{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/854 <br>KARAR NO: 2024/1013<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 01.04.2024 tarihli ara karar.<br>NUMARASI: 2024/319 Esas <br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı- Dava içi ihtiyati haciz)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin su arıtma cihazları ve parçalarının toptan ve perakende satışını yapan, alanında uzman ve bilinen bir firma olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, işbu ticari ilişki uyarınca, müvekkili ile davalı arasında \"3/8 HAT ALMA SETİ (...), ile ... UZATMA L DİRSEK, 1/4\" ... VANA QC, ALÇAK BASINÇ SİVİCİ, YÜKSEK BASINÇ SİVİCİ, 1/4\" ATIK KESICI ... ve LÜKS MUSLUK AF3\" niteliğindeki ürünlerinin alım satımının yapıldığını, iş bu ticari satıştan kaynaklanan faturalara dayalı borcunu ödemeyen davalı aleyhinde müvekkili şirketçe Bakırköy ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı tarafından haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davacı müvekkilinin, davalı borçlu şirket ile aralarındaki anlaşmaya istinaden takibe konu edilen faturalardaki \"3/8 HAT ALMA SETİ (...), ile ... UZATMA L DİRSEK, 1/4\" ... VANA QC, ALÇAK BASINÇ SİVİCİ, YÜKSEK BASINÇ SİVİCİ, 1/4\" ATIK KESICI ... ve LÜKS MUSLUK AF3\" niteliğindeki ürünlerin satımını yaptığını ve söz konusu malları davalı şirkete teslim ettiğini, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete hiçbir şekilde ödeme yapılmadığını, müvekkilinin, anlaşma gereği davalı şirkete satımını gerçekleştirdiği mallar karşılığı düzenlenen 170.000,00 TL bedelli 21.02.2023 düzenleme ve vade tarihli ... nolu fatura bedeli ve 634.273,63 TL bedelli 27.12.2023 düzenleme ve vade tarihli ... nolu fatura bedeli ile 117.050,40 TL bedelli 27.12.2023 düzenleme ve vade tarihli ... nolu kur farkı faturası bedelinin ödenmemesi üzerine Bakırköy ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile ödenmeyen fatura alacakları ve faizleri olan 996.168,28 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin Bakırköy ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası üzerinden taraflarınca başlatılmış olan icra takibine itiraz ettiğini, haksız ve köyü niyetli işbu itirazı ile icra takibin durduğunu, davalı şirket ile müvekkile ait muhasebe kayıt ve belgelerinin incelenmesi ile davalı şirketin haksız şekilde ödeme yapmadığının açıkça ortaya çıkacağını, davalı şirket sahibi ve yetkilisinin, müvekkili firma sahibi ve yetkilisi ile yaptığı sözlü ve yazılı görüşmelerde de tüm faturalara dair borcunu kabul ettiğini, ısrarla ödeme yapmamasının kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, somut olayın gerekleriyle bağdaşmadığını, müvekkilinin alacağının faturalara bağlı likit alacak olduğunu, davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu itirazı nedeniyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalının piyasaya çok yüksek miktarlarda borçlu olduğu borçlarını ödeyememesi sebebiyle kötü niyetli olarak süreci uzatmak amacıyla itirazlarda bulunduğunun bilindiğini, davalının itirazında hiçbir somut gerekçeye dayanmadığını, borca, ferilerine, aradaki hukuki ilişkiye yönelik tamamen soyut bir itirazda bulunduğunu, neticede öncelikle davalı yanın mal kaçırma kastı ile kötüniyetli olarak hareket etmesinin önüne geçmek, müvekkili açısından doğması kuvvetle muhtemel ve  telafisi imkansız zararları önlemek amacıyla; davalıya ait tüm banka hesaplarının, tüm taşınır ve taşınmaz malların üçüncü şahıslardaki hak ve alacakların tespit edilerek tamamı üzerine borçlunun icra dosyasındaki borcunu karşılayacak miktarda teminatsız aksi halde müvekkili şirket tarafından teminat ödenerek ihtiyati haciz / ihtiyati haciz niteliğinde tedbir konulmasına, olası bir satışın önlenebilmesi için; davalıya ait tüm taşınır ve taşınmaz malların tespit edilerek tamamı üzerine teminatsız aksi halde mahkemece takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati tedbir konulmasına, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00-TL harca esas değer olarak, davalının Bakırköy ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, takibin devamı ile asıl alacağa takipten itibaren avans faiz işletilmesine, davalı aleyhine alacağın %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 01.04.2024 tarihli ara kararıyla;  \"...Tüm dosya kapsamı belgeler davacının ihtiyati haciz isteminde haklı olduğuna dair mahkememizde olumlu kanat uyandıracak nitelikte bulunmamış olup, keza karşı tarafın mallarını kaçırdığı ve adres değiştirdiğine dair herhangi bir somut bilgi ve belge ibraz edilmemiştir. Sunulan belgelerin İİK.nun 258.maddesinde belirtildiği ölçüde ihtiyati haciz talebinin kabulüne yeterli bulunmadığı kanaatine varılmakla öte yandan  İhtiyati haciz isteyen vekilince sunulan dilekçe ve eklerinin incelenmesinde davacı iddiası yargılamaya muhtaç olup, aleyhine ihtiyati haciz istenen tarafında mal kaçırma çabası içinde bulunduğuna dair bir delil sunulmadığı...\"  gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin alacaklı olduğu net şekilde anlaşılmakta olup diğer yandan zaten ihtiyati haciz kararı verilirken yaklaşık ispat kuralı uygulandığını, ancak mahkeme tarafından yaklaşık ispat kuralı uygulanmadığını, en kötü ihtimalde teminatlı ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken verilmediğini, Müvekkili şirketin tüm irsaliyeli faturalar, teslim tesellüm belgeleri, mesaj arama kayıtları ve tüm diğer bilgi belgeler doğrultusunda davalı taraftan alacaklı olduğu anlaşılmakta olup bunun yanında dosyaya gelen BA ve BS formları ile de alım satım ilişkisi kanıtlanmış bulunduğunu, tüm bu belgeler doğrultusunda en kötü ihtimalde teminatlı şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, Diğer yandan davalının tüm piyasaya çok yüksek miktarlarda borçlu olduğu ve mal kaçırmaya dair bir çaba içerisine girdiği davalı ve müvekkili şirketin ortak çevresince duyulduğunu, öncelikle davalının mal kaçırma kastı ile kötüniyetli olarak hareket etmesinin önüne geçmek, müvekkili açısından doğması kuvvetle muhtemel ve  telafisi imkansız zararları önlemek amacıyla; davalıya ait tüm banka hesaplarının, tüm taşınır ve taşınmaz malların üçüncü şahıslardaki hak ve alacakların tespit edilerek tamamı üzerine borçlunun icra dosyasındaki borcunu karşılayacak miktarda, teminatsız olarak aksi halde mahkemenizce takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz / ihtiyati haciz niteliğinde tedbir konulması gerektiğini, İcra ve İflas Kanunu’ nun 257. maddesi uyarınca aranan şartların oluştuğunu ve ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 19/10/2015 gün E:2015/685 K:2015/130 sayılı kararında bu hususun açıkça ifade edildiğini, Davalı borçlu şirketin, müvekkili şirketten mal satın almasına rağmen bedelini ödemediğini, davalı şirket ile müvekkiline ait muhasebe kayıt ve belgelerinin incelenmesi ile davalı şirketin haksız şekilde ödeme yapmadığının açıkça ortaya çıkacağını, ekte sundukları  whatsapp mesajları ile iş bu durumun net olarak anlaşıldığını, tüm bunlara rağmen ilk derece mahkemesince ret kararı verilmesinin isabetsiz olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satımdan kaynaklı faturaya bağlanmış alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine; istinaf başvurusu ise dava sırasında reddedilen ihtiyati haciz  isteminin  reddi ara kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar verilmiş;  bu  ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararın yerinde olup olmadığı, somut olayda ihtiyati haczin şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.  İİK'nın 257. maddesinde, ihtiyati haciz üst başlığı altında ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Maddede, rehinle temin  edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent hâlinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya  hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 258. maddesi hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı ve miktarı  hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre  alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İlk derece mahkemesince davacının ihtiyati haciz talebinin, alacağın varlığı ve miktarı bakımından yaklaşık ispat koşulunu  sağlayan delil  bulunmadığı, sunulu belgelerin bu konuda yeterli olmadığı gerekçeleriyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.  Fatura  tek başına alacağı kanıtlayacak belgelerden değildir. Fatura konusu mal ve hizmetin davalı borçluya tesliminin de kanıtlanması gerekir. Ancak, davalının bu faturaları alıp vergi dairesine bildirmesi hâlinde davacı bakımından yaklaşık ispatın gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Somut olayda, dosyada mübrez faturaların e- fatura olduğu, davalının vergi dairesine bildirdiği  BA formlarında  alacağa dayanak faturaların davalı yanca beyan edildiği anlaşılmaktadır.  Bu durumda İİK'nın 258.maddesinde aranan yaklaşık ispatın sağlandığı ve ihtiyati haciz koşullarının mevcut olduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince, davacının ihtiyati haciz talebinin  teminat karşılığı kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 353/1.b.2. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verdiği 01.04.2024  tarihli ara karar isabesiz bulunduğundan, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ara kararın kaldırılmasına ve sonuçta davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin teminat karşılığı kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 353/1.b.2 maddeleri uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verdiği istinafa konu 01.04.2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına, davacının ihtiyati haciz talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca kabulü ile davalının, dava konusu 100.000,00 TL alacağı karşılamaya yeterli miktardaki haczi kabil menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının  ihtiyaten haczine, 2-İİK'nın 259. maddesi uyarınca takdiren %15 oranında belirlenen 15.000,00 TL nakdî teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın icrası için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından, ihtiyati haciz talep eden davacı  vekiline verilmesine,3-Kararın Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden infazına,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına;  istinaf peşin karar harcının ise  talep hâlinde, ilk derece mahkemesince, talep hâlinde davacıya iadesine,5-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,6-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince  taraflara tebliğine,7-Dosyanın,  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 12.06.2024<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c559b1d5ab6bc105","SID":"61ee711f29d410b1"}}