{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2022/6 Esas 2024/598  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/6 <br>KARAR NO\t: 2024/598<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ  <br>TARİHİ\t\t: 30/11/2018<br>NUMARASI\t\t:   2017/47 Esas 2018/939 Karar\t<br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t:<br>DAVA\t: Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 20/01/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 02/05/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 02/05/2024<br><br><br>\tTaraflar arasındaki alacağa  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin açtığı 08.10.2002 tarihli ihaleyi alan dava dışı... ortak girişim tarafından ... AŞ tarafından düzenlenen  21.10.2002 tarih 44.700,00 TL'lik süresiz teminat mektubunun verildiğini, ortak girişimde yer alan firmalardan ... firmasının 23.01.2002 tarihinden itibaren 1 yıl süreli yasaklı olduğunun tespit edilmesi üzerine ihale yapılmasının mümkün olmadığının anlaşılması üzerine teminat mektubunun nakde çevrilmesinin talep edilidiği, buna karşı şirket ortaklığının Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce tedbiren nakde çevrilmenin durdurulduğunu, itirazın Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde esas hakkında yürüyen davada değerlendirilmesi gerektiğini, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin idari yargı görevli olduğu  gerekçesi ile dava dilekçesinin reddi üzerine idari yargıda dava açılmadığını, davalı bankanın teminat mektubunu nakde çevirmemesinin hukuki bir nedeni olmadığını iddia ederek 44.700,00 TL teminat mektubu bedelinin talep tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  yetki itirazında bulunarak, teminat mektubunun nakde çevrilmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı  olduğunu, bu nedenle tazmin isteminin kabul edilmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; dava konusu teminat mektubunun mer'i olduğu, davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından  ... Teknik ve ... Teknik ortak girişimi ile yapılan ihalenin, ihale şartname hükümlerine uygun olmadığı, bu karara karşı idari yargı yoluna gidilmediği, davalı banka anılan ihale teminatını sağlamak üzere 44.700,00 TL bedelli teminat mektubu düzenlemiş olup, sözleşmenin dava dışı şirketin ihaleden yasaklı olması nedeniyle davacı kurumun TBK 128. maddesi uyarınca ihale tarafları arasındaki sözleşme hükümleri dışında, mektubu düzenleyen banka yönünden teminat edimi yükleyen teminat mektubunun nakde çevrilmesini talep hakkı bulunduğu, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin davanın reddi kararının da  28.06.2004 tarihinde kesinleşmiş olması dikkate alındığında teminat mektubunun nakde çevrilmesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararının da ortadan kalktığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, teminat mektubu tutarı 44.700,00 TL'nin davalı bankanın tazmin talebinin reddine dair yazı tarihi olan 05.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;   genel/kesin yetki kuralı gereğince ilk derece mahkemesi yetkisiz olduğunu,   müvekkili banka tarafından ihtiyati tedbir kararına istinaden teminat mektubu nakde çevrilmemiş olup, usul ve yasaya uygun işlem sebebi ile müvekkil bankaya kusur izafe edilemeyeceğini, dava konusu olayımızda tazmin talebi tarihinde ve sonrasında tedbir kararı bulunmakta olup ilgili tedbir kararın kaldırıldığına dair ibraz edilen bir karar da bulunmadığını, davacı tarafça ilgili hüküm gereği esas davanın süresinde açılmadığı iddia edilmiş ise de yukarıda da belirttiğimiz üzere dava açma süresinin son günü hafta sonuna denk gelmekle dava tatil sonu ilk iş günü mesai sonuna kadar açılmakla süresi içerisinde açıldığını, davacı yanca durumun aksini gösterir tedbir kararının kaldırıldığı ya da sona erdiğine dair herhangi bir belge sunulmadığı gibi aradan geçen 15 yıl gibi uzun süre içerisinde de herhangi bir işlem de yapılmadığını, bu bakımdan ilk derece mahkemesi'nce verilen davanın kabulüne dair kararın haksız ve mesnetsiz olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, teminat mektubu bedelinin tahsili istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDava konusu teminat mektubu, Ankara 5.  Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/22 Esas 2003/298 Karar sayılı kararı, Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/242 D.İş 2002/179 Karar sayılı kararı, taraflar arasındaki yazışmalar vs deliller dosya arasında mevcuttur. <br>\t Davalı banka tarafından düzenlenen 21.10.2002 tarihli 44.700 TL tutarlı teminat mektubunun  ... Genel Müdürlüğü Başkanlığına, dava dışı ... Tekstil San ve Ticaret Ltd. Şti'nin ihale ile ilgili kanun ve şartname hükümlerini yerine getirmek üzere vermek zorunda olduğu teminat ile ilgili olarak düzenlenerek  davacıya verildiği anlaşılmıştır.<br>\tBakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/242 D. İş sayılı kararı ile, dava konusu teminat mektubunun nakde çevrilmesinin tedbiren durudurulmasına 19.12.2002 tarihinde karar verildiği görülmüştür. <br>\tAnkara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/22-298 Esas ve Karar sayılı kararının incelenmesinde;  30.12.2002 tarihinde ... Teknik ve ... Teknik şirketlerince ... Genel Müdürlüğü'ne karşı açılan davanın, davacıların ihale şartnamesi hükümlerine uygun davrandıklarının tespiti ile davalı tarafından yasaklı kabul edilmemesi ve sözleşme yapılmasının imkansızlaşması halinde teminat mektubunun iadesi istemine ilişkin olduğu, davanın tedbir kararından itibaren hafta sonuna gelen 10 günü takip eden gün içinde açıldığı ve süresinde olduğu, mahkemece tedbir konusunda karar verilmediği, 12.06.2003 tarihinde görevli mahkemenin İdare Mahkemesi olduğu gerekçesi ile dava dilekçesi görev yönünden reddine karar verildiği, kararın  kesinleştiği, İdare Mahkemesinde dava açıldığına dair dosyaya sunulan iddia ve delil bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>\tUyuşmazlık halinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun'un 112.maddesinde \"Esas hakkında mahkeme tarafından verilen kararın tefhim veya tebliğ olunmasına mütaakıp ihtiyaten icra kılınmış olan tedbir mürtefi olur. Şu kadar ki mahkeme hükmün icrasını temin için işbu tedbirin tayin edeceği müddet zarfında devamına karar verebilir\" hükmü düzenlenmiştir. <br>\tBuna göre, mahkemece aksi belirtilmiş (aksine karar verilmiş) olmadıkça esas hakkında hüküm verilmesi ile yani hükmün davacıya tefhim veya tebliğ edilmesi ile ihtiyati tedbir kendiliğinden kalkar. Mahkemenin,  hükmünde ihtiyati tedbirin kaldırılmış olduğunu açıkça belirtmesine gerek yoktur. Hükümde aksi (yani ihtiyati tedbirin devamına karar verildiği) yazılı değilse, ihtiyati tedbir hükmün verilmesi ile (tefhim veya tebliğ edilmesi ile) kendiliğinden kalkar (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt:IV, 2001, Sayfa:4365-4373).<br>\tBuna karşılık, usulüne ilişkin nihai kararlar bakımından bir ayrım yapılması gerekir: <br>\ta) Usule ilişkin nihai kararla dava sona ermekte (davaya başka bir mahkemede devam edilmesi ihtimali yok) ise, böyle bir kararın tefhim veya tebliğ ile  ihtiyati tedbir kendiliğinden kalkar ( HUMK madde 112). Mesela, mahkemenin derdestlik itirazının kabulüne ve davanın açılmamış sayılmasına veya dava şartlarından birinin noksan olması nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararının tefhim veya tebliğ ile ihtiyati tedbir kendiliğinden kalkar.<br>\tb) Usule ilişkin nihai kararla dava sona ermemekte ( davaya başka bir mahkemede devam edilmesi ihtimali var) ise, böyle bir kararla ihtiyati tedbir (hemen) kalkmaz. Bu halde, ihtiyati tedbir kararının kalkması için davanın açılmamış sayılmasına gereken zamana kadar beklemek gerekir; misal:  <br>\tGörevsizlik kararı, yetkisizlik kararı veya gönderme kararı ile, ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalkmaz. Eğer davacı görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararının kesinleşmesinden itibaren 10 gün içinde görevli, yetkili ve gönderilen mahkemeye başvurursa davaya görevli, yetkili veya gönderilen mahkemede devam edileceğinden, görevsiz, yetkisiz veya iş bölümüne sahip olmayan mahkeme tarafından verilmiş olan ihtiyati tedbir kararı ( ve buna dayanarak konulmuş olan ihtiyati tedbir) devam eder. <br>\tBuna karşılık davacı, görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararının kesinleşmesinden itibaren 10 gün içinde görevli, yetkili veya gönderilen mahkemeye başvurmazsa, dava açılmamış sayılır. İşte bu şekilde davanın açılmamış sayılması ile de ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalkar.<br>\t c) Hukuk mahkemesinin, davanın Danıştay'ın görevine girdiğinden bahisle verdiği görevsizlik (yargı yolunun caiz olmadığı) kararı ile, varsa ihtiyati tedbir kalkar. Hukuk mahkemesi böyle bir görevsizlik (yargı yolunun caiz olmadığı) kararında ihtiyati tedbirin devamına karar veremez. Yani, HUMK'un 112-c.2.madde hükmü burada uygulanmaz (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt:IV, 2001, Sayfa:4373-4375).<br>\tSomut olayda, dava konusu teminat mektubunun mer'i olduğu, davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından  ... Teknik ve ... Teknik ortak girişimi ile yapılan ihalenin, ihale şartname hükümlerine uygun olmadığı, bu karara karşı idari yargı yoluna gidilmediği,  davalı banka anılan ihale teminatını sağlamak üzere 44.700,00 TL bedelli teminat mektubu düzenlemiş olup, sözleşmenin dava dışı şirketin ihaleden yasaklı olması nedeniyle davacı kurumun TBK 128. maddesi uyarınca ihale tarafları arasındaki sözleşme hükümleri dışında, mektubu düzenleyen banka yönünden teminat edimi yükleyen teminat mektubunun nakde çevrilmesini talep hakkının bulunduğu, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  görevli mahkemenin İdare Mahkemesi olduğu gerekçesi ile dava dilekçesi görev yönünden reddine ilişkin kararının da  28.06.2004 tarihinde kesinleşmiş olması dikkate alındığında teminat mektubunun nakde çevrilmesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararının da ortadan kalktığı, teminat mektubu tutarı 44.700,00 TL'nin davalı bankanın tazmin talebinin reddine dair yazı tarihi olan 05.09.2016 tarihinden itibaren temerrüde düştüğü anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan 3.053,45  TL harçtan peşin alınan  TL harcın mahsubu ile bakiye TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.  02/05/2024<br><br>  Başkan-                 Üye -        Üye -                       Zabıt Katibi-<br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"80a1646561a06d16","SID":"837bd4c73c18d0a7"}}