{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/118 <br>KARAR NO: 2024/982<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/10/2023<br>NUMARASI: 2021/360 Esas - 2023/799 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin oğlu ve desteğinin davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, müvekkilinin destekten yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 1.000,00-TL defin gideri ile 500,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu dilekçesi ile, maddi tazminat taleplerini 44.992,56-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın kabulü ile 44.992,56-TL'nin 03.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline yönelik ilamı, davalı vekilinin istinaf talebinin incelenmesi üzerine, Dairemizin 20.05.2021 tarihli 2019/2127 Esas ve 2021/806 Karar sayılı ilamı ile; \"...Davalı zorunlu trafik sigortacısı, çekici ile yolcu otobüsünün çarpıştığını, tüm teminat limitinin tükendiği, buna ilişkin bir kısım mahkeme kararı, ödeme ve yargılaması devam eden dosyalar olduğunu bildirerek şirketin sorumluluğu kalmadığı savunmasında bulunmuştur. Mahkemece, bu konuda hiç bir değerlendirme yapılmamıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96. maddesi uyarınca zarar gören kimse birden fazlaysa, bunlardan birine veya birkaçına yaptığı iyiniyetli ödemelerle ve ödediği miktarlar oranında, diğerlerine karşı sorumluluktan kurtulur. Bu durum karşısında mahkemece, davalı sigorta şirketinin iyi niyetle yaptığı ödemelerin araştırılması ve sonucuna göre Karayolları Trafik Kanununun 96. maddesi uyarınca oranlama (garameten) yoluyla ve poliçe teminat limitiyle sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, bu savunma üzerinde hiç durulmadan, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Her somut olayda farazî desteğin ölmemiş olsaydı,  öğretime devam edip yüksek öğrenimini tamamlayacağı, öğrenimine uygun bir kurumda veya özel sektörde veya serbest çalışacağı  hayatın normal seyrine ve tecrübelere göre yaşı, yaşadığı çevre, devam ettiği veya almış olduğu eğitimi, eğitim sürecindeki başarı düzeyi, aile efradının eğitim düzeyi ve gelir durumu dikkate alınarak gelir seviyesinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda sadece TÜİK verilerine dayanılarak desteğin gelirinin belirlenmesi hatalı olmuştur. \" gerekçesi ile kaldırılmıştır. İlk derece mahkemesince kaldırma kararın sonrasında yapılan yargılama neticesinde; istinaf kararı doğrultusunda desteğin öğrenimine devam ederek eğitimini tamlayacağı, öğrenimine uygun iş koluna ilişkin ilgili sendikalara müzekkereler yazılarak gelirinin belirlendiği, bu gelir seviyesi üzerinden hesaplamanın yapıldığı, 29/09/2022 tarihli bilirkişi raporu ve 10/04/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda kaza başına teminat limitinin tüketildiğinin belirtildiği, ancak davalı tarafından yapılan ödemelerin iyi niyetle yapılıp yapılmadığının değerlendirilmediği anlaşıldığından anılan raporların hükme esas alınmadığı, mahkememizce aldırılan 07/07/2023 tarihli bilirkişi raporu ile davacının yüksek öğrenimine devam edeceği ve öğrenimine uygun işte çalışacağı varsayımına göre tazminatın hesaplandığı, davalı tarafından kişi başı limitin üzerinde yapılan ödemelerin tespit edildiği, KTK 96.maddesine göre, hak sahiplerinin maddi zararlarının toplamının limite orantılanması sonucu her bir hak sahibinin limit ile sınırlı olarak talep edebileceği tutarın hesaplandığı, buna göre davacının zararının 19.182,86-TL olduğu gerekçesi ile; \"Davanın Kısmen Kabulü ile 19.182,86 TL destekten yoksun kalma tazminatının 03/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine\" karar verilmiş, karar karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davaya konu kazada çok sayıda ölüm ve yaralanma meydana geldiği, hak sahiplerinin talepleri üzerine yapılan ödemeler neticesinde, kaza başına olan poliçe limiti 2.000.000,00-TL'nin tüketildiği, davacı tarafa da 13.02.2012 tarihinde 16.039,61-TL ödendiği, gerek açılan davalar gerekse dava açılmaksızın yapılan başvurular neticesinde 2.130.466,26-TL ana para ödemesi yapıldığı, bir kısım davaların halen Yargıtay incelemesinde olduğu, bilirkişi raporu ile de teminat limitinin tükendiğinin tespit edilmesine rağmen mahkemece kabul kararı verildiği, tazminat hesabı yapılırken asgari ücretin esas alınması gerektiği hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı tarafça dosya kapsamına sunulan ödeme belgelerinin içeriğine göre, davalı tarafça davaya dayanak kazada çok sayıda ölüm ve yaralanmanın olduğunun bilinmesi nedeniyle talepte bulunan hak sahiplerine garame hesabı yapılarak ödeme yapılması gerekmesine, hak sahiplerine yapıldığı bildirilen ödemelere ait davaların ve hasar dosyalarının açılış tarihleri göz önünde bulundurulduğunda (Bknz. davaya dayanak kaza nedeniyle dava dışı hak sahiplerince açılan ve davalı tarafça yapılan ödemelerin iyiniyetli olmadığını kabul eden mahkeme ilamlarının onanmasına ilişkin Yargıtay 4. HD'nin 22.11.2021 tarihli ve 2021/2093 E.- 2021/8815 K. ile 03.11.2021 tarihli ve 2021/15047 E.- 2021/8100 K. Sayılı ilamları) davalı tarafça teminat limitinin üzerinde yapılan ödemelerin iyiniyetli olarak kabulünün mümkün olmamasına, Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda yapılan araştırma ile tespit edilen gelirin tazminat hesabında dikkate alınmış olmasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 1.310,38-TL harçtan peşin yatırılan 327,6‬0-TL harcın düşümü ile bakiye 982,78-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama  giderlerinin kendi üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.06/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f9d04dbb8b7184f7","SID":"b6dc5cdb2e8e7fa1"}}