{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/538 <br>KARAR NO: 2024/1093<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 14/02/2024<br>NUMARASI: 2024/102 E. - 2024/122 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ..., diğer davalılar ... Tic. Ltd. Şti. ve ... hakkında İzmir ..7.İcra dairesi ... E.sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, icra takibinden dolayı müvekkili şirkete İİK m.89 gereğince haciz ihbarnameleri gönderildiğini, gönderilen haciz ihbarnameleri usulsüz olarak tebliğ edildiğini, müvekkilinin bu ihbarnamelerden haberi olmadığını ve bu sebeple de haciz ihbarnamelerine yasaya uygun süreler içerisinde itirazda bulunamadığını, müvekkilinin borçlulardan ... Tic. Ltd. Şti. ile geçmiş dönem ticari ilişkisi mevcut olduğu 31/12/2016 tarihinden beri hiçbir ticari işlemi bulunmadığını, diğer davalı  ... ise ... Tic. Ltd. Şti.’nin tek ortağı ve şirket yetkilisi olduğunu, müvekkili şirket ile herhangi bir ticari ilişkisi mevcut olmadığını bu sebeplerle müvekkilinin şirketin davalılara herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile İzmir ...İcra dairesi ... E.sayılı dosyasından da tüm davalılara herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile müvekkili ile ilgili İzmir ...İcra dairesi ... E.sayılı dosyasından İİK. M.89 gereğince de borçlu olmadığının tespiti ile borçlu sıfatının iptaline karar verilmesi gerektiğini beyan ederek öncelikle ...m.72/3 gereğince icra takibinden sonra açılacak menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini talep edebileceği düzenlendiğinden ihtiyati tedbir kararı verilerek İzmir ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı dosyasından icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda tedbir kararı verilmesini, müvekkili şirketin davalılara herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile İzmir ...İcra dairesi ... E.sayılı dosyasından da tüm davalılara herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile müvekkili ile ilgili İzmir ...İcra dairesi ... E.sayılı dosyasından İİK. M.89 gereğince de borçlu olmadığının tespiti ile borçlu sıfatının iptalini, yargılama gideri ile ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi  talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Bu ödemenin haklı bir nedene dayanmadığı düşüncesinde olan ancak yasal gereklilikleri yerine getirmediği ya da getiremediği için parayı icra veznesine ödemiş olan alacaklı bakımından İİK’nın 89 uncu maddesinin beşinci fıkrasında, ödeme tarihinden itibaren bir yıllık süre içinde istirdat davası açma hakkı tanındığını, takip borçlusu, ona ait bir mal veya hakkı elinde bulundurmadığı halde bu tutarı icra dairesine ödemek zorunda kalan üçüncü kişi karşısında sebepsiz biçimde zenginleştiğini, üstelik istirdat davası sadece sebepsiz zenginleşen borçlu aleyhine değil, borçlu ile işbirliği içinde davranarak üçüncü kişiyi zarara sokan (kötüniyetli) alacaklı aleyhine de açılabileceğini, üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren açılması öngörülen menfi tespit davası (...m.89/3) borcun bulunmadığı iddiasına dayanmakta iken, ödemeden sonra açılması öngörülen istirdat davası (...m.89/5) haksız/nedensiz ödenmiş bulunan paranın geri alınması amacına yönelik olup birbirinden tamamen farklı olduğunu,  davacı tarafından borç ödenmediğini, bu konuda da davanın dava şartı yokluğundan reddini, karar verilmesi gerektiğini,  davacı borcunu ödemediği için işbu davayı açamayacağı gibi, davalı alacaklı olarak da taraflarına husumet yönlendirilemeyeceğini, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, icra dosyasından davacıya karşı yapılan işlemlerde kanuna aykırılık veya usulsüzlük bulunmaması nedeni ile davacının haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın, İİK 72. Maddesine göre açılmış bir menfi tespit davası olarak nitelendirilmesi halinde dava ehliyeti yokluğundan reddini, İİK 89/5 Menfi tespit davası olarak nitelendirilmesi halinde de dava şartı ve husumet yokluğundan reddine  karar verilmesini, davacının tebdir taleplerinin  reddini, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın nitelendirilmesinin İK 72. Maddesine göre olması halinde dava ehliyeti yokluğundan  reddini, Haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın nitelendirilmesinin İK 89/5 maddesine göre olması halinde dava şartı ve husumet yokluğundan  reddini, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep ve beyan etmiştir. Davalılar ... ile ... vekili 23/06/2023 tarihli beyan dilekçesinde özetle;  Davalılardan ..., müvekkilleri aleyhine İzmir ... İcra dairesi ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatığını ve takibin  kesinleştiğini, davacı şirkete İİK m.89 gereğince haciz ihbarnameleri gönderildiğini, daha önce yine aynı konu için İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2022/5 Esas numaralı dosyada yargılama yapıldığını, davalı müvekkillerinin o davada olduğu gibi mahkemenizde ikame edilen bu davada da usulen taraf olarak gösterildiğini, davacının iddia ettiği gibi müvekkillerine herhangi bir borçları bulunmadığını beyan ederek davanın kabulü ile usulen olarak husumet yöneltilmiş olan tarafların yargılama giderlerinin yükletilmemesine dair karar verilmesini  beyan etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ışığında somut olaya gelindiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, İİK 89/3.maddesinden kaynaklanan menfi tespit davası olduğu, dava türü bakımından TTK'da sayılan mutlak ve nispi ticari davanın şartlarının oluşmadığı, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki olmaması sebebiyle, davanın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin  İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna...\" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Yerel mahkemenin kendisinin görevsizliğine karar verdiğini, 525 gün önce yasaya aykırı kurmuş olduğu ihtiyati tedbir kararını yine yasaya aykırı olarak kaldırmadığını ve  sonrasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305/A. maddesi  uyarınca ek karar verilmek suretiyle  \" HMK'nun  kesin ve emredici nitelikteki 390. madde hükmü gereğice 29/06/2022 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ,\"  şeklindeki hükmün tamamlanmasına ilişkin taleplerine de yine yasaya aykırı olarak karar verilmediğini, -Mahkemenin 19/09/2023 tarihli kararındaki nitelemesine göre davacı tarafından İİK 89/3 menfi tespit davasının 12/04/2022 tarihinde açıldığını,  26/04/2022 tarihli ara kararı ile 1 (bir)  hafta içinde  % 15 teminat mukabilinde icra dosyasına yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini,  05/05/2022 tarihli itiraz dilekçesi ile Yerel Mahkemenin ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini, 09/05/2022 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbire itirazın duruşmalı olarak incelenmesine karar verildiğini ve 29/06/2022 tarihli ihtiyati tedbire itirazın değerlendirilmesine ilişkin duruşmasında,  ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığını, davacının tekrar ihtiyati tedbir talep etmesi üzerine, Mahkemece tekrar ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini,  itiraz mercii olarak istinaf mahkemesi de gösterildiğini, ayrıca yerel mahkemece, ihtiyati tedbir kendiliğinden kalkmış olduğu anlaşıldığından, sair itirazların değerlendirilmesine yer olmadığına şeklinde yasaya aykırı  hüküm kurularak,  yerel mahkemenin görev ve yetkisine olan itirazları hakkında hem karar verilmeyerek hem de itiraz merci istinaf mahkemesi gösterilmek sureti ile görev ve yetki yönünden itirazlarının yok sayıldığını, 16/12/2022 tarihinde  İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 2022/ 1724 esas 2022/1767 karar sayılı kararı ile 15/12/2022 tarihli kararı ile Yerel Mahkemenin tekrar ihtiyati haciz konulmasına dair itirazlarının reddine karar verildiğini, Yerel  Mahkemenin 2 kez konulan ihtiyati tedbire itiraz mercinin istinaf mahkemesi gösterilmesinin hatalı olduğu, itiraz mercinin Yerel Mahkeme olduğu ve bu nedenle itirazları incelenmeden reddedildiği şeklinde açıklandığını,  Yerel  Mahkemece, 2. Kez konulan ihtiyati tedbire karşı hem itiraz haklarının engellendiğini, hem de İstinaf Mahkemesince  2. kez konulan ihtiyati tedbire itirazları ile görev ve yetki yönünden itirazlarının incelenmesi imkanının önüne geçildiğini, -Yerel Mahkemenin 19/09/2023 tarihli duruşmasında,  29/06/2022 tarihli kararı ile görev ve yetki yönünden itirazları kabul etmeyerek sair itirazların değerlendirilmesine yer olmadığına şeklinde  karar verilmiş olmasına rağmen,  Yerel Mahkeme'nin  kendisini görevsiz ilan ettiğini, Yerel Mahkeme'nin önce 29/06/2022 tarihinde kendisini görevli kıldığını,  aradan 447 gün geçtikten sora da 19/09/2023 tarihinde kendisini görevsiz kıldığını, -Görevsiz Mahkeme'nin ihtiyati tedbir kararı veremeyeceğini, verse bile görevsizlik kararı ile birlikte hükümsüz hale geleceğini,  ihtiyati tedbir kararının görevsizlikle birlikte kaldırılması nın kanunun emredici hükmü olduğunu ve mahkemece re'sen uygulanması gerektiğini, ancak kaldırma taleplerinin değerlendirilmediğini, Yerel Mahkemece hükmün tamamlanması talebimizin reddine karar verilmesi durumunda,  kararın istinaf yolu açık olacağından ve istinaf mahkemesince de ihtiyati tedbir kararı kaldırılacağından, Yerel Mahkemece bunun önüne geçilmek için hükmün tamamlanması talebimize karar verilmediğini, -Hakim'in 6100 Sayılı HMK'nun 305/A maddesince hükmün tamamlanmasına talebine olumlu ya da olumsuz bir karar  vermek zorunda olduğunu, esas itibari ile bu talebin içeriğinin HMK 305/A maddesince hükmün tamamlanması talebi olduğunu, bir talebin HMK 305/A talebi olabilmesi için ille de talepte HMM 305/A olduğunun belirtilmesi gerekmediğini, Yasayı uygulamak istemeyen yerel mahkemenin, bu talebin HMK 305/A olduğu yönünde de resen hüküm kurmaktan imtina ettiğini, HMK 305/A maddesince 19/09/2023 tarihli görevsizlik kararına ek karar düzenlemek sureti ile  HMK'nun  Kesin ve emredici nitelikteki 390. madde hükmü gereğice  hükümsüz kalan 29/06/2022 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk Derece Mahkemesince verilen karar her ne kadar davacı vekilince istinaf edilmiş ise de; davacı vekili tarafından  06/06/2024 gelen tarihli dilekçe istinaf kanun yolu başvurusundan feragat ettiğinin  bildirildiği anlaşılmıştır. İstinaf başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK m.349/2'de, başvuru yapıldıktan sonra feragat edilir ve dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş ve henüz karar bağlanmamış ise başvurunun feragat nedeniyle reddolunacağı hüküm altına alınmıştır. Davacı vekili tarafından 06/06/2024 tarihli dilekçe ile istinaf başvurusundan feragat edildiği belirlenmekle 6100 Sayılı HMK'nın 349/2 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat  ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf aşamasında istinaftan feragat etmesi sebebiyle istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 349/2. maddesi gereğince REDDİNE,2-Peşin alınan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde istinaf talebinde bulunan davacı tarafa iadesine,3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafça yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6100 Sayılı HMK'nın 349/2 maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-a. maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d028fe674deab08b","SID":"d57d2f232da955ee"}}