{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/2366 <br>KARAR NO: 2024/816<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 20/04/2021<br>NUMARASI: 2018/846 Esas - 2021/283 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 15/05/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/12/2015 tarihinde müvekkilinin, kendi sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı motosiklet ile yeşil ışıkta geçtiğini ve o sırada plakası belirlenemeyen dikota marka minibüsün aniden şerit değiştirerek müvekkilinin önüne geçtiğini, ani geçiş üzerine müvekkilinin frene bastığını ve dengesini kaybederek düştüğünü, kaza neticesinde müvekkilinin ağır yaralandığını, kazaya sebep olan sürücünün olay yerini terk ettiğini ve %100 kusurlu olduğunu, meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğunu belirterek davanın kabulü ile ilk aşamada 100,00-TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın yaşanmasında plakası tespit edilemeyen aracın kusurlu olduğunun davacı tarafından tespitinin gerektiğini, dosya kapsamında başka bir araca dair herhangi bir iz ve emarenin bulunmadığını, davacının kusuruna ilişkin inceleme yapılması gerektiğini, kişinin kendi kusurundan menfaat elde edemeyeceğini, ayrıca uğranılan zarara ilişkin olarak da inceleme yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \" Davanın kısmen kabulü ile 2.203,99-TL geçici iş göremezlik ve 62.914,46-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 65.118,45-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, falaya ilişkin istemin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasına sebebiyet verdiği iddia edilen plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve trafik kazasına plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiğinin başvuran tarafça ispatı gerektiğini,  plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde atfı kabil kusuru bulunmadığından başvurunun reddi gerektiği, kabul anlamına gelmemekle birlikte başvurucu yaklaşık 2 ay sonraki ifadesinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusurunun olmadığı kendisinin kayıp düştüğünü ve  karsı araç sürücüsünün atfı kabil kusurunun bulunmadığını ifade ettiğini, bu sebeple de davanın reddi gerektiğini,  hükme esas alınan maluliyet raporu mevzuata uygun düzenlenmediğini,  Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği yayımlanması ile ilga edilmiş eski yönetmeliğe göre rapor alınamayacağını, maluliyet raporunun rapor mevcut evraklar üzerinden düzenlenmiş olup kurum tarafından davacının bizzat muayene edilmediğini, 5684 sayılı Yasanın 14. maddesi ve ... yönetmeliği gereği güvence hesabı bedensel zararlardan sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı dolaylı zarar kavramı içerisinde değerlendirilmekte olup gelir kaybına ilişkin müvekkil kurumun herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, başvurucunun kaza sırasında yeterli sürücü belgesinin olup olmadığı araştırılarak şayet motosiklet için gerekli yeterli sürücüsü belgesi yoksa ya da trafik kazası esnasında motosiklette koruyucu ekipmanlar (kask ve dizlik) olmaksızın seyahat etmiş ise  müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükme esas alınan aktüer hesap raporunda başvurucunun askerlik süresinin hesaba katılmadığını belirterek istinaf talep etmiştir. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. TBK'nın 54. m. ile KTK'nın 98. m. hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine, poliçe bulunmaması halinde ise ...'na aittir. Geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalı vekilinin sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2021/13975  E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K.  sayılı kararları).  Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları). Somut olayda  ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından geri çevrilen evrakla muayenesi tamamlandıktan sonra  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, göre düzenlenen raporda maluliyet oranı %14, iyileşme süresi 6 aya kadar olarak uzayabileceği,  belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek, muayenesi yapılarak  maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. Kaldı ki  kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunmayan (20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan) Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği hükümlerine göre maluliyet raporu alınamayacağına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. Davacının kaza sırasında sürücü olup ehliyetsiz araç kullanması idari kusur olacağından, mahkemece ehliyetsiz araç kullanma nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmayacaktır. Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında davacının kask ve koruyucu ekipman  takmadığına ilişkin bir belirleme bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması göre  müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasında  isabetsizlik bulunmamaktadır. Davaya konu edilen sürekli iş gücü kaybına ilişkin zararın efor kaybı tazminatı vasfı da dikkate alındığında davacının askerlik süresi içinde de aynı zararının devam edeceği gözetilerek, askerlik süresi için hesaplama yapılmasında da bir isabetsizlik görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/7068 E.-2022/455 K. sayılı kararı). Dosya kapsamından, davacının kaza nedeniyle yaralandığı, kaza tespit tutanağı düzenlendiği ve kazaya plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiği anlaşılmakla, davalı vekilinin, trafik kazasına plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ispatı gerektiğine;  Davacının hazırlık soruşturmasında şikayetten vazgeçmesinin tazminat hakkını ortadan kaldırmayacağından şikayetten vazgeçme nedeniyle davanın reddi gerektiğine;  TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine/ ...'na ait olduğundan geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığına  ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 4.448,24 TL harçtan peşin alınan 1.052,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.395,48 TL harcın davalıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.15/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ecb9624dbd6b6d52","SID":"481f8f13c503f6c1"}}