{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/795 <br>KARAR NO: 2024/847<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/02/2021<br>NUMARASI: 2019/763 E. - 2021/139 K.<br>DAVANIN KONUSU: Çek istirdadı<br>Taraflar arasındaki istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  keşidecisi... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, muhatap ... Bankası olan 05/09/2019 vadeli ... çek numaralı 25.000 TL bedelli çekin müvekkillerinden çalındığını, çek iptal davası açtıklarını, çekin müvekkilerine ait olmayan imza ile ciro edildiğini ve icra takibi başlatıldığını  iddia ederek, çekin müvekkiline iadesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; çek için icra takibi yapılmadığını, çek bedelininde ödenmediğini bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, müvekkilerinin kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...davanın çek iade davası olduğu, çekler için de geçerli olan TTK'nun 686/1.maddesinde \"Bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse son ciroyu imzalayan kişi, poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır\" şeklindeki hüküm uyarınca davalının dava konusu çek üzerinde yetkili hamil olduğu, zira ciro silsilesinde görünüşte bir kopukluk bulunmadığı ve davacı cirosu üzerindeki imzanın yetkili kişinin eli ürünü olup olmadığının davalı tarafça bilinemeyeceğinden bu sonucu değiştirmeyeceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında \"Poliçe herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, birinci fıkrada yazılı hükümlere göre hakkı anlaşılan yeni hamil, ancak poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisabında ağır bir kusur bulunduğu takdirde o poliçeyi geri vermekle yükümlüdür\" hükmü bulunduğu, davalının iyiniyeti karine olup davacının davalı tarafın dava konusu çeki kötüniyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır bir kusur bulunduğu hususunu ispatlayamadığı, keza başlatılan savcılık soruşturma dosyasında da şüphelilerin tespit edilememesi nedeniyle daimi arama kararı verilmiş olduğu, kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi ve çekin ödeme aracı olması karşısında davacının kendisinden sonra gelen cirantalarla aralarında ticari ilişki bulunmadığı yönündeki iddiasının da sonuca etkili olmayacağı kanaatine varılarak... \" gerekçesiyle davanın reddine,  karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iş yerinde gerçekleşen hırsızlık olayı sonucu müvekkilinin hamili olduğu tüm çeklerin çalındığını, Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/305 Esas sayılı dosyasında çek iptali davası açıldığını, davalı şahsın mahkemeye başvurması üzerine mahkeme tarafından istirdat davası açmak için süre verildiğini, mahkemenin davayı aydınlatma yükümünü yerine getirmediğini, müvekkili şirketin hırsızlık mağduru olduğunun sabit bulunduğu, mahkeme tarafından davalı şahsın kötü niyetli olduğunun tespitine ilişkin araştırma taleplerinin karşılanmadığını, davalının kötü niyetli olup olmadığının tespiti için isticvap yapılmasının davanın neticesine etkisi olmayacağı gerekçesiyle vazgeçildiğini, davalı şahıs ile kendisinden önceki ciranta arasında ticari bir ilişki olup olmadığının araştırılması için bilirkişi incelemesi yaptırılmadığının, davanın aydınlatılmasına ilişkin hiçbir inceleme yapılmadığını iddia ederek, kararın kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE  Dava, TTK'nın 792. maddesi gereğince çek istirdatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında dava konusu çekin çalındığı iddiası üzerine soruşturma başlatıldığı, davacı tarafça çek iptali davasının açılmış olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.  Uyuşmazlık, istirdatı talep edilen çek hamili davalının çeki ele geçirmesinin kötü niyetli ve ağır kusurlu olup olmadığı ile mahkeme araştırmasının yeterli bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı şirkete ait iş yerinde, 24.04.2019 günü iş yerinin açıldığı tarihte hırsızlık olayının meydana geldiğinin anlaşıldığı, iş yerinde bulunan ve  davacı şirketin hamili olduğu çeklerin çalındığı, davacı tarafça bu konuda şikayette bulunulduğu, olay yeri inceleme raporu düzenlendiği, çalınan çeklerin iptali amacıyla Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/305 Esas sayılı dosyasında çek iptali davasının açıldığı,  dava konusu çekin dava dışı ... San. Tic.Ltd. Şirketi tarafından ...Bankasının Terazidere İstanbul şubesindeki çek hesabından dava dışı ... AŞ adına 05.09.2019 keşide tarihli 25.000,00 TL tutarlı çek olduğu, söz konusu çekin lehtarı tarafından davacı şirkete ciro edildiği, davacı şirkete ciro yolu ile geçen çekin dava dışı ... tarafından yine dava dışı ... Baklava adlı şahıs şirketi tarafından davalı adına ciro edildiği, söz konusu çekin bankaya ibrazında mahkemece verilen  ödeme yasağı nedeniyle işlem yapılamadığına dair şerh konulduğunu, davacı tarafça çeki elinde bulunduran davalı hakkında işbu istirdat davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. Davacı dava dilekçesinde, bilirkişi incelemesi, ilgili belgeleri, tanık, yemin, keşif ve isticvabı  delilleri arasında göstermiştir. Mahkemece 13.11.2020 tarihli duruşmanın 2 no'lu ara kararı ile davacı şirket yetkilisinin HMK 211.maddesi uyarınca isticvabına karar verilmiştir. Söz konusu kararda, çıkartılacak davetiyeye duruşmaya mazeretsiz olarak gelmemesi durumunda çekin arka yüzündeki şirket cirosu üzerindeki imzanın el ürünü olduğunun kabul edilmiş sayılacağının şerh düşürülmesine  dair ara karar oluşturulmuştur. 15.02.2021 tarihli celsede davacı vekili tarafından müvekkili şirket yetkilisine usulüne uygun şekilde tebligat çıkarılması talep edilmiştir. Davalı gerçek kişi ise zapta geçen beyanda dava konusu çeki ... isimli işletmeden devir aldığını, kendilerine baklava sattığını, bunun karşılığında çeki kendisine verdiklerini beyan etmiştir. Mahkeme tarafından, şirket yetkilisinin isticvabı hususunda verilen ara karardan dönülmesine karar verilerek, yukarıda ifade edildiği gerekçelerle davanın reddine hükmedilmiştir.  TTK'nın 792. maddesi; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haiz olup anılan kanuni düzenleme bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde  TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Aynı Kanunun 790.maddesinde ise \"Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır\" düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinde  alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. 2017/11-159, K. 2021/417 tarih ve sayılı kararı). Bu bilgilere göre davacı, dava konusu edilen çekin hamili iken rızası dışında elinden çıktığını ve davalının çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Çeklerin zayi olmasından sonra, davacı suç duyurusunda bulunmuştur. Bu suç duyurusuna istinaden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/45791 soruşturma sayılı dosyasında soruşturma başlatıldığı ve daimi arama kapsamında 10.05.2019 tarihli kararın verilmiş olduğu bildirilmiştir. Somut olayda, davacı tarafından belirtilen şekilde bir kanıt sunularak, çeki iktisap eden davalının iktisabında ağır kusurlu veya kötü niyetli olduğu kanıtlanmamıştır. Davacı yemin deliline  dayanmış ise de \"Yemine konu olamayacak vakıalar\" üst başlığı altında,HMK'nın 226. maddesinin 1.c bendinde, yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar sayılmıştır. Somut olayda, hırsızlık olayı neticesinde çalındığı iddia edilen çekle ilgili olarak davalı tarafa yemin teklifi edilemeyeceğinden, davacı vekilinin aksine iddiaları ve istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.  Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince dosy üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan  reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 23.05.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d28f860da27da2bb","SID":"30441a3f814e931d"}}