{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/513 <br>KARAR NO: 2024/1675<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/12/2023<br>NUMARASI: 2013/383 E - 2023/1033 K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 06/06/2024\t<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın davacıya olan borcundan kaynaklı 10.04.2008 tarihli 14.500,00 TL, 20.04.2008 tarihli 9.500,00 TL, 20.04.2008 tarihli 16.300,00 TL bedelli üç adet çeki verdiğini, çeklerin karşılıksız çıktığını, alacağın tahsili için Kadıköy ... İcra Müdürlüğü ... E, sayılı dosyası nezdinde takibe başlandığını, çekler üzerindeki imzaların davalı ...'a değil diğer davalı ...'a ait olduğunun Şişli 1.SCM 2008/1172 E sayılı dosyasında tespit edildiğini, davalılar hakkında dolandırıcılık suçundan şikayetçi olunduğunu, Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde ceza davası açıldığını, davalı ...'un borcu ödememek için malvarlığını muvazaalı şekilde devrettiğini, icra takibinin zamanaşımı nedeniyle icrasının geri bırakılmasına karar verildiğini, bu nedenle davalıların sebepsiz zenginleştiğini belirterek 40.300,00 TL çeklerin bedellerinin  çeklerin karşılıksız çıktığı 21/04/2008 tarihinden itibaren işleyecek avans  faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen  tahsiline karar verilmesini talep  ve dava etmiştir. Davanın Kadıköy Asliye Ticaret mahkemesinde 05/10/2012 tarihinde açıldığı,Kadiköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/1238 E.sayılı dosyası ile görülen davanın Anadolu Adliyesinin faaliyete geçmesi ile İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/383 E.sayılı dava dosyası ile görülmeye devam ettiği  anlaşılmıştır.Davacı vekili  davasını 17/12/2012 tarihinde (Dosya Kadıköy 1 ATM de iken) tamamını ıslah ederek, davasını alacak davası olarak ıslah ettiğini, davacının davalı ...'un Bağdat caddesinde açacağı kafeye ortak olmak üzere ... 50.000,00 TL teslim ettiğini, ... bu parayı davalı ...'a verdiğini, Ağır Ceza Mahkemesinde alınan ifadesinde davalı ...'un bu hususu ikrar ettiğini, Cafe işi gerçekleşmeyince davalının  10.04.2008 tarihli 14.500,00 TL, 20.04.2008 tarihli 9.500,00 TL, 20.04.2008 tarihli 16.300,00 TL bedelli üç adet çekleri ... aracılığıyla verdiğini, çekteki imzanın davalı ...'e ait olmadığını, davalılar hakkında Kadıköy 1.AGM 2012/262 E sayılı dosyasında dolandırıcılıktan yargılama yapıldığını, belirterek ödenmeyen 40.300,00 TL'nin 21.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, Kadıköy 4.İcra Mahkemesi 2011/1507 E,2011/1390 K sayılı dosyada çeklerin zamanaşımına uğradığının tespit edildiğini, TTK madde 732 uyarınca sebepsiz zenginleşme davası açılacak 1 yıllık sürenin dolduğunu, taraflar arasında temel ilişki bulunmadığını, davalı ...'un çeklerin cirantası olduğunu, cirantaya karşı da bu davanın  açılamayacağını, çekteki imzanın davalı ...'e ait olmadığının davacı yancada ikrar edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme,ceza mahkemeleri tarafından maddi olgulara dair tespitler hukuk hakimin bağlar ise de, Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde borç para bulunması için davalı ...'in kuzeni ...'dan yardım  talep ettiği, davalı ...'ında arkadaşı olan ...'ye durumu açarak yardım talebinde bulunduğu, ... de hem kendisi hem de ...'dan para alarak ...'a verdiğini belirtildiği, davacının iddialarının ise davalı ...'ca açılacak kafeye ortak olunmak üzere davalıya 50.000,00 TL verildiği, sonrasında bir kısmının ödendiği, ödenmeyen 40.300,00 TL kaldığı hususunda olduğu, bu kapsamda Ağır Ceza Mahkemesi kabulünde mahkememiz davasına konu iddia yönünden bir kabulün bulunmadığı, bu kapsamda davacının davalılar ile arasında ortak iş yeri açılması hususunda para verildiği iddiasını, HMK madde 200 kapsamında yazılı delille ispatlaması gerektiği, bu kapsamda davacının yargılama aşamasında dinlettiği tanıklar ile bu hususu ispatının mümkün olmadığı, davalı ...'un ceza yargılamasında davacıdan değil tanık ...'dan borç aldığını beyan ettiği, yine davacının davalı ... yönünden bu davalıya ortak kafe açılmak üzere para verdiği yönünde bir iddiası da bulunmadığı gerekçesi ile;\"Davanın REDDİNE\" karar vermiştir. Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; ava dilekçesi ekinde, 10.04.2008 tarihli 14.500 TL bedelli, 20.04.2008 tarihli 9.500 TL bedelli ve 20.04.2008 tarihli 16.300 TL bedelli olmak üzere toplam 40.300 TL bedelli üç adet çek örneği sunulduğu, bunların  davalı ... tarafından düzenlendiğinin bizzat davalının kendisi tarafından kabul edildiği, mahkemece 23.05.2013 tarihli celsede verilen 7 numaralı ara kararda \"Çekler yazılı delil başlangıcı olacağından ve bu durumda tanık dinleneceğinden davacı tanıklarının davetiye ile celbine\" karar verildiğini,devam eden celselerde, İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/95 Esas sayılı dosyasının sonucunun \"davayı doğrudan etkileyeceğinden bahisle\" beklenilmesine karar verilmiş ve tanıkların dinlenilmesi çok sonraki celselere kaldığını,Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200. Maddesine göre, \"Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir.\"  Aynı kanunun 202. Maddesinin:- 1. Fıkrasına göre, \"Senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir.\" - 2. Fıkrasına göre, \"Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.\"hususları belirtildiğini,dava konusu çeklerdeki imza, davalı ...'a  ait olup, bu hususun ...'ın ceza dosyasındaki beyanıyla sabit olduğunu, mahkemece dava konusu çeklerin, yazılı delil başlangıcı kabul edilmesi ve tüm tanıkları dinlemesinin akabinde tanık anlatımlarının olayı ispata yeterli olmadığı, yazılı delil gerektiği yönündeki kararın çelişkili ve hukuka aykırı olduğunu,müvekkili, temel ilişkiyi herhangi birine değil, bizzat çekte lehtar görünen  davalı ...'a ve çek defteri sahibi diğer davalıya yönelttiğini,bununla birlikte davalı ..., yukarıda anılan ceza dosyasında mevcut, soruşturma aşamasında savcılık makamı huzurunda verdiği ifadede, müvekkilinden ... aracılığıyla ve \"kafe\" işi için 50.000 TL para aldığını ve bu borç karşılığında dava konusu 3 çeki (ve ödendiği için dava konusu edilmeyen bir adet çeki) yine ... aracılığıyla müvekkiline gönderdiğini kabul ettiğini, bu işleme aracılık eden ..., ilk derece mahkemesince tanık olarak dinlenmiş ve ifadesinde müvekkili ile davalı ... arasında aracı olduğunu, müvekkilinin kafe işi için davalı ...'a borç para verdiğini ve karşılığında dava konusu çekleri aldığını beyan ettiğini, dava konusu borç karşılığı davalı ...'dan alınan çeklerden bir tanesinin davalı ... tarafından ödendiği, davalıların, müvekkilinden alınan borca karşılık dava konusu çeklerin davalı ... tarafından düzenlenmesinde birlikte hareket ettikleri, bu çeklerin düzenlendiğinden davalı ...'in de en başından beri haberdar olduğu, çeklerin düzenlenmesine onay verdiğinin  ceza davasıyla sabit olduğunu, davalı ...'in ceza dosyasındaki ve tanık ...'nün hem ceza dosyasındaki hem de işbu dosyadaki beyanlarıyla da sabit olduğu üzere, davalı ... müvekkiline olan borcun bir kısmını ödemiş; ödeme gücü bittiğinde de men kararı çıkardığını, davalı ...'in de borcu kabul ettiğinin  açık olduğunu, ilk derece mahkemesince ceza dava dosyası irdelenirken bu hususların  göz ardı edildiğini, dava konusu çekler, unsurları itibariyle eksiksiz olup ilk derece mahkemesince bu çeklerin neden yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmediğinin  gerekçeli kararda açıklanmadığını, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 2005/4081 Esas ve 2005/12256 Karar sayılı kararında, \"Zamanaşımına uğrayan çekler nedeniyle yapılan takipte ve açılan itirazın iptali davasında, davacı alacaklı kambiyo hukukuna ve çeke dayanamayacağından çeki kendisine ciro eden davalıya karşı akdi ilişkiye dayanarak alacak iddia edebileceği, dava konusu çekin yazılı delil başlangıcı olacağı gözetilerek, davacıdan tanık dahil alacağının kanıtlanması yönünden delillerini ibraz olanağı tanınarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.\" şeklinde hüküm tesis edildiğini, taraflar arasındaki temel ilişki, hem davalıların ceza dosyasındaki beyanlarıyla hem de tanık anlatımlarıyla sabit olmakla,. aksi yöndeki ilk derece mahkemesi kararının  hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava ,ödenmeyen ve sonrasında zamanaşımına uğrayan 3 adet çek bedelinin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak davalılardan tahsiline yönelik açılmış isede,daha sonra davanın tamamen ıslahı ile alacak  talebine ilişkindir.Ceza mahkemesi kararında;\" ...'nün beyanından da anlaşıldığı üzere ... kafenin açılışında hazır bulunmuştur. Sanıklar ... ve ... kuzen olup akrabadır. Sanık ... 05/03/2013 Tarihinde alınan beyanında ...'in beyanlarını kabul etmediğini, teyzesinin kızı olduğunu, yalan söylediğini, annesi ... ortak olduğu Göztepe'de ... adı altında bir şirket kurulduğu, burada kafe restaurant açmaya çalıştıklarını, kendisinin de dekorasyon işini üstlendiğini, ...'in paraya ihtiyacı olduğunu, ...'den faiz karşılığında para talep ettiğini, bu şahsın da kendisini tanıması nedeniyle çekleri kendisinin de cirolamasını istediğini, bu nedenle 3 çeki ciro ettiğini, daha fazla çek bulunduğunu, onlar ödendiği için sorun çıkmadığını, suça konu çeklerin ödenmemesi nedeniyle ...'nün ...'ı yönlendirerek hakkında dava açılmasını sağladığını,  tefecilik  için şikayette bulunduğunu ancak kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiğini bildirmiştir. Tanık ... de son beyanında kendisine verilen çekin ödendiğini söylemiştir. Bu durumda sanık ...'ın diğer sanık ...'nın rızası dahilinde çekleri düzenlediği kabul edilmiştir. Çek sahibi ...'dır. Sanık ... suç kastıyla hareket etmemiştir. Çek sahibinin rızası dahilinde çekleri cirolayıp ...'ye vermiştir. ... de bu çeklerden birini katılan ...'a vermiştir. Sanık ...'ın suç kastı yoktur. Suç kastının bulunmaması nedeniyle ...'ın beraatine karar verilmiştir. ...'ya gelince bunun da suç kastı yoktur. Borç para bulunması için kuzeni ...'dan yardım talep etmiştir. ... da arkadaşı olan ...'ye durumu açarak yardım talebinde bulunmuştur. ... de hem kendisi para vermiştir hem de ...'dan para alarak ...'a vermiştir. ...'nın suç kastı yoktur. Zira ödeyebildiği çekleri ödemiştir. Bir kısmı ödenmiştir. Bu husus tanık ...'nün kabulündedir. Yine ...'nün beyanına göre başka şahıslara da verilen çekler vardır. Onlar da ödenmiştir. Nitekim benzer bir olay nedeniyle ... hakkında İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin dosyaya  nedeniyle ... hakkında İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin dosyaya celp edilen 2016/203 Esas, 2016/245 Karar sayılı 03/11/2016 tarihli kararından da anlaşılacağı üzere ...'ın yine benzer çekler nedeniyle açılan resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine karar verilmiş, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nce 2017/37601 Esas, 2019/3920 Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Yine benzer bir suç açısından İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/95 Esas, 2012/358 Karar sayılı dosyasında da ...'ın beraatine karar verilmiş, Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2015/10862 Esas, 2016/3489 Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanıkların suç kastıyla hareket etmedikleri anlaşıldığından her iki sanığın da beraatine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.\" gerekçeleriyle beraat kararı verilmiştir.Davacı davalı ...'un cafe açması ve  davacınında  bu cafeye  ortak olması  için dava dışı ... kanalı ile   davalı  ...'a  verdiği para karşılığı, cafe işi olmayınca verilen paraların iadesi yönünden düzenlenen çek bedellerinin tahsilini talep etmiş olmakla,ceza mahkemesi kararında davalıların beraat ettikleri,bu çeklerin düzenlenmiş olduğu,başka çeklerin de ödenmesi sebebiyle sorun çıkmadığı,sorunun ödenmeyen çeklerden kaynaklandığı,iş kurulması için düzenlenen bu çekler nedeniyle davalıların dolandırıcılık istinafı ile açılan davada beraatlerine karar verildiği görülmüştür.Ceza davasında beraat edilmesi hukuki ilişkide düzenlenen ve ödenmeyen,ayrıca zamanaşımına uğrayan çek bedellerinin alacak davasına konu yapılmasını engellemeyecektir.Ceza dosyasında maddi olgular belirlenmiş,taraflar arasındaki ilişki ortaya konulmuştur.Davaya konu 3 adet çek davalı ... tarafından diğer davalı ... lehine keşide edilmiş,daha sonra bu çeklerin lehdar ... tarafından davacıya ciro edildiği,davacının da bu ciro sebebiyle yetkili hamil olduğu,ancak bu çeklerin tahsil için süresinde ibraz edilmediğinden zamanaşımına uğradığı  görülmüştür.Davacı tanıkları dinlenilmiş,tanıklar davacı ile davalı ...'un  cafe açma ilişkisi ve davacının davalı ...'a  cafe ortaklığı için para verdiği,davacının daha davalı ... tarafından cafeye  ortak edilmediğini,parasının da davacıya iade edilmediğin ifade etmişlerdir.Söz konusu çekler davalı ... tarafından keşifde edilmekle,zamanaşımına uğrayan çekler davada yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmelidir.Davacı tanıkları dinlenilmiştir.Somut olayda temel ilişki davacı ile davalı ... arasında açılacak cafeye davasının ortak edilmesi için ödenen ve  ortaklık gerçekleşmeyince geri iade edilmeyen birkısım para  yönünden davacının alacağının olup olmadığının çözümlenmesi esasına dayandırılmalıdır.Davacı ile davalı ... arasında cafe ortaklığı faaliyet geçmemiştir.Davalı ...'un davacıya ciroladığı 3 adet dava konusu çek davacı tarafça tahsil edilmemiştir.Şu halde olayda asıl borçlu davalı ... kabul edilmelidir.Kambiyo hukukunda keşideci ciranta ile birlikte hamile karşı sorumlu isede,artık çekler zamanaşımına uğradığından burada bu çekler sadece adi belge ve yazılı delil başlangıcı olacağından,keşideci davalı ...'in dava konusu  bu 3 adet çekte temel ilişki açısından   sorumluluğunun bulunduğu söylenemez.Bu açıdan mahkemece davalı ... yönünden davanın kabulüne,diğer davalı ... yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerekirken,davanın tümden reddine karar verilmesi usul ve hukuka uygun bulunmamıştır.Bu itibarla, davacının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1b-2.madde gereği kaldırılarak aşağıdaki şekilde  yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1b-2.madde gereği kaldırılarak yeniden esas hakkında; \"1-Davacının davalı ... hakkındaki davasının reddine, 2-Davacının davalı ... hakkındaki davasının ıslah edilmiş hali ile kabulüne ve  40.300,00 TLnın davanın tamamen  ıslah tarihi olan 17/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan alınıp davacıya verilmesine,3- Alınması gereken 2.752,89 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 598,46 TL nin mahsubu ile bakiye 2.154,43 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda (İlk Derece Mahkemesince daha önce yazılmadığı anlaşılmakla) İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)4- Davacının yatırdığı 598,46 TL harcın davalı ...'dan alınıp davacıya verilmesine,5- Davacı tarafça yapılan 942,25‬ TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınıp davacıya verilmesine,6- Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davalı ...'dan  alınıp davacıya verilmesine, 7-Davalı ... vekille temsil edildiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan  alınıp bu davalıya verilmesine,8- Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden davacıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,Davacının istinaf sebebiyle yapmış olduğu 250,00 TL istinaf yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b0db9098ed5b98f9","SID":"b9f4098d1e093e82"}}