{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/156 - 2024/714<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/156 <br>KARAR NO\t: 2024/714<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/632 Esas - 2023/865 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 22/05/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 10/06/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete sigortalı araç sürücüsünün 11/07/2015 tarihinde yaya olan ...'e çarpması sonucu kaza meydana geldiğini, kaza sonucu yayanın yaralandığını, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından alınan 4/07/2017 tarihli bilirkişi raporunu esas alarak 08/09/2017 tarihli karar ile davacı şirket tarafından yaya ...'e iş göremezlik tazminatı adı altında ödeme yapılmasına karar verildiğini, işbu kararın Ankara 26. İcra Müdürlüğü'nün 2017/18299 sayılı dosyası ile icraya konulması üzerine davacı şirket tarafından zarar görene ödeme yapıldığını, Ankara Batı 7.ASCM’nin 2015/708 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada davacı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kaza anında 0,69 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, ödenen tazminatın rücuu amacıyla davalı aleyhine 01/08/2023 tarihinde Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 2023/22542 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının 39.835,17 TL tazminatı üçüncü kişiye 25/10/2017 tarihinde ödediği, rucuen tahsili için icra takibini 2 yıl geçtikten sonra 01/08/2023 tarihinde başlattığı, davasını ise 12/09/2023 tarihinde açtığı, arabulucuk süresi dahi dikkate alındığında 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu olayın cezayı gerektiren bir fiilden kaynaklanması nedeniyle olayda ceza zamanaşımının uygulanması gerektiğini, daimi maluliyete sebep olan olayın cezayı gerektirir bir eylem niteliğinde olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanmaya bağlı sigorta şirketi tarafından zarar görene yapılan ödemenin sigortalı davalıya rücuu amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tKaza, ödeme ve dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 73. maddesi ile \"birlikte sorumluların\" rücu isteminde zamanaşımı süresi özel olarak belirlenmiş olup, TBK 73/1. maddede zamanaşımı süresi ve sürenin başlamasının esasları; \"Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.\" şeklinde düzenlenmiştir. 2918 sayılı KTK'nın 109 maddesinde de; \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\" hükmüne yer verilmiştir. Ceza zamanaşımı süresi ise olay tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre 8 yıldır.<br>\tKTK’nın 109/4. maddesi ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları C.8. maddesi 4. fıkrasında da rücu zamanaşımı süresi düzenlenmiş olup; \"Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.\" şeklinde ve TBK 73. maddedeki düzenleme ile aynı yönde olacak şekilde düzenlenmiştir. Gerek TBK, gerekse KMAZMMSGŞ'da, motorlu araç kazalarında birlikte sorumluların birbirlerine rücu edebilmeleri için öngörülen süre, sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl olarak düzenlenmiştir.<br><br>\tAçıklanan ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde, tazminatı doğuran kazanın 11.07.2015 tarihinde meydana geldiği, rücu davalarında zamanaşımı ödeme ile başlayacağından (Yargıtay 17. HD 2019/1713-2019/5973 K.) davacı sigorta şirketinin, kazada cismani zarar gören dava dışı 3. kişiye ödemeyi 25.10.2017 tarihinde yaptığı, rücuen tazminata ilişkin olarak icra takibine 01.08.2023 tarihinde başlanıldığının anlaşıldığı, yine davaya konu trafik kazasında yaralanma meydana geldiğinden suç teşkil eden fiile ilişkin kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89 maddesi ve 66 maddesinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresi dikkate alındığında dahi zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>\tAçıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-İstinaf talebinde bulunan tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-İstinaf talebinde bulunan tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine,<br>\t5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br><br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 22.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br><br>Üye <br><br>Üye <br> <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7de7c552d98b22b4","SID":"6a92fa4ef587971b"}}