{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. DİYARBAKIR BAM   4. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/2054 - 2024/1262<br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA N\t: 2024/2054 <br>KARAR NO\t: 2024/1262<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F    K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)<br>KARAR TARİHİ\t: 30/05/2024<br><br>Taraflar arasında derdest davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılamasında verilen ihtiyati tebdir kararına karşı yapılan itirazın reddine dair  ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen ara karara karşı yine süresinde davacı şirket vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A) TAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket adına kayıtlı ....  tesisat numaralı iş yeri aboneliğine davalı tarafın kesmiş olduğu  ...dönemine ilişkin toplam 418.036,71 TL'lik faturanın iptalini, karar kesinleşinceye kadar dava konusu fatura sebebiyle .. tesisat numaralı aboneliğin elektriğinin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>B) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinin ....Esas ve ara karar sayılı kararı  ile; \"Davacı vekili davalı şirket tarafından usule aykırı olarak haksız bir fatura kesildiği, dava konusu hukuksuz borcun ödenmemesi dolayısıyla müvekkil şirkete sağlanan elektrik enerjisinin kesilmesi durumunda işleri sekteye uğrayacağından bahisle  ihtiyati tedbir kararı verilerek dava sonuçlanıncaya kadar  .... tesisat numaralı aboneliğe elektrik enerjisinin sağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir”  6100 Sayılı  Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usûle yer verilmiştir. HMK’nun 391/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı ve HMK'nun 394/5. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararına itiraz hakkında verilen karar karşı  kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir.<br>HMK'nun \"İhtiyati Tedbirin Şartları\" kenar başlıklı 389. maddesinde “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu maddede ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. <br>HMK'nun ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, \"yaklaşık ispat\" kavramından bahsedilerek kabul edilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hâkim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez. Karşı tarafı riskle karşı karşıya bırakacak veya onun ticari hayatını ya da yaşantısını zora sokacak nitelikte verilecek tedbir kararının amacına uygun düşeceğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, dava konusu edilen faturaların davacı adına kayıtlı aboneliğe ilişkin tüketim faturası (normal tahakkuk faturası)  niteliğinde olduğu, davacı tarafın önceki aylara ilişkin faturaları gösterir dökümü içerir belgeyi ve kira sözleşmelerini sunduğu fakat bu hususun yaklaşık ispata yeterli olmadığı göz önünde bulundurulduğunda davacı yanın elektriğin kesilmemesi yönündeki tedbir talebinin reddine \"şekilde karar verilmiştir. <br>C)İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf yoluna başvuru dilekçesinde özetle; Söz konusu aboneliğin bulunduğu iş yeri bir mermer fabrikası olup müvekkil tarafından içinde bulunan iş makinalarıyla beraber kiraya verildiği, kiracıları tarafından da bu makinalar kullanılmak suretiyle mermer fabrikası olarak işletildiği, iş yeri 15/07/2023 tarihinde kiracısı tarafından boşaltılan müvekkil şirket, bu tarihten sonra iş yerini tadilata almış olup bu tadilat 30/09/2023'e kadar sürdüğü, müvekkil şirket iş yerini tadilata aldığını, davalı tarafa da tadilata ilişkin fotoğraflarla beraber dilekçeyle bildirdiği, müvekkil bu dönemde iş yerinin tadilatta olduğunu davalı tarafa bildirmesine rağmen, davalı taraf müvekkile 16/07/2023- 03/09/2023 dönemine ilişkin olarak toplam 418.036,71 TL'lik fatura çıkarıldığı, davalı tarafın çıkarmış olduğu bu faturayı kabul etmek mümkün olmadığı, davalı  taraf bu faturayı söz konusu iş yerinde tüketilen elektrik miktarına göre değil, önceki aylarda ve önceki yıllarda aynı dönemde gerçekleşen tüketim tutarlarına bakarak, varsayımlar üzerinden hareket ederek çıkardığı, dava dilekçesinde sundukları, davalı tarafın kaşesini taşıyan ödeme yeri belgesine bakıldığında bazı aylar yüksek tüketim faturaları bazı aylar ise düşük tüketim faturaları çıktığı açıkça  görüldüğü, bu ödeme yeri belgesi iddialarının en önemli delili olduğu,  müvekkilin  iş yerinde toplam 8 adet taş kesme ve şekillendirme makinesi bulunmakta olup iş yeri faaliyette olduğu dönemlerde bu makineler çalıştırıldığından yüksek elektrik tüketimi olmakta, ancak iş yerinin tam kapasiteyle çalışmadığı dönmelerde daha düşük  tüketim olduğu, müvekkile ait iş yerinin tadilatta olduğu bir dönemde 418.036,71 TL'lik fatura çıkarılacak kadar elektrik tüketiminin gerçekleşmesi mümkün olmadığı, mahkemece ihtiyati tedbir taleplerinin değerlendirilirken bu belgedeki verilere bakılması gerekirken, bunlar hiç dikkate alınmadığı, iş yerini, makinalarıyla birlikte kiralayan ve bu makinalarla iş yapan kiracısı, uğradığı zarar sebebiyle müvekkil şirketin kirasını ödemediği, müvekkil şirket elektriğinin kesilmesi sebebiyle ağır zarara uğramış olup, mahkeme görevini gereği gibi yaparak ihtiyati tedbir kararı vermiş olsaydı bu zarar ortaya çıkmayacağı, ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için yasal koşullar gerçekleşmiş olup , mahkemenin red kararı tamamen hukuka aykırı olduğu, 22/03/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının reddi yönündeki ara kararının istinaf incelemesinin yapılarak kararın kaldırılması ve nihai karar kesinleşinceye kadar dava konusu fatura sebebiyle ....  tesisat numaralı aboneliğin elektriğinin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>D) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>Davacının istinafı, İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır. <br>Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir”  6100 Sayılı  Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usûle yer verilmiştir. HMK’nun 391/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı ve HMK'nin 394/5. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararına itiraz hakkında verilen karar karşı  kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir.<br>HMK'nin \"İhtiyati Tedbirin Şartları\" kenar başlıklı 389. maddesinde “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır” hükmü yer almaktadır. Söz konusu maddede ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. <br>HMK'nin ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, \"yaklaşık ispat\" kavramından bahsedilerek kabul edilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hâkim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez. Karşı tarafı riskle karşı karşıya bırakacak veya onun ticari hayatını ya da yaşantısını zora sokacak nitelikte verilecek tedbir kararının amacına uygun düşeceğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>HMK'nin 392. maddesine göre; ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır.<br>Değerlendirme<br>Dava konusu edilen faturaların davacı adına kayıtlı aboneliğe ilişkin tüketim faturası (normal tahakkuk faturası) niteliğinde olduğu, davacı tarafın yaklaşık ispata yönelik delil sunmadığı anlaşılmakla elektrik enerjisinin kesilmemesi yönündeki tedbir talebinin reddine dair kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. (Bknz; Diyarbakır BAM 4. Hukuk Dairesi, 2024/1160 Esas ve 2024/93 Karar, 2024/711 Esas ve 2024/791 Karar, 2024/29 Esas ve 2024/360 Karar, 2024/73 Esas ve 2024/362 Karar, 2024/290 Esas ve 2024/295 Karar)<br>Bu itibarla, davacı vekilinin inceleme konusu ilk derece mahkemesi ara kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>H Ü K Ü M    : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gereken istinaf karar ve  ilam harcı  peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuranlar üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nin 333.maddesi uyarınca ilgililerine iadesine, <br>6-Temyizi kabil olmayan bu kararın, ilk derece mahkemesi tarafından  tebliğe çıkarılmasına,  <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak  üzere 30/5/2024 tarihinde oybirliği ile  karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d77c9a912ef7c1c","SID":"d74164c0a3ca2472"}}