{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2024/98 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2024/387<br>DAVA\t\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t\t: 08/02/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 23/05/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... ... ... tarafından terkin edildiğini, kooperatifin Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin, ... Esas no.lu, ... Karar no.lu, ... tarihli ilamı ile hüküm altına alınan alacağı Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyası ile uzun uğraş ve takip sonucunda tahsli edildiğini, söz konusu tahsil edilen paranın banka hesabına yatırılması, ortaklar arasında pay edilmesi ve sonrasında kooperatifin tasfiye edilmesi zorunluluğu ortaya çıktığını, Yargıtay 11 HD’nin 12.02.2004 tarih ve 2003/6314E. 2004/1181 K. sayılı kararında; “Kooperatifin tüzel kişiliği, ticaret sicilinden silinmesi ile sona erer. Kooperatiflerin tasfiyesinde, tasfiye işlemleri ortaklarla üçüncü kişiler ve kooperatif arasında hukuken sona ermedikçe, kooperatifin sicilden silinmesi mümkün değildir. Bir başka ifadeyle, tüzel kişiliğin sona ermesi için, tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlanması gerekir. Bu nedenle, menfaati olanlar tüzel kişiliğin ihyasını isteme hakkına sahiptir. Tüzel kişiliğin ihyası için, tasfiye kurulu ile ticaret siciline husumet yöneltilerek dava açılması gerekir.” denildiğini, kooperatifin alacağının ortaklar arasında tasfiye edilmesi amacı ile ihyasına karar verilmesi ve davacı müvekkilininde tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı cevap dilekçesinde özetle; ... ... numarasında kayıtlı ... kayıtlı bulunduğu, dosyasında yapılan tetkik neticesi, şirketin ... tarihinde kurulmuş olduğunu, ... tarihinde tescili yapılan ve şirketçe ... tarihinde icra edilen ... hesap yılı olağan genel kurul toplantısının ... gündem maddesi ile kooperatilin tasfiyesine karar verildiğini ve kaydının tasfiye halinde olarak devan ettiğini, şirketin mevcut son adresinin “... Mah. ... Cad.Na:.../... ... / ...\" olduğunu, ... tarihinde tebliğ edilen dava dilekçesi incelendiğinde, açılan davanın ihya davası niteliğinde olduğunu, ancak; şirket dosyasında yapılan tetkik neticesinde şirketin terkin edilmesine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, şirketin halen faal durumda olduğunu, Davacı taraf dava dilekçesinde şirketin vergi kaydının açılışını yapamadıktan sonra başvuruda bulunarak şirketi kapatmak istediğini söylediğinde kendisine “bir süre boş beyanname vereceksiniz” şeklinde bir bilgi verildiği iddia edildiğini, ancak önemle belirtmek gerekir ki; görev ve yetkileri Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde belirlendiğini, bu nedenle kayıtlı şirketlere vergi mevzuatı konusunda bilgi vermek gibi bir görevi veya yetkisi bulunmadığını, açıklanan hususlar doğrultusunda ... olarak tarafımıza mevcut davada husumet yöneltilmesi isabetli olmayıp, aleyhlerine açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap vermiştir.<br>Dava;... ... numarasında kayıtlı ...'nin ihyasına ilişkindir. <br>... ihyası istenilen kooperatifin ticaret sicil dosyası getirtilmiş, ihyası istenen kooperatifin \"...\" tarihinde kooperatifin tasfiyesine karar verildiği görülmüştür. <br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/1-d. maddesi şöyledir; \"Sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatifler.\"<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/2. maddesi şöyledir; \"Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz.\"<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/15. maddesi şöyledir; \"Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.\" <br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547. maddesi şöyledir; \"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.\" <br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2018 tarih 2018/213E. 2018/1038K. sayılı kararında; \"...Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir. Şirketin ihyası davalarında, ihyası istenen şirketin tasfiyesinin TTK’nin geçici 7. maddesi hükümlerine göre yapılması halinde Ticaret Sicil Müdürlüklerine, TTK’nin 529 ve devamı maddelerince yapılması halinde ise Ticaret Sicil Müdürlüğünün yanında tasfiye memuruna da husumet yöneltilmesi gerekmektedir...\" denilmiştir.<br>Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 25/01/2021 tarih 2018/1902E. 2021/167K. sayılı kararında; \"...Tasfiye dışı bırakılan hukuki işlem bir olabileceği gibi birden fazla da olabilir. Böyle bir halde her hukuki uyuşmazlık için ihya kararı almak  usul ekonomisine aykırı olduğu gibi ihya kararı verilmiş bir kooperatif için yeniden ihya kararı almanın hukuki yanı da yoktur. Bu nedenle açılan veya açılacak bir dava ile sınırlı olarak, ihya kararı verilmesi, tasfiye kurumunun ruhuna uygun değildir...\" denilmiştir (aynı mahiyette Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 10/03/2021  tarih 2021/609E. 2021/744K. sayılı kararı). <br>... ... numarasında kayıtlı ... ticaret sicil dosyası incelndiğinde kooperatifin ... tarihinde kurulmuş olduğu, ... tarihinde tescili yapılan ve  ... tarihinde icra edilen ... hesap yılı olağan genel kurul toplantısının ... gündem maddesi ile kooperatilin tasfiyesine karar verildiğini ve ticaret sicil kaydının tasfiye halinde olarak devam ettiği, kooperatifin ticaret sicilinden terkin edilmemiş ve tüzel kişiliği devam ettiğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın REDDİNE;<br>2-Harç peşin alındığından tekrar harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, <br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 23/05/2024<br><br>Başkan ...<br>¸(e-imzalı)<br>Üye ...<br>¸(e-imzalı) <br>Üye ...<br>¸(e-imzalı)<br>Katip ...<br>¸(e-imzalı)<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b24d5ea8af5f4101","SID":"f66a744513e12148"}}