{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/145 <br>KARAR NO: 2024/825<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 05/10/2021<br>NUMARASI: 2018/523 Esas - 2021/559 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 15/05/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine ZMM Trafik poliçesiyle sigortalı, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 04/08/2018 tarihinde asli kusurlu olarak sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plakalı araca çarpması neticesinde çift taraflı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin meydana gelen kazada ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunduğunu, kaza sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve sakat kaldığını, müvekkilinin kazadan sonra uzun süre tedavi görmek zorunda kalarak hastanede kaldığını, kazadan sonra müvekkilinin davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğunu, sigorta şirketi tarafından hasar dosyası açıldığını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, şimdilik geçici iş göremezlik tazminatı olarak 500,00 TL, geçici bakım gideri tazminatı olarak 500,00 TL ve sürekli sakatlık tazminatı olarak 2.000,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL tazminatın (davalı sigorta şirketi azami poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline  karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde sigorta poliçesinin düzenlendiğini, kusur ve sorumluluğun tespiti amacıyla sigortalı araç sürücüsü ve karşı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının maluliyet iddialarının değerlendirilmesi için ATK'dan rapor alınması ile  olayda hatır taşıması olup olmadığı ve dava konusu kaza sebebiyle davacılara SGK tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının maaş bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın kabulü ile, 9.618,72 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 4.058,00 TL bakıcı gideri tazminatı ve 50.282,77 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 63.959,49 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hesaplamanın TRH-2010 mortalite tablosuna göre, %1,8 teknik faiz esas alınarak ve özürlülük ölçütüne gore belirlenen maluliyet oranı esas alınarak yapılması gerektiğini, tazminat hesabına esas alınan geliri kabul etmediğini, esas alınacak gelir, vergilendirilmiş gelir olması gerektiğini, geçici iş göremezlik talepleri teminat dışında olduğundan kabulü mümkün olmadığını, geçici iş göremezlik dönemine ait bakıcı gideri tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, tazminat tutarından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, tazminat miktarından hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 08/04/2018 günü saat 11.17 sıralarında sürücü ...  sevk ve idaresindeki ... plakalı arkasında dorse takılı bulunan çekici  ile Baykan istikametinden, Tatvan istikametine doğru seyri sırasında olay mahalli ışık kontrollü kavşağa geldiğinde, kendisine yanan yeşil ışıkta seyrini sürdürdüğü sırada, seyir istikametine göre yolun ön ilerisinde sağında kavşak mahalli içerisinde bekleyen ve daha sonra doğrultu  değiştirip sola yönelen sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile çarpıştıkları, ... plakalı otomobilde yolcu olan davacının yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. HMK'nun 357/1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Davalı vekili tarafından yargılama safahatı sürecinde maluliyet  raporuna karşı süresinde itiraz ya da talepte bulunmamış ve bu suretle maluliyet oranları bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın  357/1. maddesi gereğince  Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden maluliyete ilişkin istinaf itirazı değerlendirilmeye alınmamıştır. Yargıtay 17. (kapatılan) ve  4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde  TRH 2010  tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2022/6135  E. ve 2022/10604 K., 2021/16078  E. ve 2022/10550  K.,  2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K.,  2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları).Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih, 2022/312  E. ve 2022/3685 K. sayılı  kararında; 25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13/02/2011 tarihli 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesi ile KTK’nın 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre \"trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı\", geçici 1. maddesi ile de \"Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği\" öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. KTK’nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumuna geçmiştir. ... Yukarıda açıklandığı üzere geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam etmektedir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ve ATK maluliyet raporunda 2 ay süreyle bakıcıya muhtaç olacağının belirtildiği görülmekle geçici bakıcı giderine ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir (Benzer yönde Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin  2021/6911  E. ve  2021/10351  K.,  2021/5305  E. ve 2021/7685  K. sayılı kararları). Çalışma gücü kaybı zararının hesabında yaralanan veya malul olanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Zarar görenin kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, zarar görenin geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Somut olayda hükme esas alınan tazminat bilirkişi raporunda zaten asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmakla buna ilişkin istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir.Dosya kapsamından, davalıya sigortalı aracın ticari taksi olduğu ve davacının ücret karşılığı taşındığı ve kaza tespit tutanağında emniyet kemeri belirsiz olarak işaretlendiği, davalı tarafça aksinin ispatlanamadığı anlaşılmakla hesaplanan tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmamış olmasında isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 4.369,07 TL harçtan peşin alınan 1.093,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.276,07 TL harcın davalıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.15/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e64dd6b7d4246f8d","SID":"ce0e3a8200692b74"}}