{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/167 <br>KARAR NO: 2024/479<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/10/2023<br>NUMARASI: 2023/297 E. -  2023/394 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, mahkemenin milletlerarası yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin dava dışı sigortalısı ... Ticaret AŞ'ye  ait emtianın taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı nakliyat  emtia sigorta poliçesi ve abonman sözleşmesi ile müvekkili tarafından teminat altına alındığını, müvekkilinin  sigortalısı tarafından alıcı ... adlı firmaya muhtelif bisküvi satıldığını, sigortalıya ait muhtelif bisküvi emtiasının ... numaralı konşimento tahtında Türkiye'den Almanya'ya taşınmak üzere ... gemisine yüklendiğini, gemiye yüklenen bisküvi emtialarının ıslandığını ve bu sebeple emtiaların hasarlandığının tespit edildiğini, meydana gelen hasarın fark edilmesi ile alıcı şirket tarafından sigortalı şirkete dava konusu hasara ilişkin olarak tutanak yoluyla hasar ihbarı yapıldığını, davacının  hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin ettiğini ve sigortalının haklarına halef olduğunu, ödenen bedelin davalıdan tahsili için  davalı-borçlu aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe davalı/borçlu tarafından itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve  %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına   hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemelerin İngiliz Mahkemeleri olduğunu, mal faturasına göre sigortalının mal bedelini tam ve eksiksiz tahsil ettiğinin anlaşıldığını, iddia edilen ıslaklığın nevine göre yağmur suyundan ileri gelen hasarların sigorta kuvertürü dışında olduğunu, süresinde hasar ihbarının yapılmadığını, kolilerin ıslandığı iddiası ile koliler içinde bulunan tüm yüklerin tam zayi olduğunun varsayılmasının mümkün olmadığını, iddia olunan hasarın ne zaman ve ne şekilde meydana geldiğinin belli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \" ... Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların, davalı sorumluluğunda deniz taşımasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalıdan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının yerinde olup olmadığı, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.Davalı vekilince davaya konu taşımanın icra edildiği konşimentoda bulunan yetki kaydı nedeniyle davalı bakımından mahkememizin Milletlerarası yetkisizliği itirazında bulunulmuş olmakla öncelikle bu hususun incelenmesi gerekmiştir. Dosya kapsamından,  davacı sigortalısı ... Ticaret AŞ 'nin yurtdışına ihraç ettiği muhtelif bisküvi  emtiasının, Mersin Liman'ından Langenbach Freising  Limanına davalı ... tarafından ... numaralı konşimento tahtında ... isimli gemi ile taşındığı, taşımaya ilişkin düzenlenen konşimentonun davalı ... tarafından imzalandığı, ...' nin Danimarka da mukim yabancı bir şirket olduğu, taşıyıcı şirket ile geminin yabancı olması ve emtiaların Türkiye-Almanya taşımasının ifa edilmesi nedeniyle uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, konişmentoların arka sayfasında taşıma şartaları 26. bölümünde yer alan  yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklara İngiliz  Hukukunun uygulanacağı, yetkili mahkemenin ise Londra Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.Yabancı unsur taşıyan uyuşmazlıkların çözümünde yetkili kanunun tayininden önce çözümü gereken sorun açılan davada mahkemenin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin olduğundan uygulanacak hukuktan önce yetki konusunun karara bağlanması gerekmektedir. MÖHUK 47.maddesinde yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılması mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilecektir. Anılan hükme göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekmektedir.  Eldeki dosyada somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun  Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin, 22/06/2020 tarihli, 2019/3799 Esas ve  2020/3051 Karar sayılı ilamına karşılık taşıma akdine davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığından) davaya konu konşimentonun düzenlenmesinde Türk acentenin dahilinin bulunmadığı, navlun faturasının Türkiye acentesi tarafından değil bizzat davalı tarafından düzenlendiği, konişmentonun arka sayfası 26. bölümüde bulunan yetki klozunun  halefiyet hükümlerine göre davacı sigorta şirketini bağladığı, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Londra Yüksek Adalet Mahkemesi'nin  yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile  davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.\"  gerekçesiyle davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeni ile davanın usulden reddine,  karar  verilmiştir.  Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece her ne kadar acentenin dava konusu taşımaya aracılık etmediği belirtilse de dosya kapsamındaki mübrez belgelerin, acentenin dava konusu taşımaya aracılık ettiğini kanıtladığını, Gümrük Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere sonucu mahkemece elde edilen belgelerden olan varış/çıkış bildirim formu incelendiğinde, beyan sahibi/ temsilcisi olarak belirtilen kısımda açıkça ... AŞ gösterildiğini, ayrıca aynı form içerisinde taşıyıcı firma olarak yine acentenin gösterilmesinin acentenin dava konusu taşımaya aracılık ettiğini kanıtladığını, söz konusu taşımanın Türkiye'den Mısır'a yapıldığını, yabancı bir şirket olan ...'nin herhangi bir aracı şirket kullanmadan Türkiye'de konşimento düzenleyerek bir taşıma ilişkisi içerisinde olmasının mümkün olmayacağını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/3799 E. 2020/3051 Karar sayılı kararının da bu yönde olduğunu, yetki anlaşmasının tek taraflı yapılamayacağını, yetki anlaşmasında taraflardan yalnızca birinin imzasının olmasıTBK'nın14.maddesine aykırı olup HMK m.17-18 uyarınca yetki anlaşmasını hukuken geçersiz kıldığını, bu kapsamda, her iki tarafça imza altına alınmamış olması sebebiyle konşimentonun arkasında bulunduğu iddia edilen yetki şartının yerel mahkemece kabul edilmesinin hukuka ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, konşimentoya konulan yetki şartının HMK m.17 anlamında bir yetki sözleşmesi olduğunu,  bu sebeple de geçerliliğinin yetki sözleşmesinin geçerlilik şartlarına tabi olduğunu,  tek taraflı bir beyan veya taahhütle yetki anlaşması yapılamayacağını, kesinlikle  kabul anlamına gelmemek ile birlikte, yetki şartının bir an için geçerli olduğu düşünülse dahi, yetki şartının TBK'nın 20 ve 21. maddeleri kapsamında \"genel işlem şartı\" olduğunu, yazılmamış  sayılması gerektiğini,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmesi için ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, deniz yoluyla uluslararası yük taşıması sırasında emtianın hasarlanması sebebiyle dava dışı  sigortalının zararının davacı sigorta şirketi tarafından ödenmesi sonunda, ödenen bedelin davalı taşıyandan rücuen  tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekilince, davacının sigortalısı olan dava dışı ... Dış Tic. AŞ tarafından Almanya'ya ihraç ettiği ev ... adlı alıcıya gönderdiği  bisküvi emtiasının  ... nolu konişmento ile davalı ... tarafından, Mersin limanından Almanya'nın Bremerhaven limanına taşındığı,  emtianın ... gemisine yüklendiği,  gemiye yüklenen bisküvi emtialarının ıslandığının ve  emtiaların hasarlandığının tespit edildiği, bu sebeple  dava dışı sigortalıya müvekkilince poliçe uyarınca ödeme yapıldığı,   müvekkili davacının sigortalının haklarına halef olduğu,  zarardan davalının sorumlu olduğu ileri sürülerek icra takibi başlatılmış ve itiraz üzerine eldeki dava  açılmıştır. Diğer bir deyişle  nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı yükün deniz yolu ile taşınması sırasında yükte meydana gelen hasar nedeniyle davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği tazminatın, zarar sorumlusu olan taşıyıcıdan rücuen tahsili talep edilmektedir. Dosyaya örneği sunulan ve davalı ... tarafından düzenlendiği   anlaşılan ... nolunolu konişmentoda, yükletenin ... Tic.AŞ,  gönderilenin ...,  yükleme limanının Mersin, boşaltma limanının Bremehaven/Almaya olduğu görülmektedir. Taşımanın yabancı bayraklı gemi ile yapıldığı, taşımaya ilişkin konişmentonun ... tarafından düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafından düzenlenen konişmentonun \"Kanun ve Yargı Yetkisi\" Başlıklı 26.maddesinde \"Amerika Birleşik Devletlerine veya Amerika Birleşik Devletlerinden gerçekleştirilen taşımalar bakımından iş bu konşimento ile ilgili her türlü ihtilaf Birleşik Devletler Kanununa tabidir ve Birleşim Devletler Newyork Kuzey Bölgesi Federal Mahkemesi iş bu ihtilafları görme konusunda tek yargı yetkisini sahip olacaktır. Bütün diğer durumlarda iş bu konşimento İngiliz Kanunlarına tabidir ve buna göre yorumlanacak ve bunun altında meydana gelen bütün ihtilaflar Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi tarafından herhangi başka bir ülke mahkemelerinin yargı yetkisi hariç olmak suretiyle karara bağlanacak. Alternatif olarak ve sadece taşıyıcının kendi takdirinde, taşıyıcının tacire karşı tacirin yerleşim yerindeki yetkili bir mahkemede dava açabilir.\"  şartının yer aldığı görülmüştür.  5718 sayılı MÖHUK'un \"Yetki anlaşması ve sınırları\" başlıklı 47. maddesi hükmü ile Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan  bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin  mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımında da geçerli olacağı düzenlenmiştir. Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için öncelikle yazılı ve taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olmalıdır. İkinci olarak söz konusu uyuşmazlık yönünden münhasır bir mahkeme tayin edilmemiş olmalıdır. Üçüncü olarak ise yetki anlaşması \"uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda\" olmalıdır. Diğer yandan yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK'nın 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak \"belirli\" olması şartı MÖHUK'un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır. Somut uyuşmazlıkta ise açıkça  uyuşmazlığın çözümünde Londradaki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu kararlaştırılmıştır. Bu sebeple  yetki şartı\"belirli olma\" kriterini taşımaktadır. Konişmentoda yükletenin ... Dış Tic.AŞ,  gönderilenin ...,  yükleme limanının Mersin, boşaltma limanının Bremehaven/Almaya olduğu, taşımanın yabancı bayraklı gemi ile yapıldığı, taşımaya ilişkin konişmentonun ... tarafından düzenlendiği, yabancı bir şirket olduğu, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı görülmektedir. Taşıma senedi ile yapılan taşımalarda uyuşmazlık halinde uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme için de taşıma senedi hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.Taşıyan ile gönderilen (konişmentonun meşru hamili) arasındaki ilişkide konişmento esas alınır (TTK m.1237/1). Dolayısıyla konişmento hamili gönderilen eşyayı teslim alma hakkının kapsam ve koşulları, navlun sözleşmesinden bağımsız olarak konişmentoya göre belirlenir. TTK'nın1237/2 hükmünde \"Taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişki ise navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı\" öngörülmüş olmakla birlikte navlun sözleşmesi hakkında ayrı bir belgenin düzenlenmediği hallerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır; zira konişmento bir navlun sözleşmesi yapıldığını ve şartlarını tespit eder (TTK m.1228/1) Bu açıklamalara göre konişmentodaki yetki şartının gönderen ve onun halefi olan sigorta şirketi için de bağlayıcı olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda konişmentodaki yetki şartına göre Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili kılındığı anlaşılmaktadır.  Bu sebeplerle, somut olayda ilk derece  mahkemesince davalının milletler arası yetki itirazı üzerine,  davalı hakkında verdiği yetkisizlik kararında usul ve yasaya  aykırılık görülmemiştir.  Davacı vekilinin bir diğer istinaf nedeni ise yetkiye dair sözleşme hükümlerinin haksız şart niteliğinde genel işlem koşulu olduğudur. Kural olarak, genel işlem koşulları içeren sözleşmelerin düzenlenmesi, yasal sınırlar içinde hukuken mümkündür. Ancak, Yasanın 25. maddesine göre, “Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz”. Genel işlem koşulu içeren sözleşmeler, dürüstlük kuralına aykırı ve karşı tarafın aleyhine olacak hükümler varsa, bu hükümler hiç yazılmamış (hükümsüz) sayılacaktır. Ancak, olayımızda, her iki taraf tacir olmakla beraber taraflar arasındaki sözleşme maddesi tek maddeden ve bir paragraftan ibarettir. Sözleşme hükmü imzalayanlar tarafından kolayca anlayabileceği bir içeriktedir. Kaldı ki sözleşmedeki yetkiye dair düzenleme dürüstlük kuralına aykırı bir düzenleme sayılamayacağından, haksız işlem şartı olarak kabul edilemez. Davacı vekilinin bu konudaki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Açıklanan  bu gerekçelerle, HMH'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup,  davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.21.03.2024<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca,  dava değerine göre karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"65fe726d310046d7","SID":"7801d40cf7446964"}}