{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1395 Esas<br>KARAR NO: 2024/1019<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/02/2021<br>NUMARASI: 2018/1100 E. - 2021/28 K.<br>DAVANIN KONUSUMenfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar hakkında İstanbul 10. Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1393 D.İş ve 2018/1366 karar sayılı ihtiyati haciz dosyası ile İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile icra takibi başlatıldığını, davacıların davalı şirkete ileri 08.12.2018 vadeli 105.000TL bedelli ... numaralı ve 20.12.2018 tarihli 75.000TL bedelli ... numaralı ki adet çeki cirolayarak teslim ettiğini, bu çeklerin teslimi sırasında davacı şirkete yaklaşık 42 sayfalık tek nüsha sözleşme imzalatıldığını, bunların için davacının fark edemeyeceği boş senet de imzalatıldığını, davacının maddi sıkışıklığı sebebiyle çeklerin vadesini beklemeden nakide dönüştürme ihtiyacı olduğunu, bu nedenle davalı şirkete çeklerini götürerek nakit ihtiyacını çek bedelinin %10'u kadar komisyon alarak bedelinin ödendiğini, davacının kızının evine hacze gidildiğinde durumu öğrendiğini, 2 çek dışında davalı firmaya  borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 08.12.2018 keşide tarihli, 105.000,00 TL tutarlı, ,,, seri nolu ya da ... keşideli, 20.12.2018 keşide tarihli, 75.000,00 TL tutarlı, ... seri nolu  ... ürün keşideli, Faktoring müşterisi ... şirketinin iş bu iki çekin karşılıksız kaldığının T.C.M.B. kayıtlarıyla sabit olmasıyla vadesinde ödenmeyeceği anlaşıldığını bu itibarla Beyoğlu .... Noterliği ... yevmiye Nolu 02.11.2018 tarihli ihtarname ile borçlulara hesap ektresi bildirilmiş olup  ödemenin yapılması gereği aksi halde yasal yollara başvurulacağı ihtaratı yapıldığını, bunun akabinde ödemenin yapılmaması neticesinde davacıya ait hesap kat edildiğini, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1393 Değişik İş sayılı dosyasından davacı borçlularla akdedilen 02/08/2018 tarihli faktoring sözleşmesi gereği edimlerin yerine getirilemeyeceği anlaşılmasıyla birlikte anılan dosyadan ihtiyati haciz kararı alındığını, bu itibarla davacı senet borçlusu ... Tic. Şti.  ve müteselsil kefil ...  aleyhine; 31.10.2018 Vadeli 02.08.2018  Tanzim Tarihli 300.000,00 TL bedelli munzam senetin ödenmemiş 180.000,00 TL'lik kısmı için ( iki adet çek bedeli) fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esaslı dosyasından kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, Faktoring Sözleşmesi maddesi gereğince vadesi gelmemiş olsa da ihtarname gerekmeksizin takibe konu olabildiğini, bu sebeple ortada hukuka aykırı ve kötüniyet barındıran bir durum bulunmadığını, davacı tarafın çeklerin vadeleri gelmediği beyanında iddiasında bulunmuşsa da bu hususa ilişkin müvekkili şirketçe yapılan araştırma sonucu çeklerin karşılıksız kaldığı ve akabinde taraflar arasındaki Faktoring sözleşmesi uyarınca yapılan icra takibinin hukuka uygun olduğunu, TCMB kayıtlarında belirtilen bilgiler Kişisel Verileri Koruma Kanunu uyarınca  saklı olmasından dolayı mahkemece istenerek temin edilebileceğini, takibe konu çek ile ilgili herhangi bir problem olup olmadığının sorulmaması hayatın olağan akışına aykırılık teşkil etmemekte ve iyi niyetli hamil olan müvekkilin takibe konu senedi davacılardan aldığı aşikar olmakla davacı tarafça iş bu senede ilişkin herhangi bir imzaya itiraz yapılmamış olduğunu, mahkemenizce yapılacak bilirkişi incelemesinde de görüleceği üzere taraflarca yapılan Faktoring sözleşmesi uyarınca tarafımızın alacaklı olduğu sabit olacağını, zira davacı 2 adet çekten başka borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olup, icra takibe konu edilen senet ile ödenmeyen çek bedelleri takibe konu edildiğini, munzam senedin ödenmeyen çek meblağları toplamının takibe konu edildiğini,  davacı tarafından takip konusu 02.08.2018 tarihli munzam  senedin iradesi dışında imzalatıldığını iddia edilse de bu durum gerçek dışı olup düzenlenen munzam senet davacının bilgisinde ve el ürünü olup imza da inkar edilmediğini, bu itibarla imzaya itiraz etmeyen davacının menfi tespit davası açması mümkün olmadığını, davacının ihtiyati hacze ilişkin itirazlarının mercisi iş bu mahkeme olmayıp, kararı veren 10.Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1393 D.iş sayılı dosyası olduğunu, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \"Davanın REDDİNE,\" karar verilmiştir.<br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup,, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın eldeki davalarla ve bilirkişiye ihtiyaç duyulmadan ispat edildiğini, verilen senedin teminat senedi olarak verildiğinin belirtildiğini, davalının da beyanlarıyla birlikte dava konusu uyuşmazlığın 105.000,00 ve 75.000,00 TL'lik çeklerin ödenip ödenmediği hususu olduğunu,  toplanan delillerle çeklerin ödendiğinin belirlendiğini, mahkemenin dava  sübuta ermesine rağmen  dosyanın bilirkişiye göndermek istediğini, bilirkişiye tevdiine değil esasa ilişkin karar verilmesi gerektiğini, yargılama sırasında aktif olarak çalışan bir şirket kalmadığını, şirket defterlerinin nerede olduğunun bile bilinmediğini, bu davada hiçbir neden olmadan haksız yargılama giderleri yaptırılıyor olduğunu,  verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak esasa ilişkin hüküm kurulmak üzere dosyanın iadesine veya istinaf yargılaması neticesinde esasa ilişkin hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava konusu senedin teminat senedi olmayıp herhangi bir hukuki uyuşmazlık barındırmadığını, kambiyo senetlerine özgü haciz yolunun özel bir ilamsız icra yolu olduğunu, bu nedenle müvekkil faktoring şirketinin borçlular hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabileceğini, söz konusu bononun kayıtsız şartsız borç ikrarına havi olup aksini ispat külfetinin davacı borçlulara ait olduğunu, davacı borçluların dosyaya senedin neyin teminatı olduğuna dair bir delil sunmadığını, gerçekte senet teminat amaçlı olarak alınmadığı için sunamayacağını, davacının bu süreçte kötü niyetle ve mesnetsiz iddialarla istinafa başvurduğunu, bu nedenle teminat senedi iddialarının reddi gerektiğini, müvekkil şirketin yaptığı inceleme ve araştırma neticesinde borçlunun ödeme güçlüğü içine düştüğünü önceden anladığını, davacının da dilekçesinde şirketin batık durumda olduğunu beyan ettiğini, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca takip yapma hakkı mevcut olmakla anlaşma uyarınca müvekkil şirketin alacağını tahsil etmesinde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını, davanın konu kıldığı hususlar teknik bilgi ve inceleme gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, bilirkişi ücretinin yatırılması amacıyla verilen ara kararın davacı vekilinin huzurunda verildiğini, davacı borçlunun davaya konu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil bedelsizlik iddiasına dayandığını ileri sürmekle temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmesi nedeniyle ispat yükünün kendisinde olduğunu ancak davasını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davacı yanın istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar  verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava  İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden  sonra  açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin faktoring sözleşmesi gereği davalıya 08.12.2018 vadeli 105.000TL bedelli ... numaralı ve 20.12.2018 tarihli 75.000TL bedelli ... numaralı iki adet çek teslim ettiğini sözleşmenin  imzalatılması sırasında davacının fark edemeyeceği boş senet de imzalatıldığını,  kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile icra takibi başlatıldığını,  iki çek dışında davalı firmaya herhangi bir borcu olmadığını ileri sürmüştür. Davalı  vekili, davacı faktoring müşterisinin teslim etttiği çeklerin karşılıksız kaldığının T.C.M.B. kayıtlarıyla sabit olmasıyla vadesinde ödenmeyeceği anlaşıldığı için  ihtarname ile borçlulara hesap ektresi bildirilerek ödemenin yapılmasının ihtar edildiğini, ödemenin yapılmaması neticesinde hesabın kat edildiğini,  bu itibarla davacı senet borçlusu ... Şti.  ve müteselsil kefil ...  aleyhine; 31.10.2018 Vadeli 02.08.2018  Tanzim Tarihli 300.000,00 TL bedelli munzam senetin ödenmemiş 180.000,00 TL'lik kısmı için ( iki adet çek bedeli)  takip başlatıldığını, yapılan işlemin sözleşme hükümlerine ve hukuka  uygun olduğunu savunmuştur. İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ,  180.000,00-TL asıl alacak 192,33-TL ticari reeskont avans faiz, 540,00-TL komisyon olmak üzere toplam 180.732,33-TL nin tahsili için davacılar aleyhine  31.10.2018 Vadeli 02.08.2018  Tanzim Tarihli 300.000,00 TL bedelli, borçlusu davacı şirket, kefili diğer davacı olan  bonoya dayalı olarak  kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile 02.11.2018 tarihinde  icra takibi başlatıldığı görülmektedir. Davalı  ... ile  davacı ... Şti arasında 02.08.2018 tarihli faktoring sözleşmesi düzenlendiği, davalı ... müteselsil kefil olduğu , Beyoğlu ....Noterliği'nin ... yevmiye sayılı 02.11.2018 tarihli ihtarnamesi ile ...davalılara 08.12.2018 keşide tarihli 105.000,00TL tutarlı ... seri numaralı ... keşideli ve 20.12.2018 keşide tarihli, 75.000,00TL tutarlı ... seri numaralı  ... keşideli çeklerinin karşılıksız kaldığından hesap kat ihtarnamesi gönderdiği, 180.000,00TL bedelin derhal ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin 06/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, delil avansının verilen kesin süre içinde yatırılmamış olması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa,  kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü  davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebileceği gibi borçlu borcun varlığını inkar da edebilir. Bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşmektedir. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü davacı borçludadır. Davacı takip konusu bonoyu şözleşmenin eki olarak imzaladığını bu bono nedeniyle borçlu olmadığını ileri sürmüş, davalı ise, davacı faktoring müşterisi tarafından ödeme aracı olarak  verilen  iki adet çekin   vadesinde ödenmeyeceğinin , karşılıksız kaldığının bankalar birliği risk merkezi kayıtlarından anlaşıldığını belirtilerek ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini  ve borcun derhal ödenmesini ihtar ettiğini,   takibin haksız olmadığını ileri sürmüş olduğuna göre, takip konusu bononon faturaya bağlı bir alacağın ödeme aracı olarak verilmediği, bu bono nedeniyle davacı faktoring müşterisine finansman sağlanmadığı, bedelsiz olduğu  ihtilafsızdır. O halde somut uyuşmazlıkta  takip konusu bononun ek teminat olarak verildiği anlaşıldığından ek teminata dair bonoya dayalı takibin haklı olduğunu  ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. 04.02.2015 tarihli Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8/3-4 maddesinde   \" (3)Müşterilerden ek teminat mahiyetinde olmak üzere devralınan ve fatura veya fatura yerine geçen belgeler ile ilişkili olmayan kambiyo senedi veya diğer senetlerin tahsil edilebilmesi için;a) Alacağın vadesinde ödenmeyip sorunlu hale gelmiş olması,b) Alınan kambiyo senedi veya diğer senet karşılığında hiçbir şekilde kambiyo senedi ve diğer senedin ilgililerine finansman sağlanmaması,c) Kuruluşun işlem ve muhasebe kayıtlarında ek teminat mahiyetinde alınan kambiyo senedi veya diğer senedin ilgili borcun teminatı karşılığında alındığına ilişkin kayıt düşülmesi,gerekir.(4) Müşterilerden ek teminat mahiyetinde olmak üzere devralınan ve fatura veya fatura yerine geçen belgeler ile ilişkili olmayan kambiyo senedi veya diğer senedin tahsil edilmesi, ancak kuruluşun vadesinde ödenmeyen alacağı ve müşteriden olan diğer alacaklarını ilgili mevzuat çerçevesinde alacağın geri ödenebilirliğine göre Tasfiye Olunacak Alacaklar veya Zarar Niteliğindeki Alacaklar hesabında sınıflandırması, buna göre özel karşılık ayırması ve hukuki takip süreçlerini başlatmış olması halinde mümkündür.\" şeklinde düzenleme getirilmiştir. Davacı tarafından  davalıya 08.12.2018 ve  20.12.2018 vadeli   2 adet çek teslim edildiği,  çeklerin  vadesi beklenmeden  davalı tarafından  Beyoğlu ....Noterliği'nin ... yevmiye sayılı 02.11.2018 tarihli ihtarnamesi ile toplam 180.000,00 TL iki adet çek bedelinin derhal ödenmesinin ihtar edildiği,  ihtarname keşide edilen tarihte tebliği dahi beklenmeden takibe geçildiği , ...   Bankası A.Ş.'nin  yazısında Arnavutköy Şubesi'ne ait keşidecisi ... Tic Ltd Şti olan  75.000TL tutarlı çekin 20.12.2018 tarihinde ... Bankası A.Ş.Kurumsal Şubesi'ne ibraz edildiği ve ödendiği, ... Bankası'nın 2300/246 sayılı 19.02.2020 tarihli yazısı ile , 08.12.2018 keşide tarihli 105.000,00-TL bedelli ... seri numaralı Kurtkalite hesabına keşideli bir çek bulunmadığının belirtildiği , fatura borçlusu teyit yazısında ise dava dışı ... oto şirketi tarafından 31.07.2018 tarihli fatura karşılığı mal hizmet alındığı ve ... Bankası İnönü Caddesi Çanakkale şubesine ait 08.12.2018 keşide tarihli 105.000,00-TL bedelli 3002505 seri numaralı   çekle  ödeme yapılacağının bildirildiği görülmektedir. Görüldüğü üzere davalı müşterisinin verdiği çeklerin ödenmeyeceği ihtimaline dayalı olarak sözleşmeyi feshetmiş ise de , davalıya ödeme aracı olarak devredilen çeklerin 08.12.2018 ve  20.12.2018 keşide tarihlerine göre  02.11.2018 tarihli ihtarnameye istinaden yapılan  fesih tarihinde ödenmemiş borç bulunmadığı, 6361 sayılı yasanın 31.maddesine uygun , temerrüt şartının ve ihtarın gerçekleşmediği , sözleşmenin  5. maddesindeki  \".. aynı zamanda müşteri, müşteri’nin veya borçlulardan herhangi birinin ödemelerini geciktirdiği ödeme güçlüğü içine düştüğü yada teminat açığının doğduğu, borçların vadelerinde tamamen ödenmeyeceğinin önceden anlaşıldığı hallerde... ciro ettiği vadesi gelmemiş her türlü çek ve senedin ve bütün olarak faktör olan tüm borçlarının da herhangi bir ihtar ve ihbara gerek olmaksızın takibe konulabileceği..\"  şeklindeki hükmün faktora  derhal fesih hakkı verdiğinin düzenlendiği,   somut olayda , söz konusu senedin faktoring işlemlerinde uygulanacak usul ve esaslara dair yönetmeliğin 8/3-4 maddesi kapsamında müşteriden alınan ek teminat niteliğinde olduğuna kuşku bulunmamaktadır. Ek teminat olarak alınan bononun tahsil edilebilmesi için ise vadesinde ödenmemiş borcun mevcut olması şarttır. Bu nedenle bonoya dayalı takibin haklı olmadığı, anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalara göre ilk derece mahkemesince, mevcut delillere göre özellikle sözleşme konusu çeklerin vadesinde ibrazı ile bedellerinin tahsil edilmiş olduğu gözardı edilerek  hiç bir değerlendirme ve gerekçe oluşturulmadan sırf bilirkişi incelemesi yaptırılamadığına dair  yasal ve yeterli  gerekçeye dayalı olmayan davanın  reddi yönündeki kararın isabetli olmadığı, davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olduğı  sonucuna varılmıştır. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/02/2021 tarih, 2018/1100 E., 2021/28 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın KABULÜ ile,Davacıların .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu  olmadıklarının tespitine,180.000,00 TL asıl olacağın %20 si oranında 36.000,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.295,8‬0 TL karar harcından peşin alınan 3.073,95 TL'nin mahsubu  ile 9.221,85‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 35,90 TL başvurma harcı, 3.073,95 peşin harç, 5,20 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.115,05‬ TL'nin davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine,4/c-Davacılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 128,80 TL tebligat, müzekkere ve posta giderinin davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine, 4/ç-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 28.800,00  TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacılara  verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacılar tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacılar tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 91,13‬ TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 253,23‬ TL'nin davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9068020467c2df50","SID":"83ea69b59fea796e"}}