{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/2026 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1185<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09.09.2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/247 Esas 2021/642 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 12.06.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12.06.2024<br><br>\tİzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.09.2021 tarih 2019/247 Esas 2021/642 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 17/09/2018 tarihinde müteveffa ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracı park ettikten sonra dinlenmek ve uyumak için aracı park ettiği sonrasında saat 21:50'de aracının yanına gittiği sırada ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın arasından karşıya geçerken ... plaka sayılı aracın hareket etmesi sonucu iki araç arasında kalması ile ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle ...'nun hayatını kaybettiğini, iş bu kazanın oluşumunda ...'nun kusurunun bulunmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak şimdilik 500,00-TL destekten yoksun kalma, babasını kaybeden ... için 500,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının 22/11/2018 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı vekili, müteveffa davaya konu sigortalı aracın sürücüsü olduğundan ve kazaya kendi kusuru ile sebebiyet verdiğinden davacının talepleri Karayolları Trafik Kanunu ve Genel Şartlar gereğince teminat dışı olduğunu, kabul manasında olmamak üzere davalı şirketin söz konusu zarardan kaza tarihindeki poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere, söz konusu davanın haksız fiile dayanması sebebiyle uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini, kaldı ki ruhsatta görüleceği üzere aracın hususi olduğunu, aracın hususi araç olarak kullanması nedeniyle avans faize hükmedilmesi mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 27/01/2021 tarihli raporu dikkate alındığında, müteveffa şoför ...'nun 17/09/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yüzde yüz oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, meydana gelen haksız fiil nedeniyle destekten yoksun kalan davacıların talebinin sigorta poliçesi teminatı dışında kaldığı anlaşılmakla, destekten yoksun kalma  tazminatına yönelik davanın reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir.<br>\tDavacı vekilinin sunmuş olduğu 11.10.2021 havale tarihli tavzih dilekçesi üzerine Mahkemece 09.09.2021 tarih 2019/247 Esas 2021/642 Karar sayılı ek karar ile, Mahkemece verilen kesin kararın usuli bir karar olmadığı, esas hakkında yargılama yapılarak miktar itibariyle dava ispat edilemediğinden red kararı verildiğinden bahisle hükmün tamamlanmasına yönelik tavzih talebinin reddolunmuş olduğu görülmüştür.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili,  uyuşmazlık konusu davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, mahkemece istinaf başvurusu için belirlenmiş olan kesinlik sınırı söz konusu olamayacağından mahkemece istinaf kanun yolu açık olmaksızın verilen kesin kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, karara esas alınan 27.01.2021 tarihli kusur bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, meydana gelen kazada tüm kusurun davalının sigortaladığı araçta olup, davacının kazaya ilişkin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazanın işletilme halinde olan araçtaki kusurdan kaynaklandığını, ATK tarafından yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, zira asıl kusurun aracın onarım ve bakımını zamanında yaptırmayan kazaya konu tır işleteninin olduğunu, kaldı ki dava konusu kazada müteveffanın kusurlu olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte o gün \"ishal\" olduğunu ve eşine bununla ilgili neler yapabileceğini sorduğunu, hem ilaç hem de bir çok içecek içtiğini, kandaki alkolün sebebinin de bunlar olduğunu, hükme esas alınmış olan işbu kusur bilirkişi raporunun olayı irdeleme, tüm toplanan delilleri tartışma, kusur oranının taraflara yüklenmesi açısından hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, 17.09.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat eden davacıların murisi ...'nun desteğinden yoksun kalınmasına dayalı olarak müteveffanın çocuğu ... ve eşi ... yönünden davalı ZMMS sigortasından maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavaya konu kazanın 17.09.2018 günü saat 21:50 sularında, şoför ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekiciye ekli ... plaka sayılı yarı römork ile Gediz istikametinden Uşak istikametine seyrettiği bölünmüş yolun olay yeri kesiminde, sağ taraftan yoldışına çıkarak şoför ...’ın park ettiği ... plaka sayılı çekiciye ekli ... plaka sayılı yarı römorkun arkasına park ederek indiği aracın önünden geçerken , harekete geçen kendi kullandığı çekici ile park halindeki yarı römorkun arasına sıkışmak suretiyle ölümle neticelenen dava konusu olayın meydana geldiği anlaşılmıştır.<br> \tÖncelikle, çözülmesi gereken hususun eldeki davanın HMK’nın 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olup olmadığı hususunun aydınlatılması gerekmektedir. Davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gereklidir. Belirleyememe hâli, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen, miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak imkânsızlığa dayanmalıdır. Bu kriterler, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacının kendisinden beklenememesi, bunun olanaksız olması ve açıkça karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı ve değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olması olarak belirtilmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlıkta, belirsiz alacak davasının niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan davacı vekilinin bunu açıkça dava dilekçesinde belirtmiş olduğu görülmekle davanın belirsiz alacağa dayalı olmasına nazaran, HMK 107.maddesi dikkate alınarak istinaf kanun yolunun açık olduğu değerlendirilmiştir.<br>\tBu kapsamda davacının kusura ilişkin istinaf nedenlerinin irdelenmesinde; meydana gelen kazada kusur oranlarının tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor aldırıldığını, 27.01.2021 tarihli raporda müteveffa şoför ... idaresindeki çekiciye ekli yarı römorku ,Gediz-Uşak bölünmüş karayolunun olay yeri kesiminde, sağ taraftan yoldışına çıkarak şoför ...’ın nizami park ettiği çekiciye ekli yarı römork arkasına alması gerekli güvenlik tedbirlerini almayacak şekilde (el frenini çekmek, eğimli yollarda inişte geri, yokuşta birinci vitese takmak, ön tekerlekleri sağa çevirmek vb) park etmiş olduğu aracının önünden geçtiği esnada, gerekli kurallara riayet etmeden park etmesiyle harekete geçen kendi aracı ile arkasına park ettiği araç arasında sıkıştığı olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı bu hareketleriyle %100 oranında kusurlu olduğu, şoför ... idaresindeki çekiciye ekli yarı römorku, Gediz-Uşak Devlet bölünmüş karayolunun olay yeri kesiminde, sağ taraftan çıktığı yoldışında nizami şekilde park etmiş olmakla meydana gelen olayda kusursuz olduğuna ilişkin ATK raporunun olayın oluş şekli ve dosya kapsamıyla uyumlu, Gediz Cumhuriyet Başsavcılığı 2018/1358 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar evrakı, olaydan sonra tanzim edilen kaza tespit tutanağı, alkol raporunu teyit eder şekilde, hükme esas almaya elverişli ve yeterli mahiyette tanzim edildiği değerlendirilmekle, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.\t<br>\tSomut olayda, davacı eş ve çocuk, sigortalı araç sürücüsü olan desteklerinin sevk ve idaresindeki araçla yapmış olduğu trafik kazasında ölmesi sonucu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur. Kazanın desteğin kusuru ile 17.09.2018 tarihinde gerçekleştiği, dava konusu poliçenin teminat başlangıç tarihinin 27.12.2017 ve bitiş tarihinin 27.12.2018 tarihleri olup, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamı ise 01.06.2015 tarihinde, yani poliçenin teminat başlangıç tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenecektir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir. Dava konusu olayda ise işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü murisin üçüncü kişi olarak kabulü mümkün değildir. Yine Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, somut olayda %100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü murisin tam kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında bulunmamaktadır.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan  59,30TL'nin mahsubu ile bakiye 368,3‬0  TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"69a0fb6c80e7743f","SID":"be9e4796d8e71ce1"}}