{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/453 - 2024/616<br>                      T.C.<br>                 ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        31. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t    \t\t\t           \t\t\t                 (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>                 (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın<br>                                                                                       Kaldırılarak  Mahkemesine Gönderilmesi)\t<br>ESAS NO\t: 2024/453 <br>KARAR NO\t: 2024/616<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 21/02/2024<br>NUMARASI\t: 2023/72 Esas -  2024/91 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t<br>\t  <br>DAVALILAR\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesine Dayalı Tapu İptali ve Tescil<br>KARAR TARİHİ\t: 06/06/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ    \t: 10/06/2024<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; <br>\tİDDİA\t\t\t\t: <br>\tDavacı vekili; taraflar arasında alt yüklenici sözleşmesi aktedildiğini, sözleşme gereğince ...Kooperatifine ait olan sözleşmede belirtilen işe başlanılıp 03/11/2020 tarihinde eksiksiz şekilde işin tamamlandığını, müvekkilinin sözleşme ile yüklendiği edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini, yapılan işler karşılığında davalı kooperatife ait D tipi 22 nolu villanın mülkiyetinin alt yüklenici sözleşmesine istinaden müvekkiline devredilmesini talep ettiğini, ancak henüz devir işleminin gerçekleşmediğini ileri sürerek, davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı ...ada D tipi 22 nolu villanın tapu iptali ve müvekkil adına tescil edilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tSAVUNMA\t\t\t\t  :<br>\tDavalı Detaş vekili; iş bu davada yasal mevzuat gereği asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, taraflar arasında imzalanan 11/02/2019 tarihli anahtar teslimi götürü bedel usulü sözleşmenin KDV dahil tutarının 2.125.000,00 TL olarak belirlendiğini, davaya konu villanın bedelinin de 1.350.000,00 TL olarak tespit edildiğini, dava açılırken ise değerin 10.000,00 TL olarak belirlendiğini, tapu iptali ve tescil istendiğine göre eksik harcın tamamlanması gerektiğini, iş bu sözleşmenin karma nitelikteki eser sözleşmelerinden alan kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi olmadığını, davacının sözleşmeden kaynaklanan edim ve yükümlülükleri yerine getirmediğini savunarak, görev itirazlarının kabulü ile, görevsizlik kararı verilmesini, eksik harcın tamamlanmasını,  davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı Kooperatif vekili; mahkemenin görevsiz olduğunu, davaya bakmakta ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, taraflar arasında aktedilen sözleşme uyarınca yüklenici firmanın 15/06/2019 tarihine kadar tüm işleri bitirmesi gerektiğini ancak, işlerin 08/08/2020 tarihinde bitirilebildiğini, yaşanan gecikme nedeni ile yüklenici firmaya 199.953,58 TL tutarında gecikme cezası yansıtıldığını, müvekkili kooperatifin dava konusu sözleşmenin tarafı olmadığını, sözleşme ile bir bağının da bulunmadığını, müvekkili kooperatif ile davacı arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacı ile diğer davalı arasındaki bir sözleşmeden doğan borç nedeniyle müvekkiline ait taşınmazın tapu iptal ve tescilinin talep edilmesinin doğru olmadığını savunarak, davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ\t       : <br>\tMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; \"Dava, eser  sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalılar yüklenici ve iş sahibi kooperatiftir. Dava, Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/360 esasında görülmekte iken 22/04/2021 tarihli 2021/166 karar numarasıyla taraflar tacir olması nedeniyle davaya bakmaya ticaret mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmiş, kararın kesinleşmesi üzerine de dosya mahkememize tevzi edilmiş, dava değeri itibariyle 5235 sayılı yasanın 5.maddesine göre tek hakim tarafından görülmekte iken dava değerinin 1.350.000,00 TL'ye yükseltilip harcının yatırılması üzerine dosyaya heyetçe bakılmıştır. Mahkememizce davanın reddine ilişkin verilen karar  31. Hukuk Dairesi'nin 2022/383 Esas, 2022/1265 Karar sayılı ilamı ile işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkememizce bu doğrultuda inceleme yapılmış bilirkişi raporu alınmıştır. Taraflar arasında imzalanan 11/02/2019 tarihli tam yüklenici sözleşmesi ile dava dışı yapı kooperatifine ait inşaat işlerinin sözleşmede belirlenen kısımlarının yapılması alt yüklenici olarak davacı tarafından üstlenilmiş, iş bedeli olarak da %25'i eşit tutar olan 775.000,00 TL'nin çekle ödeneceği, bir adet 1.350.000,00 TL tutarındaki villanın tapusunun ise davacıya devredilmesi, davalı ile dava dışı kooperatif arasında imzalanan 30/01/2019 tarihli tam yüklenici sözleşmesi ile kooperatife ait konutlarda belirlenen imalatların  yapılması işi davalı şirket  tarafından üstlenilmiş, ödeme şekli belirlenmiş ödemede kooperatife ait bir adet villanın yüklenici olan dosyamızın davalısına verilmesi taahhüt edilmiştir. Davalılar arasında imzalanan tam yüklenici sözleşmesi başlıklı sözleşme de davalı kooperatif işveren, davalı şirket yüklenici olarak anılmış olup, kooperatifin ... ilçesi ... mahallesinde inşa ettiği konutların dış cephe, güvenlik kamera sistemi, peyzaj düzenlemesi işlerini davalı şirketin yapması kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 8. maddesinde ödeme hususu düzenlenmiş olup, 1 adet D tipi 22 numaralı villanın da  yükleniciye devredilmesi gereken taşınmazlar arasında sayıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından yapılan sözleşme konusu işlerin eksiksiz olarak tamamlandığı ve teslim alındığına dair davalı ... Kooperatifi'nin kaşeli ve imzalı yazısının bulunduğu, davalı ...  Tic. A.Ş ile Davalı ... Kooperatifi'nin 30.01.2019 tarihli sözleşmesi kapsamında düzenlenen 3 Nolu Hakedişte 199.953,58 TL olarak belirtilen gecikme cezasının davacı tarafından davalı ... Tic. A.Ş” ne 26.08.2020 tarihinde “...kop ceza bedeli ödemesi” açıklaması ile 100.000,00 TL ve 27.08.2020 tarihinde “...  kop ceza bedeli ödemesi” açıklaması ile 100.000,00 TL ödendiği, kooperatif'in sözleşme kapsamındaki işler ile ilave işleri eksiksiz teslim aldığına dair beyanının bulunması ve davacı tarafından gecikme cezasının da ödenmiş olduğu\" gerekçesi ile, davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece kurulan hükmün 2 nolu fıkrasında davalılardan alınması gereken harç miktarına eksik hükmedildiğini, yine 3. fıkra ile hükme bağlanan vekalet ücreti miktarının da hatalı olduğunu, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca dava değeri üzerinden hesaplanması gereken vekalet ücretinin 407.000,00 TL olmasına rağmen, hükmedilen 80.050,00 TL'lik vekalet ücretinin doğru olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunda iş bedeline mahsuben davacıya yapılan ödemelerin yok sayıldığını, davacı taşeronun eksik ve kusurlu geç ifasının görülmediğini, sözleşme konusu bir kısım işlerin dava dışı ... Şirketine yaptırıldığını, bu işlerin davacı tarafça yapılmış gibi kabul edilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, keşif esnasında sözleşme konusu işlerin sözleşmeye uygun olarak yapılıp yapılmadığını, davacının eksik ifa ettiği, dava dışı ... şirketine yaptırılan işler ve bedellerinin tespit edilmeden yalnızca bir tek villa için değer tespiti yapılmasının hatalı olduğunu, davacının sözleşme konusu edimlerini yerine getirmediğini, sözleşmeye uygun iş teslimi yapmadığını, üçüncü kişilere yaptırılan işler ifa ve iş teslimine dair sözleşmedeki ayrıntılı düzenlemelerin bilirkişilerce görmezden gelindiğini, taraflar arasında aktedilen dava konusu sözleşmenin götürü bedel usulü eser sözleşmesi olduğunu, götürü bedel üzerinden davacı taşerona ödeme yapıldığını, mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı Kooperatif vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini bu nedenle müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili kooperatifin dava konusu sözleşmenin tarafı olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın müvekkili kooperatif yönünden husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili kooperatif ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, ayrıca kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin resmi yazılı şekil şartına tabi olduğunu, ancak noterlikçe düzenlendiği taktirde geçerli olacağını, davacı tarafın mevcut sözleşmeye istinaden tapu iptal ve tescil talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, davacının taleplerinin alacağın temliki olarak değerlendirilse dahi müvekkili kooperatifin bu alacak ilişkisinde taraf olmadığını, davacı ile diğer davalı arasında imzalanan ve müvekkilinin taraf olmadığı bir sözleşmeden doğan borç nedeniyle müvekkiline ait taşınmazın tapu iptal ve tescilinin talep edilmesinin doğru olmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın müvekkili kooperatif yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE    : <br>\tDava, eser sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalı şirket yüklenici, davalı kooperatif ise  iş sahibidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDavacı, davalı şirket ile imzaladıkları tam yüklenici sözleşmesi gereklerini yerine getirdiğini, davalı şirketin sözleşme gereği davacıya devretmesi gereken ... parsel 22 numaralı bağımsız bölümü devretmediğini iddia ederek, söz konusu bağımsız bölümün tapusunun iptali ve davacı adına tescilini istemiş, sonrasında taşınmazın ada numarasını yanlış bildirdiklerini belirterek, ada numarasını ... olarak düzeltmiştir. Davalı yüklenici şirket, davacının edimlerini tam olarak yerine getirmediğini, bahse konu sözleşme adi yazılı şekilde düzenlendiği için bu sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil de istenemeyeceğini savunmuş, davalı kooperatif ise davacı ile kendileri arasında bir sözleşme olmadığını, bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.<br>\tDavacı taşeron ile davalı yüklenici arasında imzalanan tam yüklenici sözleşmesi ile davacı, davalı yüklenici şirkete beton dökümü, dış cephe yapımı, depo yapımı taahhüdünde bulunmuş, davalı şirket ise iş bedelinin % 25 ini çek ile, bakiye kısmını ise D tipi 22 numaralı villlayı davacıya devrederek  ödemeyi taahhüt  etmiştir.<br>\tDavalılar arasında imzalanan  30/01/2019 tarihli tam yüklenici sözleşmesi ile davalı kooperatifin dış cephe, denizlik, çevre düzenlemesi işlerini davalı şirketin yapması kararlaştırılmış, iş bedelinin 3.180.000,00 TL olduğu belirtilmiş, bu miktarın 478.000,00 TL'sinin nakit, bakiye kısmının D tipi 22 numaralı villanın 1.350.000,00 TL'den, E tipi 13 numaralı villanın 1.352.000,00 TL'den sayılarak ve bu dairelerin davalı yükleniciye devri suretiyle ödenmesi öngörülmüştür.<br>\tTMK'nın 706, TBK'nın 237 ve Tapu Kanunu'nun 26. maddeleri uyarınca taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için sözleşmenin resmi şekilde   yapılması gereklidir. Başka bir anlatımla tapu sicil müdürlüğü tarafından düzenlenmeyen taşınmaz satışları kural olarak geçersizdir. Ancak 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 E.-1988/2 K. sayılı YİBK gereğince, geçersiz sözleşmelerin, inşaatın reddedilemeyecek seviyede ikmal edilmesi veya bu sözleşmeye güvenerek öncesinde veya sonrasında tapuda pay devri yapılması suretiyle geçerli hale gelmesi mümkündür.  <br>\tYargıtay kapatılan 15. Hukuk Dairesi 26/02/2020 tarih ve  2019/696 Esas 2020/ 816 Karar sayılı bir kararında  \"Dava, eser  sözleşmesi nedeniyle; yapacağı iş bedeline karşılık, yükleniciden şahsi hak temlik alan taşeronun, temlike konu bağımsız bölümün tapusunun iptâli ile adına tescili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın  reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde davalılardan ... Ltd. Şti. ile ...’ın arsa sahiplerinden ... ve paydaşları ile Ankara 31. Noterliği'nin 06.12.2006 tarih ve  ... yevmiye nolu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini imzaladıklarını, yükleniciler tarafından yapılacak bu inşaatta taşeron sıfatıyla, -... dışındaki- davalılarla yaptıkları 23.03.2007 tarihli adi yazılı iş karşılığı daire sözleşmesinde; inşaatın bir kısım işlerini yapma karşılığında, arsa payı karşılığı sözleşmede yüklenicilere düşen, 9 nolu bağımsız bölümün kendisine devredilmesinin kararlaştırıldığını, edimlerini ifa etmesine rağmen bu bağımsız bölümün verilmediğini, halen davalı arsa sahibi ... adına kayıtlı  dairenin, yüklenicinin borcu nedeniyle 3. şahıs davalı Bayram tarafından, Ankara 20. İcra md. 2008/3882 ve 3883 E sayılı dosyalarında haczedildiğini, dairenin satılması halinde hakkını kaybedeceğini belirterek, davalı ... adına kayıtlı bulunan, ...  ilçesi ... Mahallesindeki, ... ada, 5 parseldeki binanın, 9 nolu bağımsız bölümünün, tapu kaydının iptâliyle adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ... sözleşmenin tarafı olmadığını, davada sıfatının bulunmadığını, diğer davalılar ise, davacının üstlendiği yapım işlerini gereği gibi yapmadığını, 2009 yılında biten binanın 9 nolu bağımsız bölümünde davacının ikamet ettiğini, davanın reddi gerektiğini bildirmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı taşeronun davalı yükleniciye karşı edimini bitirip teslim ettiğinin saptandığını, ancak temlike konu olup halen tapuda davalı Mürşit adına kayıtlı bağımsız bölümün devrini içeren adi yazılı sözleşmenin, TBK 237. maddesine uygun yapılmadığını, resmi yazılı şekile uyulmadan yapılan bu sözleşmenin geçersiz olup devir borcu doğurmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK ‘nın 183. maddesine göre; şahsi hak alacağının temliki borçlunun rızasına bağlı olmayıp, geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Bu sözleşmenin resmi şekilde yapılması sıhhat şartı olmayıp ispat kolaylığı sağlar. Bu durumda mahkemece şahsi hak temlikinin adi yazılı sözleşme ile yapılmasının TBK'nın 237. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece işin esasına girilip, davanın sonuçlandırılması gerekirken, yazılı gerekçeyle TBK'nın 183. maddesi gözardı edilerek, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.\" İçtihatında bulunmuştur.<br>\t Yukarıdaki paragraflarda bahsedilen yasa maddeleri ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde somut uyuşmazlık irdelendiğinde; davacı taşeronun davaya konu 22 numaralı  bağımsız bölümün tapusunun iptali ve kendi adına tescili talebinin kabul edilebilmesi için, birinci olarak davacı taşerona alacak temlik eden davalı şirket ile davalı iş sahibi kooperatif arasındaki sözleşmenin geçerli olması veya  yukarıda bahsedilen yargıtay İBK uyarınca geçersizliğin ileri sürülmesinin iyiniyet kurullarına aykırı bulunması gerekir. İkinci olarak da davalı yüklenici şirketin davalı iş sahibi kooperatife karşı sözleşme ile üstlendiği  yükümlülüklerinin gereğini yerine getirmiş olması gerekir. Davalılar arasındaki sözleşme  resmi şekilde değil, adi yazılı şekilde yapılmış olup, bu sözleşme taşınmaz devir borcu içerdiğinden geçerli değildir. Geçersizliğin  ileri sürülmesinin iyiniyet  kurallarına aykırı olmasını gerektirir bir  olgu da bulunmamaktadır.   Diğer yandan davalı yüklenici şirketin davalı iş sahibi kooperatife karşı sözleşmesel yükümlülüklerinin gereğini de tam olarak yerine getirmediği, dosya kapsamındaki belgeler ve alınan bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Bu durumda, davacı taşeronun davalı yüklenici şirket ile imzaladığı sözleşmenin gereklerini yerine getirmiş olması, davacıya söz konusu 22 numaralı bağımsız bölümün tapusunun  iptali ve kendi adına tescilini talep etme hakkı vermeyecektir. Somut olayda davacı lehine söz konusu bağımsız bölümün tapu iptali ve tescili koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle davalı yüklenici şirket vekilinin istinaf itirazlarının kabulü gerekmiştir.<br>\tMahkeme kabulüne göre de; yargılama aşamasında <br> davacı taşeronun davaya konu taşınmazın tespit edilen  değerine göre eksik harcı ikmal ettiği anlaşılmakla, taşınmazın belirlenen 10.300.000,00 TL'lik değeri çerçevesinde, yargılama harcı ve vekalet ücretine hükmedilmemesi de doğru olmamıştır. Davacının bu hususa yönelik istinaf itirazı yerinde görülmüştür.<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, \t<br>2-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/72 Esas, 2024/91 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde  kendilerine iadesine,<br>5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>7- İcranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine,<br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t<br><br>Başkan <br> E-imzalıdır<br><br>Üye <br> E-imzalıdır<br><br>Üye <br> E-imzalıdır<br><br>Katip <br> E-imzalıdır<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae0c5f8726adab42","SID":"2a12d7e3df4a80c3"}}