{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/801 - Karar No:2024/464<br>                       T.C.<br>\tANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>            27. HUKUK DAİRESİ<br>       <br>DOSYA NO\t: 2022/801 <br>KARAR NO\t: 2024/464<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/380 E-2022/207 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t:  22/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  22/05/2024<br><br>\tEser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;\t<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili özetle; davalı ile dava dışı ... ...Şirketinin kurduğu iş ortaklığı tarafından üstlenilen ... mahallesindeki 538 adet konut, 1 adet cami ve 1 adet kültür tesisi inşaatı ile altyapı ve çevre düzenlemesi işi kapsamındaki tüm mekanik tesisat imalatının 10.07.2018 tarihli sözleşmeyle anahtar teslim olarak 8.477.800 TL + KDV bedelle müvekkiline taşere edildiğini,\tişe başlanabilmesi için davalı tarafından iş yeri ve şantiye tesislerinin müvekkiline teslim edileceğinin, imalat ve montaj için gerekli proje ve iş yerinin tesliminin gecikmesi halinde ise müvekkiline ek süre verileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşmenin imzalanmasını müteakip şantiye alanında işe başlamak için mobilizasyon, malzeme metrajları, sipariş hazırlıkları, çalışacak personelin temini gibi hazırlıklara başladığını, ancak müvekkilinin işe başladığı tarihten itibaren yer teslimi başta olmak üzere birçok sorunla karşılaştığını, mekanik tesisatın imali için inşaatın belli bir aşamaya getirilmesi gerektiğini, davalının kusuru ve temerrüdü nedeniyle ifanın imkansız hale geldiğini, imalat bedellerinin de ödenmediğini, davalı tarafça Ankara 16. Noterliğinin 08.01.2019/0388 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşme süresinin 28.12.2018 günü itibariyle sona erdiği, işin geçici kabul yapılabilecek duruma getirilmediği ve müvekkilinin süre uzatım talebinde de bulunmadığı hususlarının ihtar edildiğini, davalının adi ortaklık adına ihtarname keşide etme yetkisinin bulunmadığını, ihtarın geçersiz olduğunu, müvekkili tarafından keşide edilen Ankara 57. Noterliğinin 04.02.2019/03995 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiği, davalı tarafından yer tesliminin yapılması ve imalat bedellerinin ödenmesi gibi edimlerin ifa edilmediği, gecikme varsa dahi davalının sebebiyet verdiği ile müvekkilinin uğradığı zararların tazmini için hukuki yola başvurulacağının ihtar edildiğini, gecikmenin müvekkilinden kaynaklanmadığını, YİGŞ 30. madde gereğince davalının sebep olduğu süre uzatımını gerektiren gecikmelerde müvekkilinin 20 gün içerisinde yazılı bildirimde bulunmasının gerekmediğini, davalı tarafından 05.02.2019 tarihinli ihtarname ile sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini,\tmüvekkilinin başlattığı Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2019/16228 sayılı icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu, arabuluculuk başvurusunda anlaşma sağlanamadığını öne sürerek itirazın iptali ve takibin devamı ile  icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>\tDavalı vekili özetle; iş yerinin sorunsuz olarak 17.08.2018 tarihinde davacıya teslim edildiğini, sözleşmede teslim tarihinin 28.12.2018 olarak belirlendiğini, davacının imalatı süresinde bitiremeyerek temerrüde düştüğünü, müvekkili tarafından keşide edilen 08.01.2019 ve 05.02.2019 tarihli ihtarnamelerle hukuki durumunun davacıya bildirildiğini, konut inşa işinde inşaat ve mekanik işlerinin birlikte yürütüldüğünü, müvekkilinin gerekli inşaat işlerini yaptığını, davacı iyi niyetle belirttiği 5 kalem işi yaptığını iddia etmişse de, 2019/10 D.İş sayılı dosyada davacının yaptığı 7 kalem işteki imalat oranının dahi daha az olduğunun belirlendiğini, mekanik tesisat işinin her blok için listelenen 30 kalem imalattan oluştuğunu, belirtilen bloklarda sadece sıralanan imalatların yapıldığını, davacının yaptığı imalatların toplam bedelinin 110.614,65 TL olduğunu, ... ile yapılan ana sözleşmedeki mekanik tesisat imalatlarının bedelinin taraflar arasındaki sözleşmedeki iş bedeline oranı %93,35 olduğundan davacının hakedişinin 103.258,77 TL'den ibaret olduğunu, bu itibarla dava dilekçesindeki davacının yaptığı imalata ilişkin tablonun gerçeği yansıtmadığını, sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzalayan ...... Şirketi yetkilisi ... ...'ın aynı zamanda dava dışı ... ...Şirketi'nin de yetkilisi olduğunu, ... ...Şirketi tarafından aynı iş kapsamında iş ortaklığına toplam 629.721,28 TL tutarlı malzeme faturalarının kesildiğini, faturaların iade edildiğini, ... ...Şirketi tarafından icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali davası açılmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.4. maddesi gereğince gerekli tüm malzemenin sözleşme bedeline dahil olduğunu, sözde malzeme teslim tutanağına dayanarak davacının 655.075,35 TL asıl alacak için icra takibi başlatmasının gerçeklikle bağdaşmadığını, mükkerrer alacak talebinde bulunulduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk Derece Mahkemesince; \"...yapılan inceleme, bilirkişi raporu içeriği, değişik iş dosyası, ...'den gönderilen belge örnekleri ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalının adi ortaklarından olduğu (davalı ile dava dışı ... ... A.Ş.) adi ortaklık arasında ... Mah. 583 adet konut, 1 adet cami ve 1 adet kültür tesisi inşaatı ile ilgili alt yapı ve çevre düzenlemesi işine ilişkin inşaatın tüm mekanik tesisat imalat işlerinin anahtar teslimine ilişkin alt yüklenici sözleşmesi düzenlendiği, inşaatın genel ilerleme oranının 2018 yılı içinde %16 oranında gerçekleştiği, Serik 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/10 D.iş sayılı dosyası ile yaptırılan tespitte alınan bilirkişi raporunda gerçekleştirilen imalat tutarı toplamının 183.554,33 TL + KDV olduğunun tespit edildiği, SGK dosyasında, işçi ücret giderlerinin toplamda 90.047,63 TL olduğu, bu giderlerin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ayrıca adi ortaklığın 28.383,62 TL'sinin davacıya ait geçmiş dönem 4A prim tahsilatının yapıldığının tespit edildiği, davacı ile adi ortaklık arasındaki sözleşme anahtar teslim ve malzeme ve işçilik dahil olup, sözleşme uyarınca davacının bunlara katlanmak zorunda olduğu, bu miktar harcama ve giderleri davalıdan talep edemeyeceği, dava konusu eser sözleşmesinin taraflarından adi ortaklığın ortaklarından ... İnş. ... A.Ş.'nin konkordato sürecinde bulunduğu, müteselsil sorumluluk da gözetilerek adi ortaklığın ortaklarından ... Ltd. Şti.'nin davada davalı olarak taraf olduğu, karşılıklı ihtarname içerikleri, ihtarnamelerdeki fesih beyanları, değişik iş dosyası içeriği, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı da gözetilerek feshedilen sözleşme kapsamında iş bedelinden kaynaklı var ise alacağın talep edilebileceği, bunun miktarının KDV dahil 216.594,11 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla bu miktar alacağa itiraz yerinde görülmemiş, diğer alacak kalemlerinden şantiyede çalışan işçilere ve teknik personele ödenen gider ve ücretler anahtar teslim sözleşmede işçilik dahil giderler olup ayrıca istenemeyeceğinden ve diğer kalem yönünden de karşılıklı ihtarname içerikleri, ihtarnamelerdeki fesih beyanları, değişik iş dosyası içeriği, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı da gözetilerek başkaca alacak talebinin yerinde olmadığı, davacı taşeron tarafından açılan dava içeriği de gözetilerek yapılan imalat bedelinden kaynaklı alacak 216.594,11 TL olmakla, davalı işveren tarafın oluşacak alacağı olması durumunun işbu dava konusu kapsamında olmadığı da gözetilerek bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne, alacak eser sözleşmesine dayalı olup likit sayılamayacağından kabul edilen miktar üzerinden davacının, kötü niyetle takibe geçildiği hususu kanıtlanamadığından reddedilen miktar üzerinden davalının yasal koşulları oluşmayan tazminat taleplerinin reddine karar vermek\" gerektiği gerekçesiyle \"Davanın kısmen kabulü ile davalının Ankara 14. İcra Müdürlüğü'nün 2019/16228 sayılı takip dosyasında itirazının 216.594,11 TL asıl alacak için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Tarafların tazminat taleplerinin reddine\"  karar vermiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddia ve vakıaları tekrarla  13.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili tarafından fatura düzenlenmediğinin ve    taraflar arasındaki ticari  ilişki bulunduğunun tespit edildiği, \tdavanın  fatura alacağına ilişkin olmayıp taraflar arasındaki 10.07.2018 tarihli sözleşmenin haksız feshinden kaynaklanan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin olduğu, 18.02.2022 tarihli bilirkişi raporunun eksik olduğu ve denetime uygun olmadığı, mahkemece hükme esas alınmasının doğru olmadığı, bilirkişi raporunda “düzenlenen faturaların olmadığı fakat, ticari iş ilişkilerinin sabit olduğu’’ şeklindeki  tespitte fatura düzenlenmemiş olmasının bir eksiklik olarak değerlendirildiği,  oysa  alt yüklenici sözleşmesinin hakediş ve ödemeler başlıklı 44. maddesinde ''Alt yüklenici işverenden habersiz hakediş bedeli adı altında kesinlikle fatura işlemi yapamaz.''  ve hakedişlere ilişkin faturaların  işverenin onayından sonra düzenleneceği  hükmünün yer aldığı, yine raporun davalının yasal defter kayıtlarında yapılan inceleme başlıklı bölümünde \"Davalı ... -... ... İş Ortaklığı'nın 2017 takvim yılı hesap dönemine ilişkin yasal defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda, davalı şirket defter kayıtlarında davacı şirket ile olan ticari ilişkiye dair bir kayda rastlanılmamıştır.'' denildiği,  \tsözleşme tarihi 10.07.2018 olduğundan  ticari ilişkilerin başlangıcının da bu tarih olacağı,  2017 takvim yılının incelenerek davalı şirketle herhangi bir ticari iş ilişki bulunmadığına  ilişkin tespitin konu dışı ve anlamsız olduğu, hükme  esas alınan bilirkişi raporunun yalnız delil tespit dosyasındaki pursantaj ödeme tablosu üzerinden hesaplama yapmasının hatalı olduğu, pursantaj  ödeme tablosunun sadece ödemeye esas bir araç olduğu, gerçek imalatı gösteren bir çizelge olmadığı, yapılan imalatın proje üzerinde metrajı çıkartılarak ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı fiyatları kullanılarak tespit edileceği, davalının sözleşme konusu mekanik işler için gerekli inşaat seviyesine ulaşamadığı ve böylelikle temerrüde düştüğü hususunun bütünüyle göz ardı edildiği, bilirkişi raporunda müvekkilinin edimine ilişkin olarak inşaatın genel ilerleme oranına bakıldığında 2018 yılında %16 oranında gerçekleşme sağlandığı, sözleşme süresine ve tutarına bakıldığında işin bir hayli gerisinde kalındığı, ancak bununla ilgili eksikliklerinin belirtildiği herhangi bir yazışmaya rastlanılmadığı tespitine yer verildiği, değerlendirmenin hatalı olduğu, müvekkilin ediminin mekanik işlere ilişkin olduğu; mekanik işlerin imalatının önemli bir kısmına başlanabilmesi için davalının inşaatı asgari % 40 seviyesine getirmesi gerektiği hususunun göz ardı edildiği,\tmüvekkili edimini ifa etmek üzere hazır olmasına rağmen, davalı yüklenicinin ince işleri tamamlamaması, inşaatı mekanik işlemler yapılabilecek seviyeye ulaştırmaması nedeniyle pek çok imalat ve montajın yapılamadığı, davalının yükümlülüğünde olan imalatların tamamlanmasının beklendiği,  davalının yükümlülüğünde olan ve müvekkilinin ediminin ifası için yapımı zorunlu imalatların yapılmaması nedeniyle müvekkilinin edimini ifa etmesinin imkansız hale geldiği, ...'ye ait ihale ve proje dosyasının incelenmesi halinde davalının ortağı olduğu adi ortaklığın inşaata başlama tarihi ile imalatların seviyeleri, tarihleri, mevcut inşaat seviyesinde müvekkilinin üstlendiği edimlerin ifasının mümkün olup olmadığı, öte yandan ... tarafından yapılan hakedişlerde müvekkili tarafından yapılan imalatlar ve bu doğrultuda müvekkilinin hak kazandığı imalat bedelleri  kolaylıkla tespit edilecekken bilirkişi heyetinin bu yönde inceleme yapmadığı, ...'den gelen dosyanın hiçbir şekilde incelenmediği,  raporun eksik ve hatalı olduğu,  ayrıca sözleşme tarihinden itibaren işe başlanılmış gibi aylara göre imalat bedeli çıkarmanın hakkaniyete ve sözleşmeye aykırı olduğu, işe elverişli yer teslimi tarihi bile net değilken sözleşme tarihinden itibaren hesaplanan aylara göre yapılması gereken imalat tutarının esas alınmasının hatalı olduğu,\tyer tesliminin sözleşmeye aykırı olarak geç yapıldığı, bu yönüyle de davalının temerrüde düştüğü hususunun raporda gözardı edildiği, uzmanlık gerektiren konuda hataya düşülmesinin raporun fen ve tekniğe aykırı düzenlendiğini, yeni bir heyetle rapor düzenlenmesinin hakkaniyet gereği olduğunu ortaya koyduğu, mahkemece bu taleplerinin değerlendirilmediği, dosya kapsamında, bilirkişi raporunda belirtildiği gibi, işin gerisinde kalındığına dair eksikliklerin belirtildiği davalı tarafın gönderdiği herhangi bir yazışma bulunmadığı, dolayısıyla davalı tarafın işin gerisinde kalındığına yönelik savunmasının temelsiz olduğu, aksi halde  hayatın olağan akışına uygun olarak bu hususta müvekkilinin ihtar edilmiş olması gerekeceği,\tdavalı tarafın hakediş yapmadığı, sırf bu nedenle dahi temerrüde düştüğü ve sözleşmeyi ihlal ettiği hususunun bilirkişi raporunda bütünüyle göz ardı edildiği, taraflar arasındaki alt yüklenici sözleşmesinin 44. maddesinde ...’nin yaptığı hakedişlere paralel olarak müvekkiline hakediş yapma yükümlülüğünün açıkça düzenlendiğini, ...'den davalı şirket adına hakedişler yapılmasına ve müvekkilinin taleplerine rağmen müvekkiline ödeme yapılmadığı, davalı temerrüde düşmesine rağmen müvekkilinin iyi niyetle sözleşmedeki edimini ifa etmeye çalıştığı, eldeki davanın müvekkilinin uğradığı zararın, davalının kusuru nedeniyle icra edilemeyen sözleşmeden dolayı ve işbu sözleşme kapsamında yapmış olduğu imalatlar nedeniyle hak kazanmasına rağmen ödenmeyen hak ediş alacaklarının, imalat yapımında çalışan işçilere ve diğer teknik  personele ilişkin gider ve ücretlerin, imalatta kullanılmış olan malzeme bedelinin, şantiye mobilizasyon ve diğer giderler ile eşdeğer sözleşmelerde ve ihale işlemlerinde kamu kurumlarınca teammülen uygulanan sözleşme bedelinin %25'inden az olmamak üzere karın tahsiline ilişkin olduğu,  sözleşmenin haksız feshinden dolayı uğranılan fiili zarar ile yoksun kalınan karın bilirkişi raporunda hiç hesaplanmadığı, üstelik sanki sözleşme devam ediyormuş gibi sözleşmedeki maddeler ileri sürülerek inşaatta çalıştırılan işçiler için yapılan SGK ödemelerinin gerçekleştirilen imalat tutarına dahil edildiği, mahkemenin araştırılmasını talep ettiği kalemlere yer verilmediği, davalı şirketin ticari defterleri ile alacak tutarı  gibi kısımlarda hatalar yapıldığı,\traporda  her ne kadar müvekkili  alacağı 216.594,11 TL olarak eksik hesaplanmış olsa da, bu miktarın ancak ödenmemiş imalat bedelinin bir kısmı olabileceği, bununla birlikte bilirkişi heyetinin bakiye hakediş alacağına ilişkin tespitin davalının temerrüde düştüğü, sözleşmeyi haksız yere feshettiğini ortaya koyduğu, bu tespitten hareketle sözleşmenin haksız yere feshedildiğine hükmedilmesi, sözleşme bedeli olan 8.477.800  TL + KDV  üzerinden müvekkilinin yoksun kaldığı karın hesaplanarak hüküm altına alınması, davanın kabulü ile müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki vakıa ve savunmaları aynen tekrarla inşaattaki mekanik işleri üstlenen davacının işleri sözleşmeye uygun olarak yapmadığı, Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı  ve müşavir firma   tarafından düzenlenen  ve imzalanan 04.01.2019 tarihli 6 numaralı hakediş incelendiğinde mekanik işlerin inşaat işlerine nazaran oldukça geride kaldığının belirleneceği, davacının temerrüde düştüğü, müvekkilinin yer teslimini zamanında yaptığının bilirkişi raporuyla belirli olduğu, davacı defterlerinde yapılan inceleme sonucunda davacının alacaklı olduğuna dair hiçbir kayda rastlanmadığı, haklılığın ispatlanamadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde  uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. \t<br>\tTaraflar arasındaki sözleşme, davalının  05.02.2019 tarihli ihtarıyla feshedilmiş olup, davacı taşeron tarafından başlatılan Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2019/16228 sayılı icra dosyasındaki 25.11.2019 tarihli takip talebinde taraflar arasındaki sözleşmeye atıf yapılmış olması nedeniyle takip talebine konu alacağın sözleşme kapsamındaki hakediş alacağı, yapılan masraflar ile haksız fesih nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin olduğunun ve bu nedenle eldeki davanın itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı talepli olduğunun anlaşılmasına göre, takip talebinde istenen miktarın talep konusu miktarlar itibariyle davacı tarafça kuruşlandırılarak, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri ile karşılıklı yazışma ve ihtarlar, delil tespit dosyası ve taraflar arasındaki sözleşme ile davalının yüklenici olarak dava dışı ... ile imzaladığı sözleşme ve bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar davalı ile ... arasındaki hakedişler ile ekleri de getirtilmek suretiyle davacının sözleşme kapsamında talep edebileceği hakediş alacağının belirlenmesi, yine yargılamada toplanacak delillere göre sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı hususu da değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüyle, mahkeme kararının HMK 353/1.a.4-6 maddeler gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararına göre inceleme yapılmak üzere dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br> \tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-)\tTaraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne,<br>\t2-)\tAnkara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/04/2022 tarih ve 2020/380 E-2022/207 K <br>sayılı kararının HMK 353/1-a.4-6 maddeler  gereğince kaldırılmasına,<br>\t3-)\tDavanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t4-)\tDavacı tarafından yatırılan 3.700 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t5-)\tDavalı tarafından yatırılan 3.700 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t6-)\tTaraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve ödedikleri istinaf başvuru harçlarının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\t\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1-a madde gereğince KESİN olarak 22.05.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\tBaşkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b4a3e85c9f771207","SID":"73671c3a28cd445a"}}