{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/493 Esas<br>KARAR NO: 2024/1006<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 07/02/2024<br>NUMARASI: 2023/845 E.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Site Yönetimi adına bir önceki yöneticiler tarafından davalı lehine 30.09.2023 ödeme günlü, 55.000,00 TL bedelli bir adet bono düzenlendiğini, Site Yönetiminin kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi olmadığından bu bonolarla ilgili olarak menfi tespit davası açmanın zorunlu hale geldiğini, 18/05/2019 tarihli ''... Blok Temsilcileri Heyeti Olağanüstü Toplantı Tutanağı''ndan da görüleceği üzere, 4. Maddede '' geçici yönetimin ibrasına, yönetim kurulu başkanı olarak B6-254 kat maliki ...;  yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak B4-265 kat maliki ... seçilmesine Oy BİRLİĞİ ile '' karar verildiğini, aynı toplantı tutanağının 6. Maddesinde ise yönetim kurulu başkanına ve bir yönetim kurulu  üyesi olmak üzere iki imza ile yönetimi temsil ve ilzam yetkisi verildiğini, fakat söz konusu toplantıda yönetim kuruluna tutanaktan da görüleceği üzere ''kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi'' verilmediğini, bu toplantıdan sonra blok temsilcilerinin bir daha toplanmadığını ve dolayısıyla bugüne kadar Yönetim Kurulu'na yeni bir yetkilendirme yapılmadığını, bahsi geçen yönetim kurulunun, 2023 yılı mayıs ayı sonuna kadar göreve devam ettiğini, 31.05.2023 tarihinde kesinleşen Büyükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/1921 E. 2023/1100 K. Sayılı kararı ile Yönetime ... ve ... atandığını, yeni Yönetim kurulu göreve geldikten çok kısa bir süre sonra eski Yönetimin ... Yönetimi adına bono düzenlediğini öğrendiklerini ve bu hususta gerekli hukuki süreci başlatmaya karar verdiklerini, bilindiği üzere Yöneticinin, kat maliklerini temsil ederken Türk Borçlar Kanunu'nun 504. Maddesi uygulanacak olup kat malikleri kurulu tarafından yöneticiye kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi verildiği ispat edilmedikçe, yetkisiz  Yönetimin keşide ettiği kambiyo senetlerinden Yönetimin değil, bizzat kambiyo senedine imza atan kişilerin sorumlu olacağını, öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, davanın kabulü ile müvekkili yönetimin davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.Mahkememizce düzenlenen 05/09/2023 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, davacı vekilince 23/09/2023 tarihli istinaf dilekçesi ile tedbir talebinin reddine ilişkin verilen ara kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak dosya kapsamında öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise teminat bedeli karşılığında tedbir kararı verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; 05/09/2023 tarihinde ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.İhtiyati tedbirin reddi kararının istinaf edilmesi halinde dairemizin 2023/1732 Esas 2024/40 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne ile mahkeme kararının HMK 353/1/a-6 maddesi gereğince kaldırılmasını, dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Dairemizin iade kararı üzerine mahkemece 07/02/2024 tarihi ara kararı ile \"Tüm dosya kapsamına göre; mahkememizce verilen karar, her ne kadar istinaf edilmesi üzerine kaldırılmış ise de, istinaf ilamından sonra mahkememizin kanaatini değiştirecek nitelikte delil dosyaya sunulmamıştır. İstinaf ilamından sonra dahi davacı tarafça yaklaşık ispata yeterli bilgi belge sunulmadığından talep yerinde görülmemiştir. İstinaf dairesi ise delil yetersizliği nedeniyle mahkememiz ilamını kaldırmamıştır. Dolayısıyla eksiklik bulunmadığından, istinaf dairesi farklı görüşte ise tedbir talebi hakkında geri gönderme yapmadan karar verme imkanı bulunduğundan ilgili dairece bu konuda karar verilebilecektir.\" gerekçesi ile;\"Davacı vekilinin İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE,\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davacı vekilinin 20/02/2024 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin de ara kararında belirtmiş olduğu dosyaya sunulan 18.05.2019 tarihli Olağanüstü Toplantı Tutanağının 6. Maddesinde  yönetim kurulu başkanına ve bir yönetim kurulu üyesi olmak üzere iki imza ile yönetimi temsil ve ilzam yetkisi verildiğini, fakat söz konusu toplantıda yönetim kuruluna tutanaktan da görüleceği üzere ''kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi'' verilmediğinin açık ve net olduğunu, daha sonra da bu konuda herhangi bir karar alınmadığını, en son da müvekkilinin site yönetimine yine mahkemeye sunulan Büyükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen karar ile yeni yönetim atanmış ve iş bu davayı açtığını, bu karar da ilgili tunatak gibi dosyada mevcut olduğunu, dolayısıyla davanın bu belgeler detaylı incelendiğinde ispat edildiğini, bu kapsamda dosya karara çıkana kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesi gereken yerde bu taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, keza müvekkilinin site yönetimi yani binlerce kat maliki olası bir icra takibinde haciz riskiyle karşı karşıya kalacağını ve ciddi mağduriyet yaşayacağını, belirtmiş oldukları gibi yaklaşık ispatın sağlandığının, işbu tedbir kararının öncelikle teminatsız olarak, istinaf aşamasında  aksi kanaatte ise teminat bedeli karşılığında verilmemesi halinde binlerce site sakininin olası bir icra takibinde haciz tehditi ile karşı karşıya kalacağını, bu bedeli ödemek için ciddi düzeyde harcama yapılacağını ve bu kapsamda da site yönetiminde hizmetin aksayacağı belki de su, elektrik gibi faturaların ödenemeyerek site de ciddi sıkıntılar yaşanacağını ve yine ödenen bu paraların da dava sonunda tekrardan geri alınmasının çok zorlaşacağının belki de imkansız hale geleceğinin sabit olduğunu, nitekim haksız senedin de vadesinin gelmek  üzere olduğunu, bu istinaf sürecinin dahi müvekkilinin site yönetimini ciddi düzeyde riske attığından bahisle, ilk derece mahkemesince kurulan ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece ihtiyati tedbirin reddi kararının istinaf edilmesi neticesinde dairemizin 2023/1732 Esas 2024/40 Karar sayılı kararında davacının iddiasının Site Yönetiminin kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi olmadığından geçersiz olduğu gerekçesine dayandığı, Site Yönetiminin kambiyo senedi düzenleme yetkisi bulunduğuna dair bir kararın dosyada mevcut olmadığı anlaşıldığından ve ayrıca mahkemece öncelikle icra takibi başlatılıp başlatılmadığının da araştırılarak ihtiyati tedbir talebi konusunda değerlendirme yapılması gerektiğinden  ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar yerinde olmadığı belirtilmek suretiyle istinaf başvurusunun HMK 3531/a-6 maddesi gereğince kabulüne karar verilerek dosya ait olduğu mahkemeye iade edildiği, mahkemece istinafa konu kararda istinaf ilamından sonra mahkemenin kararını değiştirecek nitelikte delil sunulmadığı, yaklaşık ispata yeterli bilgi sunulmadığı, istinaf dairesince delil yetersizliği nedeniyle mahkeme kararının kaldırılmadığı, dolayısıyla eksiklik bulunmadığından istinaf dairesi farklı görüşte ise tedbir talebi hakkında geri gönderme yapmadan karar verme imkanı bulunduğundan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.  6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. 6100 Sayılı HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. 6100 sayılı HMK 362/1-g bendinde \"geçici hukuki korumalar hakkında verilen kararların kesin olduğu\" düzenlenmiştir.İlk derece mahkemesinin kararında İİK 72/2 ve 72/3 maddelerinde özel düzenleme bulunduğu açıklanmış ise de; Dairemizin 11/01/2024 tarihli 2023/1732 Esas 2024/40 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, tedbirin koşulları yönünden genel hüküm mahiyetinde olan HMK 389.maddesinin uygulanması gerekmektedir. Davacı tarafça dosyaya site yönetiminin temsile ilişkin karar defteri örneğinin ibraz edildiği görülmüştür.Bu durumda İİK 72/2 ve 72/3 maddesinde düzenlenen tedbir koşulları farklı olmakla, sunulan belgelerden de yaklaşık ispatın oluştuğu anlaşılmakla, mahkemece taraflardan icra takibi yapılıp yapılmadığı sorularak ihtiyati tedbir talebi konusunda karar verilmesi gerekir iken, dairemizin önceki kararlarına işaret edilen hususlarda araştırılma yapılmaksızın denetim mahkemesi olan dairemize görev tevdi ile işaret edilen hususlarda  gerekçesiz  talebin reddi yerinde görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/02/2024 tarih, 2023/845 E. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.23/05/2024\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f384cb749fe55d9c","SID":"5bfaa390518c8483"}}