{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/802 - Karar No:2024/469<br>                        T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/802 <br>KARAR NO\t: 2024/469<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 11/05/2022<br>NUMARASI\t: 2018/488 E-2022/260 K<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALILAR\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 23.05.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23.05.2024<br>\tDavacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili: Müvekkili ile davalıların oluşturduğu ... ortak girişimi arasında 26/05/2011 tarihinde imzalanan sözleşmeye göre Kandahar Afganistan'da ortak girişimin yapımını üstlendiği, ... projesi kapsamında müvekkili şirketin alt yüklenici olarak projenin elektro-mekanik sistemlerinin malzeme temin ve montaj işini üstlendiğini, işin anahtar teslim fiyatının 2.550.000,00 USD ve teslim süresinin 4 ay olarak kararlaştırıldığını, müvekkilinin  proje kapsamında gerek mekanik gerekse elektrik imalatlarının tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, buna karşın ödeme yapılmadığı gibi müvekkilinin teminat olarak verdiği çekin Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2013/4888 sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, sözleşmenin 10.3 maddesi gereğince teminat olarak verilen 400.000,00 TL değerindeki çekten kaynaklı olarak müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığına yönelik menfi tespit davasının Ankara 6.  Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/204 esasına kayıtla görüldüğünü, dava sonunda böyle bir borç olmadığı gibi müvekkilinin 1.253.520 USD alacaklı olduğunun ortaya çıktığını, kararın Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/5838 esas, 2018/1639 karar sayılı ilamı ile onandığını, müvekkilinin davalılardan sözleşme ve hakedişten bakiye alacaklarının bir kısmı olan 2.255.400,00 TL‘nin tahsili için Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2017/14127 sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, itirazların haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek, öncelikle Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/204 Esas sayılı dosyadaki bilirkişi raporları ile sabit olan zarar ve müvekkilinin içine düştüğü ekonomik güçlüğün açık olması karşısında BK’nun 76. maddesinin tüm şartlarının yerine gelmiş olması nedeniyle 500.000,00 TL geçici ödemeye, bilahare Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2017/14127 sayılı dosyaya davalıların itirazlarının iptaline, %20 icra inkar tazminatına  karar verilmesini talep etmiş,\tdavacı vekili 10/02/2021 tarihli dilekçesi ile,  6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/204 esas sayılı dosyasında davalıların sözleşmenin feshinde haksız olduğunun kesinleştiğini, bu nedenle TBK’nun 125.maddesi gereğince davalıların bütün zararlardan ve özellikle müspet zarardan sorumlu olduğunu, sözleşme zamanında bitmiş olsa idi müvekkilinin eline o tarihte en az 637.000 USD para geçeceğini, bu zararın 637.000 USD yüklenici kârı ve davalı adına alınan malzemeler toplamı olduğunu, 2.255.400,00 TL'sini dava konusu haline getirdiklerini, fesih tarihinden sonra hakedişlere ve ticari defterlere yansımamış herhangi bir ödemenin, cezanın davaya kazandırılamayacağını, eğer böyleyse davalıların taraflar arasında birbirini teyit eden hakediş raporları ve ticari defterlere göre müvekkiline ödemediği 637.500 USD (takip tarihi) karşılığı yüklenici  karı ve 38.784,71 USD (takip tarihi)  malzeme alımı karşılığı  2.380.000,00 TL'den sorumlu olduklarını, bu alacaklardan yalnızca 2.255.400,00 TL'sini takibe konu ettiklerinden vaki itirazın iptali gerektiğini belirterek, öncelikle ıslah dilekçesinin kabulü ile yargılamanın İcra İflas Kanunu ve  TBK’nun 112.maddesi çerçevesinde yürütülmesine, dosyanın yeniden esere sözleşmesinden anlar başka bir heyete tevdiine, Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 201714127 sayılı dosyaya vaki itirazın iptaline, davalıların yargılamanın başından bu yana  çelişik savunmaları nedeni ile kötü niyetli oldukları aşikar olduğundan %20 inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalılar aleyhine avukatlık ücretinin takdiren üç kat olarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin de davalılar üzerinde  bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... Ltd. Şti. vekili: Öncelikle Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/204 esas sayılı dosyasının karar düzeltme aşamasında olup henüz kesinleşmediğini, bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, bununla birlikte dava konusu sözleşmeye ilişkin idare tarafından düzenlenen 17/01/2013 tarihli tutanak ile sözleşme kapsamında yer almasına karşın ...tarafından giderilmemiş kusur ve noksanların madde madde listelenmiş olup, listede belirtilen işlerin neredeyse tamamına yakınının davacı şirketin yükümlülüğünde olmasına karşın davacının bu işleri süresinde ve usulüne uygun bir şekilde tamamlamadığından asıl işveren tarafından sözleşmenin feshedildiğini ve müvekkili olan davalı şirketlerin zarara uğradığını, taraflar arasındaki akdedilmiş sözleşme ekinde yer alan sorumluluk tablosundan da açıkça görüleceği üzere küçük tutarlı malzemelerin alımının yüklenici firmaya ait olduğunu, iş ortaklığı tarafından keşide edilen 29.03.2013 tarihli ihtarname ile eksik ve kusurlu işlerin bir an önce tamamlanması gerektiğini, günlük cezai şart hakkının saklı tutulduğunu, eksikliklerin tamamlanmaması halinde sözleşmenin 14.maddesi uyarınca zarar ve ziyanın tazmin edileceğinin davacıya ihtar edildiğini, sözleşme konusu işin verilen süre uzatımları ile 06.12.2012 tarihine kadar sonuçlandırılması gerekirken davacının teknik yeterlilikten uzak ve eksik imalatlar yapması nedeniyle müvekkilinin ana sözleşmesinin feshedildiğini ve müvekkilinin zarara uğradığını, yine taraflar arasındaki sözleşmenin 7.5 maddesi gereğince metraj çalışmalarına uygun olarak tespit edilen ekipmanların yurt dışından temini ve şantiyeye getirilmesi yükümlülüğünün davacıda olduğunu, taraflar arasındaki e-posta yazışmalarından davacının sözleşme konusu işle ilgili olmayan malzemeleri sipariş ettiği ve bu nedenle de gecikmelerin yaşandığının anlaşılacağını, yine davacının sözleşmenin 6.26 maddesi hükmünü ihlal ederek işin aksamasına sebebiyet verdiğini, ayrıca hakediş tarihleri itibariyle dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça yapılan takibin haksız olduğunu belirterek, davanın  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ...A.Ş. vekili: Davada 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/204 esas sayılı dosyasında hatalı ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporlarının esas alındığını, bu nedenle karar düzeltme yoluna başvurulduğunu, söz konusu davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davacının üstlendiği sözleşme konusu işi süresinde teslim etmediğini, projenin tamamlanmadığını, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını, bunun üzerine ortak girişim tarafından 05.12.2012 tarihinde davacıya ihtarname keşide edilerek işin bitirilmesi gerektiğinin bildirildiğini, 09.01.2013 tarihli ihtarname ile de eksik işlerin tamamlanması gerektiği, aksi halde cezai şart uygulanacağının ihtar edildiğini, ancak hiçbir gelişme olmadığını, işin sürüncemede kalması ve teknik yeterlilikten uzak imalat yapılmış olması karşısında müvekkili şirketin ana sözleşmesinin 10.03.2013 tarihi itibariyle feshedildiğini, fesih nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararların davacıdan talep hakkının doğduğunu, buna ilişkin dava hakkını saklı tuttuklarını, davacının malzeme ve işçilik bedeli iş ortaklığına ait olmak kaydıyla elektro mekanik sistemlerin montaj işini üstlenmiş olmasına işin yapımında kullanılan malzemelerin iş ortaklığı tarafından yüklenici adına bedelleri bizzat ödenerek satıcılardan alınarak teslim tutanakları ile davacıya teslim edilmesine karşın bu malzeme bedelleri davacı alacaklarından düşülmeden alacak hesabının yapıldığını, 2013/204 esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda söz konusu malzeme bedellerinin tamamı sanki bizzat davacı tarafından ödenmiş gibi hesaplama yapılarak hataya düşüldüğünü, ortak girişim cari hesabından yurt dışı hesaplarına virman şeklinde kayıt altına alınan 2.146.000,00 TL dikkate alınmadan alt yüklenici alacaklarından mahsup edilmeden hesaplama yapıldığını, malzeme bedelleri ile nakliye bedellerinin davacı alacağından düşüldüğünde davacı alt yüklenicinin alacağının kalmayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı yetkilisi tarafından müvekkiline gönderilen e-posta yazışmasında 304.000 USD bakiye alacaklarının mevcut olduğu ve projede sapmalar meydana geldiği ikrarının yer aldığını, 12.09.2012 tarihli davacı yazısında ise yapılan ödemeler ve harcamalar doğrultusunda net alacağın 183.628,17 USD tutarında olduğunun belirtildiğini, davacı tarafından yapılan dört tane hakediş raporunun düzenlenmesinden sonra davacının gönderdiği e-posta iletisinde de yine 183.628,17 USD civarında alacağı çıkabileceğini belirttiğini, ortak girişim tarafından ödenmiş olan malzeme ve nakliye bedelleri de nazara alındığında davacının takibe konu edilen alacağının haksız olduğunun ortaya konulduğunu, yine davacının geçici ödeme talebinin de kabulünün mümkün olmadığını, gerçeklikten uzak iddialarla geçici ödeme talep ettiğini, davacının yapmış olduğu işe ilişkin malzemelerin müvekkili şirketin ortağı olduğu iş ortaklığı tarafından davacı adına tedarik edilmiş olması ile davacının işçilerinin maaş ödemelerinin gerçekleştirilmesi, davacının dava dışı ikrarı ile alacak talep ettiği birlikte değerlendirildiğinde iş ortaklığının zararlarına karşılık davacının davasında haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek, davanın ve geçici ödeme talebinin reddine, davacı aleyhine alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk Derece Mahkemesince: Davanın taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesine dayalı hakedişlere  konu alacağın tahsili isteği ile girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2017/14127 sayılı dosyasında davacı tarafından, davalı-borçlular hakkında 2.255.400,00 TL alacağın tahsili isteğiyle 30/06/2017 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde sunulan dilekçeler ile borca itiraz edilmiş olduğu, davalı taraf zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de davanın eser sözleşmesinden kaynaklı alacak isteğine ilişkin olduğu, kesin hakedişin düzenlenmediği, kesin kabulün yapılmadığı, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla bu itirazın kabule şayan görülmediği, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/204 esas, 2015/136 karar sayılı dosyasında aynı sözleşmeye dayalı olarak verilen teminat çekinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemiyle dava açıldığı, davacının sözleşme kapsamında yapmış olduğu işten ötürü halen davalılardan alacaklı olduğu ve davaya konu çekin sözleşme uyarınca teminat amacıyla verildiği, ana sözleşmenin feshine davacının herhangi bir kusurlu hareketinin yol açmadığı, davalıların kendi kusurlu hareketlerinin yol açtığı, çekten ötürü davalılara borcun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilip kesinleştiği, kesinleşen karar kapsamında sözleşme uyarınca çekten kaynaklı borçlu olunmadığı hususunun kesin hüküm niteliğinde olduğu, alacaklı olunduğu belirtilmiş ise de miktar yönünden kararda bir saptama olmadığı, bilirkişi raporunun dosya kapsamı da nazara alınarak kesin delil olarak değerlendirilemeyeceği ve Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin içtihatlarının bu yönde olduğu, bu nedenlerle işbu dava konusu alacağa ilişkin ticari defterler ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği anlaşılmakla, dosya üzerinde ve tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde taraflar arasında eser sözleşmesine konu hakediş alacağına ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi heyetinin 24/01/2020 tarihli raporlarında; davacı şirketin incelenen 2012 yılı ticari defterlerinden yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yaptırıldığı, ticari defter kayıtlarına göre davalı iş ortaklığı adına alınan malzemelere ilişkin fatura bedel ve tarihlerinin belirtildiği, yine davacı defter ve kayıtlarına göre taraflar arasında düzenlenen hakedişlerin muhasebeleştirildiği, hakedişlere dayalı olarak fatura kesilmediği, davacı defterlerine göre davalı tarafından yapılan ödemelerin avans ödemesi düşüldükten sonra 31/12/2012 tarihli kapanış yevmiye kaydında 3.147.901,01 TL bakiye hakediş alacağının bulunduğunu, davalı iş ortaklığının incelenen 2011 ve 2012 yılları yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, davalı ticari kayıtları ve dosyaya sunulan 12/06/2018 tarihli YMM raporuna göre, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden malzeme alım tutarının toplam 1.728.417,44 USD karşılığı 3.095.525,68 TL, davacı yüklenici adına ödenen işçilik ücret toplamlarının 235.399,48 USD karşılığı 416.587,05 TL, davacı yükleniciye havale ve çek keşidesi yoluyla toplam 161.956 USD ödeme yapıldığı, böylelikle ödemeler toplamının 2.125.772,92 USD olduğunun YMM raporunda belirtildiği, 2012 yılında düzenlenen ve kayda alınan 4 hakedişin toplam tutarının 1.836.393,00 USD olduğu ve işe ilişkin kesin hakediş bulunmadığının dosyanın incelenmesinden anlaşıldığını, hakedişlere ilişkin davalı defterlerinde bir kayıt bulunmadığını, Afganistan gider hesabından davacı tarafa 2012 ve 2013 yıllarında yapılan ödemeler toplamının 507.872,72 USD olduğunu, davacı yüklenici tarafından davalı ortak girişime teminat olarak verilen 400.000,00 TL bedelli çekin ortak girişim ve ... A.Ş.'nin defterlerinde kayıtlı olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak dava dosyası ve eki belgeler ile taraf defterlerinde yapılan incelemeler sonucunda tarafların kayıtlarının kısmen birbirleri ile uyumlu olduğunu, 4 adet hakedişin defterlere yansımamakla birlikte tarafların ticari kayıtlarında yer aldığını, en son 4. hakedişin 02/07/2012 tarihinde düzenlendiğini, bu tarihten sonra yapılan işlere, yapılan harcamalara ve ödemelere ilişkin taraf defter ve kayıtlarının birbirleri ile tam olarak örtüşmediği, işe ilişkin kesin hakedişin de düzenlenmemiş olduğu, davacı kayıtlarında davalıdan 3.147.901,01 TL bakiye hakediş alacağının bulunduğunun kayıtlı olduğu, davalı ticari defterlerinde ise alacak borç durumunun net olarak ortaya konulamadığını, teknik incelemelerde davacı yüklenici tarafından 1.836.393,00 USD karşılığı 3.290.810,93 TL tutarında yapılan iş karşılığının, sözleşmenin 6.28.maddesi uyarınca davacı adına yapılan 507.872,72 USD işçilik ödemeleri ve 7.5 maddesi uyarınca davacı adına alınan 1.728.417,44 USD karşılığı 3.095.525,68 TL malzeme ödemeleri mahsup edildikten sonra takip tarihi itibariyle davacının alacağının bulunmadığını, davalı tarafından sunulan malzeme ve işçilik giderlerine ilişkin belgelerin rapor ekine alındığını, bu malzemelerin tamamının davacı yüklenici imalatında kullanılıp kullanılamayacağı hususunun heyette makine ve elektrik mühendisi bilirkişi olmaması sebebiyle tespit edilemediğini bildirdikleri, mevcut bilirkişi heyetine bir makine mühendisi ve bir elektrik mühendisi bilirkişi eklenerek düzenlenen bilirkişi heyetinin 29/12/2020 tarihli raporlarında itirazlar değerlendirerek davalı iş ortaklığınca dosyaya kazandırılan malzeme ödeme alımlarına ilişkin belgelerin incelenmesinde; davalı iş ortaklığınca satın alınan muhtelif malzemenin, elektrik tesisat malzemesi yanı sıra mekanik tesisat malzemesine ilişkin olduğunun belirlendiğini, muhtelif ülkelerden malzeme alımı ve sevkiyatının sağlandığını, söz konusu işin yapım aşamasında gerekli olan mekanik ve elektrik tesisatına ilişkin malzemelerin sözleşme kapsamındaki işin yapılmasında kullanılan tesisat malzemesine ilişkin olduğunu, davacının 1.836.393,00 USD'lik iş bedeli karşılığında davacıya ve sözleşme gereği davacı nam ve hesabına yapılan malzeme ve işçilik gideri ödemesi sonrasında takip tarihi itibariyle alacağının olmadığını bildirdiklerini, davacı vekilinin 10/02/2021 tarihli dilekçesi ile davaya konu maddi vakıaların kısmen ıslahı talebinde bulunduğu, sözleşmenin feshinde davalıların haksız olduğunun Ankara  6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/204 esas sayılı dosyasında verilen kararla kesinleştiğini, bu sözleşme zamanında bitmiş olsa idi müvekkilinin eline en az 637.000 USD para geçeceğini, bu zararın 637.000 USD müteahhit kârı ve davalı adına alınan malzemeler toplamı olup, 2.255.400,00 TL'sini dava konusu haline getirdiklerini bildirdiği, dosya kapsamı da nazara alınarak yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi heyetinin 01/08/2021 tarihli raporlarında; mahkemece davacının takip talebindeki borç sebebine göre değerlendirme yapılması gerektiği kabul edildiği taktirde dosyadaki mevcut delil durumu itibariyle yapılan incelemeler ve hesaplamalar sonucunda davacının davalıdan hakedişe dayalı bakiye alacağının bulunmadığını ancak bu tespite davacı defterleri incelenemeden ulaşıldığını, davacı defterlerinin incelenmesi ve raporda belirttikleri hususlarda tarafların beyanlarını sunmaları, mahkemece davacının ıslah talebine itibar edilmesi halinde dosyadaki mevcut delil durumu itibariyle davacının 38.784,71 USD davalı adına alınan malzemeler talebinin yerinde olmadığını, 637.000 USD yoksun kalınan kar şeklindeki müspet zarar talebi yönünden ise kesinti yöntemine göre yapılacak hesaplamanın sonucunda miktarın ortaya çıkartılabileceği, fesih sebebi ile davacının yapamadığı işlerin yapılmayan kısmının tespit edilmesi, bulunacak bu bedelden davacının işi fesih sonucu tamamlamaması sebebiyle sağladığı tasarruf ile bu süre içinde başka bir iş yapıp çalışmışsa ya da başka bir işten kaçınmışsa kazanabileceği miktarların hesaplanması gerektiğini bildirdikleri, dosyanın mevcut bilirkişi heyetine tevdi edilerek taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi ve davacı defterlerinin de incelenerek rapor düzenlenmesi istenildiği,  bilirkişi heyetinin 27/03/2022 tarihli raporlarında davacının takip talebinde 02/07/2012 tarihli sözleşme ve hakedişten bakiye alacak şeklinde ileri sürdüğü borç sebebi yönünden davalılardan alacağının bulunmadığının hesaplandığını, davacının defter ve belge kayıtlarına göre kar kaybı hesabına ilişkin verilerin sağlıklı hesaplamaya uygun olmadığı, eksik kayıt tutulduğu ve eksik defter ve belge sunulduğu, kâr kaybı talebine konu takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirdikleri, davaya dayanak Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün  2017/14127 sayılı takip dosyasında, takip dayanağı olarak 02/07/2012 tarihli sözleşme ve hakedişten bakiye alacak belirtilerek 2.255.400,00 TL'nin tahsili isteğinde bulunulduğu, davacı tarafın 10/02/2021 tarihli dilekçede davanın kısmen ıslahı talebinde bulunduğu ve bu talebi ile maddi vakıaları davanın kısmi ıslahı yoluyla düzelttiklerini, sözleşmenin davalı tarafça haksız feshi nedeniyle 637.000 USD müteahhit kârı ve davalı adına alınan malzemeler toplamı olarak belirttiğini, davada dayanılan maddi vakıaların, davanın kısmi ıslahı yoluyla değiştirilmesinin mümkün olmadığı, davanın itirazın iptali davası olup, itirazın iptali davalarında takip dayanağının ıslah yoluyla değiştirilemeyeceği, itirazın iptali davalarında takiple sıkı sıkıya bağlılık ilkesinin olduğu anlaşılmakla davacının dayandığı maddi vakıaları itirazın iptali davası adı altında kısmen ıslah talebinin yerinde görülmediği, açılan işbu itirazın iptali davasında icra takibinde ve dava dilekçesinde dayanılan taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında hakedişlerden bakiye alacak dava konusu edilmiş olup, hakedişten bakiye alacağın olup olmadığı varsa miktarı hususunda inceleme ve değerlendirme yapıldığı, taraflar arasında ... inşaatı elektrik ve mekanik işlerine ait yüklenici sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin 5.maddesinde işin 31/08/2011 tarihinde bitirileceğinin belirlendiği, işverenden kaynaklı nedenlerden ötürü işte gecikme veya sözleşmede ifade edilen mücbir sebeplerin olması halinde yüklenicinin gecikmeye sebep teşkil eden hususu veya hususları vaki olduğu veya oldukları tarihten itibaren en geç 3 gün içinde işverene yazılı olarak resmi belgeleri ile bildirmesi ve olayın işverene onaylatılması halinde yükleniciye süre uzatımı verileceği, yazılı müracaatın 3 günü geçmesi halinde ve söz konusu mücbir sebepler için olaydan etkilenen tarafın gerekli özen ve dikkati göstermediği  ve inisiyatifinden olan gerekli önlemleri almamış olması durumunda yüklenicinin süre uzatımı talebinin dikkate alınmayacağı, sözleşmenin 10.maddesinde sözleşme bedeli ve keşif artışı ile yeni fiyat yapılmasının düzenlendiği, 10.1'de işin 2.550.000 USD bedelle anahtar teslimi olduğu, 10.3'te yüklenicinin sözleşmenin imzalanması ile birlikte işverene teminat karşılığı olarak 400.000,00 TL değerinde tarihi açık ... adına kesilmiş çek verileceği, bu çekin firma imza yetkilileri tarafından imzalanacağı, bu teminatın iş bitiminden 1 yıl sonra iade edileceği, sözleşmenin 11.maddesinde hakediş ödemeleri ve fatura kesilmesine ilişkin düzenlemenin yapıldığı, 13.maddesinde teminat ve makinelere el koymaya ilişkin düzenleme yapıldığı, gecikme cezasının 14.maddede, sözleşmenin feshinin 15.maddede düzenlendiği ve toplam 25 maddeden ibaret olduğunun anlaşıldığı, mahkemece yapılan inceleme, alınan bilirkişi raporları içerikleri ve tüm dosya kapsamına göre; alınan her iki bilirkişi raporunda da açıklandığı ve mahkemenin de kabulünde olduğu üzere taraflar arasında 26/05/2011 tarihli alt yüklenicisi davacı, işvereni davalı şirketlerin oluşturduğu ortak girişim olan işverenin Kandahar/Afganistan'da yapımını üstlendiği, ... projesinin elektro - mekanik sistemlerinin malzeme temin ve montaj işi olan sözleşmenin imzalandığı, davalı tarafından sunulan malzeme ve işçilik giderlerine ilişkin belgelerin, dava konusu işin yapım aşamasında gerekli olan mekanik ve elektrik tesisatına ilişkin ana malzemeler, ısıtıcı, soğutucu ve havalandırma üniteleri, yangın söndürme sistemi, bağlantı boruları, fitting malzemeleri, armatür, kablo, detektör akü, aydınlatma ürünleri vs. olmak üzere sözleşme kapsamındaki işin yapılmasında kullanılan tesisat malzemesine ilişkin olduğunun belirlendiği, davacı yüklenici tarafından yapılan iş karşılığında, davacıya yapılan ödemeler, sözleşme gereği nam ve hesabına yapılan işçilik ödemeleri, malzeme bedeli ödemelerinin mahsubu sonucu davacının alacağının olmadığı anlaşılmakla eser sözleşmesi kapsamında hakedişten bakiye alacağa ilişkin icra takibine itirazın iptali istemiyle açılan  davanın reddi gerektiği, davalı taraf tazminat isteğinde bulunmuş ise de, davacı tarafça kötü niyetle takibe geçildiği hususu kanıtlanamadığından davalı tarafın yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verildiği gerekçesiyle, davanın reddine, davalıların tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İşbu davanın her ne kadar itirazın iptali davası olarak ikame edilmiş de davanın eser sözleşmesinden kaynaklı alacak isteğine ilişkin olduğunun sabit olduğunu, davalıların itirazlarının haksız ve kötü niyetli olup iptali gerektiğini, müvekkilinin proje kapsamında gerek mekanik gerekse elektrik imalatlarının tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bütün bunlara karşın müvekkiline ödeme yapılmadığı gibi, müvekkilinin teminat olarak verdiği çekin 2013/4888 sayılı dosya ile takibe konulduğunu, sözleşme gereğince teminat olarak verilen 400.000,00 TL değerindeki çekten kaynaklı olarak müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığına yönelik açılan menfi tespit davasının Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/204 Esas ile görüldüğünü, dava sonunda böyle bir borç olmadığı gibi, müvekkilinin 1.253.520,00 Dolar alacağı olduğunun ortaya çıktığını, kararın Yargıtay tarafından onandığını ve kesinleştiğini, müvekkilinin alacağının mahkeme kararı ile tespiti üzerine, alacak tahsili amacıyla borçlular aleyhine eser sözleşmesinden kaynaklı icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında birbirini teyit eden hakediş raporları ve ticari defter kayıtlarının da dava konusu eser sözleşmesinin varlığını doğruladığını, davalıların işbu davaya sunduğu dilekçelerinde 183.000,00 Amerikan Doları borçlu olduklarını kabul ettiklerini, nitekim işbu hususun birbirlerini doğrulayan ticari defterler ile de  sabit olduğunu,  bilirkişi heyeti raporunun 12.06.2018 tarihinde düzenlendiğini ve davalı yan tarafından bilirkişilere sunulmuş bir yeminli mali müşavir raporuna dayandırdığını, bu durumun teksif ilkesi ile makul sürede yargılanma hakkını da ihlal ettiğini, dosyaya sonradan kazandırılan yeminli mali müşavir raporunun hukuken kabul edilemez olduğunu, yine ıslah yoluyla hukuk çerçevesinde takibe dayanak sözleşme kapsamında maddi vakıanın ıslahının mümkün olduğunun kabulü gerektiğini, ıslah dilekçesinde somutlaştırılan müetahhit karının taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenmediğini, bu halde tarafların sözleşmenin  esaslı noktalarında uyuşmuşlarsa, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile sözleşmenin kurulmuş sayılacağı, ikinci derecedeki noktalarda uyuşulmazsa hakimin, uyuşmazlığı, işin özelliğine bakarak karara bağlayacağının düzenlendiğini, bu kapsamda dosyanın eksik incelendiğini, nitekim kararlaştırılmayan konularda TBK'nın 471.madde gereğince yüklenicinin müetahhit karı, müspet zararı, benzer alandaki işleri üstelenen basiretli bir yüklenicinin elde etmesi beklenen karının hesaplama yoluna gidilmesi gerektiğini, dosyanın bu yönüyle bilirkişi tevdi olmasına karşın, bilirkişi heyetinin eksik kayıt tutulduğu ve eksik defter ve belge sunulduğu gerekçesiyle kar kaybı talebine konu takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirdiğini, karkaybı konusunda öncelikle bilirkişi heyetinin dosyayı sağlıklı bir şekilde incelemediğini, sözleşemeye göre işin 4 ayda bitmesi gerektiğini, ancak sadece davalıların tamamen kusurları nedeniyle, işin 1 yıldan fazla uzun sürdüğünü, bu halde dosyada beklenen kar hesabının yapılması ve bu nedenle tüm delillerin tarafsız değerlendirileceği yeni bir bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini, nitekim kök davada, bilirkişi raporlarında da bahsedildiği üzere, her iki tarafın davaya konu vakıanın gerçekleştiği tarih olan 2012  yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olduğunu, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin hükmüne de dayanak olmuş HMK 222'deki tüm şartları taşıyan, TTK 64- 82 vd. maddelere uygun ticari defterler ile  tarafların mutabık kaldığı ve bu mutabakatın imza altına alındığı hak ediş raporlarını görmezden gelme yönünde özenli bir çaba harcayan, davalıların 183.000 Dolar borçlarının olduğunu kabul eden beyanlarını yok sayan raporu kabul etmediklerini, ancak mahkemece hiçbir şekilde denetime açık olmayan raporların hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, fesih halinde  kusursuz olan yüklenicinin kusurlu iş sahinden kar kaybı isteyebileceğini, alacağın eser sözleşmesinden kaynaklı olduğunu, bu sözleşminin davalıların haksız eylemleri neticesinde feshedildiğini bu nedenle TBK'nun 125.maddesi gereğince  davalıların bütün zararlardan ve özellikle müspet zarardan  sorumlu olduğunu,  bir diğer açıdan, işbu davanın özünde maddi anlamda kesin bir hükümden hareketle inşa edildiğini, bu çerçevede kararın hatalı olduğunu, önceki davada verilen kararın hüküm fıkrası ile yeni davada ileri sürülen talep sonucunun karşılaştırılması gerektiğini, nitekim ilk davada müvekkilinin borçlu olmadığı aksine dosyaya sunulan raporlar ile de müvekkilinin alacaklı olduğunun tespit edildiğini, işte bu kesin hükümden hareketle ile işbu davanın ikame edildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t<br>\tTaraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, mahkemece, dosya kapsamındaki  bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>              HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60  TL istinaf karar harcından peşin ödenen 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 23.05.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br>         Başkan                     Üye \t             Üye               Katip <br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aad321a3fa6d0a8f","SID":"05b3fb649e98de9b"}}