{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1405 Esas<br>KARAR NO: 2024/1020<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/06/2021<br>NUMARASI: 2019/932 E. - 2021/648 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun müvekkiline olan borcu sebebiyle kendisine 27.01.2018 düzenleme tarihli 30.11.2018 vade tarihli 47.000,00 TL tutarlı senet vermiş olduğunu, ancak vadesi gelmesine rağmen borcunu ödememiş olduğunu,  müvekkilinin alacağını tahsil edebilmek için Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış olduğunu, borçlunun yapılan takibe haksız bir şekilde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla; itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacak likit olduğundan alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulünce tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Açılan davanın KABULÜNE, davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına davalı tarafın yapmış olduğu itirazın İPTALİNE, takibin aynen DEVAMINA, alacağın varlığı yapılan yargılama ile tespit edildiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf ve davalının istinafına cevap dilekçesinde özetle;  kararın icra inkar tazminatı talepleri yönünden hatalı olduğunu , davalı borçlu ...'ın müvekkile olan borcu sebebiyle kendisine 47.000,00 TL tutarlı bir senet verdiğini, senette alacak miktarı belli olduğundan  likit bir alacak olduğunu,  yargılama srıasında senet dışında başkaca delillerin tartışılmış olmasının alacağın likit oluşunu etkilemeyeceğini, davalının haksız  olarak takibe itiraz ettiğini,  davanın tüm asıl alacak ve faiz üzerinden kabul edildiğini, bu nedenlerle müvekkil lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı ...'ın dava dışı Recep Kaya ile birlikte kaza yaptığını, araç ruhsatı müvekkili adına gözüktüğünden müvekkiline karşı  dava ve icra dosyalarının yöneltildiğini, davalı ...'ın araç devrini  yapmayarak  müvekkilini zarara uğrattığını,  bu zararlara karşılık olarak  takibe  konu  senedi verdiğini, davalının davaya konu senedi ve altındaki imzanın kendine ait olduğunu kabul ettiğini, ödeme yapıldığını ispat edemediğini, bononun teminat senedi olmadığını, davalı borçlu tarafından vade konulduğunu ve vadesinde ödeme yapılmadığını, borcun ifası söz konusu olmadığından müvekkilinin alacaklı olduğunun sübuta erdiğini, davanın kabulü yönünden verdiği kararın hukuka uygun olduğunu,  davaya cevap verilmediğinden tanıklarının dinlenmemesinin doğru olduğunu davalının istinaf  itirazlarının reddine karar verilmesini ve mahkeme  kararı kaldırılarak  alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıya verilen senedin teminat senedi olduğunu, bunun da senette açıkça belirtildiğini, senedin kaza nedeniyle davacıya teminat senedi olarak verildiğini, kaza yapan araca vuran ... T.C. No'lu ...'nın bu kaza karşılığında 60.000,00 TL senet verip bunun karşılığında kendi verdiği teminat senedini iade edecek olduğunu, fakat 60.000,00 TL'lik senedi almasına rağmen kendisine ait senedi iade etmediğini, davacının dinlettiği tanığın yalan söylediğini zira bono düzenlenirken yanlarında hiç kimsenin olmadığını, mahkemenin davacının tanığını dinlediği halde kendi tanıklarını dinlemediğini, davacıya haricen 30.000,00 TL ödediklerini, bu parayı 4 kişinin kendi aralarında topladıklarını, bu tanıkların da dinlenmediğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava,  ilamsız  icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, araç satımı ve devri konusunda müvekkilinin davalıyı  27/11/2017 tarihinde  yetkilendirdiğini, davalının ... plakalı aracı ... isimli dava dışı 3. şahsa sattığını, ancak aracı fiilen satıp teslim etmesine rağmen noterde araç devir işlemlerini yapmadığını,aracın yeni alıcısı dava dışı ...'nın  ise  07/01/2018 tarihinde  maddi hasarlı trafik kazası yaptığını bu nedenle  müvekkiline dava ve icra takiplerinin yöneltildiğini, müvekkilinin  bu borçları ödediğini,davalı borçlunun müvekkiline verdiği zararlara karşılık borcu sebebiyle 27/01/2018 düzenlenme tarihli, 30/11/2018 vade tarihli, 47.000,00-TL bedelli senet verdiğini,  alacağın tahsili için Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine itirazın haksız olduğunu  ileri sürmüştür. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında,  davacı alacaklı tarafından davalı  borçlu aleyhine,  keşidecisi davalı, lehtarı davacı  olan  47.000,00 TL bedelli  bonoya dayalı olarak  asıl alacak ve  7.482,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 54.482,66 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, davanın süresi içinde açıldığı görülmektedir.  Takip dayanağı  senedin arka yüzünde ... plakalı aracın kazasına teminat olarak verildiği, aracın kaza bedeli ödendikten sonra senedin iade edileceği, kazayı yapan ...'nın ödemeyi yapacağı ve senetlerin iade edileceği, ödeme yapılmaz ise senetlerin işleme konulacağı yazılmıştır. Dosya kapsamına göre, davacının kendisine ait aracın satımı konusunda davalıyı vekil tayin ettiği aracın satılarak dava dışı kişiye teslim edildiği ancak trafik sicilinde devir işleminin yapılmadığı bu arada  aracın kazaya karışması  davacı adına maddi zarar oluştuğu, takip konusu senedin kaza sonrası düzenlendiği ve davacının maddi zararına karşılık ifa  amacıyla şarta bağlanarak  verildiği hususunun senet metninin arkasına yazılan ibare ile sabit olduğu, davalının 20.02.2020 tarihli duruşmadaki  \"dava konusu bono altındaki imza benimdir. takip konusu bononun arkasında yazılan hususlardan da bilgim vardır.\" şeklindeki beyanı ile,   senetteki imzayı  ve veriliş nedenini inkar etmediği ,   bu durumda  davacının temel ilişki kapsamında alacaklı olduğunu ispat ettiği, davalı yanca borcun ödendiğine dair delil ibraz edilmediğinden davalının ödeme savunmasını ispat edemediği, davalı davaya süresinde cevap dilekçesi sunmadığından davayı inkar etmiş olduğundan yasal sürede delil bildirmeyen davalının   tanıklarının dinlenilmesine ve ödeme savunmasının tanıkla ispatına  olanak bulunmadığından, davalının istinaf sebepleri yerinde değildir. Diğer yandan,  icra takibine itirazın haksız olduğu itirazın  iptali ile borç miktarı senede bağlandığından alacağın likit olduğu icra inkar tazminatı talebinin de kabulü gerektiği ,  mahkemece    icra inkar tazminatı talebinin reddine dair verilen kararın hukuka uygun olmadığı, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerektiği anlaşılmıştır. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı asilin istinaf başvurusunun  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, 2- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/06/2021 tarih, 2019/932 E., 2021/648 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davanın KABULÜNE, -Davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına davalı tarafın yapmış olduğu itirazın İPTALİNE, takibin aynen DEVAMINA, -Asıl alacağın %20 si oranında  9.400,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.210,57‬ TL karar harcından peşin alınan 658,02 TL'nin mahsubu  ile 2.552,55‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 44,40 TL başvurma harcı, 658,02 peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı, 162,10 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 870,92‬ TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.210,57 TL karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu  ile 3.151,27‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 43 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 205,10 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/ç-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"62b7cef7eb8ca4d4","SID":"82b5063c5b7d0899"}}