{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1127 <br>KARAR NO: 2024/461<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/10/2020<br>NUMARASI: 2018/747 Esas - 2020/534 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali(Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan) <br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlen.şülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, asıl borçlu ... ile banka arasında genel kredi sözleşmesi ve kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalandığını, diğer davalının ise müteselsil kefil olduğunu, borçluya ticari krediler ile şirket kredi kartı kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine, 25 Mayıs 2016 tarihli hesap kat ihtarının gönderildiğini, Beykoz İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin .. esas sayılı dosyası ile taşınır rehinin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, Beykoz İcra Dairesinde başlatılan takibin  yetki itirazı üzerine  İstanbul ... İcra Dairesinin ... esasını aldığı, davalıların söz konusu takibe de itiraz ettiklerini, davalı borçlu ...'ın taşımacılık işi yaptığını, rehinli takipte yapılan satıştan elde edilen tahsilatın borcun tamamını karşılamadığını, rehinli takipte yapılan satıştan 31/03/2017 tarihinde 31.104,55-TL ödeme yapıldığını, tahsilatın ... nolu ticari kredi ana para borcuna mahsup edilerek işbu davanın açıldığını, takip tarihi itibariyle alacak miktarı hesaplanarak gerekçeli kararda yapılan tahsilatın mahsubuna karar verilmesi gerektiğini, davalı ...'ın asıl borçlu, diğer davalının ise müteselsil kefil olarak genel kredi sözleşmesi imzaladığını, müteselsil kefilin tüm borçtan sorumlu bulunduğunu ileri sürerek İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini,davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesini  talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalılar davaya  cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacı banka ile davalı ... arasında, 07.11.2014 tarihinde 250.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalı ...'ın müteselsil kefil sıfatı ile 312.500- TL limit ile imzaladığı, davacı banka ile asıl borçlu arasında 20.11.2014 tarihli limitsiz Gerçek Kişi Ticari Kart Üyelik Sözleşmesi imzalandığı, genel kredi sözleşmesi gereğince, ..., ..., ... numaralı ticari kredilerin kullandırıldığı, takipten sonra yapılan 31.104,55-TL ödemenin ticari kredilerden kaynaklanan takipte talep edilen 130.949,72-TL asıl alacaktan düşülerek davacı bankanın 99.845,17-TL asıl alacak, 7.508,34-TL işlemiş faiz ve 375,42-TL BSMV'si olmak üzere toplam 107.728,93-TL alacaktan her iki davalının sorumlu bulunduğu, kredi kartından doğan borca ilişkin kefil ...'ın kefalet imzası olmadığından sorumlu olmadığı gözetilerek; Davanın kısmen kabulü ile; tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalıların itirazlarının; taksitli ticari kredilerden 99.845,17-TL asıl alacak, 7.508,34-TL işlemiş faiz, 375,42-TL BSMV'si olmak üzere toplam 107.728,93-TL alacak yönünden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %48 oranda temerrüt faizi, %5 BSMV işletilerek, ... (A) nolu kredi kartından doğan kredi yönünden davalı asıl borçlu ...'ın  itirazının 8.161,70-TL asıl alacak olmak üzere toplam 8.903,79-TL alacak yönünden iptali ile asıl alacağa yıllık % 28,08 ve değişen oranlarda temerrüt  faizi ile faizin % 5 oranında BSMV işletilerek devamına,  davalı ...  yönünden kredi kartı alacağı  talebinin reddine,  fazla istemlerin reddine, asıl alacağın %20'si olan 21.601,37-TL icra inkar tazminatının (davalı ... 19.969,03-TL ile sorumludur) davalılardan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili; kredi kartının asıl borçluya genel kredi sözleşmesine istinaden verildiğini, sözleşmenin IX-Kredi Türlerine İlişkin Özel Hükümler kısmının 2.4. maddesinde kredinin, kredi kartı verilmesi yoluyla da kullandırılabileceği ve kredi kartı üyelik sözleşmesi'nin genel kredi Sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olduğu ifade edildiğini, çerçeve nitelikteki genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzalayan kefilin sorumluluğunun şirkete kullandırılacak tek bir kredi ile sınırlı kalmayıp; kefilin müvekkil tarafından verilecek diğer krediler için de aynı tutarla sınırlı kalmak üzere sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  2-Davalı vekili; davalı ... yönünden kredi kartı alacağına ilişkin davanın reddine karar verilmiş ise de takibin devamına karar verilmesinin doğru olmadığını, ayrıca rehinli takipte yapılan satış sonrası 31.03.2017 tarihinde 31.104,55-TL ödeme yapıldığını, borçtan mahsup edildiğinin beyan edildiğini, tahsilatın takipten sonra yapılması nedeniyle faiz hesabının davacı tarafından tahsil edilen 31.104,55-TL'nin asıl alacaktan düşülmesi sonrası bakiye alacak miktarı üzerinden yapılması gerektiğini,bu nedenle ek rapor alınmasını istediklerini, mahkemece reddedildiğini, borcun kat edilip edilmediğini, kat edilmiş ise usulüne uygun olup olmadığının mahkemece denetlenip  sonucuna göre faiz hesaplanması gerektiğini, davacı tarafından kredi miktarı ve süresi kredi sözleşmesinde açıkça belirtilmeden matbu kredi sözleşmesinin ...'a imzalatılıp sonrasında doldurulduğunu ... tarafından yapılan ödemeler dikkate alınmadan kredi borcunun icra takibine konulduğunu bildirerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, davacı banka tarafından kullandırılan taksitli ticari krediler ile  tahsis edilen kredi kartı borcunun tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Davaya konu icra takibinde alacaklı davacı 590-7810962, 7810965,7810953 nolu ticari kredilerden 130.949,72- TL asıl alacak, 7.508,34 TL işlemiş faiz, 375,42- TL%5 gider vergisi olarak toplam 138.833,48- TL alacak ile 5400...9013 nolu kredi kartından kaynaklanan 8.161,70 TL asıl alacak, 1.542,29 TL işlemiş faiz ve 55,07 TL %5 gider vergisi olarak 9.759,06 TL olmak üzere toplam 148.592,54 TL alacak yönünden takip yapılmış iken işbu davada toplamda 117.487,99- TL dava değeri gösterilerek bu miktar alacak için itirazın iptali istenilmiştir.Dava dilekçesinde,davacı tarafından, takip yapıldıktan sonra rehinli takip dosyasında yapılan satıştan 31.03.2017 tarihinde 31.104,55 -TL ödeme alındığı,ödemenin ticari kredinin ana parasından düşülerek işbu davanın açıldığı belirtilmiştir.  Davacı  banka ile asıl borçlu ... arasında 7.11.2014 tarihinde 250.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, ...'ın bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile 312.500-TL limitle imzaladığı, sözleşmeye istinaden  %12 faiz oranı üzerinden 48 ay vadeli eşit taksit ödemeli ,  3 ayrı ticari   kredi kullandırıldığı,bilirkişi hesaplamasına göre  temerrüt tarihi itibariyle  70.000- TL bedelli krediden borç bakiyesinin 46.567,57 TL, 69.000-TL bedelli krediden  44.553,93- TL,69.000-TL bedelli krediden  44.553,93- TL borç kaldığı belirlenmiştir. Taksitli ticari kredilere ilişkin davacı  talebi tümüyle kabul edilmiştir.Dava konusu krediler yıllık %12 oranda akdi faiz ile kullandırılmıştır. Genel kredi sözleşmesinin 10.maddesinde özetle; \"Müşteri, temerrütün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için bankaca tespit edilmiş en yüksek faiz oranının yıllık %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödeyecektir.\" denilmiştir. Davacı banka tarafından daha yüksek oranda fiilen kullandırılan krediye ilişkin belge sunulmamış ise de ,KMH kredilerine TCMB tarafından belirlenen oran dikkate alındığında,davalı tarafça açıkça istinaf edilmeyen temerrüt faizi oranı ile bankanın talebiyle bağlı kalınarak hesaplama yapılmasında isabetsizlik görülmemiştir. Kredi kartı için ise TCMB tarafından belirlenen akdi ve gecikme faizlerinin uygulanması gerekip, bilirkişi raporunda bu oranlardan yapılan hesaplamada ise hata bulunmamaktadır. Taksitli ticari kredilerin ödenmesinde yaşanan gecikmeler nedeniyle, sözleşmedeki hesabı kat yetkisine dayanılarak hesabın kat edildiği anlaşılmakla, davalılar vekilinin hesabın usulen kat edilmediğine  ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Davacı banka, tahsis edilen kredi kartının genel kredi sözleşmesi kapsamında verildiğini, 7.11.2014 tarihli çerçeve sözleşme niteliğindeki genel kredi sözleşmesinde, kredi kartı verilerek de kredi kullandırılacağına ilişkin hükümler olduğunu ileri sürmekte ise de, dayanak genel kredi sözleşmesinden daha sonra ki bir tarihte 20.11.2014 tarihli kredi kartı sözleşmesi imzalanarak davalı asıl borçluya kredi kartı tahsis edilmiştir.Kredi kartı kullanımı genel kredi sözleşmesinden ayrı bir sözleşmeye bağlanmış olup kredi kartı kullanımı borcundan doğan borcun kredi kartı sözleşmesi hükümlerine tabii olduğunun kabulü gerekir.Kredi kartı sözleşmesinde kefaleti bulunmayan davalı ...'in kredi kartı borcundan sorumlu tutulmamasında isabetsizlik yoktur. Davalı vekili, ... hakkındaki kredi kartı borcundan dolayı davanın reddedilmesine rağmen takibin devamına karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüş ise de, davalı ... hakkında sadece taksitli ticari kredi borçlarından dolayı takibin devamına karar verildiğinden bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. Yine davalı vekili; yapılan ödemenin ana paradan düşülmesi gerektiğini bu yoldaki itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürmekte ise de; davanın başlangıcında dava dilekçesinde takip tarihinden sonra yapılan ödemenin taksitli ticari kredinin ana parasından düşüldüğü belirtilerek takibin devamı istenilmiş, bilirkişi rapor ve ek raporlarında bu talep dikkate alınmıştır. Bu hesaplama davalı lehine olup, hesaplamada talebe aykırılık veya davalı zararına bir hesap hatası bulunmadığından davalı vekilinin mahsubun hatalı olduğuna yönelik istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, Davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından yatırılan 59,30‬-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalılardan alınması gereken 7.967,18-TL istinaf karar harcından yatırılan 2.866,63‬‬-TL harcın mahsubu ile kalan 5.100,55‬-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"619ea0a45541d332","SID":"c150d160f276bcd6"}}