{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/554 Esas<br>KARAR NO: 2024/1009<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 26/10/2023<br>NUMARASI: 2022/998 E. - 2023/863 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Dava dışı ... karar defteri incelendiğinde görüleceği üzere Müvekkil şirket devamlı olarak ilgili Kooperatifteki hisse sahiplerinden hisselerini devralıp değerlendirmektedir. Yaklaşık 40 adet hisse devri alan Müvekkiller aynı zamanda müteahhitti olduğu yapı kooperatifinde üyeler ile arasında gelişen ticari güvene istinaden ve genel olarak vadeli alımlar yaptığından dolayı tüm hisse alımlarını tıpkı huzurdaki dava da olduğu gibi vadeli satış şeklinde protokol düzenleyerek ve devamında üyelerin talebi neticesinde teminat senedi vererek gerçekleştirmiştir. Müvekkil aynı yapıda komşu olan ve birbirlerini tanıyan sıklıkla konuşan ve fikir alışverişinde bulunan üyelerin satışların vadeli olmasından kaynaklı güvence vermesi yönünde ki baskıya karşı bu şekilde teminat senetleri düzenlemiş ve neticede tüm hisse devirleri bu şekilde sorunsuz olarak yapılmıştır. Müvekkil yaklaşık 40 adet hisseyi protokole konu satış bedellerini vadesinde ödeyerek satın almış ve ... üyeleri arasından da gelenek haline geldiği üzere ödeme ile birlikte verdiği teminat senetlerini de iade almıştır. Anılı kooperatif karar defterlerinin celbini talep ederiz. Ayrıca Huzurdaki uyuşmazlığın ispatı niteliğinde ki 40'a yakın protokol ve devamında düzenlenen teminat senetleri de delil listemizde yer almakta olup, işbu delilimiz dahi tek başına üyelerin kendini güvende hissetmesi adına Müvekkillerin tanzim ettiği senetlerin teminat senedi olduğunun ispatıdır. Akabinde tahkikat sonucunda Müvekkilin senedini iade etmesi gereken Davalının, hiçbir hak sahibi olmamasına rağmen kötü niyetle dava açan ve hisse devrinden imtina eden Davalılara borcu olmadığının tespitine ve senedin tarafımıza iadesi ile Öncelikle teminatsız aksi halde uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Davalı tarafa elden teslim edilen, teminaten verilen 490.000-TL bedelli, 31.12.2022 tarihli senetten dolayı Müvekkillerin borçlu olmadıklarının tespitine, Davalının, senet bedelinin %20'sinden az olmaması koşuluyla kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ederim. demektedir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının iddia ettiğinin aksine söz konusu senet müvekkillerin uhdesinde değildir ve bu sebeple teslim edilmesi de mümkün değildir. Ancak önemle belirtmek gerekir ki, söz konusu senet teminat senedi değil bono vasfındadır. Davacı, müvekkillerin \"olası icra tehlikesi\" sebebiyle kötü niyetle hareket ettiğinden bahisle kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuştur. Müvekkiller süreç kanunların kendilerine tanıdıkları hakları usule ve yasaya riayet ederek kullanmaktan başka hiçbir şey yapmamışlardır. Tersine haksız ve kötü niyetli olan, aleyhine tazminata hükmedilmesi gereken taraf davacıdır. Ortada hiçbir tehdit, ödeme baskısı veyahut güncel bir saldırı olmadığı halde işbu davanın açılması kötü niyetin açık bir göstergesidir. Haksız ve mesnetsiz işbu davanın esastan reddine, Karşı tarafın, alacak miktarının %20'sinden aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine Her türlü yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz demektedir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; Somut olay açısından; T.T.K nun 776.maddesine göre bir senedin bono vasfını haiz olabilmesi için;a) Senet metninde \"bono\" veya \"emre yazılı senet\" kelimesini ve senet Türkçe'den başka bir dille yazılmışsa , o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi ,b)Kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini;c) Vadeyi,d) Ödeme yerini,e) Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını, f) Düzenleme tarihini ve yerini,g) Düzenleyen imzasını içerir.Yine T.T.K nun 777.maddesinin 2.ve 4.fıkralarına göre vadesi gösterilmemiş olan bono görüldüğünde ödemesi şart olan bir bono sayılır ve bononun düzenlendiği yer gösterilmemişse, bono düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır.T.T.K nun 777/2,4.maddeleri istisna olmak üzere T.T.K nun 776.maddesinde sayılan unsurları taşımayan bir senet, bono vasfını haiz olmayacak ve kambiyo senedi vasfında olmayacaktır. Dava konusu senet incelendiğinde teminat senedi olduğu bildirilen senedin T.T.K nun 776/1-f bendinde yer alan düzenleme tarihi zorunlu unsurunu taşımadığı bu sebeple senedin kambiyo senedi vasfında olmadığı görülmekle davanın hukuki yarar yokluğundan reddi\" şeklindeki gerekçeleri ile\"1-Davanın REDDİNE,2-Davalı tarafından talep edilen kötü niyet tazimatının yasal şartları oluşmadığından talebinin REDDİNE,\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 05.12.2022 tarihinde 490.000 TL Davalılardan ... hesabına ödemeyi gerçekleştirdiklerini ve akabinde taraflarınca Kartal .... Noterliği'nin ... yevmiye nolu ve 05.12.2022 tarihli ihtarnamesi ile her iki davalıya da ... Yönetimi'ne hisselerini müvekkiline devri konusunda başvuru yapmaları ve resmi devirleri tamamlamaları, Hisse Devir Protokolünde anlaşılan bedelin teminatı olarak verilen 31/12/2022 tarihli 490.000 TL bedelli teminat senedinin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 iş günü içinde ... Yönetimi ofisinde taraflarına teslimini içeren ihtarname keşide edilmişse de davalıların tüm bu protokol gereği olan taleplerine kayıtsız kaldığını, davacı tarafından kooperatife 21.09.2021 tarihli yazı ile davalılara ait kooperatife olan eski borçların ve sonradan ödenmesi gereken ödemelerin kendileri tarafından yapılacağının ekinde devir protokolü ve 490.000 TL senet görüntüsü ile bildirilmiş olduğunun tespit edildiğini, somut ve gerçek kayıtlarla davalının senedi elinde bulundurduğunun sabit hale gelmiş olup buna rağmen davalının müvekkilinden aldığı teminat senedini kötü niyetle müvekkiline geri vermediği göz önüne alındığında bir kez daha davalının kötü niyeti karşısında korunmaya muhtaç müvekkilinin yerel mahkemeden menfi tespit talep etmesindeki hukuki yararı göz önünde olduğunu, tüm bu nedenlerden ilk derece mahkemesinin kararının müvekkilinin hakkını zayi eder nitelikte olduğunu ve hukuka aykırı olduğunun sabit olduğunu, bu itibarla taraflarına usul ve yasaya aykırı karara karşı istinaf kanun yoluna başvurma lüzumunun doğduğunu, 26/10/2023 tarihli kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Menfi tespit davası ve hukuki yarar hakkında yapmış oldukları açıklamalardan yola çıkarak somut olay değerlendirildiğinde, davacının işbu davayı ikame etmekte hukuki yararının bulunmadığının açık bir şekilde görüldüğünü, davacı tarafın, müvekkillerinin İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/657 E. Sayılı dosya kapsamında devir protokolünün iptali davası açmalarını, yani kanuna dayanan haklarını kullanmalarını tehlike olarak addetmesi ve bu sebeple hukuki yararının olduğunu iddia etmesi abesle iştigal olduğunu, müvekkillerinin dava açmasının davacıya yönelik bir saldırı olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı gibi, açıkça davacıya yöneltilmiş güncel bir saldırının da söz konusu olmadığını, öncelik olarak bu durumun işbu davada hukuki yararın bulunmadığının ispatı olduğunu, davacının ne gibi bir saldırı altında olduğunu açıklaması gerektiğini, davacının iddia ettiğinin aksine söz konusu senet müvekkillerinin uhdesinde olmadığını ve bu sebeple teslim edilmesinin de mümkün olmadığını ancak söz konusu senet teminat senedi değil bono  vasfında olduğunu, her ne kadar davacının, teminat senedi olduğunu iddia ettiği bononun devir protokolüne istinaden verildiğini iddia etmiş ise de, protokol hükümlerine bakıldığında teminat senedi verileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığının görüleceğini, dosya kapsamında davaya konu bonoların varlığı ispatlanamadığı gibi işbu bonoların müvekkillerine verildiğine dair tek bir satır belge dahi bulunmadığını savunarak, davacılar vekilinin sunmuş olduğu istinaf başvurusunun reddine, ilk derece mahkemesince kurulan kararın onanmasını talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, kambiyo senedinden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatı verilmesi talebidir.Davacı tarafından müvekkil şirketin kooperatifteki hisse sahiplerinden hisselerini devralıp değerlendirdiğini, tüm hisse alımlarında huzurdaki davada olduğu gibi vadeli satış şeklinde protokol düzenleyerek ve devamında üyelerin talebi neticesinde teminat senedi verilerek gerçekleştirdiğini, davalıya da teminat senedi verdiğini, hisse devrinde imtina eden davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece senedin düzenleme tarihi bulunmadığından kambiyo senedi vasfı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu senette, ödeme tarihi 31/12/2022, keşideci ... Limited Şirketi ve lehtarın davalılar ve  490.000,00 TL bedelli olduğu ve keşide tarihinin yer almadığı görülmüştür. 6102 sayılı TTK.nın 776. Maddesinde bononun yasal unsurlarının düzenlendiği düzenleme tarihi ve yeri de bononun yasal unsurlarından olduğu, dava konusu senette keşide tarihinin yer almadığı, kambiyo senedi vasfına haiz olmadığı anlaşılıyor ise de; davacının iddiasının bu senedin teminat senedi olduğu iddiasına ilişkin menfi tespit davası olduğu anlaşıldığından, mahkemece  İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/657 E. sayılı dosyasında görülmekte olan  devir protokolünün iptali davasının da getirtilerek ve işin esasına girilerek inceleme yapılması gerekir iken, anılan gerekçe ile davanın reddine dair verilen karar verilmesi hukuken yerinde değildir. Tüm bu nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2023 tarih, 2022/998 E. 2023/863 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"03cb933b1051d747","SID":"aa4a27a0e58743af"}}