{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/653 <br>KARAR NO: 2024/1083<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 12/03/2024<br>NUMARASI: 2024/49 E. Ara karar<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili 26/02/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Dava devam ederken dava konusu tasarım tescil haklarının 3. Kişilere devir ve temlikine engel olunması için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini ayrıda davalının kötü niyetli olarak almış olduğu dava konusu tasarıma ait tescilden doğan haklarını teminat aranmaksızın müvekkiline karşı kullanılmaması yönünde tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi 12/03/2024 tarihli ara kararı ile; \"...İddia ve tüm dosya kapsamından, davacı vekilinin tedbir talebinin kısmen kabulüyle, HMK 389. Maddesi gereğince taraf teşkili açısından, davalıya ait olduğu belirtilen ... numaralı tasarımın davalı adına kayıtlı ise,  dava süresince  3. kişilere devrinin önlenmesi hususunda  tasarımın TPMK kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, Davacı tarafın beyanı ile davalının kullanımının tescile dayalı olduğu anlaşıldığından, davacının kötü niyet iddiaları yargılamayı gerektirdiğinden, davalının tasarımdan doğan haklarını davacı aleyhine kullanmasının engellenmesi yönündeki tedbir isteminin reddine\"  karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Her iki davacı şirketinde ana ticari faaliyet kolunun sandviç panel ticareti üzerine olduğunu, davalı yanın da bir süredir ülkemizde bu alanda faaliyet gösteren yeterli bilgi ve ticari tecrübeye sahip bir tüzel kişilik olduğunu, davalı yanın basiretli bir tacir olmasına rağmen kötü niyetli olarak dava konusu ... kodlu “Çatı Paneli Alt Katmanı” başlıklı tasarım başvurusunun tescil edilebilirlik koşulları bulunmamasına rağmen tescil edildiğini,  Davalı yanın, sandviç panel yasasında kamuya mal olmuş ve Dünya'nın her yerinde kullanılan bir modeli Kurum'un eksik inceleme ve araştırması nedeniyle yalnızca kötü niyetli olarak 2020 yılında tescil ettirerek pazardaki rakiplerine karşı haksız menfaat elde etme gayesi içine girdiğini,-6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 77/1-a maddesi uyarınca tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalının 19.08.2020 tarihli başvurusu üzerine Kurum nezdinde ... kodlu ile 25-1 locarno sınıfında tescil edilen sandviç panel tasarımı 6769 Sayılı Sınai Mükiyet Kanununda yer alan tescil edilebilirlik şartlarına haiz olmadığını, davalının haksız olarak tescil ettirdiği sandviç panel tasarımı incelendiğinde söz konusu dizaynın Dünya'da yapım aşamasında yan duvarda ya da üst kısım olan çatı kısmında kullanılmış olması da Davalı yanın haksız olarak tescil ettirdiği tasarımların tali özellikleri olduğunu, davaya konu tasarımların yenilik arz etmediğinin uzman bilirkişi incelemesine dahi gerek kalmadan anlaşıldığını, Dava dilekçe ekinde sunulu ... firmasına ait sandviç panel kataloğu incelendiğinde dava dışı ... tarafından dava konusu edilen tasarımın bire bir aynısının katalogda kullanıldığının görüleceğini,  “...” şirketine ait 08/2015 tarihli katalog incelendiğinde yine davacının katalogda kullanıldığı ve kamuya arz edildiği görüldüğünü,  “...” şirketine ait 2019 yılına ait katalog incelendiğinde yine davacının tescile konu etmiş olduğu tasarımın bire bir aynısının dava dışı şirket tarafından katalogda  kullanıldığını, linki paylaşılan “...” kullanıcı isimli Youtube kanalında 23 Ocak 2012 tarihinde paylaşılan videoda da sandviç panel üretim bandı ve üretim bandından çıkan sandviç panel tasarımı çok açık ve net bir şekilde görülebildiğini, üretim bandından çıkan sandviç panel tasarımı incelendiğinde yine davalı  tarafından tasarım tesciline konu edilen tasarım yüzeyinin aynı yılındaki videoda görüldüğünü, müvekkili şirket yetkilisinin 2012 yılında sektörü tanımak ve yurtdışı ürün kalitesini araştırmak adına yapmış olduğu Yunanistan ziyareti esnasında Yunanistan da mukim bir şirketin deposunda çekmiş olduğu fotoğrafta da davalının tasarımının bire bir aynısının 2012 yılında kullanıldığını,  dava dışı ... adına 25-01 locarno sınıfında ... kodla tescilli tasarıma konu sandviç panel ve yine dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. Adına 25-01 locarno sınıfında ... kodla tescilli tasarıma konu sandviç paneller incelendiğinde dava dışı şahıslar adına tescilli tasarımın davalı tasarımı ile aynı olduğunu, sunulu delillere göre davalı tarafından tescil alınmadan çok daha uzun zaman önce kamuya sunulduğunun anlaşıldığını,  davalı adına tescili yapılan dava konusu sandviç panel yüzeyinin hiçbir suretle yenilik arz etmediğini, -Her ne kadar davalının tasarım tesciline konu ettiği sandviç panel yüzeyine ilişkin modelin yenilik unsuru taşımadığından ayırt edici olup olmadığının bir önemi yoksa da, yine de ayırt edicilik unsurunun da dava konusu tasarımlarda bulunmadığını, hiçbir yenilik unsuru bulunmayan dava konusu modellerin pazarda başka firmalarca satışa sunulmuş olan aynı panellerden ayırt edilebilecek herhangi bir farklılığı da bulunmadığını, panel kullanılan panelin çatı kısmında kullanılmasının bir tasarıma ayırt edicilik katmayacağını, sandviç panel üretim bandı makinelerinin üreticisi ... Yetkilisi ve Makinenin mühendisi ... tarafından hazırlanmış uzman mütalaasında da davacının tasarım tesciline konu ürünlerinin yenilik ve ayırt edicilik vasfına haiz olmadığının somut delillerle ispat edilmiş olduğunu, tasarımlar her ne kadar TPE tarafından tescil edilmişse de bu tescilin, başvuru sahibinin tasarımın gerçek hak sahibi olduğuna dair bir kesinlik oluşturmadığını,  geçmişe dönük olarak hükümsüz kılınacak olan tasarım tescilinden doğan hakların müvekkilleri aleyhine kullanılmaması yönündeki tedbir taleplerinin kabulü gerektiğini,  Mahkemece iddialarının kötü niyete dayandırılmış olmasının açıkça eksik inceleme ve değerlendirmeden ibaret olduğunu, bir bilirkişi raporu dahi alınmaksızın ihtiyati tedbir taleplerinin reddedilmiş olmasının kabul edilebilir olmadığını, 12.03.2024 tarihli usul ve yasaya aykırı ihtiyati tedbirin reddi yönündeki kararının kaldırılmasına, devamında ise geçmişe dönük olarak hükümsüz kılınacak olan ... koduyla davalı adına tescilli tasarımdan doğan tasarım haklarının müvekkilleri aleyhine kullanılmasının tedbiren önlemesine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davacı adına ... numarası ile çatı paneli alt katmanı tasarımın hükümsüzlüğü talepli açılmıştır. Tedbir talebi, davalının tescil edilebilirlik şartları taşımayan bir tasarım ile davacı aleyhine iş ve işlemler yürütmesinin önüne geçilebilmesi adına “davalının tasarımdan doğan haklarının davacılar aleyhine kullanmaması” istemine ilişkin olup, Mahkemece tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. 10/01/2017 tarih ve 29944 Sayılı Resmi Gazete yayınlanıp aynı gün yürürlüğe giren  6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun \"İhtiyati tedbir talebi ve ihtiyati tedbirin niteliği\" başlıklı 1591  maddesinde; \"(1) Bu Kanun uyarınca; dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.\" hükmü düzenlenmiştir.6100 Sayılı HMK’nın 389/1. Maddesinde ise, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" düzenlemesinin yer aldığı, düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik sebebiyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde düzenleme yer aldığı anlaşılmaktadır.Yukarıda aktarılan yasal düzenlemeler gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delillerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır.  Davacı vekili dava dilekçesi ekinde bir kısım katalog belgeler sunmuşsa da, davalıya adına tescilli tasarımlar ile yenilik giderici delil olarak sunulan belgelerin benzer olup olmadığının tespiti teknik inceleme gerektirdiğinden, tasarım karşılaştırmasının hakimin hukuki bilgisi ile değerlendirilebilecek hususlardan olmadığından, davacı tarafça da dosyaya tespit raporu sunulmadığı  gibi mahkemeden de tespit mahiyetinde bilirkişi incelemesi yapılmasının talep edilmediği , Hakim'in bu konuda re'sen değerlendirme yaparak karar veremeyeceği, ayrıca davanın tasarım hükümsüzlüğüne yönelik olduğu,  dava konusu istemler içerisinde tecavüzün önlenmesi talebinin bulunmadığı HMK 389. Madde gereğince dava konusu olmayan bir hususta da tedbir kararı verilemeyeceği gözetildiğinde, Sonuç olarak ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi yerinde olduğundan, Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  12/03/2024 tarih ve 2024/49 E., sayılı ara kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacılar tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4aa8186f88934ba1","SID":"c19f8d2b4f4a1195"}}