{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO        : 2022/815 <br>KARAR NO   : 2024/1006<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                  K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...       ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/02/2020<br>NUMARASI\t\t: 2017/111 E.  -  2020/42 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/02/2020 tarih ve 2017/111 Esas - 2020/42 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" ibareli markaların sahibi olduğunu, davaya konu olan 2015/81827 sayı ile işlem gören “...” markası için 43. sınıfta başvurunun yapıldığını, bu başvurunun ilanına yapılan itirazın YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa “...” ibareli markanın müvekkilinin markaları ile ayırt edilmeyecek benzer olduğunu, markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunduğunu, taraf markalardaki tek fark olarak \"B\" harfi yerine \"P\" harfinin kullanıldığını, başvurunun müvekkilinin markası gibi algılanacağını, davaya konu  markanın 05, 09, 38 ve 43. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescilinin talep edildiğini, müvekkilinin markalarının da aynı sınıflarda tescilinin bulunduğunu, davaya konu olan markanın tescili halinde müvekkilinin markasından gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında haksız kazanç sağlayacağını, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, YİDK’nın 06.02.2017 tarih ve 2017-M-785 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı vekili, \"...\" kelimesinin \"...\" ibaresinden türetildiğini, \"evcil hayvan\" anlamına geldiğini, aynı zamanda uluslararası hayvan hakları koruyucu bir kuruluşun adı olduğunu, \"...\" ibaresinin ise \"vitamin\" kelimesinin kısaltılması olarak kullanıldığını, \"...\" ibaresinin İtalyanca’da evcil hayvan sağlığı anlamında olduğunu, çay pazarında dünyaca tanınan bir marka olduğu iddia edilen \"...\" ibaresi ile ne yazı karakteri ne de kullanılan sembollerin birbirine benzemediğini, çay almak isteyen bir müşterinin \"...\" ve \"...\" markalarını karıştırmayacağını, yanlışlıkla havyan yemi almasının mümkün olmayacağını, taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının başvuru kapsamında yer alan 05. sınıftaki “Tıbbi amaçlı diyet maddeleri; zayıflatıcı ürünler; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve bitkisel içecekler.” malları ile 43. sınıfta yer alan \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.\"nin davacının davaya mesnet olan markalarının tescil kapsamında aynen yer aldığı, söz konusu emtialar bakımından markaların benzer olduğu; davacının davaya mesnet olan markasının esaslı unsurunun \"...\" ibaresi olduğu, davalının davaya konu olan markası ise herhangi bir şekil unsuru içermeden düz yazı ile \"...\" ibaresinden oluştuğu,  “...” ibaresinin İngilizce kökenli bir kelime olup Türkçe'de \"yaşam, canlı\" kelimelerine karşılık geldiği, “...” ibaresinin markadaki durumu nedeniyle markada ilk konumlandırılan ibare olduğu, ilk sözcükteki ayniyetin, karıştırma ihtimaline yol açabileceği, bu nedenle davaya konu olan “...” ve “...” ibarelerinin görsel olarak çok benzer oldukları; davaya konu olan markanın tüketiciler tarafından görülmesi halinde davacı markaları çağrıştırma ihtimalini gündeme getirebileceği, davacı firmasının markasının bir alt markası ya da seri olarak algılayacağı, dosyaya sunulan deliller ve mahkeme kararlarına göre, davacı markasının  “çay” emtiasında tanındığı, farklı olan mal ve hizmetler bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı, davalının marka tescilinin kötüniyetli yapıldığına dair delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, YİDK'nın 06.02.2017 tarih ve 2017-M-785 sayılı kararının  davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yönünden kısmen 05. sınıf \"tıbbi amaçlı diyet maddeleri, zayıflatıcı ürünler, bebek mamaları, tibbi amaçlı bitkiler ve bitkisel içecekler\" ve 43. sınıfta yer alan tüm hizmetler yönünden  iptaline, hükümsüzlük talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı şirket adına tescilli 2015/81827 sayılı \"...\" ibareli markanın 05 sınıf \"tıbbi amaçlı diyet maddeleri, zayıflatıcı ürünler, bebek mamaları, tibbi amaçlı bitkiler ve bitkisel içecekler\" ve 43. sınıfta yer alan tüm hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, iltibas tehlikesinin mevcudiyetinin sabit olduğunu, müvekkili markasının tanınmışlığının da kabul edildiğini, buna karşın davanın kısmen kabulünün hukuka aykırı olduğunu, tanınmış markaların tescilli olmadığı sınıflarda da korunması gerektiğini, davalının müvekkilinin tanınmışlığından haksız istifade edeceğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDiğer davalı şirket vekili, ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, \"...\" ibaresinin uluslararası hayvan hakları koruyucusu bir kuruluşun adı olduğunu, \"...\" ibaresinin ise vitaminin kısaltması olduğunu, taraf markalarının benzer olmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t:1- Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, kısmen redde konu mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği gerçekleşmediği gibi 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesi koşullarının da ispatlanmadığı, öte yandan mahkemece takdir edilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı şirket vekilinin tüm, davalı şahıs vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan vekalet ücretine ilişkin istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>\t2-Davalı ... vekili ile davalı şahıs vekilinin sair istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; işlem dosyasının incelenmesinden; davalı gerçek kişinin \"...\" ibaresinin 05, 09, 43 ve 44. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescili için yaptığı 2015/81827 sayılı marka başvurusuna, davacının \"...\" asıl unsurlu markalarına dayanarak yaptığı itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiği, 06.02.2017 tarihli YİDK kararının davacı tarafa 08.02.2017 tarihinde tebliğ edildiği ve eldeki davanın iki aylık hak düşürücü süre içinde 29.03.2017 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>Mahkemece, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olup, davalılar vekillerinin istinaf itirazları gözetildiğinde istinaf incelemesine konu uyuşmazlık dava konusu \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" asıl unsurlu markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>\t6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun geçici 1. maddesi yollamasıyla somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409).    <br>Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; davalı konusu başvurunun esas unsuru \"...\" ibaresidir. İtiraza mesnet davacı markaları ise sadece \"...\" ibaresi veya bu ibareye eklenen \"tea, tea corner, tea shop, bak, a'la\" gibi ibarelerden oluşmakta olup, davacı markalarının esas unsurunu ise \"...\" ibaresi oluşturmaktadır. Davacının \"...-...\" ibarelerinin \"...\" ortak harf dizilimi nedeniyle dava konusu başvuruya itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Ancak, \"...\" ve \"...\" ibareleri kısa ibarelerdir. Bu tür kısa ibarelerde yapılan değişiklikler ise tüketiciler tarafından daha kolay algılanabilmektedir. Somut uyuşmazlıktaki değişiklik de, markaların tüketiciler tarafından daha çok dikkat çeken ilk kısmında yapılmıştır. Başvuruda yer alan \"...\" ibaresi tüketiciler tarafından \"evcil hayvan\" anlamı bilinip yaygın kullanımı bulunan \"...\" kelimesinden türetilmiş olup, davacının markasındaki \"...\" ibaresini de akla getirmemektedir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19.09.2023 tarih ve 2022/1631 E.-2023/5113 sayılı kararında \"...\" ibaresi, 21.12.2022 tarih ve 2021/5231 E.-2022/9288 K. sayılı kararında ise \"...\" ibaresi davacının itiraza mesnet markalarıyla benzer bulunmamıştır. Eldeki başvuruda \"vitamin\" kelimesinin kısaltması olarak kullanılan \"...\" ibaresi de yer almaktadır. Bu hale göre, Dairemizce, dava konusu başvuruyu gören tüketicilerin bunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabileceği ve markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br>Taraf markaları benzer bulunmadığından, Dairemizce, emtia benzerliği yönünden inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.    <br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir. <br>Bu itibarla, taraf markaları arasında iltibas bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı ... vekili ile davalı şahıs vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 13/02/2020 gün ve 2017/111 Esas - 2020/42 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın  REDDİNE,<br>\t4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin olarak alınan 31,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 396,20-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4 maddesi uyarınca belirlenen 25.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t7-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t8-Davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara ayrı ayrı iadesine,<br>9-Davacıdan alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL harçtan mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333), <br>11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/05/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. \t<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 10/06/2024\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"df1263e5cdb29ed1","SID":"b4a1370b7cc568e4"}}