{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/617 <br>KARAR NO: 2024/885<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/12/2022<br>NUMARASI: 2021/536 Esas - 2022/1010 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; 21.06.2019 tarihinde, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin, eşinin vefat etmesi nedeniyle desteğinden yoksun kaldığını, davadan önce yapılan destekten yoksun kalma ödemesinin yetersiz olduğu gibi cenaze ve defin gideri ödemesinde de bulunulmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 250,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 250,00-TL cenaze ve defin giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır. İlk derece mahkemesince; ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapora göre, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, destek yaya ...’in kusursuz olduğu, alınan aktüer bilirkişi raporunda, kaza tarihi itibariyle, desteğin dava dışı annesinin hayatta olduğu ve davacı ile birlikte pay ayrılması gerektiğinin, davacının zararının 889.481,29-TL, dava dışı annenin zararının 672,97-TL olduğu, teminat limitinin ise 360.000,00-TL olması sebebiyle davacının, davalı sigorta şirketinden 296.767,84-TL tazminat talep edebileceği kanaatine varıldığının bildirildiği, davacı vekilince cenaze ve defin gideri talebinde bulunulmuş ise de, Manisa Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı Def’in Hizmetleri Şube Müdürlüğü’nün cevabi yazı içeriğine göre cenaze ve defin işlemleri için ücret alınmadığı anlaşılmakla, davacının cenaze ve defin giderlerine ilişkin talep hakkı bulunmadığı gerekçesi ile \"Davacının davasının kısmen kabulü ile, 296.767,84-TL. destekten yoksun kalma tazminatının, 17/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekilinin istinaf nedenleri; tarafların kusur oranına ilişkin bilirkişi raporu alınmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu, tazminat hesabının aktüer bilirkişi tarafından ve TRH 2010 tablosu esas alınarak yapılması ve desteğin nüfus kayıt örneğinin alınarak tüm destek hakkına sahip olanların belirlenerek  pay ayrılması gerektiği hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dosya kapsamına ve kazanın oluş şekline uygun, denetime açık, gerekçeli, ayrıntılı ve açıklayıcı nitelikteki ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporun hükme esas alınmasında usule aykırılık bulunmamasına, TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak prograsif rant yöntemi uygulanmak suretiyle ve desteğin alınan nüfus kaydına göre babasının destekten önce vefat ettiği, çocuklarının destek yaşının üzerinde olduğu belirlenerek davacı eş ile dava dışı anneye pay ayırarak hesaplama yapan aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alınmasına göre yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 20.272,21-TL harçtan peşin yatırılan 5.069,00-TL harcın düşümü ile bakiye 15.203,21-TL istinaf ilam harcının istinaf yasa yoluna başvuran davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde  bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"864c8a78c13d3f2f","SID":"aeedbdcc190d9272"}}