{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS   NO:2022/32<br>KARAR NO\t:2024/475<br><br>DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)<br>DAVA TARİHİ:12/07/2017<br>KARAR TARİHİ:04/06/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t:<br>DAVA\t\t\t: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin , tacir sıfatıyla, 21.08.2007 ve 22.09.2011 tarihleri arasında davalı bankalardan;. ...A.Ş.'den 6.000.000 TL  ana para bedelli, 5.000.000 TL  ana para bedelli, 500.000 TL  ana para bedelli, 500.000 TL  ana para bedelli, 472.060 TL ana para bedelli, 390.000 TL  ana para bedelli, 380.000 TL ana para bedelli, 350.000 TL ana para bedelli, 267.338,42 TL  ana para bedelli, 285.450 TL  ana para bedelli, 271.947 TL ana para bedelli ve 115.000 TL  ana para bedelli, ...'den  70.750 TL ana para bedelli, 45.000 TL  ana para bedelli, 2.388.509 TL  ana para bedelli, 2.199.893 TL  ana para bedelli ve ...'den 485.000 TL ana para bedelli, krediler kullandığını, Rekabet Kurulu'nın 08.03.2013 tarih ve  13-13/198 - 100 sayılı kararı uyarınca , davalının da içerisinde bulunduğu 12 banka hakkında \"Türkiye’de faaliyet gösteren 12 bankanın mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri konusunda anlaşma ve/veya uyumlu eylem içerisinde bulunmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un (4054 sayılı Kanun) 4. maddesini ihlal ettiği\" ne karar verilmiş ve ilgili bankalara idari para cezaları  verildiğini,  yargısal süreç sonucunda, davalıların da içinde bulunduğu 12 bankanın 21.08.2007 ve 22.09.2011 tarihleri arasında kartel (uyumlu eylem/uzlaşma) oluşturduğu tespit edildiği,  Bu tarihler arasında kredi kartları ve kredilere uygulanan faiz oranlarının suni olarak arttırıldığı, mevduat faizlerine ise suni olarak indirimler uygulanarak banka müşterilerine daha az faiz verildiği tespit edildiğini,  müvekkilinin de bu tarih aralığında kredi kullanmış olduğundan davalılara fazladan faiz ödemesi yaptığını,  Rekabet Kurulu'nun kesinleşen kararı ve tespiti uyarınca , 2007- 2011 yılları arasında 0,05 ile 0,20 baz puan arasında faiz oranlarının şaibeli olduğu ve suni olarak arttırıldığı ve bu yolla müşterilerin zararına sebep olunduğu belirlendiğini belirterek, davacıdan  haksız olarak alınan fazla faiz ödemelerinin, şimdilik 1000 TL'lik kısmının, davacının  zarara uğradığı faiz kesintilerinin her birinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya  ödenmesine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 58. maddesi uyarınca, tespit edilecek zararın 3 katı tutarında tazminatın davalılardan alınarak  davacıya ödenmesine, ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP\t\t:<br> Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusu ticari kredilerin , rekabet kurulu kararı soruşturması kapsamı dışında olduğunu, davacının  talebinin  zamanaşımına uğradığını, davacının iddia ettiği gibi Rekabet Kurulu kararına bağlı bir zararı söz konusu  olmadığını, davacının taleplerinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili bankaya karşı husumet yöneltilmeyeceğini, rekabet kurulu kararının iptali için açılan davanın karar düzeltme aşamasında olduğu ve bekletici mesele yapılmasını gerektiğini, davacının bankadan kullandığı ticari nitelikli kredinin iş bu davanın konusu olamayacağını, tazminat taleplerinin zamaaşımına uğradığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, erken açılan davanın reddine karar verilmesini, Danıştay'da devam eden karar düzeltme sürecinin bekletici mesele yapılmasını, rekabet kurulu raporunda kredi ve kredi kartların ilişkin müvekkili banka aleyhine tespit yapılamadığından iş bu davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacının ilgili tarihlerde müvekkili bankada mevduatı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.<br>DELİLLER VE GEREKÇE\t:<br>Mahkememizin 2017/632 esasına kaydı yapılan dosyada, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, sair bilgi ve belgeler hep birlikte incelenmiştir. <br>Dava; kullanılan kredilerde fazla faiz ödendiği iddiasına dayalı olarak alacak ve tazminat istemli davadır.<br>Mahkememizce tüm deliller, bilgi ve belgeler dosyaya celp edilmiş ve Danıştay kararının beklenilmesine karar verilmiştir.<br> Yargılama aşamasında mahkememizin 16/12/2020 tarihli celsesinde, davacı ve davalı ... vekillerinin  mazeret dilekçesi sunduğu, mahkememizce mazeretlerin kabul edilmediği, takipsiz bırakılan davanın HMK 150 maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırıldığı, yasal süresince de taraflarca yenilenmeye davada karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Mahkememiz kararı davacı vekilince istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 22/12/2021 tarih,  2021/1515 esas,  2021/1351 karar sayılı kararı ile \"...Dava dosyası ve duruşma tutanakları incelenmesinden, 20.12.2017 tarihli celsede .... İdare mahkemesi ... E.  sayılı rekabet kurulu kararı iptaline yönelik davanın Danıştaydan dönüşünün bekletici mesele yapılmasına karar verildiği, 04.12.2019 tarihli celsede '' davacı vekilinin mazeretinin son kez kabulü ile duruşma günü uyan sisteminden öğrenilmesini, Danıştay kararının beklenmesinden vazgeçilmesine '', 16.09.2020 tarihli  celsede davacı vekilinin mazeretini kabulü ile duruşma gününün Uyap  sisteminden öğretilmesine ve  davalılardan ...vekilinin katılımıyla görülen  16.12.2020 tarihli celsede '' <br>1-Davacı vekilinin mazeretinin , mazereti bildirmiş olduğu dosyaların mahkeme dosyasında herhangi bir önceliğinin bulunmaması ve tevsik  edilmemesi nedeniyle reddine, <br>2-Davalı ... vekilinin mazeretinin de mazereti bildirmiş olduğu dosyaların mahkeme dosyasına herhangi bir önceliğinin bulunmaması ve tevsik edilmemesinin nedeniyle reddine '' dair ara kararlar ihdas edildiği ve huzurda bulunan davalı ... vekilinin  davayı takip etmediği yönündeki imzalı beyanı neticesinde taraflarca takip edilmeyen davanın HMK 150 maddesi uyarınca taraflardan biri tarafından yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına, 26.05.2021 tarihli ilamda da HMK 150/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair karar verildiği anlaşılmaktadır. <br>Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili mesleki mazeretini belgelendirmemiş ise de;  dosya kapsamında 5. Celsenin  yapıldığı 04.12.2019 tarihinde kadar Danıştay kararının bekletici mesele yapılmasına dair ara karar ihdas olunduğu  ve iş bu celsede  2 nolu ara kararı ile Danıştay kararının bekletici mesele yapılmasından vazgeçildiği, 17.03.2020 tarihli 6. celsede Covid 19 kapsamında alınan kararlar üzerinde HMK  32/1 maddesi kapsamında duruşmanın  ertelenmesine, 16.09.2020 tarihli celsede  davacı vekilinin mazeretinin kabulü ile duruşma gününün UYAP sisteminden önlenmesine dair karar verildiği  ve bu haliyle   sunulan mazeretlerin  davanın uzamasına yönelik olmadığı, davacının Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin  davada  davacı vekilinin mazeret sunarak davayı uzatma amacı olduğundan da söz edilemeyeceği,  mazeret dilekçesinin \"Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması\" biçiminde açıklanan temel ilkeye aykırı ve kötüniyetli bir davranış olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, taraf vekillerin iş bu dava dosyası dışında takip ettikleri dava dosyaları yönünden öncelik bulunup bulunmaması yönünde inceleme yapılmasının usul ekonomisine  uygun düşmediği... \" gerekçe gösterilerek   kararının HMK 353/1.a.5 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>Kaldırma sonrasında Mahkememizin 2022/32 esasına kaydı yapılan dosyada, kaldırma kararına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. <br>Davalı ...Ş. Tarafından .... İdare Mahkemesinde açılan 23/01/2015 tarih ve E:2014/593, K:2015/80 sayılı ''Ret'' kararı davacının temyiz talebi üzerine Danıştay Başkanlığına gönderilmiş, Danıştay 13. Daire Başkanlığı'nın 16/12/2015 tarih ve E:2015/3655, K:2015/4615 sayılı kararı ile onanmış, davacı tarafından  karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla bu konuda; Danıştay 13.Dairesinin  21.05.2019 tarih ve E:2016/4026, K:2019/1780 sayılı bozma kararı üzerine .... İdare Mahkemesi'nin 2019/1094 esas numarasına kaydedilmiş, 2. İdare Mahkemesi tarafından 19/07/2019 tarih ve E:2019/1094, K:2019/1465 sayılı \"Israr - Ret\" kararı verilmiştir. .... İdare Mahkemesi tarafından verilen karara karşı davacı tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur. Dava dosyası Danıştay Başkanlığına gönderilmiş , Danıştay İdari Dava Daireler Kurulu'nun 31/05/2021 tarih ve E:2019/3377, K:2021/1114 sayılı bozma kararı üzerine  karar düzeltme talebinde bulunulduğundan, Dava dosyası Danıştay Başkanlığına gönderilmiş,   Danıştay İdari Dava Daireler Kurulu'nun 24/02/2022 tarih ve E:2021/3647, K:2022/660 sayılı Karar Düzeltme Ret  kararı üzerine Ankara  2. İdare Mahkemesi'nin 2022/925 esas numarasına kaydedilmiş, .... İdare Mahkemesi tarafından 26/04/2022 tarih ve E:2022/925, K:2022/853 sayılı İptal kararı verilmiş  ve kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.<br>.... İdare Mahkemesi'nde görülen davanın, Türkiye'de faaliyet gösteren bankaların mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetlerine ilişkin faiz oranı, ücret ve komisyonların birlikte belirlenmesi konusunda anlaşma ve/veya uyumlu eylem içerisinde bulunmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4.maddesine aykırı davranıp davranmadıkları konusunda yapılan soruşturma sonucu, davacı şirket hakkında Kanun'un 4. maddesinin ihlal edildiğinden bahisle 4054 sayılı Kanun'un 16/3. fıkrası, Yönetmelik'in 5/1-(b), 5/2, 5/3-(a) ve 7/1. maddeleri uyarınca 23.055.396,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin 08.03.2013 tarihli ve 13-13/198-100 sayılı Kurul kararının iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.<br> .... İdare Mahkemesi tarafından verilen  26/04/2022 tarih ve E:2022/..., K:2022/... sayılı  kararı ile '...Nitekim, dava konusu Kurul kararının sonuç kısmında soruşturmaya taraf olan 12 bankanın tamamının mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri alanında 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlâl ettikleri sonucuna varılmış ise de; dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler incelediğinde, bazı bankaların sadece tek bir hizmet yönünden ihlâle katıldığı (Örneğin, ... sadece mevduat, ... ise sadece kredi kartı hizmetine ilişkin ihlâle katılmıştır.), bazı bankaların ise bazı hizmetler yönünden hiçbir şekilde ihlâle katılmadığı (Örneğin, kamu bankalarının kredi hizmetine ilişkin ihlâle katıldıklarına yönelik delil bulunmamaktadır.), dolayısıyla 12 bankanın tamamının bütün sektörlerdeki (mevduat, kredi, kredi kartı ve kamu mevduatı) ihlâle katıldığından bahsedilemeyeceği görülmekte olup, 12 bankanın tamamının  farklı sektörlere ilişkin olarak farklı bankalar arasında gerçekleşen ihlâllerin tamamından  sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br>Daha açık bir ifade ile, soruşturmaya taraf olan 12 bankanın tek bir çerçeve anlaşma veya ortak plan dâhilinde belirli bir koordinasyon içerisinde hareket ettiğinin ortaya konulamadığı açık olan dava konusu uyuşmazlıkta, ilgili bankalar hakkında ihlâle dâhil oldukları her bir hizmet yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekirken, devam eden tek bir ihlâl yaklaşımı kapsamında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline,...' şeklinde karar verildiği, iş bu kararla davacının talebine dayanak  08.03.2013 tarihli ve 13-13/198-100 sayılı Kurul kararının iptal edildiği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM                               : yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-DAVANIN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli  427,60  TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 31,40 TL'den mahsubu ile eksik kalan  396,20 TL  bakiye harcın  davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafça yapılan 55,00 TL yargılama giderinin davacıdan  tahsili ile  davalıya verilmesine, <br>5-Kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,<br>6-Davalılar  vekil ile  temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve taktir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara  verilmesine, <br>Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize  veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1  maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davalılar vekillerinin yüzlerine karşı, davacı vekilinin yokluğunda   verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/06/2024<br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır     <br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır     <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1f5244283904aafa","SID":"18c751187c578836"}}