{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/566 <br>KARAR NO: 2024/1010<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 08/02/2024<br>NUMARASI: 2023/239 E.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mevcut durumun korunması ve davanın etkinliğini temin etmek amacıyla, Dava konusu  ... tescil numaralı tasarım tescil belgesinin 3. Kişilere devrinin önlenmesi hususunda TPMK kaydına tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili 08/01/2024 tarihli dilekçesi ile, marka sicil kaydı üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İlk Derece Mahkemesince; 20/12/2023 tarihli ara kararı gereğince, Davacı vekilinin İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN KABULÜ ile; Dava konusu ... tescil numaralı tasarım tescil belgesinin davalı adına tescilli ise dava sonuçlanıncaya kadar 3.kişilere devir ve temlikinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına, davalının dava konusu tasarımı devretmek için ciddi bir girişimde bulunması, müşteri bulduğunu veya ekonomik zararının bulunduğunu ileri sürerek bu konuda delil ibraz etmesi halinde bu hususun tekrar ele alınmasına, bu hususta TPMK'ya müzekkere yazılmasına,  karar verilmiştir.  İş bu karara itiraz edilmesi neticesinde İlk Derece Mahkemesince 08/02/2024 tarihliara kararı ile ;HMK 394. Maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz düzenlenmiş ve karşı tarafa ihtiyati tedbirin şartlarına, Mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak kararı veren Mahkeme'ye itiraz edilebileceği, itirazın dilekçe ile yapılacağı, itiraz sebeplerinin açıkça gösterilmesi gerektiği ve itiraza konu tüm delillerin dilekçeye eklenmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkememiz tarafından dava konusu tasarım üzerine konulan tedbir taraf teşkilini sağlamak üzere verildiğinden davalı vekilinin tedbirin kaldırılması yönündeki talebinin reddi ile davalı vekilinin itirazının KISMEN KABULÜ ile, davacı tarafından karar tarihinden itibaren 20.000,00 TL teminat yatırılmasına, teminatın yatırılması karşılığında mahkememizin 20/12/2023 tarihli ara kararı gereğince tedbirin devamı...\" şeklindeki gerekçeleri ile; İtirazın KISMEN KABULÜ ile 20.000,00 TL teminat ile ihtiyati tedbir talebinin devamına, davacı vekiline 20.000,00 TL teminat bedelini yatırması için bugünden itibaren bir hafta kesin süre verilmesine yatırılmadığı takdirde tedbirin kaldırılabileceğinin ihtarına...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının davasının tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğu gibi, davacının aynı zamanda kötüniyetli olduğunu, davacı taraf kötüniyetli bir şekilde müvekkiline ait  Türk Patent nezdinde tescilli 29.12.2017 tarih ... nolu  tasarımın birebir aynı ve/veya birebir benzerini ürettiğini, tanıtımını yaptığını ve satışa arz ettiğini, davacının işbu usul ve yasaya aykırı ve müvekkiline ait fikri haklarına tecavüz teşkil eden eylemleri taraflarınca tespit edildiğini ve işbu usul ve yasaya aykırı tecavüz eylemlerini durdurması için ihtarname keşide edildiğini, ancak davacının işbu hukuka aykırı eylemlerini sürdürdüğünü, bunun üzerine müvekkili tarafından İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde 2023/207 E. Sayılı dosyası ile tecavüzün önlenmesi  davasının ikame edildiğini, davacı ise müvekkilince ikame edilen işbu davada kötüniyetli bir şekilde müvekkiline ait tasarımın hükümsüzlüğünü  öne sürebilmek ve kendi haksızlığını bertaraf amacıyla usul ve yasaya aykırı aynı zamanda kötüniyetli olarak huzurdaki davayı ikame ettiğini, tamamen kötüniyetli bir şekilde ikame edilen işbu huzurdaki davada yerel mahkemece verilen 20.12.2023 tarihli ara karar ve müvekkil aleyhine dava konusu tasarımın 3. Kişilere devrinin tedbiren önlenmesine yönelik olarak teminatsız şekilde verilen ihtiyati tedbir kararının tamamen usul ve yasaya aykırı olduğundan taraflarınca itiraz edilmişse de  İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince gerçekleştirilen murafaa duruşmasında verilen 08.02.2024 tarihli ara kararı ile yalnızca 20.000,00 TL teminat karşılığında dava konusu tasarımın 3. kişilere devrinin tedbiren önlenmesine yönelik tedbirin devamına karar verildiğini, ancak yerel mahkemece takdir edilen 20.000,00 TL tutarındaki teminatın, sektör gerçeklerine hiçbir şekilde uymadığını ve müvekkilinin olası zararına karşı hiçbir güvence sağlayamadığını, keza bilindiği üzere söz konusu ihtiyati tedbir müvekkilinin ticari hayatını zora sokacağını ve müvekkilini zarar uğratacağını, yerel mahkemece hükmedilen 20.000,00 TL teminatın işbu haksız davada müvekkilinin uğrayacağı zararını giderebilecek bir nitelikte olmadığını, esas hakkında verilecek hüküm ile elde edilecek hak ve imkanların, geçici bir hukuki koruma yöntemi olan ihtiyati tedbir kararıyla sağlamasının usul ve ve yasaya uygun olmadığını, ancak yerel mahkemenin 08.02.2024 tarihli kararı ile dava konusu tasarımın 3. kişilere devrinin yasaklanmasıyla davacının sadece hüküm ile sağlanabilecek hak ve imkanları elde etmekte olduğunu, bu husus nazara alınmadan verilen ihtiyati tedbir kararı taraflar arasındaki menfaat dengesine de aykırı olduğundan İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 08.02.2024 tarihli ara kararı ile verilen 3. kişilere devir yasağı bakımından ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, aksi kanaatte ise emsal teminat bedelleri doğrultusunda müvekkilinin olası zararlarını karşılayacak yeni bir teminat bedeli belirlenmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın ilk derece mahkemesinin 08.02.2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü kararı neticesinde uğradığı zararının somutlaştırmakla yükümlü olduğunu, davalı taraf teminat tutarının azlığından söz ettiğini, davalı uğradığını veya uğrayacağını muhtemel zararı ispat etmek için davalının 29.12.2017 tarih ... sayılı tasarımının piyasaya sürmesinin neticesinde bu tasarımdan dolayı elde ettiği kazancı açıklaması gerektiğini. davalı taraf, işbu tasarım sayesinde elde ettiği kazanca hiç değinmemiş ancak tedbir bedelinin artırılmasını talep etmiştir. davalı, dava konusu olan 29.12.2017 tarih ve ... sayılı tasarım nedeniyle kazancını ve uğramış ve/veya uğrayacağı zararını ispatla yükümlüdür. davalı adına tescil edilmiş olan ... sayılı tasarıma ilişkin olarak yargılamanın etkinliğinin sağlanması için yargılama süresince dava konusu tasarımın dava dışı üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için ilk derece mahkemesinin 08.02.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararı usûl ve yasaya uygundur. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusunun davalı adına tescilli ... nolu endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü davasıdır. Mahkemece 20/1202023 tarihli ara kararı ile dava konusu tasarımın 3. Kişilere devrinin önlenmesine karar verildiği davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine verilen ihtiyati tedbir kararının 20.000 TL teminat karşılığında tedbirin uygulanmasına karar verildiği aanlaşılmıştır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 389/1. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, 390/son maddesinde ise tedbir talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu belirtilmiştir.Somut olayda mahkemece, dava konusu tasarım üzerine konulan tedbirin taraf teşekkülünü  sağlamak üzere verildiğinden davalı vekilinin tedbirin kaldırılması yönündeki talebinin reddi ile davalı vekilinin itirazının KISMEN KABULÜ ile, davacı tarafından karar tarihinden itibaren 20.000,00 TL teminat yatırılmasına, teminatın yatırılması karşılığında mahkemenin 20/12/2023 tarihli ara kararı gereğince tedbirin devamına karar verilmiş olup ihtiyati tedbirin teminat karşılığında ve taraf teşekkülünü sağlamak amacı ile verildiğinden  ve mahkemece taktir edilen teminat miktarının dosya kapsamına uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  08/02/2024 tarih ve 2023/239 E. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.23/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"21d90ee17f4493ee","SID":"664f1b2f7055254c"}}