{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/308 <br>KARAR NO: 2024/1124<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 16/12/2021<br>NUMARASI: 2018/415 E. - 2021/220 K.<br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ...’ne ait İstanbul ili, Pendik ilçesi, ... mahallesi, ... mevkii, ... pafta, ... ve ... parsellerde kayıtlı taşınmaz üzerine inşa edilecek yapıların mimari projelerini davalı ile yapmış olduğu anlaşmaya binaen çizdiğini, ancak karşılığını alamadığını, daha sonra mimari projede ve binada değişiklik yapıldığı duyumları aldığını ve bu konuyla ilgili kanuna aykırılığın giderilmesi için çabaladığını, İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi kanalıyla tespit yapıldığını ve bilirkişi raporu alındığını ve raporda binanın onaylı projesine uygun yapılmadığının tespit edildiğini, bu projeye uygunsuzluğun ve ayrıca aykırılıkların iş sağlığı ve güvenliğine sakıncalar arz etmesinin davalılara bildirildiğini, ancak davalıların cevaplarında yapının onaylı projeye aykırı yapılmadığını bildirdiklerini, yapının Mahkeme tespiti ile de sabit olduğu üzere müvekkilinin onaylı projesine uygun olmadığını, müvekkilinden muvafakat alınmaksızın mimari projede ve binada değişiklik yapıldığını, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 2/3. ve 2/4.  maddelerine göre müvekkilinin projesinin sanat eseri olduğunu, müvekkilinin fikri mülkiyet haklarını devretmediğini, bu nedenle bu Kanun'a göre müvekkilinin yasal yollara başvurma hakkının olduğunu, FSEK'in 16. maddesine göre eser sahibinin değişiklik yapılmasını men etme hakkı bulunduğunu, FSEK'in 66 ve devamı maddelerine göre hakları bulunduğunu belirterek, davacının mali ve manevi haklarına tecavüzün tespitine, eski hale getirilmesine, tecavüzün refine, taraflar arasında sözleşme yapılsaydı istenebilecek bedelin üç katı fazlasının tayinine ve davacıya ödenmesine, davalılar aleyhine 5.000,00 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 5.000,00 TL (belirsiz alacak davası olarak) maddi tazminata hükmedilmesine karar  verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu İstanbul İli, Pendik İlçesi, ... Mahallesi, ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde inşa edilecek binanın ilk proje müellifinin istifa ettiğinin belirtilerek diğer davalılarca tadilat projesi hazırlaması için kendisine başvurulduğunu, ayrıca Pendik Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü'nün söz konusu yapının özgün eser olmadığına ilişkin kararın da diğer davalılar tarafından kendisine sunulduğunu, bunun üzerine kendisinin proje müellifliğini kabul ettiğini, Pendik Belediyesi'nin de yeni yapı ruhsatı verdiğini, davacının dilekçesinde beyan ettiği hususların hiçbir zaman gerçekleşmemiş olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... Ticaret A.ş ve ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'in dava konusu binada kiracı olduğunu ve binayı yaptırmadığını ve bu nedenle bu müvekkilinin davanın tarafı olamayacağını, binanın mal sahibinin ... olduğunu ve binayı bu müvekkilinin yaptırdığını, davacının çizdiği projenin uygulanmadığını, müvekkili tarafından davacıya davaya konu olmayan eski fabrika binası ve ofislerde bir takım tadilat ve dekorasyon işleri yaptırıldığını, devam eden zamanlarda müvekkilinin yeni bir fabrika binası inşa etmek istemesi üzerine davacı tarafından bir proje teklifi verildiğini, ancak teklifin hem mevcut yere uygun olmayacağı hem de maliyetinin yüksek olması nedeniyle vazgeçtiğini, bunun üzerine davacının proje müellifliği ve müteahhitlik ve şantiye şefliğinden 07/12/2015 tarihli ihtarname ile istifa ettiğini, müvekkilinin tadilat projesi hazırlattığını ve tadilat projesi sonucunda davacının tasarımından tamamen farklı bir bina tasarlanarak yapıldığını, bu tasarımın standart bir fabrika binası niteliğinde olduğunu, davacının yaptırdığı tespitin tek taraflı bir tespit olduğunu ve taraflarına tebliğ edilmediğini, mevcut yapının özgün eser niteliğinde olmadığını, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... LTD. ŞTİ. yetkilisi cevap dilekçesinde özetle; şirketin dava konusu binanın inşaatı sırasında yapı denetimini yapmak için yapı sahibi ile sözleşme yaptığını, yapı denetim şirketi olarak görevlerinin ilgili Yapı Denetimi Hakkında Kanun'da belirlendiğini, şirketin yapı ruhsatına aykırılık oluşturabilecek hiçbir duruma müsaade etmediğini beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi vermemiş, 16.12.2021 tarihli sözlü yargılama duruşmasında beyanlarından özetle; ek ve kök raporlarda davacının projesine herhangi bir tecavüz olmadığının tespit edildiğini, ayrıca müvekkilinin yalnızca inşaatı yaptığını ve proje ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, bu nedenle müvekkili hakkında açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; ''davacının davalı ... şirketinin sahibi olduğu taşınmaz üzerine inşa edilecek fabrika binası için hazırladığı mimari projenin FSEK'nun 4. maddesinde tanımlanan estetik değere sahip bir mimari proje olduğu tespit edilmiştir. Ancak bu mimari proje alanda hiç uygulanmadan davacının mimari proje müellifliğinden istifa ettiği, davacı ...'nin davacıya ait proje yerine davalı mimar ...'a hazırlattığı ve estetik değere sahip olmayan bir mimarı projeyi tadilat projesi adıyla Pendik Belediye Başkanlığı'na sunarak tadilat proje ruhsatı aldığı, fabrika binasının bu projeye uygun olarak diğer davalı müteahhit ... tarafından inşa edildiği, ... tarafından çizilen mimari proje ile davacının mimarı projesi arasında esinlenme derecesinde dahi bir benzerlik bulunmadığı, bu nedenle davacının mimari projesinin izinsiz değiştirildiği iddiasının yerinde olmadığı, daha önce davacı tarafından çizilen mimari proje ile alınan inşaat ruhsatına dayanılarak, tadilat projesi ile tadilat ruhsatı alınmak suretiyle inşaat yapılması işleminin İmar Mevzuatına ve mimarlık mesleğini düzenleyen yönetmelik ve etik kurallara uygun olup olmadığının bu davanın konusu olmadığı, davanın FSEK'ten kaynaklanan haklara dayanılarak açıldığı, davacının mimari projesi uygulanarak meydana getirilen bir güzel sanat eseri mevcut olmadığından, bu esere tecavüz veya eserin değiştirilmesi iddialarının ileri sürülemeyeceği, davalı ...'ın mimari projesinin davacıya ait mimari proje ile hiçbir benzerliği bulunmadığından, davacının mimari projesine tecavüzün de söz konusu olmadığı, davacının bu nedenle FSEK'ten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile binanın eski hale getirilmesi talebinde bulunamayacağı, davacının FSEK'ten kaynaklanan haklarına herhangi bir tecavüzün bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar ... A.Ş , ... ve ... hakkında açılan davanın esastan reddine \" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin süresinde istinaf başvurusunda bulunduğunu, mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne  karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Davacı vekilinin 03/06/2024 tarihli dilekçesi ile taraflar arasında verilen sulh gereğince davadan feragat ettiklerini beyan ettiği davacı vekilleri Av. ...  ve Av. ...'nin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK 311. Madde de \"Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. İrade bozukluğu hallerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.\" hükmü düzenlenmiştir. HMK m.310/2 maddesinde; \"Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir.\" hükmünü haiz olmakla davacı vekili tarafından 03/06/2024 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiğinden, vekaletnamenin incelenmesi neticesinde davacı vekilinin davadan feragat etmeye yetkili ve e-imzasının güvenli olduğu belirlenmekle 6100 Sayılı HMK'nın 307/1, 309, 310, 311, 312 maddesi gereğince karar verilmesi gerektiği kanaati  ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin, davadan feragat edilmesi sebebiyle İNCELENMESİNE  YER OLMADIĞINA 2-Davacı vekilinin davadan feragat etmesi nedeniyle; İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/12/2021 tarih, 2018/415 E. 2021/220 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2  maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın, 6100 Sayılı HMK'nın 307. maddesi gereğince feragat sebebiyle  REDDİNE, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince Eserden kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti davası yönünden 427,60 TL, manevi tazminat davası yönünden  427,60 TL,  maddi tazminat davası yönünden 427,60 TL olmak üzere toplam 1.282,80 TL  karar harcının peşin alınan 5.159,15 TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 3.876,35‬ TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan gider ve delil avansının istek halinde ve hüküm kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 4/c- Davalı ...tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 28,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ...ne verilmesine, 4/d- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Av. Asg. Üc. Trf.'ne göre, Eserden kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti davası yönünden, 25.500,00 TL, manevi tazminat davası yönünden 5.000,00 TL, maddi tazminat davası yönünden 25.500,00 TL olmak üzere toplam 56.000,00 TL  vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılar ..., ... ve ...'a   verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi davadan feragat sebebiyle incelenmediğinden davacı tarafça yatırılan istinaf karar ve ilam harcı ile  istinaf yoluna başvurma harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderinin, davacı üzerinde bırakılmasına 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7d2b41b09a3d48e3","SID":"585c58ee45c6f790"}}