{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/724 - Karar No:2024/422<br>                       <br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ <br>       <br><br>DOSYA NO\t: 2022/724 <br>KARAR NO\t: 2024/422<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/738 E-2022/282 K<br><br>DAVACI\t\t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:\t <br>\t <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 14/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/06/2024<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı hakkında açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararına karşı süresi içerisinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili; davalı kooperatif ile müvekkili arasında 03/05/2013 tarihli sözleşme ile, ... parsel üzerinde inşa edilen binanın sözleşme konularına havi yapım işini üstlendiğini, davalının müvekkiline buna ek olarak başka işler de tevdi ettiğini, asıl sözleşme bedelinin 319.362,00 TL olup, müvekkiline ödenmesine rağmen, sözleşme dışı yaptırılan işler bedeli olarak 17.638,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin bu güne kadar 337.000,00 TL ödeme tahsil edildiğini, müvekkili tarafından sözleşme kapsamı dışında yapılan ekstra işlere ilişkin Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi ile delil tespiti yapıldığını, itirazlarını mukabil sözleşme dışı imalat bedelinin 162.081,00 TL olduğunun tespit edildiğini,  yapılan işler ile ilgili davalı yana fatura düzenlendiğini ancak davalının ödeme yapmadığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL'nin fatura tanzimi akabinde temerrüdün oluştuğu gözetilerek 31/12/2018 tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, davacı vekili, 30/03/2022 harç tahsil tarihli dilekçesi ile HMK’nın 107 maddesine göre dava dilekçesinde talep edilen 20.000,00 TL alacağı 134.944,00 TL artırarak toplam 154.944,00 TL’nin 31/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile adalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili; davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının sözleşme dışı iş iddiasını kabul etmediklerini, davacının daha önce de kooperatiften böyle bir alacak talebinde bulunduğunu, ancak kooperatifçe kabul edilmediğini, davacı tarafından kesilen faturanın da kabul edilmeyip iade edildiğini, kooperatifçe düzenlenen iade faturasının da davacı tarafından teslim alındığını, itiraz etmediğini, davacının sözleşme kapsamında yapmış olduğu tüm işlerin bedelinin ödendiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.<br>\tMahkemece; davanın, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında; davacı tarafından yapıldığı iddia edilen sözleşme dışı işler alacağının tahsili istemine ilişkin olduğu, eldeki davada uygulanması gereken 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 126/IV. maddesi kapsamında, kural olarak eser sözleşmelerinden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu, somut olayda, davacının işi tamamladığı ve faturayı düzenlediği tarih dikkate alındığından dava tarihi itibariyle henüz zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalının bir diğer itirazının mahkemenin görevi ve yetkiye ilişkin olduğu, dava konusu uyuşmazlık yönünden mahkemenin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmakla davalının bu yöndeki itirazlarının da kabul görmediği, taraflar arasında 03/08/2013 tarihli sözleşme bulunduğu, davacının sözleşme ile, ... projesi ... mevki ... parselde yer alan 48 adet konutun konut içi kalorifer ve sıhhi tesisat işlerinin (cihaz temini ve tüm montaj işleri hariç) borulama işlerini onaylı projelerine uygun olarak malzemeli ve işçilikli olarak yapımı, kaba inşaat safhasında yapmakla yükümlü bulunduğu işlerin, perde ve döşeme rezervasyonlarının temini, rezervasyonların bırakılması ve projedeki boru güzergahına uygun döşemede kanal açma işi ile mütemadi temel uygulamasında gerekli olan yatay borulama işleri ile konut içerisindeki pis su tesisat işlerini üstlendiği, bu işlerin yapılıp bedelinin ödendiğine dair taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davacının iddiasının davalı kooperatife ait inşatta yapılan sözleşme dışı işlerin kendisi tarafından yapıldığı ve bedelinin ödenmediği iddiası olup, Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/26 D.İş sayılı dosyası ve mahkemece alınan raporlarda sözleşme dışı yapıldığı iddia edilen işlerin tespit edildiği ve bu işlerin bedelinin bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalar ile 172.582,30 TL olarak belirlendiği, davalı vekilinin, davacı tarafından yapıldığı iddia olunan işlerin kendilerince 3. şahıslara yaptırıldığı, yapılan işin 3. kişi tarafından temin edildiği savunmasına yönelik dosyaya delil ibraz etmediği, bu savunmanın sübut bulmadığı, bu nedenle, taraflar arasında yapılan sözleşmedeki işlerin niteliği ve yapılan işler dikkate alınarak, davalıya ait inşaatta kullanılan malzemelerin ve yapılan işin davacı tarafından yapıldığının kabul edildiği, her ne kadar davalı tarafça yapılan görüşmeler sonucunda davacının tüm alacağını aldığı ve başkaca alacağı kalmadığına ilişkin beyanda bulunularak faturalar ibraz edilmiş ise de, faturaların taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yapılan işe ait olduğunun  anlaşıldığı, davalı tarafından faturaların sözleşme dışı dava konusu işlere ait olduğuna ve bu bedellerin ödendiğine dair dosya kapsamına delil sunulmadığı, sonuç olarak, davacının toplam 172.582,30 TL bedelli sözleşme dışı iş yaptığı, bilirkişiler kurulunun sözleşme dışı işler yönünden bedelinin ödenmediğine ilişkin tespitleri dosyadaki bilgi ve belgelere uyumlu olup Mahkemece benimsendiği ve davacının bakiye 154.944,00 TL alacağı yönünden davanın kabulü gerektiği, dava açılmadan önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair dosya kapsamında delil bulunmadığı, bu nedenle 20.000,00 TL'nin 27/12/2019 dava tarihinden, 134.944,00 TL'nin 30/03/2022 ıslah tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verildiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 20.000,00 TL'nin 27/12/2019 tarihinden, 134.944,00 TL'nin 30/03/2022 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf başvurusunda; dosyadaki uyuşmazlık, müvekkilinin sözleşme dışı yaptığı işlerin tespiti ile işlerin bedelleri noktasında olup iş bu konu ile ilgili bedelin taraflarınca hesaplanmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davanın HMK’nın 107/2 maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olduğunu, dosyaya sunulan 22/02/2022 tarihli Bilirkişi Kurulu Ek Raporunda dava konusu sözleşme dışı imalat bedelinin 154.944,30 TL olarak hesaplandığını, raporun tebliği ile birlikte süresi içerisinde bedel artırım dilekçesi verdiklerini ve taleplerini tam ve kesin bir şekilde belirlediklerini, davanın belirsiz alacak davası olması, belirsiz alacak davasında yapılan bedel artırımı ile dosyaya ilişkin alacağın tam ve kesin olarak belirlendiği ve belirlenen meblağa işletilecek faizin \"ıslah veya bedel artırım tarihinden\" itibaren değil dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılmasını ve/veya faiz yönünden yeniden hüküm kurulmak üzere dosyanın kaldırma kararıyla mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf başvurusunda; davacının var olduğunu iddia ettiği alacağın dava ve ıslah tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkiline yaptığını iddia ettiği imalatlarla ilgili 30/09/2018 tarihli 003518 seri nolu toplam 171.700,00 TL'lik faturayı kestiğini, böylece o tarih itibarıyla sözleşme içi ve dışı olarak nitelediği bütün imalatların bedelinin 171.700,00 TL olduğunu yazılı olarak belirttiğini, müvekkilinin bu faturayı kabul etmeyerek iade faturası kestiğini, 31/12/2018 tarihli 52 seri nolu ve toplam 135.276,00 TL'lik iade faturasını davacıya yazılı olarak teslim ettiğini, faturada mutabık kalınmayan bölümün iadesi kaydı bulunmakta olup, taraflar arasındaki faturaya bağlı ilişkilerden, taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin tespit edilmesinin mümkün olduğunu, davacı tarafla iade faturasında belirtilen miktar üzerinden mutabık kalındığını ve bu miktarın davacıya ödendiğini, mutabık kalınan imalatlar dışındaki imalat ve bedel ile ilgili davacının dosyaya bir delil sunamadığını, davacının 06/10/2021 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu evraklarda müvekkiline ait bir kaşe olmadığı gibi, bu evraklarda yer alan imzaların da müvekkiline ait olmadığını, kaldı ki karşı tarafça sunulan fatura ve diğer evraklar incelendiğinde bu evraklara konu malzemelerin söz konusu inşaatta kullanıldığını gösterir herhangi bir bilgi ve beyanın da bulunmadığını, dolayısıyla ispat yükü kendisinde olan davacının söz konusu işleri yapıp teslim ettiğini ispatlayamadığını, davacının kendi düzenlediği fatura ile iddia ettiği alacağının 171.700,00 TL olduğu hususu göz önüne alındığında bilirkişi raporlarının hukuka aykırı olduğunu, zira davacının 171.700,00 TL'lik talebinin iade faturasında 36.424,00 TL'sinin (171.700,00 TL - 135.276,00 TL =  36.424,00 TL)  kabul edildiğini, davacının düzenlediği fatura metninde dava dilekçesinde belirttiği ve yaptığını iddia ettiği bütün imalat kalemlerinin bulunmakta olup, bu imalatlara biçtiği değerin 171.700,00 TL olduğunu, davacının 135.246,00 TL'sini aldığını, geriye hukuken sadece 36.424,00 TL'sini talep edebilecek durumda olduğunu, kaldı ki kabul etmemekle birlikte bir an için karşı tarafın müvekkilinden alacağı olduğu düşünülse bile davacının kendi defter ve kayıtlarında 74.000,00 TL alacaklı göründüğünü, dolayısıyla kendi defterlerinde dahi 74.000,00 TL alacaklı görünmesine rağmen mahkemece davacının 154.994,00 TL alacaklı olduğuna  hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, taraf ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitin de karşı tarafın defterleriyle çeliştiğini, bu açıdan da bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, davacının fazladan istediği 36.424,00 TL’nin aslında hak etmediği bir meblağ olduğunu, iade faturası ile karşılıklı hakların belirlendiğini ve karşı tarafın hakkını aldığını, iade faturasına itiraz edilmediğini, mahkemece salt davacı tarafın delillerle desteklenmeyen soyut iddialarına dayanılarak ispatlanamamış hususlar ispatlanmış gibi kabul edilerek bir takım hatalı tespitlerde bulunularak davanın kabulüne karar verildiğini belirterek; mahkeme kararının kaldırılarak/bozularak davanın reddine karar verilmesini; bu yönde kanaat oluşmaması halinde hükmün talepleri doğrultusunda kaldırılarak/bozularak dosyanın kaldırma/bozma doğrultusunda işlem yapılması için hüküm mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.<br>\tDava eser sözleşmesinden kaynaklanan sözleşme dışı iş bedelinin tahsili istemi ile açılan alacak davası olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\t İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili istinaf başvurusunda açılmış olan davanın belirsiz alacak davası olduğunu ileri sürmüş ise de, davada talep edilen alacağın eser sözleşmesinden kaynaklanan sözleşme dışı işler olup, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının yahut değerinin tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklının, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabileceği, kısmi davanın düzenlendiği HMK 109/1. maddesine göre talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmının da dava yoluyla ileri sürülebileceği, somut olayda da dava dilekçesinde değer gösterildiği ve alacak miktarı belirlenebilir olduğundan davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesi mümkün olmamakla, bu kapsamda da kabul edilen alacağa dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmış olmakla, davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.<br>\tDavalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden ise; Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraf beyanları, dosya kapsamı ve mahkemesince mahallinde yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporu ile dava konusu sözleşme dışı yapılan işlerin ve bedellerinin denetlenebilir şekilde, usul ve yasaya uygun olarak belirlenmiş olduğu, davacı tarafça düzenlenen 30/09/2018 tarihli KDV dahil 171.700,00 TL bedelli faturaya ilişkin davalı tarafça fatura bedelinin 36.424,00 TL’sinin kabul edilerek 30/09/2018 tarihinde 35 yevmiye ile ticari defterlerine kaydetmiş olduğu, bakiyesi olan 135.276,00 TL’ye ilişkin iade faturasının ise, yasal süresinden sonra 31/12/2018 tarihinde düzenlenmiş olup, Yargıtay yerleşik içtihatlarında süresinden sonra düzenlenen iade faturasının alacağın varlığını ortadan kaldıran bir hukuki sonuç doğurmayacağının kabul edilmesine (Yargıtay (Kapatılan) 15.Hukuk Dairesi'nin 12/09/2017 tarih ve 2016/3888 Esas-2017/2954 Karar sayılı kararı) göre, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacının istinaf başvurusu yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t3-Davalının istinaf başvurusu yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.584,22 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.647,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.937,22 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-a madde gereğince KESİN olmak üzere 14/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır <br> <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d79d6f1be427fb80","SID":"ef5843136898ea91"}}