{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                            K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/01/2021<br>NUMARASI\t\t: ....<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka  ile İlgili Kurum Kararlarının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/01/2021 tarih ve 2017/287 E. - 2021/21 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: <br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, davacı ve davalı Şirket arasında görülen .... FSHHM’nin 2010/179 E. sayılı dosyasına  sunulan belgelerden davalı şirketin 07.12.2010 tarihli ve .... sayılı başvurusuna istinaden rastgele bir ... markasının 556 sayılı KHK’nın 7/1-i maddesi çerçevesinde tanınmış marka olarak tespit edildiğinin öğrenildiğini, bu tespite yaptıkları itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa davalı Şirketin hangi \"...\" ibareli markasının tanınmış marka olarak tespit edildiğinin belli olmadığını, müvekkilinin davalı Şirketin tanınmış olduğu tespit edilen markasından daha önce tescil edilen “...” markalarının bulunduğunu, davalı Şirketin markasının tanınmışlık kriterlerini de sağlamadığını, ileri sürerek, ...sayılı YİDK kararının iptaline, davalı Şirket adına tescilli ... markasının tanınmış marka olduğu yolundaki kararının iptali ve tanınmış markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı şirket vekili, mutlak bir hak tanınmayan ve 3. kişilerin haklarını da etkilemeyen tanınmışlık sicil kayıtlarının 3. kişilerin itirazlarına d açık olmadığını, ilgili hukuki işlemde davacı yanın taraf sıfatının olmadığını, müvekkilinin ... markasının tanınmış marka olarak kabul edildiği ve korunduğu pek çok karar bulunduğunu, müvekkilinin \"...\" ibareli markasının 40 yılı aşkın süredir gerçekleştirdiği yoğun kullanım neticesinde tanınmış hale geldiğini savunarak,  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu ...  markasının,  başvuru tarihi olan  07/12/2010 tarihi itibariyle ''...'' sektöründe özellikle işlenmiş ''...'' emtiası bakımından tanınmış marka statüsünde olduğundan tanınmış marka olarak tescil edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalı Kurumun ilgili marka sahibinin başvurusu üzerine onun verdiği tek taraflı delillerle markayı tanınmış marka statüsüne alabilme görev ve yetkisinin bulunmadığını, diğer taraftan davalının markasının tanınmış marka kriterlerini haiz bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t:Dava, tanınmışlık kararına itirazın reddine dair YİDK kararı ile davalının markasının tanınmışlığına ilişkin kararın iptali ve hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir (6100 sayılı HMK'nın 114 - 115. maddeleri). Bu kapsamda, 6100 sayılı HMK’nın 114/1-h maddesinde, “Dava açmakta hukuki yararın bulunması” dava şartlarından sayılmıştır. Hukuki yarara ilişkin dava şartının sonradan tamamlanması da mümkün değildir. <br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/02/2020 tarih ve 2019/2980 Esas - 2020/991 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, her ne kadar ... tarafından, kendisine başvuru halinde başvuru konusu markanın tanınmışlık niteliğini haiz olup olmadığı konusunda inceleme yapılarak, bu nitelikte gördükleri markalar için sicil oluşturulmuş ise de; anılan Kurumun kanunen böyle bir sicil oluşturma yetkisi bulunmadığı gibi tanınmışlık özelliği sabit bir olgu olmadığından, herhangi bir davada dayanılan markanın tanınmış olduğunun ileri sürülmesi halinde, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığının ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanması gerekmektedir. <br><br>\tO halde somut uyuşmazlık bakımından davalı Şirketin markasının davalı Kurum tarafından tanınmış marka olarak kabul edilmesine dair kararının ve tescilinin hukuki  bir sonucu olmadığı ve bu bağlamda davacının davalı Kurumun tanınmışlık kararına itirazının reddine dair YİDK kararı ile tanınmışlık kararının iptali ve tanınmış markanın hükümsüzlüğü istemiyle eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, HMK'nın 114/1-h maddesinde dava şartı olarak öngörülen hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, Dairemizce HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince işin esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br><br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-4  maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/01/2021 gün ve 2017/287 E. - 2021/21 K. sayılı kararın KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 17/05/2024 tarihinde HMK 353/1-a-4 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :08/06/2024    \t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"25ad22544f57831e","SID":"196aa23fbe086938"}}