{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2024/40 <br>KARAR NO: 2024/575<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 10.10.2023<br>NUMARASI: 2023/281 Esas - 2023/380 Karar <br>DAVA:İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki  itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;   müvekkilinin sigortacılık işi ile iştigal eden Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biri olduğunu, dava dışı müvekkil sigortalısı ...'ın sahibi olduğu ... isimli tekne meydana gelebilecek rizikolara karşı Yat Sigorta Poliçesi ile müvekkili tarafından teminat altına alındığını, müvekkilinin sigortalısına ait ... isimli Teknenin, İstanbul'dan Göcek'e nakliyatının yapılması için dava dışı sigortalı 1 numaralı Davalı ... ile anlaşmış olup, davalı tarafından sigortalıya ... Numaralı nakliye faturası düzenlendiğini, teknenin kara nakliyesi akabinde Göcek'te 2 numaralı davalı teknenin çekme-atma işlemlerini gerçekleştirdiğini, bu husus 2 Numaralı davalı tarafından dava dışı sigortalı adına düzenlendiğini ... Numaralı faturadan da açıkça anlaşıldığını, sigortalı teknenin 16.07.2021 tarihinde İstanbul'da yarı römork araca yüklendiğini ve Göcek'e kara nakliyesine başlandığını,  Tekne, 19.07.2021 tarihinde tekne ...'ya giriş yapmış akabinde ise tekne marinanın travel lifti ile havuza indirildiğini ve sonrasında denize açıldığını, teknenin denize açılmasından kısa bir süre sonra baş omuzluk kısmından tekne içine yoğun su girişi olduğu fark edildiğini ve teknenin kurtarılması adına yönünün Osmanağa koyuna doğru çevrildiğini ancak teknenin bu çabalara rağmen karaya oturmuş olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen hasarın kara nakliyesine uygun şekilde taşınmaması ve peşinden travel lift ile havuza indirilmesi esnasında göçüğün büyümesi marifetiyle meydana geldiğinin tespit edildiğini, borçlular aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe borçlular tarafından yapılmış olan itiraz haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Bolu Mahkemeleri olduğunu, dava konusu hasarda müvekkil şirketin hiçbir dahiliyeti ve kusuru bulunmadığını,  varsayımlara dayanarak müvekkili şirket sorumluluğuna gitmenin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu tekne hasarına ilişkin müvekkili şirketin kusuru olduğunun ispatlanamadığını,  iddia edilen şekilde bir su alma ve bunun sonucunda teknenin batması gibi hususların meydana gelebilmesi için tekne üzerinde yer alan hasarın gözle görülebilir, açık bir hasar olması gerektiğini, görünürde herhangi bir hasar mevcut değilken teknenin iddia edilen şekilde tahrip olması hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini,  tekne hasarına ilişkin TTK'da düzenlenen ayıp ihbar sürelerine uyulmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili,  dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Fethiye Mahkemeleri olduğunu, davacının aktif dava ehliyetinin olmadığını,  davacı tarafından iddia edilen zarar, müvekkili şirketin sorumluluk alanı içerisinde meydana gelmediğini, davacı tarafından iddia edilen zararla ilgili müvekkil şirketin çekek sözleşmesi veya d marin göcek işletme yönetmeliği kapsamında herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ekspertiz raporunun delil niteliği taşımadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Mahkememiz 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1.Dairesinin 10/07/2012 tarih ve 1888 sayılı kararıyla Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş olup  açıklanan  nedenlerle  taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işleminden kaynaklandığı...\" gerekçesiyle, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine, dosyanın HMK'nın 20. maddesindeki usul çerçevesinde başvuru hâlinde görevli mahkemeye gönderilmesine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Her ne kadar dava görevsiz mahkemede açılmış olsa da  mahkemenin vermiş olduğu görevsizlik kararının da hatalı olduğunu, görevli ve yetkili mahkemenin, Fethiye Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E. 2013/8117 K. 2013/8366 Kararının bu davaya emsal teşkil ettiğini,  uygulanması gereken görev kuralına işaret ettiğini, önceki beyan ve taleplerini tekrarla öncelikle davanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesini, bu hususta  mahkemenin hatalı kararının istinaf incelmesi neticesinde ortadan kaldırılmasını ve en nihayetinde  davacının aktif dava ehliyetinin olmaması,  davacı tarafından iddia edilen zararın, müvekkili şirketin sorumluluk alanı içerisinde meydana gelmemesi, davacı tarafından iddia edilen zararla ilgili müvekkili şirketin çekek sözleşmesi veya ... işletme yönetmeliği kapsamında herhangi bir sorumluluğu bulunmaması, ekspertiz raporunun delil niteliği taşımaması gerekçeleri ile  davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, tekne sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar tutarının davalılardan rucuen tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davaya bakma görevinin  Tüketici mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine  karar verilmiş; bu karara karşı davalı ... vekilince yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalılardan ... vekilince ilk derece mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi isabetli olmakla birlikte, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu tespitinin yerinde olmadığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk mahkemeleri olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. Davacı, dava dışı sigortalısına tekne sigorta poliçesi kapsamında ödediği hasar tutarını sigortalısının halefi olarak  davalılardan rucuen tahsili için eldeki davayı açmıştır.Davanın bu niteliği gözetildiğinde, dava dışı sigortalı ile davalılar arasındaki hukuki ilişki değerlendirilecektir. Sigorta poliçesi kapsamında ödenen sigorta tazminatının rucüen tahsili istemli davalarda mahkemenin görevi ve yetkisi, davacının sigortalısı ile davalı arasındaki temel ilişkiye göre belirlenir. Halefiyet ilkesi gereği sigortalı hangi mahkemede dava açabilecek ise ,  sigorta şirketi de aynı  görevli mahkemede dava açabilecektir. 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde \"Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi\" tüketici, 3/ı bendinde ise \"Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem\" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.Somut olayda; davanın açıldığı 14.06.2023 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, dava dışı sigortalının  ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici sıfatı taşıdığı, aksine de kanıt bulunmadığı, dava dışı sigortalı ile davalılar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi sayılması gerektiği,  yukarıda belirtilen yasa hükümleri  ve açıklamalar uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna varılmış, ilk derece mahkemesi kararı isabetli bulunmuştur.Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü esasa ilişkin iddiaları  ise görevli mahkemece yapılacak yargılamada  değerlendirilecektir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 04.04.2024<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.c maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f2b7c7227a2eab53","SID":"29e5abbf605c2756"}}