{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1873 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1104<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24.06.2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/1286 E. - 2021/354 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 30.05.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 30.05.2024<br><br>\tİzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.06.2021 tarih 2019/1286 E. - 2021/354 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davacının davalı  Kooperatif Yönetim Kurulunun 08.11.2019 tarih ve 2019/8 sayılı kararıyla ihraç edildiğini, kararın Bornova 1. Noterliğinin 26957 yevmiye no. 08.11.2019 tarihli evrakıyla davalıya tebliğ  edildiğini, daha öncede davalı hakkında benzer şekilde ihraç kararı alındığını, kararın iptali için açılan davanın kabulüne karar verildiğini, davacının peşin bedelli üye olup kooperatife borcu bulunmadığını, ihraç kararının  haksız ve mesnetsiz olduğunu, belirterek;  davacının kooperatif ortaklığından ihracı kararının iptaline, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ihraç edilen ortağın ödediği aidatların ödeme tarihinden itibaren bankaların uyguladığı en yüksek mevduat faiz oranı üzerinden faiziyle davacıya iadesine, karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, davaya konu davalı kooperatifin 2019/8 sayılı ihraç kararının dayanağı olan 1.ihtarın 15/06/2019 tarihli olarak davacıya tebliğ edildiğini,1.ihtarda temyiz incelemesinde olan önceki  davada yasal haklar saklı kalmak kaydıyla 31/05/2019 tarihi itibariyle hesaplanan 96.741,25-TL olan borcun tebliğden itibaren 10 gün içinde ödenmesinin istendiğini,  18/09/2019 tarihinde ise davacı tarafa 2.ihtar gönderildiğini, 2.ihtarda ilk ihtarda belirtilen borç miktarının önceki davada hükümden önceki bölümde davacının 70.000-TL ödemesinin Haziran 2007 yılı sonrasındaki aidat ve giderleri kapsamadığını bu tarihten sonraki kooperatif borçlarından davacının sorumlu olduğunun belirtildiğini, davacının sorumlu olduğu ayları kapsayan Temmuz 2008-Haziran 2013 aidat borcu ve gecikme faiziyle birlikte 96.741,25-TL hesaplanan borcun ödenmesinin istendiğini, davacıdan talep edilen kooperatf aidat borcunun mahkeme ilamında belirtilen ve kesinleşen Haziran 2007 yılı sonrasındaki ay ve yıllara göre hesaplandığını, buna göre 2.ihtar gönderilmiş olduğunu, iki ihtara ve belirtilen yasal sürelere rağmen  kooperatif borçlarının davacı tarafından ödenmediğini, bunun üzerine  ihraç kararı alındığını, Bornova 1.Noterliğinin ihtarnamesinin 11/11/2019 tarihinde davacı tarafa tebliğ olunduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça dava dilekçesiyle  davacının kooperatif ortaklığından ihracı kararının iptali ve taşınmazın davacı adına tapuya tescili,  20/11/2006 tarihinden itibaren taşınmazdan semere elde edemeyen davacının semerelerinin bilirkişi marifetiyle hesaplanarak  işlemiş faizi ile taraflara ödenmesi, gayrimenkulün değer kaybının hesaplanarak ödenmesi, aksi halde  ihraç edilen ortağın ödediği aidatların faizi ile iadesine karar verilmesi talebiyle iş bu davanın açıldığı, tescil, semere ve değer kaybının ödenmesi talepleri yönünden davanın tefrik edildiği, iş bu dosyasındaki yargılmanın ihraç kararının iptali, olmadığı takdirde ihraç edilen ortağın ödediği aidatların tahsiline ilişkin talepler yönünden devam ettiği,  davalı tarafça  davacıya gönderilen ilk ihtarnamede  mevcut olan  2017 yılı  Aralık ayına ilişkin 8.000,00-TL bedelin  mevcut olmadığı, ilk ihtarnamede alacak kalemlerinin toplamının 98.241,25-TL, ikinci ihtarnamede ikinci ihtarnamedeki alacak kalemleri toplamının ise 90.241,25-TL olarak gösterildiği, 2017-Aralık ayındaki 8.000,00-TL'nin dayanak ve belgelerinin açıklanmayıp buna dair belgelerinde ibraz edilmemesi karşısında söz konusu ihtarnamelerin usulüne uygun olarak kabul edilemeyeceği, gecikme faizi yönünden davalı kooperatifin talep edebileceği gecikme faizi oranının % 18 aşamayacağından davalı kooperatifin aylık % 5 hesabı ile yıllık % 60 oranında talep ettiği faiz tutarının yerinde olmadığı, bu nedenlerle dava konusu ortaklıktan çıkarma kararının dayanağı olan ihtarnamelerin usulüne uygun olmadığı, belirtilerek; davacının ihracına ilişkin 07/11/2019 tarih 2019/8 sayılı davalı kooperatif yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, raporun hükme esas alınamayacağını, rapora itirazların karşılanmadığını, davacının parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle ve yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan ihraç edilmesinde bir usulsuzlük  bulunmadığını, kooperatifin 05.06.2017 tarihinde yapılan 2016 yılı genel kurul toplantı tutanağı'nın 11.maddesinde üye aidatlarıyla ilgili yönetim kurulu başkanı söz alarak üye başı 1 sefere mahsus 8000,00-TL ödenmesi şeklinde karar alındığını, kooperatifin 30.06.2008 tarihli olağan genel kurul'un 12.maddesine istinaden aidat borçlarının ödenmesinin gecikmesinde alınması gereken faizin aylık % 5 olduğu,  belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili istinafa cevap dilekçesi ile davacının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, kooperatif üyeliğininden ihraç kararının iptali ile mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\t1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. <br>\t2. Toplanan tüm bu deliler ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında;\tilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesi ve davalı Kooperatif Anasözleşmesi'nin 14. maddesine göre parasal yükümlüklerini yerine getirmeyen ortak hakkında çıkarma kararı verilebilmesi için gerçek borç durumunu yansıtan iki ihtar tebliği ve kanun ile ana sözleşmede yazılı süreler içinde ortak tarafından borcun ödenmemesin gerekmesine, davacının ihracına ilişkin açılan ve temyiz incelemesini müteakip  kesinleşen önceki ilam doğrultusunda davacının 2007/Haziran döneminden sonra oluşan ortaklık borçlarını ödemesinin gerekmesine, davacıya tebliğ edilen her iki ihtarnamede ödemesi gereken borç turarı 96.741,25-TL olarak gösterilmiş ise de ana para borcun dökümünün ihtarnamelerde farklı olarak belirtilmesine, 2016 yılı genel kurul toplantısında ödenmesi kararlaştırılan alacağa ikinci ihtarnamede yer verilmemesine, kooperatif genel kurulunda kararlaştırılan faiz oranının TBK' nın 88. maddesinde düzenlenen anapara faizi olmayıp TBK'nın120. maddede düzenlenen temerrüt faizine ilişkin olması nedeniyle aynı kanunun 120/2. maddesinde öngörülmüş olan sınırlamayı dikkate almak suretiyle faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata yani 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2/1. maddesine göre belirlenen yasal faiz oranının yüzde yüz fazlasını (% 18) aşamayacak olmasına, söz konusu ihtarnamelerde aylık (% 5) üzerinden yıllık (% 60) oranında temerrüt faizi uygulanmak sureti ile toplam borcun tespit edilmesine, bu çerçevede davalıya tebliğ edilen ihtarnamelerde gösterilen borcun davalı ortağın ödemekle yükümlü olduğu gerçek borç durumunu yansıtmaması nedeniyle yapılan ihtarlar usulsüz olup ihracın yasal koşullarının oluşmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60-TL'den peşin alınan  59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a09eb18a1d4025fd","SID":"98a9eda706dbcf9f"}}