlik denetimi altında tutulmasının belirlendiği, mesai bitiminde açık alanda bırakılan malzemelerde meydana gelecek hırsızlık hasarlarının teminat dışı kapsamında olduğu ve malzemelerin şantiye sahasında inşaat yapılması haricinde kilit altında tutulması gerektiği belirlenmiştir. Hırsızlık ve Hırsızlığa teşebbüs sonucunda meydana gelen hasarların ancak kırma, delme .yıkma ve zorlamayla girilerek, öldürme .yaralama,zor ve şiddet kullanma veya tehditle araç,gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma veya aşma suretiyle girilerek veya sigortalı yerlere gizlice girip saklanarak veya kapanarak yapılması halinde meydana gelmesi halinde teminat altında olacağı belirlenmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11/1 maddesinde \"Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir. Ancak, sigorta sözleşmelerinde işin özelliğine uygun olarak özel şartlar tesis edilebilir. Bu hususlar, sigorta sözleşmesi üzerinde ve özel şartlar başlığı altında herhangi bir yanılgıya neden olmayacak şekilde açık olarak belirtilir.\", 11/4 maddesinde \"Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir. Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır.\" 6102 Sayılı TTK'nın aydınlatma yükümlülüğü başlıklı 1423. maddesinde; \" (1) Sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar. (2) Aydınlatma açıklamasının verilmemesi halinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir. (3)Hazine Müsteşarlığı, çeşitli ülkelerin ve özellikle Avrupa Birliğinin düzenlemesini dikkate alarak, tüketiciyi aydınlatma açıklamasının şeklini ve içeriğini belirler.\" hükümleri yer almaktadır. TTK'nın 1423.maddesi de dikkate alındığında, davacı sigortalının kurulan sigorta sözleşmesine itiraz ettiğine ilişkin bir iddia olmadığı gibi bu yönde bir bilgi veya belge dosya kapsamında bulunmamaktadır. Bu durumda sigorta poliçesi, mevcut şartlarda davacı yönünden bağlayıcı niteliktedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/10580 E. 2017/8051K. sayılı ve 21/09/2017 tarihli kararı). Yukarıda belirtilen poliçe hükümleri gereğince malzemelerin şantiye sahasında inşaat yapılması haricinde kilit altında tutulması şartıyla hırsızlık eylemlerinin teminata dahil edildiği ancak somut olayda deponun kilidinin olduğuna dair olay yeri tespit tutanağında bir tespit olmadığı gibi, kapıda zorlama izi bulunmadığı belirtilmiştir ve polislerce çekilen fotoğraflarda da kırılmış bir kilit bulunmamaktadır. Bu bağlamda dava konusu hasar teminat kapsamında olmadığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.05/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"45bd085a7b190f32","SID":"8379aa09e533fdb5"}}