{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 07/05/2024<br><br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, .... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın 16/04/2021 tarihinde alkollü sürücü .... sevk ve idaresinde iken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde tek taraflı yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, olay yerinde düzenlenen trafik kaza tutanağına göre .... plakalı aracı kullanan sürücünün KTK 52/1-A kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle araçta yolcu olarak bulunan ...'ın yaralandığını ve rapor aldığını, söz konusu rapor sonrası ....'ın müvekkili şirketten tazminat talep ettiği ve kendisine 126.565,05-TL ödeme yapıldığını, davaya konu olayın Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince rizikonun sigortalı araç alkollü sürücü sevk ve idaresinde meydana geldiğinden müvekkili şirketin kazada yaralanan ve maluliyeti olan....'a meydana gelen tüm zararı ödemesi sebebiyle rücuen tazminat talep ettiğini, bu sebeple davalı adına Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı yanın haksız ve kötü niyetli olarak iş bu takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, tüm bu nedenlerle davalı adına kayıtlı .... plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir kararı verilerek davanın kabulü ile itirazın iptalini, takibin devamını, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, davanın ticari nitelikli poliçeye dayandığından ve merkez bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont faizi, masraf ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davaya konu olayın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın rücu isteminin reddinin gerektiğini, müvekkilinin araç kiralama firması sahibi olduğunu, dava konusu aracı 15/04/2021 tarihinde uzun süreli kira sözleşmesinden ve Emniyet Genel Müdürlüğüne ait Kabis çıktısından görüleceği üzere dava dışı ....'na kiraladığını, dava dışı ...'nun yalnızca kendisinin kullanımına tahsis edilen aracının müvekkilinin bilgisi yahut rızası olmaksızın dava dışı .....  isimli kişiye teslim ettiğini, sürücü .... hakkındaki alkollü ve uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanma iddiasını da kabul etmediklerini, her iki iddianın da hukuken geçerli bir tespit bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kazanın münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleştiğinin belirlenmesi halinde, sigorta şirketi tarafından ödendiği iddia edilen tutarlarla bağlı kalınmayıp kaza nedeniyle meydana gelen gerçek hasarın tespitinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptali isteminin reddini, davacı tarafın takip konusu alacağın %20'den az olmamak üzere uygun miktarda tespit olunacak kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"Davanın sigorta hukukundan kaynaklanıp aracın rent a car olarak kullanılması nedeniyle mahkememizin görevli olduğu, davanın tarafların tacir ve taraflar arasındaki ticari işten kaynaklanması nedeniyle mahkememizin görevli olduğu, davanın görevsiz Tüketici Mahkemesinde 14/03/2023 tarihinde açıldığı, bu tarih öncesinde davacı tarafından dava şartı kapsamında arabuluculuğa başvuruda bulunulmadığı, görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın mahkememize gönderildiği, görevsiz mahkemede dava açılmış olsa bile davanın açılma tarihinin görevsiz mahkemeye başvurma tarihi olduğu göz önüne alındığında davanın görevsiz mahkemeye açıldığı tarihte arabulucuk dava şartı yerine getirilmediği, 7155 sayılı Kanun ile ticari davalarda zorunlu hale getirilen arabuluculuğun tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşılmakla, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı tarafın alkollü olarak kullandığı aracı ile %100 kusurlu olarak karıştığı trafik kazası sonucu; müvekkili şirket tarafından 3. kişiye ödenen tazminatın rücuen tahsili talepli olduğunu, davanın, sigortalı kişiye karşı poliçeden kaynaklı olarak açılacak olması, sigortalı aracın hususi araç olması nedeni ile öncelikle Tüketici Hukukundan kaynaklı dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, Denizli Arabuluculuk Bürosunun ... sayılı arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlanması nedeni ile Denizli Tüketici Mahkemesinde dava açıldığını, dava açılırken hem dava dilekçesinin deliller kısmında arabuluculuk başvuru bilgilerinin yazıldığını, hem de dava dilekçesinin ekinde dosyaya arabuluculuk son tutanağının eklendiğini, davalı tarafından, dava konusu aracın kiralık araç olarak kullanıldığı yönünde beyanların ardından Tüketici Mahkemesi'nin görevsizlik kararı vererek dosyayı Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderdiğini, Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesince dosyanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiğini, mahkemece yazılan gerekçeli kararda açıkça \"...davanın tarafların tacir ve taraflar arasındaki ticari işten kaynaklanması nedeniyle mahkememizin görevli olduğu, davanın görevsiz Tüketici Mahkemesinde 14/03/2023 tarihinde açıldığı, bu tarih öncesinde davacı tarafından dava şartı kapsamında arabuluculuğa başvuruda bulunulmadığı....\" denildiğini, Denizli Arabuluculuk Bürosu'nun .... sayılı arabuluculuk sürecinin sonlandırma tarihinin 15.02.2023 olup, Tüketici Mahkemesinde dava açılma tarihinin 14.03.2023 olduğunu,  dolayısı ile görevsiz mahkemede dava açmadan önce arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nce, Tüketici Mahkemesinde dava açılmadan önce yapılan arabuluculuk son tutanağının görülmemiş veya hataen farkedilmemiş de olabileceğini, ancak bu hususta da yasanın açık olduğunu, 6325 Sayılı kanunun 18 A/2 maddesi gereğince  arabuluculuk son tutanağını sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesi gerekirken bu süre dahi verilmeden davanın reddine karar verildiğini, görevsiz mahkeme öncesi geçirilen bir arabuluculuk müzakere süreci ve arabuluculuk son tutanağı mevcut iken aynı dava konusuna ilişkin ikinci bir arabuluculuk sürecini başlatmanın usul ekonomisine uygun olmadığı gibi hak arama özgürlüğünün de ihlali olacak ve yasanın koyuluş amacının dışına çıkılacağını, bu nedenle huzurdaki davanın görülebilmesi için görevsiz mahkemede dava açmadan önce başlatılan arabuluculuk süreci ve son tutanağı ile dava şartının yerine getirildiğini, bu nedenlerle kanuna ve hukuka uygun olmayan iş bu kararı istinaf ettiklerini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklı alacağın rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan  usulden reddine, yasal şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesindeki düzenlemeye göre, \"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır..\"<br>6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A/2. maddesinde \"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" hükmü düzenlenmiştir.<br>Türk Ticaret Kanununun 5/A. maddesi gereğince 4. maddede ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak davaları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerektiği, eldeki davanın 14/03/2023 tarihinde açıldığı ve dosya kapsamında 15/02/2023 tarihli müzakere sonucu anlaşmaya varılamamış olduğuna ilişkin arabuluculuk son tutanağının mevcut olduğu, davacı yanca dava dilekçesinde arabuluculuk başvuru numarası belirtilerek son tutanağın dosya kapsamına sunulduğu, buna rağmen İlk Derece Mahkemesince davadan önce arabuluculuğa başvuru yapılmaması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. <br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın esası ile ilgili olarak taraflarca dayanılan tüm deliller toplanıp, incelenip, değerlendirilmek ve sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin 01/02/2024 tarih ve .... Esas .... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 427,60 TL maktu istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.07/05/2024<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1d289d6c5198da66","SID":"aca8b9657d0e6c3d"}}