{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM  <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/668 <br>KARAR NO: 2024/968<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/01/2021<br>NUMARASI: 2019/466 Esas - 2021/50 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ 06/06/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; 19.09.2011 tarihinde müvekkilinin, eşi ve desteği müteveffa ...'in sevk ve idaresindeki, davalı tarafa zorunlu trafik sigortalı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek park halindeki başka bir araca çarpması ile meydana gelen kazada vefatı neticesinde destekten yoksun kaldığını, davalı tarafça, davadan önce yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 3.000,00-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 04.05.2018 tarihli dilekçe ile; dava değerini 59.651,88-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davacının desteği, kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olsa dahi, üçüncü kişi konumunda olan davacının kusursuz olduğu ve maddi tazminata hak kazandığı, her ne kadar bir kısım ödeme yapılmış ise de; yapılan ödemenin yetersiz olduğu, daha önce alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi gideren  10.11.2020 tarihli rapor ile; davacının bakiye tazminat miktarının 44.554,82-TL olduğunun belirlendiği gerekçesi ile;\"Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 44.554,82 TL destekten yoksun kalma tazminatının 06.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; desteğinin meydana gelen kazada tamamen kusurlu olması nedeniyle davacının tazminat talep hakkı bulunmadığı, davadan önce yapılan 125.748,00-TL ödeme üzerine müvekkilinin ibra edildiği ve sorumluluğunun sona erdiği, yapılan ödemenin güncelleştirilmiş halinin ve var ise SGK tarafından yapılan ödemelerin tazminattan mahsubu gerektiği, desteğin gelirinin somut delillerle ispatlanması gerektiği, müvekkili şirketin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, poliçe teminat limitini aşar şekilde hüküm kurulamayacağı hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun kaza tarihi 19.09.2011 tarihi itibarı ile yürürlükte olan (yani 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre değil) 12/08/2003 tarihli ve 25197 sayılı resmi gazetede yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre belirlenecek ve dolayısıyla da desteğin kusurunun destekten yoksun kalanlara yansıtılamayacak olmasına, dolayısıyla da sürücünün tam kusurlu olması halinde dahi 3.kişi konumunda olan destekten yoksun kalan kişilerin tazminat isteme hakkına sahip olmasına (Bknz. Yargıtay HGK'nın 14/03/2019 tarih ve 2017/17-1089 E. - 2019/294 K sayılı ilamı), tazminat hesabı yapılırken desteğin gelirinin asgari ücret üzerinden belirlenmiş ve dava tarihinden evvel yapılan ödemenin güncellenmiş halinin tazminattan mahsup edilmiş olmasına, SGK tarafından bağlanan ölüm aylığının rücuya tabi olmamasına, dava tarihinden evvel yapılan ödemenin, ödeme tarihi itibariyle davacının zararını karşılamadığının bilirkişi raporu ile tespit edilmesine, hükmolunan tazminat ile poliçe teminat limitinin aşılmamış olmasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 3.043,54-TL harçtan peşin yatırılan 761,30-TL harcın düşümü ile bakiye 2.282,24-TL istinaf ilam harcının istinaf yasa yoluna başvuran davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama  giderlerin kendi üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.06/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6497f40f5b8b6da0","SID":"21ad5eec40e05293"}}