{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1034 - 2024/683<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/1034 <br>KARAR NO\t: 2024/683<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/4 Esas 2022/78 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVALILAR\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 16/05/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 10/06/2024<br>\t<br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 17.05.2016 tarihinde davalıların işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plakalı aracın davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı sigorta şirketine 31.08.2020 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek HMK’nun 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 50 TL geçici işgörmezlik, 50 TL sürekli işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 100 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.<br>Davalı ... Pazarlama AŞ vekili; keşif yapılarak tarafların kusur oranlarının belirlenmesini, kazaya ehliyeti ve kaskı bulunmayan ve mahalle arasından hızla çıkan davacının neden olduğunu, maluliyet yönünden ATK’dan rapor alınmasını, karar tarihinden yasal faiz istenebileceğini, aracın ... Sigorta AŞ’ye ZMMS ve kasko poliçesi ile sigortalı olduğundan davanın sigorta şirketine ihbar edilerek reddini istemiştir.<br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın 11.03.2016 -11.03.2017 tarihleri arasında 310.000 TL limitle davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olup sorumluluklarının gerçek zarar, sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, geçici işgöremezlik talebinin teminat dışı olduğunu, eksik belge ile başvuru yapıldığından davanın usulden reddini, aksi halde dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini, ceza dosyası istenerek müterafik kusur, kask, ehliyetsizlik, alkol, şikayetten vageçme, uzlaşma bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece davanın, trafik kazasından kaynaklanan yaralanmaya bağlı maddi tazminat talebine ilişkin olduğu, davaya konu trafik kazasındaki kusur oranlarının tespiti bakımından dosyaya kazandırılan 01.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda  davaya konu 17.05.2016 tarihli kazada, ... plakalı kamyonetin sürücüsü ...'in %75 oranında, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın ise %25 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, davacının maluliyetinin tespiti için ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 13.07.2021 tarihli raporda davacı ...'ın 17.05.2016 tarihli yaralanması neticesinde, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 4 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığının tespit edildiği, davacının talep edebileceği maddi tazminatın hesaplanması bakımından aktüerya uzmanından 10.12.2021 tarihli bilirkişi raporu alındığı, tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporları birlikte değerlendirilerek; davacı ...'ın 17.05.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle sürekli iş gücü kaybına uğramadığı, dosya içeriğinde davacının kaza tarihinde çalışıp gelir elde ettiğini ve çalışamaması nedeniyle gelir kaybına uğradığını gösterir herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığından geçici iş gücü kaybına uğradığı 4 aylık dönemde ise gelir kaybı bulunmadığı anlaşıldığından davacının %25 kusuruyla geçekleşen kaza neticesinde talep ettiği kalıcı ve geçici iş göremezlik zararının oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı'ndan alınan  raporun hüküm vermeye elverişli bir rapor olmadığını, maluliyet raporu hakkındaki itirazlarının reddedilmesi ve dosyanın Adli Tıp Yüksek İhtisas Kurulu'na gönderilmeden yalnızca tek bir maluliyet raporuyla karara çıkartılmasının yasaya aykırı olduğunu, 13.07.2021 tarihli raporun 18. Maddesinde hastanın kalıntı post travmatik strest bozukluğu belirtilerine yönelik tedavi başlandığının belirtildiği, davacının kaza sonrasındaki diğer tedavileri devam ederken operasyon planlanması ve antidepresan tedavisinin sonraya bırakılması düşünüldüğünü, akabinde antidepresan tedavisine başlanıp başlanmadığının irdelenmediğini, ayrıca tedaviye başlansa bile tedaviye olumlu cevap vermesi ve anlatılan ruhsal sıkıntılarının düzeldiği hakkında bir bilgi mevcut olmadığını, bu sebeple post travmatik stres bozukluğu tedavisi başarıyla gerçekleştirilmediğinden ve bu konu hakkında raporda herhangi bir bilgiye rastlanılmadığından dolayı anılan raporun eksik olduğunu raporda sadece yönlendirme yapılmış olup denetime elverişli bir rapor tanzim edilmediğini, davacının 17.05.2016 tarihinde geçirmiş olduğu kazaya bağlı olarak olay öyküsü incelendiğinde post travmatik stres bozukluğu teşhisiyle yapılan tedavisi hakkında daha önceden başvurduğu psikiyatristler varsa veya olay sonrası ... Hastanesine müzekkere yazılarak uzman görüşü alınması gerektiğini, bu bilgiler olmadan hazırlanan tespitin hatalı olduğunu,  ...Devlet Hastanesi Ortopedi Servisi 17.05.2016 tarihli konsültasyon notunda humerus cisim fraktörü olan hastaya kapalı redüksiyon sonra U ateli uygulanması ve ayrıca genel adli muayene raporunda kazanın araç dışı trafik kazası olduğu GKS:15 olduğu, sol kaşta yaklaşık 3 cmlik kesi olduğu, mandibula fraktür olduğu, üst alt dilerde fraktür olduğu, sol ramusta fraktür olduğu, sağ hemerusta fraktür olduğu ve hassasiyet saptandığı kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği derecede yaralanmasının olduğu ve hayati tehlikesinin olduğunun saptandığını, yapılan bu bulguların hepsi maluliyet oranına büyük oranda etki edecek fiziksel rahatsızlıklar olup hüküm vermeye elverişli bir rapor olmadan dosyanın karara çıkartılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bahsedilen yaralanmalardan sonra davacının koluna ve çenesine platin takılarak tedavisi sağlansa da kazadan önceki hayatına hiçbir şekilde dönemediğini, anamnez notlarıyla SGK'dan gelen cevaplarda daha önceden berberlik ve garsonluk yaptığı belirlenmiş olup kazadan sonra ise bu iş kollarında çalışamadığını,  davacının 24.02.1992 doğumlu olup kaza tarihi olan 17.05.2016 tarihinde 24 yaşında olduğunu,  24 yaşında bir gencin böylesi ağır bir trafik kazası geçirmesinin geride kalan hayatını etkileyecek ve kalan hayatına eskisi gibi dönemeyeceğini,  160 cm boyunda ve 50 kg ağırlığında olup kazadan sonra hayatına eskisi gibi devam edemediğini yeteri kadar beslenemediğini yaşı itibariyle böyle bir kaza yaşaması, kaza sonrasında çenesine platin takılması, diş tedavisinin yıllarca sürmesi, üriner sistemde sürekli tekrarlayan rahatsızlıkları olması, yaş kilo gibi özelliklerinin 29 yaşına göre zayıf olmasının geçirdiği bu kazadan kaynaklandığını, a davacının tedavi süreçleri sırasında S02.6- mandibulanın kırığı olarak nitelendirilen rahatsızlığı tedavi edilmiş olmasına rağmen mahkeme dosyasına sunulmuş olan raporların hiçbirinde bu kırıktan ve platin desteğinden söz edilmediğini, bu nedenle yapılan tespite itiraz etmekle sürekli ve geçici iş göremezlik oranının tespitine tümüyle itiraz ettiklerini, kalıcı iş göremezlik oranının tespiti hakkında davacının geçirmiş olduğu trafik kazası sonucunda saptanan kırıkların, davacının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek ve yaşamsal fonksiyonlarını zora sokacak tarzda etkilere sebebiyet verdiğini, yaşamış olduğu bedensel zarara istinaden omuz, eklem hareket kısıtlılığına bağlı olarak ciddi sıkıntılar yaşadığını, ayrıca çene, omuz ve bel organlarında kalıcı hasarlar bulunmakta olup bu organların platin desteği ile işlevini sürdürdüğünü kaza sonrasında kalıcı iş gücü kaybı yaşadığı yadsınamaz bir gerçek olup,  hayatını eskisine oranla daha ağır şartlarda idame ettirmek zorunda kaldığını,  daha önce çalışmakta olduğu iş kollarında artık çalışamadığını,  şimdiki psikolojik ve bedeninin ülkemizde çalışabileceği birçok iş koluna el vermediğini, vücudundaki platinlerden dolayı kalıcı iş gücü kaybının olduğunun aşikar olduğunu, maluliyet oranının hesaplanırken, mağdurun yaşı, mağdurun kazanın meydana gelmesinde kusur derecesi, mağdurun resmi olarak belgeleyebileceği geliri, mağdurun çalışma şartları ve önceki yaşantısıyla yapılan tedaviler büyük bir önem arz ettiğini, raporun sonuç bölümünde yer alan davacının 4 ay süre ile geçici iş göremezlik halinde kaldığının ve özür durumunun %0 olduğunun tespit edilmesinin tıp kurallarına aykırı olduğunu,  dosya kapsamında bulunan davacının geçirdiği kazanın bıraktığı hasarlara ilişkin belgeler ve uygulanan tedaviler göz önünde bulundurulduğunda bilirkişi kurulunun tüm bu belgelere rağmen %0 özür ve sadece 4 ay süre ile iş görememezlik tespitinde bulunmasının bilirkişilere olan güveni zedelediğini,   Yerleşik Yargıtay içtihatları ve alınan kararlar göz önünde bulundurulduğunda kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde incelemenin Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılması gerektiğini,  Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararının da bu yönde olduğunu, davacı hakkında düzenlenen raporun çelişkilerle dolu olması sebebiyle öncelikle bu çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, hesap bilirkişisi raporunun 7. Maddesinde davacının 17.05.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle sürekli iş gücü kaybına uğramadığı, geçici iş göremezlik nedeniyle talep edilebilecek zararın ise, çalışmakta olduğu işini yapamaması nedeniyle uğradığı kazanç kayıplarından ibaret olup dosya içerisinde yer alan SGK kayıtları ile belgeler incelendiğinde, davacının kaza tarihinde çalışıp gelir elde ettiğini, çalışamaması nedeniyle gelir kaybına uğradığını gösterir bir bilgi bulunmadığı davacı vekili tarafından da bu yönde bir delil dosyaya sunulmadığından davacı yönünden geçici iş göremezlik dönemi için tazminat hesabı yapılmadığı belirtilmiş ise geçici iş göremezlik hesabı yapılmamış olmasının hatalı olduğunu,  davacının kaza tarihinden 3 ay öncesine kadar aşçı yardımcısı olarak çalıştığını kaza tarihinde aktif sigorta kaydı bulunmadığını, kaza tarihinde bir lokantada komi olarak çalışmakta olup deneme süresi içerisinde iş akdine son verildiğini bu itibarla kaza tarihinde aylık ve yıllık geliri bulunmadığını, meslekte kazanma gücü kaybı oranı değerlendirmesi yapılırken hesabın brüt asgari ücret tutarı üzerinden ve emsal Yargıtay kararlarına göre hesap yapılması gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>HMK’nın 355 maddesi gereğince istinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici –sürekli işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili 17.05.2016 tarihinde davalıların işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın davacının sevk ve idarisindeki motorsiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek geçici ve sürekli işgörmezlik tazminatının davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; mahkemece dava konusu kazanın oluşumunda davacının %25 davalı araç sürüsünün %75 kusurlu olduğu, davacının maluliyetinin bulunmadığı, kaza tarihinde çalışmadığı için 4 ay iyileşme süresince geçici işgöremezlik tazminatı talep edemeyeceğinden davanın reddine dair verilen karar karşı davacı vekili, maluliyet oranı ve geçici işgörmezlik tazminatının reddine yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür. <br>1-Davacı vekili maluliyet raporuna itiraz etmiştir.<br>.... Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 13.07.2021 tarihli raporunda davacının 03.03.2021 tarihli muayenesinde; Mart 2016'da motosiklet kazası yaptığını, ... Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığını, sonrasında ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildiğini, sağ kol, çene, burun ve sol elmacık kemiğinde kırık, kafasının arkasında çatlak, omurgasında zedelenme ve üst ön dişlerinde kırık olduğunu, sağ kol ve çenesine platin takıldığını, dişlerine 4 adet implant yapıldığını, 2020 yılında tekrarlayan üriner sistem enfeksiyonları nedeniyle hastaneye yattığı dönemde kaza anını gördüğü, kabuslar görmesi nedeniyle psikiyatri konsültasyonu istendiği, ilaç başlandığı, sonrasında ilacı kendisi kestiğini ve kontrollere başvurmadığını, hala kabuslar gördüğünü, kabuslar göreceğini düşündüğü için geceleri uyuyamadığını, artık motosiklete binemediğini, daha önce berberlik ve garsonluk yaptığını ama artık çalışamadığını, kazadan beri çalışmadığını, kazadan sonra iştahının azaldığını ve yemek yiyemediğini ifade ettiği, yapıları fizik muayenesinde; sağ kolunu dominant kullanan şahsın sağ kol ön yüzde 16x0,5 cm sedefi renkli ciltle aynı hizada skar olduğu, çene ucunda 2,5x0,5 cm sedefi renkli skar olduğu, sol zigomatik arkın sağa göre çok hafif çökük olduğu, nazal septum çok hafif sola deviye olduğu, her iki üst ekstremite eklem hareketleri tam olduğu, her iki üst ekstremitede atrofi ya da kısalık olmadığı, göz hareketleri her yöne doğal olduğunun tespit edildiği, yapılan psikiyatrik muayenesinde; yaşında gösteren, giyimi sosyokültürel düzeyine uygun olduğu, öz bakımının kendisi tarafından yapıldığı, saygılı erkek, bilinç açık, kooperasyonun tam olduğu, yer, kişi oryantasyonunun normal olduğu, konuşurken göz teması kurduğu, spontan ve volanter dikkatinin normal olduğu, algı kusurunun olmadığı, yakın, uzak ve tespit belleğinin normal olduğu, YÜ kronolojik yaşına uygun olarak gelişmiş olduğu, düşünce içeriğinde muhakeme ve soyutlama yeteneğinin normal olduğu, akışının normal olduğu, çağrışımlarının düzenli olduğu, tempo ve ritminin normal olduğu, içeriğinde psikomotor aktivitesi normal olarak değerlendirildiği, aktif psikopatolojisinin olmadığının tespit edildiği,... Devlet Hastanesi 17.05.2016 tarihli Plastik Cerrahi Servisi konsültasyon raporunda; maksillofasial travma öyküsü olduğu, BT'de mandibula zigoma ve maksiller duvarda fraktürü olduğu, cerrahi planlandığı fakat ek patolojiler olduğu için dış merkeze sevk edildiği, ... Devlet Hastanesi 17.05.2016 tarihli Beyin ve Sinir Cerrahisi servisi konsültasyon raporunda; trafik kazası nedeniyle acil servise başvurduğu, filmleri ile değerlendirildiği, BBT'de yaygın ve gross maksillofasila travma bulguları sol orbita tavan fraktürü minimal travmatik SAK ve minimal pnömosefalis ile uyumlu bulguları olduğu, servikal BT'ler tam değerlendirilemediği, hastanın şuan acil nöroşirurjikal girişim getirecek patolojisi olmadığı, ancak olası intrakranial hemoraji durumunda cerrahi müdahale gerebileceği için ileri merkeze sevkinin uygun olduğu, .... Devlet Hastanesi 17.05.2016 tarihli Servikal BT ve Alt ve Üst Batın BT raporunda; travmaya sekonder patoloji olmadığı,... Devlet Hastanesi 17.05.2016 tarihli Toraks BT raporunda; sol akciğer üst lobda ve alt ob süperior segmentte dallanmış ağaç görünümünde dansiteler olduğu (kontüzyona ikincil?), sağ hemitoraksta kalp komşuluğunda minimal pnömotoraks ile uyumlu görünüm olduğu, ... Devlet Hastanesi 17.05.2016 tarihli Beyin BT raporunda; hemisferik kortikal sulkuslar hafif silik görünümde olduğu (ödem?), intrakranial intraaksiyel ve ektraaksiyel kanama lehine radyolojik bulgu saptanmadığı, bilateral maksiller sinüslerin tüm duvarında, maksilla sol yarısında, mandibula anterior kesiminde, nazal kemiklerde ve sol zigomatik kemikte multiple fraktürlerle uyumlu görünümler olduğu, komşuluğundaki yumuşak dokularda yaygın hava değerleri, maksiller sinüslerde, sol frontal sinüste ve ethmoid hücrelerde sıvı değerleri izlendiği, sol frontalde cilt altı yumuşak doku şişliği izlendiği, ... Devlet Hastanesi 17.05.2016 tarihli genel adli muayene raporunda;(okunabildiği kadarıyla) araç dışı trafik kazası olduğu, GKS:15 olduğu, sol kaşta yaklaşık 3 cm'lik kesi olduğu, mandibulada fraktür olduğu, üst alt dişlerde fraktür olduğu, sol ramusta fraktür olduğu, sağ humerusta hassasiyet saptandığı, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, hayati tehlikesi olduğu, ... Şehir Hastanesi Ortopedi Servisi 17.05.2016 tarihli konsültasyon notunda;humerus cisim fraktürü olan hastaya kapalı redüksiyon sonrası U ateli uygulandığını, ... Şehir Hastanesi Beyin Cerrahisi Servisi 17.05.2016 tarihli konsültasyon notunda; hastanın yatağında değerlendirildiği, bilinci açık koopere oryante olduğu, maksillofasial yaralanması olduğu, ekstremiteler atele alınmış olduğu, hastanın BT'si görüldüğü acil cerrahi girişim gerektirecek patoloji düşünülmediği, ... Şehir Hastanesi 18.05.2016 tarihli Lumbal Vertebra BT, Torakal Vertebra BT ve Boyun BT raporunda; vertebra yükseklikleri normal olup fraktür izlenmediği, ... Şehir Hastanesi 18.05.2016 tarihli Üst-Alt Abdomen BT raporunda; batın içi parankimatöz organlarda travmaya sekonder kontüzyon/laserasyon ile uyumlu patoloji izlenmediği, Ankara Şehir Hastanesi 18.05.2016 tarihli Orbita BT ve Maksillofasial BT raporunda; her iki frontal sinüs inferoposterior duvarlarında, bilateral lamina papriseada, her iki orbita medial duvarlarında, sol orbita lateral duvarında, her iki maksiller sinüs tüm duvarlarında, sol zigomatik arkta, bilateral yer ve lateral pyterigoid proçeste, nazal kemikte ve nazalseptumda, maksiller kemik anterior ve sol lateral alveoler proçesleri ile mandibula orta hatta çok sayıda deplase ve parçalı fraktürler olduğu, ... Şehir Hastanesi 18.05.2016 tarihli Beyin BT raporunda; Verteks düzeyinde geri parietalde skalp hematomu ile uyumlu cilt altı yumuşak doku kanlanması olduğu, hareket artefaktlarından ayırt edilebildiği kadarıyla bu aşamada hemoraji ile uyumlu bulgu saptanmadığı, geri parietalde, oksipitalde prefrontal düzeyde, sağ preseptal ve bilateral premaksiller düzeylerde cilt altı yumuşak doku kalınlaşmaları olduğu, her iki frontal sinüs inferoposterior duvarlarında, bilateral lamina papriseada, her iki orbita medial duvarlarında, sol orbita lateral duvarında, her iki maksiller sinüs tüm duvarlarında, sol zigomatik arkta, bilateral medial ve lateral pyterigoid proçeste, nazal kemikte ve nazal septumda, maksiller kemik anterior ve sol lateral alveoler proçesleri ile mandibula orta hatta çok sayıda deplase ve parçalı fraktürler olduğu, frontal düzeyde ekstraaksiyal mesafede serbest hava değerleri kaydedildiği, ... Şehir Hastanesi 18.05.2016 tarihli Toraks BT raporunda; sağ akciğer orta lob ve alt lob medial kesimlerinde mediastinal yüzeyde pnömotoraksa ait görünüm olduğu, sol AC üst lob ve alt lob süperior segmentlerinde alveoler buzlu cam dansite artımları izlenmiş olup kontüzyon lehine değerlendirildiği, kemik yapılarda fraktür izlenmediği, ... Şehir Hastanesi Göğüs Cerrahisi Servisi 18.05.2016 tarihli konsültasyon notunda; 17.05.2016 tarihli acil giriş toraks CT'de ve 18.05.2016 tarihli kontrol toraks grafisinde kemik toraks, bilateral AC parankimi, mediasten, diyafragma doğal olduğu, CT alt kesitlerde sağ hemitoraksta parakardiyak yerleşimli hava yoğunluğu içinde fibrotik bantlar bulunan alan soliter hava kisti olduğu, gerekli tıbbi tedavi verilerek kontrole gelmek üzere taburcu edilebileceği, ...kara Şehir Hastanesi Nöroloji Servisi 18.05.2016 tarihli konsültasyon notunda; trafik kazası sonrası titreme 15-20 sn süren tüm vücutta kasılma olduğu, kaza sonrası dış merkezde de bir kez daha benzer şikayetleri olduğu, şu hali şile nöbet düşünülmemekle birlikte takip önerildiği, ... Şehir Hastanesi 20.05.2016 tarihli ameliyat notunda; alt çeneye ARCH bar takıldığı, alt gigivobuccal insizyonla girilerek simfizis depalse mandibula kırığına plak vida uygulandığı, gingivobukkal insizyon sütüre edildiği ve maksiller ARCH bar yapıldığı, kanama kontrolü sonrası operasyona son verildiği, ... Şehir Hastanesi Ortopedi Kliniği 27.05.2016 tarihli ameliyat notunda, sağ humerusa lateral insizyonla girildiği, cilt cilt altı fasya geçildiği, triceps anteriorundan Radial sinir eksplore edildiği, humerus cisim kırığı görüldüğü, kırık redükte edildiği, 6 delikli BROAD DVP plak ile fiksasyon sağlandığı, skopi ile kontrol görüldüğü, Radial sinir distal 1 ve 2 delikler arasında olacak şekilde plak fizerine alındığı, takiben operasyona son verildiği, .... Şehir Hastanesi Psikiyatri Polikliniği 20.02.2020 istem tarihli konsültasyon notunda; 3 yıl önce motorla trafik kazası öyküsü ve kazaya bağlı kafa travması bulunan hastanın daha önce 2 ay süreyle sertralin 50 mg/gün tedavisi aldığı öğrenildiği, alınan anamnezde kaza sonrasında başlayan irritabilite, uykuya dalmakta ve sürdürmekte güçlük, ağlama nöbetleri, olay anını tekrar yaşantılama belirtileri olduğu ve belirtilerinin hafif düzeyde devam ettiği ancak fiziksel belirtileriyle birlikte işlevselliğinin düşük olduğu anlaşıldığı, hastanın kalıntı PTSB belirtilerine yönelik tedavi başlanması planlandığı, operasyon planlandığından antidepresan tedavi başlanmadığı, uykusuzluğuna yönelik Ketiapin 25 mg/gün (akşam) başlanması, yeterli gelmemesi halinde 50 mg'a çıkılması, antikolinerjik yan etki riskinden üriner retansiyon açısından dikkatli olunması ve ilaca bağlı retansiyon durumunda yeniden danışılması, taburculuk sonrasında psikiyatri takipleri planlanan hastanın psikiyatri polikliniğine yönlendirilmesi uygun olduğu, ... Şehir Hastanesi 06.04.2021 tarihli durum bildirir sağlık raporunda; alınan anamnezde 29 yasında, bekar, ortaokul mezunu, askerliğini tamamladığı, askerde iken tüfek kaybetmesi nedeni ile 16 gün ceza aldığı, daha önce enfeksiyon hastalıkları servisinde yatmakta iken bir kez psikiyatri tarafından değerlendirildiği, ilaç reçete edildiği ancak kullanmadığı, daha sonra psikiyatri başvurusunun olmadığı, 5 yıl önce geçirdiği kaza sonrasında halen geceleri uykusuzluk, kaza anının tekrar hatırlanması gibi şikayetleri olduğu kendi beyanından öğrenildiği, incelenen e nabız kayıtlarında adı geçene ait ...  Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından 05.07.2017 tarihinde yazılmış sertralin ve trazadon reçeteleri görüldüğü, psikolog tarafından psikometrik değerlendirmesi yapıldığı, yapılan ruhsal durum muayenesinde özbakımı yeterli görünümde, bilinci açık, oryante, koopere olduğu, sözlerinin sorulara yanıt olduğu, konuşma miktarı ve hızı doğal olduğu, dikkat ve bellek kabaca doğal olduğu, düşünce içeriğinde gündelik temalar mevcut olduğu, algı kusuru tariflemediği, psikomotor hareketliliği olağan olduğu, yapılan psikiyatrik değerlendirme sonucunda hali hazır durumu ile 17/05/2016 tarihli kazaya bağlı sekel mahiyetinde aktif psikopatoloji olmadığı tıbbi kanaatine varıldığının belirtildiği muayene ve rapor tetkik bulguları bildirilen ... ve ... oğlu, 24.02.1992 doğumlu, ... T.C numaralı, ...'ın 17.05.2016 tarihli yaralanması neticesinde; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının %0 (yüzdesıfır ) olduğu, 4 (dört) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı belirlenmiş, davacının itirazına rağmen mahkemece rapora göre davacı yönünden geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir. <br>Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik  hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. <br>Davacının kazadaki yaralanmasının niteliği, kazanın gerçekleşme biçimi, davacı vekilinin rapora itirazları da değerlendirilerek davacının belirtilen yaralanması nedeniyle gördüğü tedaviler ve kullandığı ilaçlara ait tüm belgelerin getirilmesi yaralanmasının maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan olay tarihi itibariyle uygulanmakta olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması, alınacak rapora göre gerektiğinde davacının sürekli işgöremezlik ve geçici işgöremezlik tazminatı bakımından hesaplama yapılması için aktüer bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. <br>2-Davacı vekili geçici işgöremezlik talebinin reddine karar verilmesine itiraz etmiştir. <br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde “ Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği belirtilmiştir. Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet ) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir. <br>Yukarıda belirtilen maddelerden de anlaşılacağı üzere geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı olup, 2918 sayılı KTK.nın 98. maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK.nın 54. maddesinde de sayılan bu zarardan zarar sorumluları KTK.nın 85. Maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sorumludur. <br> HMK ‘nun 279/4 maddesi \"Bilirkişi, raporunda ve sözlü açıklamaları sırasında çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz.\" hükmünü; HMK’nun 282. Maddesi “ Hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir “ hükmünü Bilirkişilik Kanununun 3/2 maddesi de \"Bilirkişi, raporunda çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz.\" hükmünü içermekte olup anılan maddeler gereğince bilirkişi sadece kendisine başvurulan özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlarda bunlara ilişkin tespitlerini mahkemeye sunabileceği hukuki bir değerlendirme yapmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.<br> Somut olayda hükme esas alınan 10.12.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda SGK Arşiv Daire Başkanlığının 14.01.2021 tarihli yazısında; davacı ...'ın kaza tarihinde sigortalılığının bulunmadığı, kendisine herhangi bir gelir yada aylık bağlanmadığı buna ilişkin Sigortalı Hizmet Dökümünün dosyaya sunulduğu,  davacının 17.05.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle sürekli iş gücü kaybına uğramadığı, geçici iş göremezlik nedeniyle talep edilebilecek zararın ise, çalışmakta olduğu işini yapamaması nedeniyle uğradığı kazanç kayıplarından ibaret olduğu dosya içerisinde yer alan SGK kayıtları ile belgeler incelendiğinde, davacının kaza tarihinde çalışıp gelir elde ettiğini, çalışamaması nedeniyle gelir kaybına uğradığını gösterir bir bilgi bulunmadığı davacı vekili tarafından da bu yönde bir delil dosyaya sunulmadığından davacı yönünden geçici iş göremezlik dönemi için tazminat hesabı yapılmadığı belirtilmiş ise de anılan raporun hükme esas alınması doğru görülmemiştir.<br>Kaza tarihinde 24 yaşında ve üretici durumda olan davacının SGK hizmet dökümünden 2015 yılı 3 .ve 11. aylar, 2016 yılı 2.ay, 2018 yılı 8 aya ilişkin çalışmaları mevcut olduğu, dava konusu kazadan sonra  4 aylık iyileşme süresi içerisinde davacının  geçici işgöremezlik tazminatının karşılandığına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmakla davacının geçici iş göremezlik süresince zararının karşılanıp karşılanmadığı araştırılarak karşılanmadığının tespiti halinde çalışarak gelir elde etmese dahi 4 aylık geçici iş göremezlik süresi için belirlenecek tazminata hükmedilmesi gerekirken  bu yöndeki talebin reddi doğru görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda yeniden inceleme yapılarak ve sonucuna göre yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; HMK’nın 353/1.a-6 maddesi gereğince  ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan karar harcının istek halinde davacıya iadesine,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t<br><br>Başkan <br> <br>Üye <br> <br>Üye <br> <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2332924bd32900c4","SID":"7dca9b845d576599"}}