{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1062 - 2024/684<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/1062 <br>KARAR NO\t: 2024/684<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2016/66 Esas 2022/107 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 16/05/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 10/06/2024<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; <br>Davacı vekili, 09.01.2012 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu dava dışı ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını, Özürlü Sağlık Kurulu raporu gereğince davacının özür oranının %28 olarak belirlendiğini, kazaya karışan her iki aracın da davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek HMK’nun 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 500 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilinin talep etmiş; 28.03.2019 tarihli dilekçesi ile talebinin 200 TL’sinin sürekli iş göremezlik tazminatı, 200 TL'sinin geçici işgöremezlik tazminatı, 100 TL’sinin tedavi ve bakıcı gideri olduğunu açıklamış, 14.01.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 68.980, 56 TL’ye yükseltmiştir. <br>Davalı vekili, davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, kazaya karışan araçların davalı şirkete 250.000 TL limitle zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olup sorumluluklarının gerçek zarar sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, dava konusu kaza ile ilgili olarak SGK tarafından davalı şirket aleyhine Ankara 3. İş Mahkemesinin 2014/100 Esas sayılı davasıyla davacıya ödenen geçici iş göremezlik tazminatının rücuen tazminine ilişkin dava açıldığından SGK tarafından yapılan bu ödemeler ile ayrıca hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, geçici işgöremezlik, tedavi ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, davalı şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan geçici ve kalıcı işgöremezlik zararı ile tedavi ve bakım giderlerine ilişkin maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, ön inceleme duruşmasında, Karayolları Trafik Kanunu, Türk Ceza Kanuna göre uzamış ceza zamanaşımı süresi dikkate alınarak davalı tarafın zamanaşımı itirazının reddine karar verildiği, tüm dosya kapsamı ile alınan maluliyet, kusur ve hesap bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, tazminata konu olayın 09.01.2012 günü davalı sigorta şirketinde ZMMS ile sigortalı olan dava dışı sürücü, ...'un idaresindeki ... plakalı araçta davacının içinde yolcu olarak bulunduğu sırada, Konya Yolu 15. Km Kepekli Gölbaşı istikametinde, ... idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı kaza sonucunda, davacının  ağır bir şekilde yaralandığı, davalı sigorta şirketin ... plakalı aracı sigortalayan şirket olduğu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kaza tarihi olan 09.01.2012 gününü kapsadığından, geçerli ZMSS poliçesine dayandığı tespit edilmiş olup, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulunun maluliyet raporuyla, davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %4.3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, kişinin dava konusu yaralanmaya bağlı olarak başka birisinin geçici veya sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığının belirlendiği; çift taraflı trafik kazasında davalı sigorta şirketinde sigortalı ... plakalı araç sürücü ...’un %100 kusurlu olduğunun trafik kusur bilirkişi raporu ile belirlendiği,  aktüerya hesap bilirkişinin 07.02.2022 tarihli raporunda, geçici işgöremezlikten yönünden SGK tarafından yeterli ödeme yapıldığından davacının geçici işgörmezlik tazminat alacağının bulunmadığı, yine davacının dava konusu yaralanmaya bağlı olarak başka birisinin geçici veya sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesinin tespit edildiğinden, bu kapsamda davacının sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat alacağının ise aktüerya hesap bilirkişinin raporu ile 68.980,56 TL olduğu belirtilmiş olduğu, davalı müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılmasını talep etmiş ise de;  davalı sigorta şirketinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracı kullanan dava dışı ...’un sürücü olduğu araçta davacı ...'nin yolcu olarak ...isimli işyerine taşınırken davaya konu kazanın meydana geldiği, yine davalı sigorta şirketi vekilinin dosyaya sunduğu, 26.01.2017 tarihli beyan dilekçesinde, dava konusu kazanın trafik iş kazası olduğu belirtilmiş olup, taşımada ekonomik yarar olduğundan, bu sebeple hatır taşıması indirimi yapılmadığı, yine davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığı iddiası değerlendirildiğinde, davacının kaza sırasında yolcu olarak emniyet kemerinin takılı olmadığına dair davalı tarafından somut delil sunulmadığı ve kaza tespit tutanağında bu durumun belirsiz olarak işaretlenmiş olup kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamına göre davacı yolcunun araçtan savrulmadığı gibi yaralanmasının emniyet kemerine bağlı olmayıp aynı araçta bulunan diğer kişinin öldüğü de dikkate alındığında müterafik kusur indirimi yapılmaması gerektiğinden davanın kısmen kabulü ile, davacı tarafın 68.980,56 TL sürekli iş görmezlik zararı tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile dava tarihi olan 27.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı tarafın geçici iş görmezlik ile tedavi ve bakım giderlerine ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hükme karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, d zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesinin iş kazalarını teminat altına almadığını, somut olayda meydana gelen kaza iş kazası olduğundan bahse konu kazadan davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını,  davacı ...’nin ...isimli iş yerinde aşçılık mesleğiyle iştigal ettiğini, davaya konu trafik kazasının ise davacının ...isimli iş yerine taşınması esnasında meydana geldiğini, dolayısıyla bahse konu kaza iş kazası niteliğine haiz olduğundan davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasının yasaya aykırı olduğunu, zarardan işverenin sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin mevzuata aykırı ve dava konusu kazaya sebep olabilecek herhangi bir eylemde/ihmalde bulunmadığını, dava konusu kaza bir trafik iş kazası olup iş sağlığı ve güvenliği yönünden mevzuata aykırı eylemi bulunmayan davalı şirketin davacının yönelttiği taleplerden sorumlu olduğundan bahsedilemeyeceğini bu hususun yerel mahkemece göz ardı edilerek hukuka aykırı karar verildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte yerel mahkemenin hükme esas almış olduğu bilirkişi raporunda davacının yaşam süresinin TRH-2010 Kadın-erkek Hayat Tablosuna göre hesaplanması gerekirken hatalı bir şekilde PMF Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılmasının yasaya olduğunu, hazırlanan bilirkişi raporunun kabul edilemeyeceğini, kabul etmemekle birlikte bir hesaplama yapılacaksa dahi TRH-2010 Kadın-Erkek Hayat Tablosu esas alınarak yapılması gerektiğini, bilirkişi raporundan kullanılan hesaplama formülünün hatalı olduğunu, PMF yaşam tablosu %0 teknik faiz esas alınmış olup tazminat hesabının her yıl %10 arttırılmak ve %10 iskonto edilmek suretiyle hesaplandığını, yapılan hesaplamada kişinin yaşam olasılıklarının göz önünde bulundurulmadığını, Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi yapılacak hesaplamalarda TRH 2010 mortalite tablosu ve %1.8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte yerel mahkemenin hükme esas almış olduğu bilirkişi raporunda davacının bakiye ömrünün fazla hesaplandığını bu doğrultuda belirlenmiş olan tazminat miktarının da fahiş olduğunu, bilirkişi tarafından hazırlanan raporlarda davacının bakiye yaşam süresinin olay tarihindeki yaşına göre hesaplanmış olup bu durum muhtemel yaşam süresi teriminin anlamına ters düştüğünü, davacının hesap tarihindeki yaşı esas alınarak bakiye yaşam süresinin belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi tarafından davacının olay tarihindeki yaşı esas alınarak 37 yıl 9 ay 11 gün bakiye ömür hesaplanmış olup hesap tarihindeki yaşı esas alındığında bakiye ömrün 28 yıl olarak bulunduğunu (emsal Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 1983/7133 E. Sayılı ve 31.10.1983 tarihli kararı), davacının emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusurun tazminattan düşülmesi gerekmekteyken yerel mahkemece göz ardı edilerek bu doğrultuda hukuka aykırı bir karar tanzim edildiğini, davacı taraf maluliyetinin sebebini bacak kırılması olarak belirtmiş olup, meydana gelen zarara göre davacı tarafın kaza esnasında takılması zorunlu olan emniyet kemerini takmamış olduğu ihtimalinin akla geldiğini, davacının takması zorunlu olan emniyet kemerini takıp takmadığının tespit edilmesi gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle zarar miktarında indirim yapılması gerektiğini, kök rapora yapmış oldukları itirazların 07.02.2022 tarihli raporda dikkate alınmadığını, kaza tarihi itibariyle teminat limiti 225.000,00 TL olup tazminat tutarının teminat limitlerini aştığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>Davalı vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>Dava yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı ile tedavi ve bakıcı gideri istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili 09.01.2012 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu dava dışı ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı kazada yaralandığını ve malul kaldığını, Özürlü Sağlık Kurulu raporu gereğince davacının özür oranının %28 olarak belirlendiğini, kazaya karışan her iki aracın da davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek geçici ve sürekli işgörmezlik tazminatı tedavi ve bakıcı giderinin davalıdan tahsilini talep etmiş; mahkemece davacının yolcu olarak bulunduğu sigortalı araç sürüsünün asli ve tam kusurlu olduğu, davacının %4, 3 maluliyet oranı 3 ay iyileşme süresi karşılığı, geçici işgörmezlik zararının SGK’ce karşılanmış olması nedeniyle davanın kısmen kabulü ile, davacı tarafın 68.980,56 TL sürekli iş görmezlik zararı tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile dava tarihi olan 27.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı tarafın geçici iş görmezlik ile tedavi ve bakım giderlerine ilişkin maddi tazminatın reddine dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından kazanın işkazası olması nedeniyle zararın teminat dışı olmasına, hesaplamadaki yaşam tablosuna 1, 8 teknik faiz yerine progresif rant yönteminin kullanılmasına, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmamasına, poliçe limitinin aşılmasına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.<br>1-Davalı vekili dava konusu kazanın iş kazası olması nedeniyle zararın teminat dışı olduğunu ve poliçe limitinin aşıldığına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür. <br> Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işle teni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.<br>Poliçenin düzenlendiği ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (KZMSS) Genel Şartlarının A.l. maddesi, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” düzenlemesini getirmiş iken; “Sigortanın Kapsamı” başlıklı A.3. maddesinde ise; “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dâhilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır... Bu sigorta, sigortalının haksız taleplere karşı savunmasını bu genel şartların B.2.4. maddesi hükmü çerçevesinde temin eder.” ibarelerine ver verilmiştir. <br>Somut olayda dava konusu trafik kazasının 09.01.2012 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu, davalı sigorta şirketine 16.12.2011-16.12.2012 tarihleri arasında 225.000 TL limitle zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı dışı ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın asli ve tam kusuru ile meydana geldiği, davacı yolcunun yaralandığı kazanın iş kazası olmasının zararın teminat dışı olduğu anlamına gelmeyeceği ve zararın poliçe teminat miktarı içinde kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin açıklanan yönlere ilişkin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.<br>2-Davalı vekili davacının iş göremezlik tazminatının hesaplamasında TRH yaşam tablosu ile %1.8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; <br>Dava konusu kaza 09.01.2012  tarihinde meydana gelmiş, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi 16.12.2011-2012 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlenmiştir.<br>Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı KTK'nın 90. Maddesinde \"Maddi ve manevi tazminat; “Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.\"düzenlemesi mevcuttur. KTK'nın 90. Maddesinin atıf yaptığı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri bölümünün zararın belirlenmesine ilişkin TBK'nın 55. Maddesinde ise “ Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır.”denilmiş, yine TBK'nın  Tazminatın Belirlenmesi başlıklı 51. Maddesinde “ Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” denilmiş olmakla  tazminatın somut olarak hesaplanmasına ilişkin   düzenlemeler  bulunmadığından tazminatın belirlenmesinde uygulanacak ilkeler Yargıtay'ın trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarına  bakan Hukuk Dairelerinin içtihatları ile belirlenmiştir. <br>Yargıtay tarafından TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hakim tarafından belirlenmesi zaruri olduğu, gerçek zarar miktarının, hak sahiplerinin olay tarihindeki bakiye ömürleri esas alınarak hesaplanması gerektiği ve tazminatın hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması kabul edildiğinden bu yönteme göre aktüer bilirkişi raporuyla belirlenen sürekli işgöremezlik tazminatından davalının sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>3-Davalı vekili müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. <br> 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun  52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.<br>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi uyarınca emniyet kemeri takılması zorunluluğu bulunan araçlardan biri de otomobildir.<br>Somut olayda; davalıya sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu (sağ ayak lateral malleol kırığı) yaralandığı anlaşılmakla birlikte emniyet kemerinin takılı olup olmadığının kaza tespit tutanağında belirsiz olduğu, kaza sırasında davacının yolcu olarak bulunduğu araçtan fırlamadığı, davalı sigorta şirketi tarafından davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığı ve  yaralanması ile emniyet kemerinin takılı olmaması arasında illiyet bağı bulunduğunun ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>Davalı vekilinin hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğine yönelik istinaf itirazının incelenmesinde; hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51 inci maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. <br>Somut olayda davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu konumunda olup kaza sırasında işverence temin edilen araçla işyerine giderken dava konusu kazanın meydana geldiği dolayısıyla davacının hatır için taşınmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin açıklanan yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>Yerel mahkeme kararının gerekçesine ilişkin 4.sayfasında “Davalı Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılmasını talep etmiş ise de; davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığına dair somut delil sunulmamış ve kaza tespit tutanağında bu durumun belirsiz olarak işaretlenmiş olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Diğer taraftan yabancı plakalı aracın sürücüsünün davacı yolcu ...'nun babası olduğu anlaşıldığından hatır taşıması indirimi yapılmayarak, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. “ şeklinde dosya ile ilgisi olmayan gerekçeyle yer verilmesi doğru olmamakla birlikte aynı sayfada bu paragraftan sonra dosya kapsamına göre somut olayla ilgili müterafik kusur ve hatır taşımasına ilişkin itirazların değerlendiği anlaşıldığından bu husus kaldırma sebebi yapılmadan eleştirmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, davacının zararının poliçe kapsamında olmasına, sürekli işgöremezlik tazminatının Yargıtay uygulamasına uygun olarak hesaplamasına, hatır taşıması ve müterefik kusur indirimi  sebeplerinin bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.712,06 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 2.359,70 TL ‘nin mahsubu ile bakiye 2.352,36 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, <br>5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 362/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e1404004da09556c","SID":"68642b38441c2d43"}}