{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/2324 <br>KARAR NO\t: 2024/697<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/07/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/650 Esas 2022/539 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:\t  <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 16/05/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 14/06/2024<br>\t<br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 26.03.2017 tarihinde dava dışı sürücü ...’ın idaresinde olup davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek yaya kaldırımı üzerinde yürüyen davacı ...’a çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, davacının ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı olarak iş göremez hale geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığını, davalı ... şirketine yapılan başvurudan sonuç alınamadığını, kaza nedeniyle Afyonkarahisar 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/372 Esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, davanın HMK’nın 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 4.900,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte teminat limiti ile sorumlu olmak üzere davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında geçici iş göremezlik tazminatı talebini 13.058,19 TL’ye, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 202.797,48 TL’ye artırmış, daha sonra sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 330.000,00 TL olarak ıslah etmiştir. <br>\tDavalı vekili, davacı tarafça dava açılmadan önce usulüne uygun olarak başvuru şartının yerine getirilmediğini, şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kusur tespiti için dosyanın adli tıpa gönderilmesini, maluliyet raporunun adli tıp ihtisas dairesinden alınması gerektiğini, aktüerler siciline kayıtlı bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezliğe ilişkin zarardan SGK’nın sorumlu olduğunu, şirketin dava tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın kısmen kabulü ile 202.797,48 TLL sürekli iş gücü kaybı tazminatının temerrüt tarihi olan 01.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ilişkin verilen 07.02.2019 tarihli ve 2017/815 Esas, 2019/82 Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 14.10.2021 tarihli ve 2019/1170 Esas, 2021/1791 Karar sayılı kararı ile, tazminat hesaplamasında bakiye ömür sürelerinin TRH 2010 Tablosu’na göre belirlenmesi, zarar görenin bilinen dönem sonrası muhtemel gelirinin her yıl için her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması gerektiği, bu itibarla kaza ve rapor tarihi itibarıyla mahkemece hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiş ise de; Yargıtay görüş değişikliği gereğince hesaplamada devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü ve 1.8 teknik faiz tatbik edilmesi doğru görülmediği, ayrıca, raporun düzenlendiği tarih itibarıyla bilinen aktif dönemin sonunun 2018 yılı sonu olarak belirlenmesi isabetli ise de, 2017 yılı için 2018 yılı verilerinin alınmasının isabetsiz olduğu, sigortacının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen 2918 sayılı KTK’nın 98/1. maddesi hükmü uyarınca sigortacı maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşeceği, davadan önce böyle bir başvurunun bulunmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılacağı, somut olayda, başvuru koşulunun gerçekleştiği kabul edilmişse de, bu tarihte gerekli belgelerin tümünün ibraz edilmediği anlaşılmakla dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gereğinin gözetilmemesi de kabul şekli itibariyle doğru olmadığı, açıklanan nedenlerle dosyanın önceki bilirkişiye tevdii ile davalı lehine kazanılmış haklar gözetilerek, davacının muhtemel ve beklenen yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre belirlenmesi, bakiye ömrü esas alınarak talep edebileceği tazminat miktarının hesaplanması için ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle kaldırılmış, mahkemece kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada davacının Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 01.10.2018 tarihli raporunda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre özür oranının % 26 olduğu, iyileşme süresinin 6 ay olduğu, 3 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, hesaplanan tazminattan poliçe limitinin üzerinde bulunması, davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olması, geçici iş göremezlik yönünden davacının kaza tarihinde yaşının küçük olması nedeniyle gelir getirici işte çalışmasının mümkün olmaması nedeniyle talebin reddi gerektiği, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 07.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda tazminatın 913.882,74 TL olduğu, poliçe limitinin 330.000,00 TL ile sınırlı olduğu, davacı vekilinin 22.04.2022 tarihli ıslah dilekçesindeki talebi de gözetilerek davanın kısmen kabulü ile 330.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde, davacı hakkındaki maluliyet oranının 2018 tarihli hastane raporu ile hatalı bir şekilde tespit edildiğini, rapora göre sakatlık kesin ve sürekli olmayıp iyileşmenin mümkün olduğunun anlaşıldığını, davacının kaza tarihinde 5 yaşında olduğunu, rapor tarihinden karar tarihine kadar geçen 4 yıl boyunca çocuktaki gelişmeler, hastalık veya sakatlığın seyrinin dikkate alınmadığını, Genel Şartlar’a uygun rapor sunulmadığını ve sebeple hükme esas alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, yaralanmanın mahiyet ve özelliğine göre maluliyet değerlendirmesinin Adli Tıp Kurumu tarafından yapılması gerektiğini davacı çocuğun yaralanmasının hususiyet arz ettiğini, eksik inceleme ve yetersiz rapora dayanarak karar verilemeyeceğini, hükme esas alınan hesap raporundaki hesaplama yöntemi ve hesabın hatalı olduğunu, Genel Şartlar uyarınca 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, Kanun ve Genel Şartlar gereği tazminat hesabında TRH yaşam tablosunun baz alınması gerektiğini, progresif rant yöntemine göre hatalı hesaplama yapıldığını, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. \t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDavacı vekili, 26.03.2017 tarihinde dava dışı sürücü ...’ın idaresinde olup davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek yaya kaldırımı üzerinde yürüyen davacı ...’a çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacı ...'ın ağır şekilde yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, Dairenin 14.10.2021 tarihli ve 2019/1170 Esas, 2021/1791 Karar sayılı kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 01.10.2018 tarihli raporunda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre özür oranının % 26 olduğu, iyileşme süresinin 6 ay olduğu, 3 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 03.10.2018 tarihli raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğu, davacının kaza tarihinde yaşının küçük olması nedeniyle gelir getirici işte çalışmasının mümkün olmaması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı talebin reddi gerektiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 07.04.2022 tarihli raporda davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 913.882,74 TL olarak belirlendiği, poliçe limitinin 330.000,00 TL olduğu, davacı vekili tarafından ibraz edilen 22.04.2022 tarihli ıslah dilekçesindeki talebi gözetilerek sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tDosya içeriğinden, 26.03.2017 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın yaya konumunda olan davacıya çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacının Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 01.10.2018 tarihli raporunda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre özür oranının % 26 olduğu, iyileşme süresinin 6 ay olduğu, 3 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin davada verilen 07.02.2019 tarihli ve 2017/815 Esas, 2019/82 Karar sayılı kararın davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairenin 14.10.2021 tarihli ve 2019/1170 Esas, 2021/1791 Karar sayılı kararı ile kaldırıldığı, kaldırma kararında davalı lehine kazanılmış haklar gözetilerek, zarar görenin bilinen dönem sonrası muhtemel gelirinin her yıl için her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması gerektiğinin belirtildiği, mahkemece kaldırma kararı sonrasında aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 07.04.2022 tarihli raporda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplama yapıldığının belirtildiği, mahkemece bu rapor esas alınarak poliçe limiti ve 22.04.2022 tarihli ıslah dilekçesindeki talep esas alınarak karar verilmiştir. <br>\tMahkemece verilen 07.02.2019 tarihli önceki kararda 07.11.2018 tarihli rapor ve 07.01.2019 tarihli ek bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 202.797,48 TL'nin davalıdan tahsiline karar verildiği, karara karşı yalnız davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine kararın kaldırıldığı, bu durumda istinafa başvuran taraf yararına oluşan kazanılmış haklar da dikkate alınarak ilk rapor tarihi verilerine göre tazminat hesaplanması gerekirken 2022 yılı verileri esas alınarak düzenlenen 07.04.2022 tarihli rapor esas alınarak davalı yararına oluşan kazanılmış haklar ihlal edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması  doğru görülmemiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı ... şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp yukarıda açıklanan ilkelere uygun olarak bilirkişiden rapor alınması, sonucuna göre istinafa başvuran taraf yararına oluşan kazanılmış haklar da dikkate alınarak karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre diğer istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının  KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1228b7136a8d53cb","SID":"dcc67b32f3dbbd85"}}