{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/582 <br>KARAR NO: 2024/875<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2022/128<br>KARAR NO: 2022/976<br>DAVA TARİHİ: 16/02/2022<br>KARAR TARİHİ: 29/12/2022<br>DAVA: İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156))<br>KARAR TARİHİ: 12/06/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında gerçekleşen ticari ilişki sonucunda müvekkili şirketin, davalı şirketten cari hesaptan kaynaklanan 407.650,04 TL alacağının ortaya çıktığını, anılan alacağın tüm taleplere rağmen ödenmediğini, bu nedenle davalı şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından İflas Yolu ile Adi Takip başlatıldığını ve Örnek 11 ödeme emrinin borçluya tebliğinin sağlandığını, takibe yasal süresinde itiraz olmadığından kesinleştiğini beyan ederek, davalı borçlu şirkete icra dosyasındaki borcunun tamamını ödemesi için depo emri verilmesine, depo emrine rağmen borç ödenmediği takdirde davalı şirketin İİK md. 156 hükmü uyarınca iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı şirkete tebligat yapılmış olup cevap dilekçesi sunulmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; \"...İflas yolu ile adi takip İİK'nun 155. vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Somut olayda iflas takibi kesinleştiğinden iflas talebine ilişkin iş bu davanın açıldığı hususu İİK 158 maddesi uyarınca İİK 166 maddesinde yer alan usul ile ilân edilmiştir. İİK 160 maddesi gereğince davacı tarafça iflas avansı mahkememiz veznesine yatırılmıştır. İİK 158/2 maddesi uyarınca depo emri çıkartılmış olup, davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Usulüne uygun tebliğe rağmen verilen 7 günlük süre içerisinde mahkememiz veznesine veya icra veznesine veya alacaklıya herhangi bir ödemenin yapılmadığı anlaşıldığından İİK'nun 158/2. maddesi gereğince davalı şirketin iflasına karar verilmiştir.\" <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; gerek icra müdürlüğü gerekse ilk derece mahkemesi dosyasından TK m.35 şerhi verilerek tebligat çıkartılmasının usul ve yasaya aykırı olup savunma ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, anılan icra takip dosyası borcu yaklaşık 584.000,00 TL olup müvekkilinin kat be kat ödeyecek malvarlığına sahip olmasına rağmen iflas kararı verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır. Dava, İİK'nın 154 vd maddelerinde düzenlenmiş olan, iflas yoluyla takibin itirazsız kesinleşmesi sonucu açılan iflas davasıdır. İİK'nın 154/1. maddesi uyarınca iflas yoluyla takipte yetkili icra dairesi, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki icra dairesidir. Ancak İİK'nın 154/3. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisi kamu düzeninden olmadığından bu konuda yetki sözleşmesi yapılabilir. Borçlu ve alacaklı yetki sözleşmesi veya yetki şartı ile borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerden başka bir yer icra dairesini yetkili kılmışlarsa o yerin icra dairesi de iflas takibi için yetkili sayılır. Ancak iflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamaz ve iflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır. Davalının sicilde kayıtlı adresi \"Şişli/İstanbul\" olup iflas yoluyla takip yetkili icra dairesinde başlatılmış, dava yetkili ve görevli mahkemede açılmıştır. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine 287.965,69 TL (bakiye cari hesap alacağı), 119.684,35 TL (vade tarihinden takip tarihine kadar TTK 1530/7 uyarınca değişen oranlarda işlemiş temerrüt faizi) olmak üzere toplam 407.650,04 TL'nin asıl alacağa takip tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanmak sureti ile tahsili talebi ile 09/06/2021 tarihinde iflas yolu ile adi takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlunun ticaret sicil kaydında kayıtlı \"... Cad. ... Sok. ... No:... Kat:... Şişli/İstanbul\" adresine tebliğe çıkartıldığı, adresin kapalı olması ve muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrıldığı imzadan imtina eden komşusu tarafından beyan edilmesi sebebiyle 11/06/2021 tarihinde tebligatın iade edildiği, borçlunun sicilde kayıtlı adresinin de daha önce tebligat çıkartılan \"... Cad. ... Sok. ... No:... Kat:... Şişli/İstanbul\" adresi olması sebebiyle Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğe çıkartıldığı ve 11/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı/borçlunun 7 günlük yasal süre içerisinde itiraz etmemesi üzerine takibin kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece dava dilekçesinin davalı borçlunun \"... Cad. ... Sok. ... No:... Kat:... Şişli/İstanbul\" adresine tebliğe çıkartıldığı, adresin kapalı olması ve muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrıldığı imzadan imtina eden komşusu tarafından beyan edilmesi sebebiyle 24/02/2022 tarihinde tebligatın iade edildiği, borçlunun sicilde kayıtlı adresinin de daha önce tebligat çıkartılan \"... Cad. ... Sok. ... No:... Kat:... Şişli/İstanbul\" adresi olması sebebiyle Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğe çıkartıldığı ve 26/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Gerek icra müdürlüğü gerekse mahkemece çıkartılan tebligatlar usulüne uygun olduğundan, davalı vekilinin aksi yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. İİK'nın 156/son fıkrası uyarınca, iflas ödeme emrine itiraz edilsin edilmesin, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir senelik hak düşürücü süre içerisinde iflasın istenmesi gerekmektedir. Somut olayda, iflaslı takibe ilişkin ödeme emri borçluya 11/08/2021 tarihinde tebliğ edilmiş, dava ise 16/02/2022 tarihinde bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. İİK'nın 158/1 ve 166/2 maddesinde belirtilen usule göre mahkemece gerekli ilanlar yapılmış, iflas davası 03/11/2022 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde, 23/03/2022 tarihinde ... Gazetesi'nde ilan edilmiştir. İİK 160. maddesi uyarınca davacı tarafından iflas avansı yatırılmıştır.İİK'nın 158.maddesinde \"Alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde l66. maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahele veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler. Mahkeme, icra dosyasını celbeder ve basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak, gerek iflas talebini gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intac eder. Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir.\" düzenlemesi ile iflas yoluyla takipte, iflas davasının yargılama usulü belirlenmiştir.Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 05/09/2013 tarihli 2013/4197 E. 2013/5054 K.sayılı kararı; \"...İİK'nın 158. maddesine göre depo emrinin, verildiği güne kadar alacağın esas ve eklentileri hesaplattırılıp, buna göre bulunacak miktar üzerinden verilmesi ve bu miktarın 7 gün içinde depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği ihtarını içermesi gerekir. Mahkemece verilen depo emrinde, icra dosyasındaki borcun asıl alacak, faiz ve diğer giderleri ile birlikte icra dosyasına ödenmesi veya mahkeme veznesine depo edilmesi istenilmiş olup; asıl alacak, işlemiş faiz, icra masrafı ve vekalet ücreti kalemlerinden oluşan meblağ açıkça belirtilmediğinden çıkartılan depo emri İİK'nın 158. maddesi hükmüne uygun değildir...\" Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 26/10/2020 tarihli 2017/3091 E. 2020/3281 K.sayılı kararı; \"...Dava, iflas istemine ilişkindir. İİK'nın 158. maddesine göre depo emrinin, verildiği güne kadar alacağın esas ve eklentileri hesaplattırılıp, buna göre bulunacak miktar üzerinden verilmesi ve bu miktarın 7 gün içinde depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği ihtarını içermesi gerekir. Depo kararı, verildiği gün için hesaplanan alacağı içermelidir. Somut olayda mahkemece, 31.01.2017 tarihli celsede depo kararına esas olmak üzere dosya borcunun 07.03.2017 tarihi itibariyle hesaplanması için Kuşadası ... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verilmiş ise de icra müdürlüğüne gönderilen yazıda dosya hesabının 03.07.2017 tarihi itibariyle hesaplanması istenmiştir. Denetime elverişli olmayan icra müdürlüğünün hesabında depo emrine esas hesaplama  tarihi 03.07.2017 olarak gösterilmiş olup bu tarih mahkemenin gerekçeli kararından sonraki bir tarihtir. Mahkemece uzman bilirkişiden açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp İİK'nın 158. Maddesi hükmüne uygun depo emri çıkartılması gerekirken mahkemenin karar tarihinden sonrasını kapsayan usulüne uygun olmayan depo emri üzerine yazılı şekilde iflasa karar verilmesi doğru olmamıştır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/07/2015 tarihli 2014/5678 E. 2015/5377 K.sayılı kararı; \"...Mahkemece, depo emrinin verildiği güne kadar asıl alacak, faiz ve icra masrafları hesaplattırılıp, borçluya İİK'nın 158. maddesine uygun olarak, depo kararında takip konusu borç ve fer'ilerinin depo kararı tarihi itibariyle ulaştığı miktar açıkça gösterilmeli ve 7 gün içinde depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği meşruhatı yer almalıdır...\" Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 24/03/2015 tarihli 2014/9657 E. 2015/1906 K. sayılı kararı; \"...Dava, adi iflas yoluyla girişilen takibin kesinleştiği iddiasına dayalı iflas istemine ilişkindir. İflas yoluyla  takibin  itirazsız  kesinleşmesi üzerine, borçluya  takip konusu borcu ödemesi için İİK'nın 158. maddesine uygun olarak bir depo kararı çıkarılır. Depo kararında takip konusu borç ve fer'ilerinin depo kararı tarihi itibariyle ulaştığı miktar açıkça  gösterilmeli  ve 7 gün içinde depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği meşruhatı yer almalıdır...\" Mahkemece icra müdürlüğünden, 29/12/2022 duruşma tarihine kadar depo emrine esas alacak yönünden kapak hesabı yapılması istenilmiş, 407.650,04 TL takipte kesinleşen miktar, 37.096,16 TL tahsil harcı (bakiye harç oranı 9,10), 59,30 TL başvurma harcı, 60.071,01 TL vekalet ücreti, 78.926,27 TL toplam faiz, 251,70 TL masraf olmak üzere toplam 584.054,48 TL alacak bildirilmiştir. Mahkemece kapak hesabında belirtilen bu tutarlar ayrı ayrı belirtilerek 25/11/2022 tarihinde  depo kararı verilmiştir. Ancak söz konusu hesaplamanın hangi veriler esas alınarak yapıldığı,  işlemiş faiz miktarının hangi oranlar ve tarih aralığı esas alınarak hesaplandığı belli olmadığı gibi hesabın denetime elverişli olmadığı, ayrıca depo kararı 25/11/2022 tarihinde verilmiş olmasına rağmen hesaplamanın 29/12/2022 günü esas alınarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece depo emrinin verileceği tarih esas alınarak alacak miktarının hesaplanması hususunda bilirkişiden denetime elverişli rapor alınarak, her bir alacak kalemi ayrı ayrı belirtilmek suretiyle depo kararı verilmesi ve  7 gün içinde söz konusu bedelin ödenmemesi/depo edilmemesi halinde iflas kararı verileceği hususunun davalı tarafa ihtar/tebliğ edilmesi gerekmektedir. Eldeki dosyada iflas yoluyla takip itirazsız kesinleştiğinden, alacağın esasına ilişkin inceleme yapılmasına, şirketin ödeme gücünün ve borca batık olup olmadığının araştırılmasına ise gerek bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece depo emrine esas alacak hesap ettirilerek, depo kararının usulüne uygun tebliğ edilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/128 E. 2022/976 K. Sayılı 29/12/2022 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafça yatırılan  istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fc7fe97e39616d38","SID":"9e7228a82e91873d"}}